bugün

ikitelli yolunun göle dönmesi

sözde dünya başkenti istanbul'u sel basması sebebiyle ortaya çıkmış trajikomik hadise.

tamam belediye hatalı, altyapı yok, yönetimsel mekanizmalar çalışmıyor falan filan ama benim aklıma takılan ve cevabını bir türlü veremediğim bir soru var, müsaadenizle kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.

Neden türkiye cumhuriyeti devleti'nde devlet teşekkülleri, belediyeler vb. gibi oluşumların başına gerçekten aklı başında, ciddi yaklaşımları olan, oturduğu koltuğun gerektirdiği sorumluluğu taşıyabilen, başkalarıyla sidik yarıştırmak yerine, mesela istanbul'da olduğu gibi bütün mesaisini ve enerjisini hiçbir artı değer ve çıkar beklemeksizin şehrin altyapısına harcayacak yönetim kadroları yoktur?

Farkındaysanız sadece bu son doğal felakette değil bundan önceki tüm benzer durumlarda aynı fotoğrafları görmekteyiz. Bundan sonra da değişmesi mümkün görünmüyor.

Ben kendi adıma kişisel cevabımı vereyim.

Bu gibi trajikomik sıkıntıların tek kaynağı yeni bizleriz. evet halk olarak bizleriz.

Çünkü böyle ne idüğü belirsiz, basiretsiz, cahil, arlanmaz, utanmaz, kural tanımaz, hakka ve hukuka saygısı olmayan, beceriksiz üstelik de pişkin tiplerin, organizmaların o koltuklara oturmasına müsaade ediyoruz.

Burada hiçbir şekilde parti ayrımı yapmıyorum, herhangi bir partiyi hedef göstermiyorum, geçmişte bir çok parti yönetimde bulundu ve gördük ki hepsi aynı bokun laciverdidir.

Burada söz konusu olan parti ideolojisi değil, bu tip insanların hayata bakış açısı ve bize karşı olan sorumluluklarıdır.

Onlar o koltuklarda oturdukça daha çooook canımız yanar, çok feryad ederiz.

Şapkayı önümüze koyup düşünme zamanımız çoktan geldi de geçiyor bile...
© copyright 2005 - 2026