bugün
- kolye24
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler72
- bileklik11
- kaplan11
- aslan9
- zürafa13
- timsah5
- kalp14
- eskortluk yapan sözlük yazarı27
- queen ravenna büyücülük okulu20
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- kartal3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yogartiksen35
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler5
- nervio adlı yazara uyarı7
- içine cin giren insan nasıl kurtulur4
- türkiye15
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- sözlüğün tat vermemesi12
- 850 000 000 000 tl3
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- amin güzelmiş diyen tip9
- akp döneminde gerçekleşmiştir2
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- yılmaz güney adamlığı12
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- birilerinden sevgi beklemek4
- opera tarayıcı2
- amazon com tr5
- exlerle arkadaş kalmak8
- sözlükteki bölücüler16
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- tutmayınca entry silmek4
- verginin hırsızlık olup olmaması5
- ağlıyorum sözlük20
- çakmak ister misin diyen tip2
- platon'un mağara alegorisine bayılma sebebi2
- beşiktaş12
- bibik uyumuş olmalı4
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek5
- cips cola3
- karı kız için sözlüğe gelen tipler4
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı6
- arap adam olsaydı6
- romanya11
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- sözlük kapatılsın9
unforgivenların en çok tutmuş, sevilmiş parçasıdır. unforgiven'a göre sert olan melodisindendir bu sevilmişi belki.
belki de sözlerinin daha güzel olmasındandır.
türkçe meali şöyledir*:
Lay beside me
Yanıma otur
Tell me what they've done
Ne yaptıklarını anlat
Speak the words i wanna hear
Duymak istediğim sözleri söyle
To make my demons run
Şeytanlarımı kaçırmak için
The door is locked now
Kapı kilitli şimdi
But it's open if you're true
Ama doğruysan açıktır
If you can understand the me
Eğer sen beni anlayabilirsen
Then i can understand the you
O zaman ben de seni anlayabilirim
Lay beside me
Yanıma otur
Under wicked sky
Nefret dolu gökyüzünün altında
The black of day, dark of night
Günün siyahlığı, gecenin karanlığı
We share this paralyze
Beraber felç oluyoruz
The door cracks open
Kapı çatlayarak açılıyor
But there's no sun shining through
Ama içinden hiç güneş ışığı gelmiyor
Black heart scarring darker still
Siyah kalp hala daha koyu yara izi bırakıyor
But there's no sun shining through
Ama içinden hiç güneş ışığı gelmiyor
No, there's no sun shining through
Hayır, içinden hiç güneş ışığı gelmiyor
No, there's no sun shining
Hayır hiç güneş ışığı yok
Nakarat
What i've felt what i've known
Hissettiklerim ve bildiklerim
Turn the pages turn the stone
Sayfaları çevir, taşı çevir
Behind the door should i open it for you?
Kapının arkasındayım, onu senin için açmalı mıyım?
Yeah, what i've felt what i've known
Evet, hissettiklerim ve bildiklerim
Sick and tired i stand alone
Hasta ve bitkin ayakta yalnız duruyorum
Could you be there 'cause i'm the one who waits for you
Orada olabilir misin çünkü seni bekleyen benim
Or are you unforgiven too?
Yoksa sen de mi affedilmeyensin ]
Come lay beside me
Gel yanıma otur
This won't hurt, i swear
Bu acıtmayacak, söz veriyorum
She loves me not, she loves me still
Beni sevmiyor, beni hala seviyor
But she'll never love again
Ama bir daha asla sevmeyecek
She lay beside me
Yanıma oturuyor
But she'll be there when i'm gone
Ama ben gittiğimde orda olacak
Black heart scarring darker still
Siyah kalp hala daha koyu yara izi bırakıyor
Yes, she'll be there when i'm gone
Evet, ben gittiğimde orda olacak
Yes, she'll be there when i'm gone
Evet, ben gittiğimde orda olacak
Dead sure she'll be there
Lanet, kesin orda olacak
Nakarat
From
Lay beside me
Yanıma otur
Tell me what i've done
Ne yaptığımı anlat
The door is closed, so are your eyes
Kapı kapalı, gözlerin de öyle
But now i see the sun
Ama şimdi güneşi görüyorum
Now i see the sun yes, now i see it
Şimdi güneşi görüyorum, şimdi onu görüyorum
What i've felt what i've known
Hissettiklerim ve bildiklerim
Turn the pages turn the stone
Sayfaları çevir, taşı çevir
Behind the door should i open it for you?
Kapının arkasındayım, onu senin için açmalı mıyım?
Yeah, what i've felt what i've known
Evet, hissettiklerim ve bildiklerim
So sick and tired I stand alone
Çok hasta ve bitkin ayakta yalnız duruyorum
Could you be there 'cause i'm the one who waits, the one who waits for you
Orda olabilir misin çünkü senin için bekleyen, senin için bekleyen benim
Oh, what i've felt what i've known
Oh, hissettiklerim ve bildiklerim
Turn the pages turn the stone
Sayfaları çevir, taşı çevir
Behind the door should i open it for you?
Kapının arkasındayım, onu senin için açmalı mıyım?
So i dub thee unforgiven
Bu yüzden sana affedilmeyen ismini takıyorum
Oh, what i've felt oh, what i've known
Oh, hissettiklerim oh, bildiklerim
I take this key and i bury it in you
Bu anahtarı alıp senin içine gömüyorum
Because you're unforgiven too
Çünkü sen de affedilmeyensin
Never free never me
Hiç özgür değilim hiç ben değilim
'Cause you're unforgiven too, oh
Çünkü sen de affedilmeyensin
belki de sözlerinin daha güzel olmasındandır.
türkçe meali şöyledir*:
Lay beside me
Yanıma otur
Tell me what they've done
Ne yaptıklarını anlat
Speak the words i wanna hear
Duymak istediğim sözleri söyle
To make my demons run
Şeytanlarımı kaçırmak için
The door is locked now
Kapı kilitli şimdi
But it's open if you're true
Ama doğruysan açıktır
If you can understand the me
Eğer sen beni anlayabilirsen
Then i can understand the you
O zaman ben de seni anlayabilirim
Lay beside me
Yanıma otur
Under wicked sky
Nefret dolu gökyüzünün altında
The black of day, dark of night
Günün siyahlığı, gecenin karanlığı
We share this paralyze
Beraber felç oluyoruz
The door cracks open
Kapı çatlayarak açılıyor
But there's no sun shining through
Ama içinden hiç güneş ışığı gelmiyor
Black heart scarring darker still
Siyah kalp hala daha koyu yara izi bırakıyor
But there's no sun shining through
Ama içinden hiç güneş ışığı gelmiyor
No, there's no sun shining through
Hayır, içinden hiç güneş ışığı gelmiyor
No, there's no sun shining
Hayır hiç güneş ışığı yok
Nakarat
What i've felt what i've known
Hissettiklerim ve bildiklerim
Turn the pages turn the stone
Sayfaları çevir, taşı çevir
Behind the door should i open it for you?
Kapının arkasındayım, onu senin için açmalı mıyım?
Yeah, what i've felt what i've known
Evet, hissettiklerim ve bildiklerim
Sick and tired i stand alone
Hasta ve bitkin ayakta yalnız duruyorum
Could you be there 'cause i'm the one who waits for you
Orada olabilir misin çünkü seni bekleyen benim
Or are you unforgiven too?
Yoksa sen de mi affedilmeyensin ]
Come lay beside me
Gel yanıma otur
This won't hurt, i swear
Bu acıtmayacak, söz veriyorum
She loves me not, she loves me still
Beni sevmiyor, beni hala seviyor
But she'll never love again
Ama bir daha asla sevmeyecek
She lay beside me
Yanıma oturuyor
But she'll be there when i'm gone
Ama ben gittiğimde orda olacak
Black heart scarring darker still
Siyah kalp hala daha koyu yara izi bırakıyor
Yes, she'll be there when i'm gone
Evet, ben gittiğimde orda olacak
Yes, she'll be there when i'm gone
Evet, ben gittiğimde orda olacak
Dead sure she'll be there
Lanet, kesin orda olacak
Nakarat
From
Lay beside me
Yanıma otur
Tell me what i've done
Ne yaptığımı anlat
The door is closed, so are your eyes
Kapı kapalı, gözlerin de öyle
But now i see the sun
Ama şimdi güneşi görüyorum
Now i see the sun yes, now i see it
Şimdi güneşi görüyorum, şimdi onu görüyorum
What i've felt what i've known
Hissettiklerim ve bildiklerim
Turn the pages turn the stone
Sayfaları çevir, taşı çevir
Behind the door should i open it for you?
Kapının arkasındayım, onu senin için açmalı mıyım?
Yeah, what i've felt what i've known
Evet, hissettiklerim ve bildiklerim
So sick and tired I stand alone
Çok hasta ve bitkin ayakta yalnız duruyorum
Could you be there 'cause i'm the one who waits, the one who waits for you
Orda olabilir misin çünkü senin için bekleyen, senin için bekleyen benim
Oh, what i've felt what i've known
Oh, hissettiklerim ve bildiklerim
Turn the pages turn the stone
Sayfaları çevir, taşı çevir
Behind the door should i open it for you?
Kapının arkasındayım, onu senin için açmalı mıyım?
So i dub thee unforgiven
Bu yüzden sana affedilmeyen ismini takıyorum
Oh, what i've felt oh, what i've known
Oh, hissettiklerim oh, bildiklerim
I take this key and i bury it in you
Bu anahtarı alıp senin içine gömüyorum
Because you're unforgiven too
Çünkü sen de affedilmeyensin
Never free never me
Hiç özgür değilim hiç ben değilim
'Cause you're unforgiven too, oh
Çünkü sen de affedilmeyensin
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar