bugün
- velvet vs nervio19
- sözlük kızlarının kombinleri18
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- velvet9
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması11
- slavko vincic15
- 1 saatte 10 bira içmek7
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı59
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- nervio9
- 6 aydan uzun üyelerin çaylak olmaması5
- true hanın gazabı9
- yazarların adına başlık açılması3
- cv ye uludağ sözlük yazarı yazmak3
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- chp'ye oy vermiş yazarlar2
- domuz eti2
- tarla bellemek3
- beşiktaş'ın gümbür gümbür geldiği gerçeği2
- çekirgeler2
- playstation 12
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- bugün sözlük b k gibi3
- yarrrrraaaak2
- bilgi içerikli entry girmeyen siktirsin gitsin3
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek2
- ammmcıkkkk2
- true vs tuvalet terliği3
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- tememda kenka nalaka10
- silinmesi gereken yazar varsa buyurun4
- ölmekteki arkadaşın web geçmişini silmeni istemesi2
- vurgun yemek2
- enişte senin dobloyu naptın sattınız mı2
- bursa2
- dune6
- suya verilen en çok para4
- hayran olunan yazarin entrylerini takip etmek2
- çingeneyle sevişmek6
- sözlükte flörtleşmek3
- sapık yazarı silmeyen moderasyon3
- istanbul un çok pahalı olması7
- üç cisim problemi4
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- lazerle kedi oynatmak2
- 2026 dünya kupası24
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti5
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması3
- kadınlar şaire aşık olur müteahitle evlenir4
- mazda2
555. entry şerefine;
aşk, mecnunu leylası için çöllere düşüren, ferhatı, şirin için dağları deldiren, kalpte bulunmaz köşedeki inci tanesi. inci tanesi denilince akla hep parlak, baktığınızda gözlerinizin içine kadar görebileceğiniz berraklıktaki taş gelir.
o inci, o parlaklığa ulaşana kadar saklanır, korunur ve o parlaklığı alır, değerlenir. işte aşk da böyledir dostlar, ne kadar gizler, saklar ve kendi içinizde yaşarsanız o derece değerlenir.
bir kere dile düşürüvermeyi gör aşkı, parlaklığı da gider değeri de.. o, saklınızda ne kadar kalır da, güneşten ve kendinizden bile korursanız, o derece ısıtır bedeni. sevgi, bu sıcaklığın dışa vurumudur işte. dilden çıkan sözcükler o sıcaklık içinizi ısıttığı derece tatlı olur, aşk duyduğunuz kişiyi etkiler, ama siz sözcüklerden etkilenip ısındğınız için onun içi size akar, bilmezsiniz.
bir insan sadece karşı cinsinden olan insana aşk duymaz, kişi bir başkasına aşık olabilmesi için, şlk önce kendine aşık olması gerekir kendimce. insan kendisini sevmezse, diğer hiç bir şey ve hiç bir kimseye sevgisini gösteremez, ve sevgi göstermedikçe aşıkta olamaz.
aşk, başladığında sonsuzluğu noktalar. eğer aşıksanız sonları düşünürsünüz hep, en sonunda ne olacak derdi başınızın içinde uğuldar durur. herşey etrafınızda dönüp durur ama farketmezsiniz, tıpkı sevgilinizi düşünerek yürüdüğünüz bir yolda en yakın arkadaşınızı tanımadan geçmeniz gibi.
aşk bittiğinde ise; sonsuzluk başlar. düşünceler asla bir sonla bitmez. herşey olağan seyrinde devam eder. artık kim ne yapmış, ne yapacak hep gözünüzün önündedir, aşktan dolayı geri planda devam eden olaylar silsilesinin içerisinde buluverirsiniz kendinizi, ve yanarsınız yandığınızı bilmeden.
tarifsizdir aşk. tarif edilse de ferhata göre dünyanın anlamı şirin, leylaya göre mecnun olur. aşkın tarifi yarin gözleridir, elinizle gözlerinin önünden çektiğiniz saçlarıdır, onun gülüşü bakışıdır. bu yüzdendir ki aşkın bir tarifi değil, milyonlarca tarifi vardır.
çünkü bu dünya da milyonlarca aşık vardır. aşkın dili lisanı ise kalbe akan kandır. aşk bittiğinde akan kan durur, güneş doğmaz ve asla batmaz.
yürek yanar.. yanar.. yanar..
kül olur..
aşkıma; "seni seviyorum.. 6 yıldır olduğu, ve ömrüm boyunca olacağı gibi.".
aşk, mecnunu leylası için çöllere düşüren, ferhatı, şirin için dağları deldiren, kalpte bulunmaz köşedeki inci tanesi. inci tanesi denilince akla hep parlak, baktığınızda gözlerinizin içine kadar görebileceğiniz berraklıktaki taş gelir.
o inci, o parlaklığa ulaşana kadar saklanır, korunur ve o parlaklığı alır, değerlenir. işte aşk da böyledir dostlar, ne kadar gizler, saklar ve kendi içinizde yaşarsanız o derece değerlenir.
bir kere dile düşürüvermeyi gör aşkı, parlaklığı da gider değeri de.. o, saklınızda ne kadar kalır da, güneşten ve kendinizden bile korursanız, o derece ısıtır bedeni. sevgi, bu sıcaklığın dışa vurumudur işte. dilden çıkan sözcükler o sıcaklık içinizi ısıttığı derece tatlı olur, aşk duyduğunuz kişiyi etkiler, ama siz sözcüklerden etkilenip ısındğınız için onun içi size akar, bilmezsiniz.
bir insan sadece karşı cinsinden olan insana aşk duymaz, kişi bir başkasına aşık olabilmesi için, şlk önce kendine aşık olması gerekir kendimce. insan kendisini sevmezse, diğer hiç bir şey ve hiç bir kimseye sevgisini gösteremez, ve sevgi göstermedikçe aşıkta olamaz.
aşk, başladığında sonsuzluğu noktalar. eğer aşıksanız sonları düşünürsünüz hep, en sonunda ne olacak derdi başınızın içinde uğuldar durur. herşey etrafınızda dönüp durur ama farketmezsiniz, tıpkı sevgilinizi düşünerek yürüdüğünüz bir yolda en yakın arkadaşınızı tanımadan geçmeniz gibi.
aşk bittiğinde ise; sonsuzluk başlar. düşünceler asla bir sonla bitmez. herşey olağan seyrinde devam eder. artık kim ne yapmış, ne yapacak hep gözünüzün önündedir, aşktan dolayı geri planda devam eden olaylar silsilesinin içerisinde buluverirsiniz kendinizi, ve yanarsınız yandığınızı bilmeden.
tarifsizdir aşk. tarif edilse de ferhata göre dünyanın anlamı şirin, leylaya göre mecnun olur. aşkın tarifi yarin gözleridir, elinizle gözlerinin önünden çektiğiniz saçlarıdır, onun gülüşü bakışıdır. bu yüzdendir ki aşkın bir tarifi değil, milyonlarca tarifi vardır.
çünkü bu dünya da milyonlarca aşık vardır. aşkın dili lisanı ise kalbe akan kandır. aşk bittiğinde akan kan durur, güneş doğmaz ve asla batmaz.
yürek yanar.. yanar.. yanar..
kül olur..
aşkıma; "seni seviyorum.. 6 yıldır olduğu, ve ömrüm boyunca olacağı gibi.".
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar