bugün
- gocu28
- cimere şikayet eden yazar tipi6
- kamosun şafak operasyonuyla ters kelepçe yemesi6
- sözlükteki karanlık kişiler4
- başkent istanbul olsun5
- özel sektörün acımasız olması3
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- recep tayyip erdoğan3
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi6
- ingilizce bilmeyen akademisyenler6
- yağmurlu havaları seven insan6
- ekrem imamoğlu2
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması4
- iş yerindeki orospu çocukları6
- selam verilen kızın siklememesi4
- karton toplarken cin musallat olması2
- tusubasanın türkiye maçında attığı gol2
- mora katliamı3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- true nickli yazar22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- claudian clouds43
- tai gocu kardeştir zall bizi birleştir2
- düşmanın sizi övmesi2
- asrın soygunu10
- kendinden büyük bir kadınla evlenmek4
- aşk5
- purgatory2
- bahar feyzan3
- tai lung vs gocu22
- çocuk yetiştirmek2
- yazılımcıların flört edememesi6
- manisada okul saldırısı18
- sabahları sevilen şeyler9
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- kader2
- yağmur sabahında2
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- sabahları nefret edilen şeyler7
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- sözlüktekiler kaç yaşında9
- sarı poşet kudurtması13
- meb'in usule aykırı ücret dağıtması2
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- bekarlığın avantajları3
- evliliği ayakta tutan güçler13
- et döner dürüm9
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
Bugün Rasim Ozan Kütahya'nın çok iyi bir şekilde anlatmıştır bu sol değerler denen naneyi:
AKP nin son dönemde özgürlükçü-demokratik yönde attığı kimi adımlarla birlikte "Bakın bir sağcı parti bile böyle yapıyor, oysa sol bir parti çok daha özgürlükçü olmalı, sol değerler bunu gerektirir" gibi söylemlere daha sık rastlar olduk... Zaten bu memlekette ikide bir "Sol, aslında şöyledir, aslında böyledir" gibi söylemleri duyarız... Ülkemizde sağcı olarak tanımlananlar da genelde bu koroya katılırlar... "Aslında gerçek solcu biziz" gibilerden konuşan çok sağcısı vardır bu ülkenin... idris Küçükömer in meşhur "Türkiye de sağ soldur, sol da sağdır" cümlesi de kimi sağcılar tarafından kendini tatmin aracılığıyla tekrarlanıp durur... Bunlar bana çok yavan geliyor... Sağcı olarak bilinen dindarların "Aman valla sağcı değiliz esas solcu biziz" deyip duran zavallı halleri de, kendinden menkul her güzelliğin ve iyiliğin kaynağını sol değerler e bağlayan içi boş solcu psikolojisi de beni sıkıyor...
Öncelikle "Sol özü itibariyle özgürlükçüdür, demokrattır" gibi sözlerin başta sona palavra olduğunu bilmek gerekiyor... Özgürlükçü-demokrat bir zihniyet yapısı solun özünde yoktur. Ancak kimi solcular özgürlükçü-demokrat olurlar. Bu özgürlükçü-solcular da bu kimliklerini sosyalizmin özündeki özgürlük ve demokrasi karşıtı unsurlarla mücadele ederek oluşturabilmişlerdir... Tüm dünyada sol değerlerin çekirdeği her zaman sosyalizm olmuştur. Sosyalizmin tarihinin özgürlük ve demokrasi değerleriyle tamamen barışık olduğunu da ancak deliler iddia edebilir. Sosyalist devletlerin tarihine bakıldığında ise tam aksini söylemek mümkündür. Sosyalist rejimlerin olduğu her yerde haklar ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü ve anayasal demokrasi gibi insanlık değerleri sistematik olarak çiğnenmiştir... Sosyalizmin "yüce değerleri" uğruna yasakların, baskıların, cinayetlerin ve zorbalıkların meşru görülmesinin örnekleriyle doludur sol tarihi... Hangi sol değerlerin özü itibariyle özgürlükçü-demokrat olduğundan bahsediliyor? Sol tarihinin büyük devrimci kahramanları sosyalizm ideali uğruna özgürlük ve demokrasi gibi burjuva oyunlarıyla da savaşmıştır! "Benim düşüncelerimi paylaşmayan biriyle arkadaş olmam"; diyen, devrimi başardıktan sonra savcılık makamını işgal eden ve "Demokratik bir rejim kuralım" ; diyen eski silah arkadaşlarını Cabana Hapishanesinde "sosyalist devrim" adına kurşuna dizdirten Ernesto Guevara yı "özgürlükçü-demokrat" diye anmak Guevara ya da hakaret olur! Che devrimci bir cinayet makinesiydi... Ardından gelecek insanlara "özgürlük ve demokrasi" gibi değerleri miras bırakmadı... Cep telefonunun kapağında Guevara resmiyle gezen, Guevara ;yı idol olarak görüp "islam da aslında solcudur" gibi lafları pek seven Ahmet Hakan da idol aldığı kahramanının değerlerine aman ihanet etmesin! Şükür ki Türkiye Müslümanları bu üçüncü dünyalılık kompleksini yansıtan "Sol-islamcılık" tipi zırvalara hiç itibar etmedi.Böyle çabalar marjinal kaldı...
Toparlarsak "Liberalizm özü itibariyle sosyal adalet ve eşitlikten yanadır" gibi laflar ne kadar anlamlıysa "Sol özü itibariyle özgürlükçü ve demokrattır" gibi laflar da o kadar anlamlıdır... Liberal ekol içinde sosyal adalet fikrini anadamar liberal doktrinle uyumlulaştırmaya çalışan filozoflar olmuştur. Onlara da bu sebeple sosyal-liberal denir... "Sol, özü itibariyle sosyal eşitlikçidir, ortak mülkiyetçidir" derseniz anlamlıdır... Solun tarihinde bu değerler için mücadele vardır. Bu değerler uğruna mücadele ederken özgürlüğü ve demokrasiyi hiçe sayma vardır. Ama öte yandan özgürlükçü-demokrat bir dünya görüşüyle sol değerleri meczetmeye çalışan filozoflar da vardır... Böyle bir özgürlükçü-sol perspektifi benimseyen biri de her şeyden önce sosyalizmin Guevara tipi gaddar ve despot yüzüyle hesaplaşmak zorundadır. O mirasa meydan okumak zorundadır... Bunu ilk önce kendini solda tanımlayanlar yapmak zorundadır. Fakat Batı solunun özgürlükçü kanadında bile bu durum sürekli geçiştirilir. Bir sol parti gerçekten çok özgürlükçü bir şeyi savunur ve takdir edersiniz ama öte yandan lafın bir yerinde Guevara ya, Castro ya şimdilerde de Chavez e selam çakar... Her türlü yüceliğin kaynağı olarak sunulan "Sol değerler" nedense Castro ve Chavez gibi katil diktatörlerin rejiminde ezilen insanların yanında olmak yerine susmayı tercih eder... Böyle bir ikiyüzlülük Batılı sol mahfillerde de hâlâ mevcut... En özgürlükçü-sol geleneğin olduğu Britanya nın en etkili sol dergisi New Left Review da de bu gayrıahlaki ikiyüzlülüğün örneği yüzlerce makale bulmak mümkündür... Batı da dahi durum buyken bizim mutant Türk soluna girmiyorum bile...
http://www.taraf.com.tr/makale/7062.htm
AKP nin son dönemde özgürlükçü-demokratik yönde attığı kimi adımlarla birlikte "Bakın bir sağcı parti bile böyle yapıyor, oysa sol bir parti çok daha özgürlükçü olmalı, sol değerler bunu gerektirir" gibi söylemlere daha sık rastlar olduk... Zaten bu memlekette ikide bir "Sol, aslında şöyledir, aslında böyledir" gibi söylemleri duyarız... Ülkemizde sağcı olarak tanımlananlar da genelde bu koroya katılırlar... "Aslında gerçek solcu biziz" gibilerden konuşan çok sağcısı vardır bu ülkenin... idris Küçükömer in meşhur "Türkiye de sağ soldur, sol da sağdır" cümlesi de kimi sağcılar tarafından kendini tatmin aracılığıyla tekrarlanıp durur... Bunlar bana çok yavan geliyor... Sağcı olarak bilinen dindarların "Aman valla sağcı değiliz esas solcu biziz" deyip duran zavallı halleri de, kendinden menkul her güzelliğin ve iyiliğin kaynağını sol değerler e bağlayan içi boş solcu psikolojisi de beni sıkıyor...
Öncelikle "Sol özü itibariyle özgürlükçüdür, demokrattır" gibi sözlerin başta sona palavra olduğunu bilmek gerekiyor... Özgürlükçü-demokrat bir zihniyet yapısı solun özünde yoktur. Ancak kimi solcular özgürlükçü-demokrat olurlar. Bu özgürlükçü-solcular da bu kimliklerini sosyalizmin özündeki özgürlük ve demokrasi karşıtı unsurlarla mücadele ederek oluşturabilmişlerdir... Tüm dünyada sol değerlerin çekirdeği her zaman sosyalizm olmuştur. Sosyalizmin tarihinin özgürlük ve demokrasi değerleriyle tamamen barışık olduğunu da ancak deliler iddia edebilir. Sosyalist devletlerin tarihine bakıldığında ise tam aksini söylemek mümkündür. Sosyalist rejimlerin olduğu her yerde haklar ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü ve anayasal demokrasi gibi insanlık değerleri sistematik olarak çiğnenmiştir... Sosyalizmin "yüce değerleri" uğruna yasakların, baskıların, cinayetlerin ve zorbalıkların meşru görülmesinin örnekleriyle doludur sol tarihi... Hangi sol değerlerin özü itibariyle özgürlükçü-demokrat olduğundan bahsediliyor? Sol tarihinin büyük devrimci kahramanları sosyalizm ideali uğruna özgürlük ve demokrasi gibi burjuva oyunlarıyla da savaşmıştır! "Benim düşüncelerimi paylaşmayan biriyle arkadaş olmam"; diyen, devrimi başardıktan sonra savcılık makamını işgal eden ve "Demokratik bir rejim kuralım" ; diyen eski silah arkadaşlarını Cabana Hapishanesinde "sosyalist devrim" adına kurşuna dizdirten Ernesto Guevara yı "özgürlükçü-demokrat" diye anmak Guevara ya da hakaret olur! Che devrimci bir cinayet makinesiydi... Ardından gelecek insanlara "özgürlük ve demokrasi" gibi değerleri miras bırakmadı... Cep telefonunun kapağında Guevara resmiyle gezen, Guevara ;yı idol olarak görüp "islam da aslında solcudur" gibi lafları pek seven Ahmet Hakan da idol aldığı kahramanının değerlerine aman ihanet etmesin! Şükür ki Türkiye Müslümanları bu üçüncü dünyalılık kompleksini yansıtan "Sol-islamcılık" tipi zırvalara hiç itibar etmedi.Böyle çabalar marjinal kaldı...
Toparlarsak "Liberalizm özü itibariyle sosyal adalet ve eşitlikten yanadır" gibi laflar ne kadar anlamlıysa "Sol özü itibariyle özgürlükçü ve demokrattır" gibi laflar da o kadar anlamlıdır... Liberal ekol içinde sosyal adalet fikrini anadamar liberal doktrinle uyumlulaştırmaya çalışan filozoflar olmuştur. Onlara da bu sebeple sosyal-liberal denir... "Sol, özü itibariyle sosyal eşitlikçidir, ortak mülkiyetçidir" derseniz anlamlıdır... Solun tarihinde bu değerler için mücadele vardır. Bu değerler uğruna mücadele ederken özgürlüğü ve demokrasiyi hiçe sayma vardır. Ama öte yandan özgürlükçü-demokrat bir dünya görüşüyle sol değerleri meczetmeye çalışan filozoflar da vardır... Böyle bir özgürlükçü-sol perspektifi benimseyen biri de her şeyden önce sosyalizmin Guevara tipi gaddar ve despot yüzüyle hesaplaşmak zorundadır. O mirasa meydan okumak zorundadır... Bunu ilk önce kendini solda tanımlayanlar yapmak zorundadır. Fakat Batı solunun özgürlükçü kanadında bile bu durum sürekli geçiştirilir. Bir sol parti gerçekten çok özgürlükçü bir şeyi savunur ve takdir edersiniz ama öte yandan lafın bir yerinde Guevara ya, Castro ya şimdilerde de Chavez e selam çakar... Her türlü yüceliğin kaynağı olarak sunulan "Sol değerler" nedense Castro ve Chavez gibi katil diktatörlerin rejiminde ezilen insanların yanında olmak yerine susmayı tercih eder... Böyle bir ikiyüzlülük Batılı sol mahfillerde de hâlâ mevcut... En özgürlükçü-sol geleneğin olduğu Britanya nın en etkili sol dergisi New Left Review da de bu gayrıahlaki ikiyüzlülüğün örneği yüzlerce makale bulmak mümkündür... Batı da dahi durum buyken bizim mutant Türk soluna girmiyorum bile...
http://www.taraf.com.tr/makale/7062.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar