bugün
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası25
- yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek3
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek3
- sırrı süreyya önder28
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- tutmayan başlık açma rehberi7
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez3
- silver ile evlenecek erkek53
- adem ve havva'nın yasak ağaca el sürmesi2
- gündüz uyuyup gece sokaklarda dolaşmak2
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı4
- birader bey birader bey2
- sarışın ve mavi gözlü kızla olmak2
- askerlik anıları6
- erecto dos andreas biraderitos3
- karınızın fileli çorap giymesine karışır mısınız2
- ilişki yapmaya üşenmek2
- avokadonun turkçesinin taşak olması4
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- elinin içine hapşıran insan5
- dün gece ne oldu12
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması4
- sözlükteki linç kültürü12
- cabrio araçla takla atmak3
- sözlüğe yalan söylemek yalandan sayılır mı4
- eylül 2026 şanslı burçları3
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- dün eski sevgilimin evinde neyse boşver diyen kız3
- stt geçmiş kondom kullanmak4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- sözlükteki linç tayfa6
- sarapci koala59
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- az veren candan cok veren maldan5
- dünyanın yuvarlak olması saçmalığı4
- titanikteki rose2
- deccaliyet çağı6
- arap eli öpmek dudak karartmaz4
- üniversite2
- bizim uygulamamız bu şekilde4
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- popüler olanı eleştiren ezik entel3
beyaz kale nin çalıntı bir kitap, orhan pamuk un ise hırsız bir yazar olduğu iddialarına kendimce açıklama getirmek istiyorum.
efendim bildiğiniz üzre orhan pamuk postmodern bir yazardır. postmodernist bir romanın en fazla içerdiği unsurlardan biri de metinlerarasılık*dır. nedir bu metinlerarasılık? yazarın eserinde diğer eserlere gönderme yapması, onlardan parçalar alıp kullanmasıdır.
orhan pamuk bu romanında diğer yazarlardan farklı olarak, hatta diğer postmodern yazarlardan farklı olarak bu metinlerarasılık özelliğine bambaşka bir boyut getirmiştir. o beyaz kale romanını bir çeşit 'pedro nun zorunlu seyahati romanının romanı yazılsa nasıl bişey olurdu? bu hikaye nasıl geliştirilirdi' sorusuyla oluşturmuştur. zaten öyküsünün sonunda bu kitabın dışında, esinlendiği bir çok eser ismi saymıştır. liste 20 yi geçer. ama bu hırsızlık yolsuzluk şuluk buluk değil, postmodernizmin bir gereğidir.
orhan pamuk metnin yazılma hikayesini vermiştir son sözünde. bu postmodernizmin üst kurmaca* özelliğidir. son sözünde bu hikayeyi yazmasının sebebini verdiği gibi, hikayedeki venedikli kölenin de anılarını yazmasının sebebini vererek üst kurmacanın da üst kurmacasını yapmıştır. kuşkusuz çok büyük bir başarıdır.
tüm bunları murat bardakçı, ibrahim kiras gibi kişilerin olaya kendi açılarından bakıp 'hırsızlık' olarak algılamalarının yanlış bir ilk izlenimden kaynaklandığını düşünüyorum.
'kitabın sonunda hiç bişey belli olmuyo', 'adamın ne dediği anlaşılmıyo' eleştirileri de yersizdir. çünkü kitabın sonunda kitabı venedikli mi yazmış hoca mı yazmış diye düşünmek de yersizdir. fark edilirse venedikli, kitabın bi bölümünde başı kesilmek üzereyken anılarını düşünür. anılarında bir mekan canlanır. bu mekan kitabın sonunda istanbul a geri dönen karakterin içinde bulunduğu mekandır. bu mekanı iki ayrı karakterin de bilmesi imkansız olacağından kitabın bir hayal ürünü olduğu, gerçek ile hayalin birbirine karışmasından doğan harika uyumla yazıldığı ortaya çıkar. asıl önemli olan kim kimdi tarzında düşünmek değil kitabın dokusunu özümsemek, dönemi kavramak, yaşanılanları anlayabilmektir. ortak düşünceleri algılayabilmektir.
ayrıca roman osmanlı imparatorluğunu farklı açıdan ele almasıyla da ünlenmiştir. bu bağlamda bir kısım ülkücü kesimin lanetlediği bir kitaptır. zaten işi genele vurduğumuzda orhan pamuk un lanetlenmeyen kitabı yoktur. kitap bir o kadar da bildiğimiz orhan pamuk kitabıdır bu açıdan.
of çok yazdım. yoruldum. gidip çay içicem.
efendim bildiğiniz üzre orhan pamuk postmodern bir yazardır. postmodernist bir romanın en fazla içerdiği unsurlardan biri de metinlerarasılık*dır. nedir bu metinlerarasılık? yazarın eserinde diğer eserlere gönderme yapması, onlardan parçalar alıp kullanmasıdır.
orhan pamuk bu romanında diğer yazarlardan farklı olarak, hatta diğer postmodern yazarlardan farklı olarak bu metinlerarasılık özelliğine bambaşka bir boyut getirmiştir. o beyaz kale romanını bir çeşit 'pedro nun zorunlu seyahati romanının romanı yazılsa nasıl bişey olurdu? bu hikaye nasıl geliştirilirdi' sorusuyla oluşturmuştur. zaten öyküsünün sonunda bu kitabın dışında, esinlendiği bir çok eser ismi saymıştır. liste 20 yi geçer. ama bu hırsızlık yolsuzluk şuluk buluk değil, postmodernizmin bir gereğidir.
orhan pamuk metnin yazılma hikayesini vermiştir son sözünde. bu postmodernizmin üst kurmaca* özelliğidir. son sözünde bu hikayeyi yazmasının sebebini verdiği gibi, hikayedeki venedikli kölenin de anılarını yazmasının sebebini vererek üst kurmacanın da üst kurmacasını yapmıştır. kuşkusuz çok büyük bir başarıdır.
tüm bunları murat bardakçı, ibrahim kiras gibi kişilerin olaya kendi açılarından bakıp 'hırsızlık' olarak algılamalarının yanlış bir ilk izlenimden kaynaklandığını düşünüyorum.
'kitabın sonunda hiç bişey belli olmuyo', 'adamın ne dediği anlaşılmıyo' eleştirileri de yersizdir. çünkü kitabın sonunda kitabı venedikli mi yazmış hoca mı yazmış diye düşünmek de yersizdir. fark edilirse venedikli, kitabın bi bölümünde başı kesilmek üzereyken anılarını düşünür. anılarında bir mekan canlanır. bu mekan kitabın sonunda istanbul a geri dönen karakterin içinde bulunduğu mekandır. bu mekanı iki ayrı karakterin de bilmesi imkansız olacağından kitabın bir hayal ürünü olduğu, gerçek ile hayalin birbirine karışmasından doğan harika uyumla yazıldığı ortaya çıkar. asıl önemli olan kim kimdi tarzında düşünmek değil kitabın dokusunu özümsemek, dönemi kavramak, yaşanılanları anlayabilmektir. ortak düşünceleri algılayabilmektir.
ayrıca roman osmanlı imparatorluğunu farklı açıdan ele almasıyla da ünlenmiştir. bu bağlamda bir kısım ülkücü kesimin lanetlediği bir kitaptır. zaten işi genele vurduğumuzda orhan pamuk un lanetlenmeyen kitabı yoktur. kitap bir o kadar da bildiğimiz orhan pamuk kitabıdır bu açıdan.
of çok yazdım. yoruldum. gidip çay içicem.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar