bugün
- deli1i7
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi7
- barış alper yılmaz6
- diamond bosphoruss birader4
- bilgi için mi like için mi yazılır2
- buddy dude23
- dinlenme tesisinde kadına saldıran başıboş köpek2
- deliliğin tedavisi10
- bilecik te motosikletli uyuşturucu operasyonu2
- siyah carlsberg2
- geçmişi çok fazla düşünmek2
- montellanın santrafor oynatmama sebebi3
- iranda ne değişti de barış oldu2
- diamond bosphoruss denen yazar17
- nihoş3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması2
- gavatlik testi2
- mantı abartılmış balon bir yemektir8
- aktroller5
- güzel kızların isimleri5
- zeki ve bilge insanların dövme yaptırmaması3
- iran milli takımı'na los angeles ta protesto3
- 1 yıl içinde tanışıp evlenip boşanmak2
- arkadaşını çalmak2
- tunus4
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- milli maçı izlemeyen erkek22
- pazar pazar sabahın köründe yenilmek2
- ona bir şey söyle15
- gocu28
- karşı cinste hayran olunan özellik10
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı5
- antalyada öğretmen cinayeti2
- türkiye a milli futbol takımı4
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- şenol güneş2
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı2
- kızları etkileme taktikleri4
- deyyus u ekber5
- 2026 dünya kupası5
- avustralya10
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı4
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- chp'nin hali ne olacak58
- sevgilisine ayı diyen kız6
- türkiye13
yüz binlerce öğrencinin şu günlerde telaş içinde umutlarını forma dökme çabalarıdır. fakat üniversiteyi bir de öğrenciden dinleyin:
Merhaba,
Bu başlığı merak edip açtığınıza göre muhtemelen gelecekte üniversitede okuma hayaliniz var. Üniversiteler şirket olmuş, size kendilerini satmaya çalışıyorlar. Ama biz size hayalleriniz ve reklamlarla zihninizde canlandırdığınız üniversiteyi, öğrenciler olarak, kampüste karşılaşabileceğiniz bir arkadaşınız olarak anlatalım.
Bu konuda biraz aceleci davrandığımızın farkındayız. Ama üniversite harçlarına %500'e varan zamların yapıldığını öğrenince okullar açılana kadar sabredemedik, hemen haber vermek istedik. Biz söyleyelim de siz şimdiden kararınızı verin:
a) Şimdiden para biriktirmeye başlayabilirsiniz,
b) "Benim para yetmez" diyerek okumaktan
vazgeçebilirsiniz,
c) Bulamayacağınızı söyleyelim ama, iş aramaya
başlayabilirsiniz,
ya da size verilen şıklarla yetinmeyip hakkınızı isteyebilirsiniz!
Seçiminiz ne olursa olsun, bu aşamaya gelene kadar zorluklar çektiniz (kendimizden biliyoruz). Dershanelere gittiniz, testler çözdünüz. Sokağa çıkmanız gerekirken evlere kapandınız, kendinize ait haftada bir gününüz bile olmadı. "Üniversiteye gireyim, gerisi kolay" dediniz belki, dişinizi sıktınız, idare ettiniz. Ama şimdi de önünüzde harç zamları var. Belki ikinci öğretim tercih edecektiniz de şimdi kara kara düşünüyorsunuz. Hadi herşeyi sineye çektiniz, girdiniz üniversiteye diyelim, şimdi de üniversite sorunlarıyla karşı karşıyasınız.
Hepiniz sözüne kıymet verilen bir adam/kadın yerine konmak ümidiyle geldiniz üniversitelere. Lisedeyken sözünüzü kimse dinlememişti; ama artık üniversitelisiniz. Ama bizden söylemesi, bu da sözünüzün dinleneceği anlamına gelmiyor. Yapılan hiçbir seçimde, hayatınızı etkileyen hiçbir kararda hiç kimse sizin fikrinizi sormayacak. Size sorulmadığı halde fikrinizi söylediğinizde ise karşılaşacağınız tepkiyi televizyonlardan seyredebilirsiniz. "Bana ne, ben dalgama bakarım!" diyemeyeceksiniz: üniversite harçlarına %500 zam gelecek, yemekhane fiyatları aniden artacak, yurtlarınızın temiz olmadığını görecek, bir sabah üniversitenizi bulamayacak, sizin haberiniz bile olmadan başka bir semte taşındığını öğreneceksiniz (bkz.: Mimar Sinan ve Yıldız üniversiteleri).
Bütün bu sorunlara rağmen üniversiteyi bitireceksiniz ki, elinizde diplomayla birlikte bir de senet olacak: okul boyunca yaşayabilmek için aldığınız harç ve öğrenim kredilerinin senedi. Harç zamları üniversiteye giriş sevincinizi nasıl kursağınızda bıraktıysa, mezun olma mutluluğunuza da böylece gölge düşecek. Okumanızı kolaylaştırmak için size verildiği söylenen krediler, işe girip girmediğinize bakılmaksızın yüksek faizlerle tahsil edilecek. işe girmek mi? Bunu sonra konuşalım.
Karamsar, kötümser bir tablo çiziyoruz, farkındayız. Üniversite bu kötümser tablodan fazla bir şey olacak sizin için, güzel şeyler olacak tabi ki. Ama üniversiteyi güllük gülistanlık göstermekten ancak Üniversite AŞ'lerin beklentisi olur. Biz yanlışların altını çiziyoruz: tüm doğrularımızı örten, bastıran, bizi hareketsiz kılmaya çalışan yanlışların. Ümitsiz olmadığımız için bu kadar çok anlatıyoruz.
Ümitliyiz: yanlışların doğruları götürdüğü bir dönemde doğrular bir araya gelecek ve yanlışlarla mücadele edecek elbet.
ÜNiVERSiTELi ÖĞRENCiLER
Merhaba,
Bu başlığı merak edip açtığınıza göre muhtemelen gelecekte üniversitede okuma hayaliniz var. Üniversiteler şirket olmuş, size kendilerini satmaya çalışıyorlar. Ama biz size hayalleriniz ve reklamlarla zihninizde canlandırdığınız üniversiteyi, öğrenciler olarak, kampüste karşılaşabileceğiniz bir arkadaşınız olarak anlatalım.
Bu konuda biraz aceleci davrandığımızın farkındayız. Ama üniversite harçlarına %500'e varan zamların yapıldığını öğrenince okullar açılana kadar sabredemedik, hemen haber vermek istedik. Biz söyleyelim de siz şimdiden kararınızı verin:
a) Şimdiden para biriktirmeye başlayabilirsiniz,
b) "Benim para yetmez" diyerek okumaktan
vazgeçebilirsiniz,
c) Bulamayacağınızı söyleyelim ama, iş aramaya
başlayabilirsiniz,
ya da size verilen şıklarla yetinmeyip hakkınızı isteyebilirsiniz!
Seçiminiz ne olursa olsun, bu aşamaya gelene kadar zorluklar çektiniz (kendimizden biliyoruz). Dershanelere gittiniz, testler çözdünüz. Sokağa çıkmanız gerekirken evlere kapandınız, kendinize ait haftada bir gününüz bile olmadı. "Üniversiteye gireyim, gerisi kolay" dediniz belki, dişinizi sıktınız, idare ettiniz. Ama şimdi de önünüzde harç zamları var. Belki ikinci öğretim tercih edecektiniz de şimdi kara kara düşünüyorsunuz. Hadi herşeyi sineye çektiniz, girdiniz üniversiteye diyelim, şimdi de üniversite sorunlarıyla karşı karşıyasınız.
Hepiniz sözüne kıymet verilen bir adam/kadın yerine konmak ümidiyle geldiniz üniversitelere. Lisedeyken sözünüzü kimse dinlememişti; ama artık üniversitelisiniz. Ama bizden söylemesi, bu da sözünüzün dinleneceği anlamına gelmiyor. Yapılan hiçbir seçimde, hayatınızı etkileyen hiçbir kararda hiç kimse sizin fikrinizi sormayacak. Size sorulmadığı halde fikrinizi söylediğinizde ise karşılaşacağınız tepkiyi televizyonlardan seyredebilirsiniz. "Bana ne, ben dalgama bakarım!" diyemeyeceksiniz: üniversite harçlarına %500 zam gelecek, yemekhane fiyatları aniden artacak, yurtlarınızın temiz olmadığını görecek, bir sabah üniversitenizi bulamayacak, sizin haberiniz bile olmadan başka bir semte taşındığını öğreneceksiniz (bkz.: Mimar Sinan ve Yıldız üniversiteleri).
Bütün bu sorunlara rağmen üniversiteyi bitireceksiniz ki, elinizde diplomayla birlikte bir de senet olacak: okul boyunca yaşayabilmek için aldığınız harç ve öğrenim kredilerinin senedi. Harç zamları üniversiteye giriş sevincinizi nasıl kursağınızda bıraktıysa, mezun olma mutluluğunuza da böylece gölge düşecek. Okumanızı kolaylaştırmak için size verildiği söylenen krediler, işe girip girmediğinize bakılmaksızın yüksek faizlerle tahsil edilecek. işe girmek mi? Bunu sonra konuşalım.
Karamsar, kötümser bir tablo çiziyoruz, farkındayız. Üniversite bu kötümser tablodan fazla bir şey olacak sizin için, güzel şeyler olacak tabi ki. Ama üniversiteyi güllük gülistanlık göstermekten ancak Üniversite AŞ'lerin beklentisi olur. Biz yanlışların altını çiziyoruz: tüm doğrularımızı örten, bastıran, bizi hareketsiz kılmaya çalışan yanlışların. Ümitsiz olmadığımız için bu kadar çok anlatıyoruz.
Ümitliyiz: yanlışların doğruları götürdüğü bir dönemde doğrular bir araya gelecek ve yanlışlarla mücadele edecek elbet.
ÜNiVERSiTELi ÖĞRENCiLER
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar