bugün
- trabzon büyükşehir belediyesi14
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- batıl inançlar5
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- sevgiliye hitap şekilleri6
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği3
- 6 ağustos 2026 sigara zammı3
- dopamin eksikliği2
- erkek ve çocuk reyonundan giyinmek2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- renault 9 broadway12
- öğretmenlerin nöbeti5
- kola neden koşer4
- kısa boylu olmak2
- mason greenwood10
- kırmızı kaka7
- çayı şekersiz içip 10 adet baklava gömen tip2
- seksenler2
- şerif hüseyin2
- velvet hanım ile kahve içmek6
- clemence baptista5
- mikrodalgaya sucuk koymak7
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı6
- özge özpirinçci3
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- teknik borç3
- koli bandına saddam bandı demek3
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil3
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- tetanoz aşısı2
- sözlükte sürekli güzel vadilerin yaylak olması4
- çok enteresan solcular baksın2
- spacex roket parçasının ay'a çarpması3
- ronald mcdonald2
- erdogan'a suikast timi itirafı5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay6
- sözlükten yükselen şakşakşak sesleri2
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- erkekte bıyık çok önemli4
- yan yana susabilen arkadaşlar3
- futbol4
- evde tek başınayken sessiz konuşmak3
- pişman olacağını bile bile yapma2
- sturm graz5
- fenerbahçe5
- ölünce tekrar deneyin yazısı görmek2
- erdoğan ın dünya lideri olması4
ne kadar zormuş senden ayrı kalmak, bugün bir kez daha öğrendim. hem de daha fazla yüreğim burkularak, ve canım yanarak. ne çok isterdim şu an, ömrünün ve benim ömrümün başladığı günü senin kollarında, o koskoca cenneti taşıyan gözlerine bakarak kutlamayı. ama minçik kaldı, nasıl olsa o da olacak, hem de defalarca diye düşünerek fazla üzülmemeye çalışıyorum.
daha dün gibi aklımda seninle kurduğumuz ilk diyalog. bir beşiktaş muhabbetiyle başlayan, zaman zaman geyiğin dibine vurduğumuz o muhabbetler... birbirimize bir görünüp bir kaybolmamız... birbirimizi fark etmeden başka başka insanlara aşık olduğumuzu sanmamız... acı çekmemiz, yorulmamız, gözyaşlarımız, nefretimiz, sevgilerimiz... hepsi ama hepsi, biriktirdiğimiz onca anı bir gecede, en dürüst, en yalansız, en güzel ve en özel şekilde birbirimizi bulmamızı sağladı. yaşanan bütün pişmanlıklar ve güzellikler, mutsuzluklar ve nefretler, çelişkiler ve kararlar; hepsi ama hepsi bizim içinmiş meğersem.
ilk buluştuğumuz günü saniyesi saniyesine hatırlıyorum. o otobüse binerkenki heyecanımı, normalden bin kat daha uzun gelen yolu da hatırlıyorum. sonra servise binerkenki kalp atışlarım; biliyor musun, o kalp hala seni düşündüğünde, seni hayal ettiğinde o anki kadar hızlı, o anki kadar heyecanlı. sonra gözlerimizin ilk buluşması, kokunu ilk duyduğum an, hepsi yüreğimde, aklımda, hayalimde, gerçeğimde.
ben hayatımda mutluluk adına, huzur adına, aşk adına, umut adına ne varsa kollarında yaşadım. seninle olduğum anların her birinde zaman dursun diye o kadar çok yalvardım ki tanrıya... kavuştuğumuz an zaman dursa... kimse nerede olduğumuzu bilmese... sormasa keşke.
şimdi ise, evet tam şu an yanıbaşında olmayı o kadar çok isterdim ki. benim için, senin için en özel, en kutsal gün bugün. senin doğmanla şekillenmiş aslında hayatım. senin doğmanla başlamış benim de kaderim yazılmaya. o yüzden ruhumda kocaman bir festival var sanki. ve bir o kadar da burukluk, yanında olamadım diye.
sen... sen iyi ki varsın. sen iyi ki hayatımdasın. sen iyi ki kalbimdesin. seni aklımdan bir an olsun çıkarmıyorum. asla da çıkarmam. öyle bi işledin ki yüreğime, kimse söküp atamaz seni benden. sen iyi ki benimsin. ben iyi ki seninim. iyi ki biz olduk. bu konudaki minnettarlığımı anlatacak hiçbir dil yoktur dünyada, eminim bundan.
sen olmasaydın şu an yaşadığım mutluluğu, aylardır yaşadığım huzuru, hasreti, bekleyişi, vuslatı yaşayamazdım. sen olmasaydın, ben de ben olamazdım sanırım. hı hı evet.
yaşadığım süre boyunca, ve ondan sonra da seni mutlu etmek için elimden gelen her şeyi yapacağım. söz veriyorum.
belki cebimde beş kuruş yok şu an. belki değerini ölçebilecek bir doğum günü hediyesi olsa -ki aslında öyle bir şey olamaz da hadi oldu diyelim- yine de alamayacağım.
ama sana ömrümü veriyorum. sonsuz sevgimi, sadakatimi ve aşkımı veriyorum. sana dünümü, bugünümü, yarınımı veriyorum. sana hayallerimi, umutlarımı, beklentilerimi, korkularımı veriyorum doğum günü hediyesi olarak. kabul edersen, dünyanın en mutlu insanı ben olacağım sevgilim.
iyi ki doğdun birtanem. doğum günün kutlu olsun.
aaa bak fonda ne çalıyor:
i love you vu vu vu vu
cause you tell me things i want to know
and it's true vu vu vu vu
that it really only goes to show
that i know that i, i, i, i,
should never never never be blue *
daha dün gibi aklımda seninle kurduğumuz ilk diyalog. bir beşiktaş muhabbetiyle başlayan, zaman zaman geyiğin dibine vurduğumuz o muhabbetler... birbirimize bir görünüp bir kaybolmamız... birbirimizi fark etmeden başka başka insanlara aşık olduğumuzu sanmamız... acı çekmemiz, yorulmamız, gözyaşlarımız, nefretimiz, sevgilerimiz... hepsi ama hepsi, biriktirdiğimiz onca anı bir gecede, en dürüst, en yalansız, en güzel ve en özel şekilde birbirimizi bulmamızı sağladı. yaşanan bütün pişmanlıklar ve güzellikler, mutsuzluklar ve nefretler, çelişkiler ve kararlar; hepsi ama hepsi bizim içinmiş meğersem.
ilk buluştuğumuz günü saniyesi saniyesine hatırlıyorum. o otobüse binerkenki heyecanımı, normalden bin kat daha uzun gelen yolu da hatırlıyorum. sonra servise binerkenki kalp atışlarım; biliyor musun, o kalp hala seni düşündüğünde, seni hayal ettiğinde o anki kadar hızlı, o anki kadar heyecanlı. sonra gözlerimizin ilk buluşması, kokunu ilk duyduğum an, hepsi yüreğimde, aklımda, hayalimde, gerçeğimde.
ben hayatımda mutluluk adına, huzur adına, aşk adına, umut adına ne varsa kollarında yaşadım. seninle olduğum anların her birinde zaman dursun diye o kadar çok yalvardım ki tanrıya... kavuştuğumuz an zaman dursa... kimse nerede olduğumuzu bilmese... sormasa keşke.
şimdi ise, evet tam şu an yanıbaşında olmayı o kadar çok isterdim ki. benim için, senin için en özel, en kutsal gün bugün. senin doğmanla şekillenmiş aslında hayatım. senin doğmanla başlamış benim de kaderim yazılmaya. o yüzden ruhumda kocaman bir festival var sanki. ve bir o kadar da burukluk, yanında olamadım diye.
sen... sen iyi ki varsın. sen iyi ki hayatımdasın. sen iyi ki kalbimdesin. seni aklımdan bir an olsun çıkarmıyorum. asla da çıkarmam. öyle bi işledin ki yüreğime, kimse söküp atamaz seni benden. sen iyi ki benimsin. ben iyi ki seninim. iyi ki biz olduk. bu konudaki minnettarlığımı anlatacak hiçbir dil yoktur dünyada, eminim bundan.
sen olmasaydın şu an yaşadığım mutluluğu, aylardır yaşadığım huzuru, hasreti, bekleyişi, vuslatı yaşayamazdım. sen olmasaydın, ben de ben olamazdım sanırım. hı hı evet.
yaşadığım süre boyunca, ve ondan sonra da seni mutlu etmek için elimden gelen her şeyi yapacağım. söz veriyorum.
belki cebimde beş kuruş yok şu an. belki değerini ölçebilecek bir doğum günü hediyesi olsa -ki aslında öyle bir şey olamaz da hadi oldu diyelim- yine de alamayacağım.
ama sana ömrümü veriyorum. sonsuz sevgimi, sadakatimi ve aşkımı veriyorum. sana dünümü, bugünümü, yarınımı veriyorum. sana hayallerimi, umutlarımı, beklentilerimi, korkularımı veriyorum doğum günü hediyesi olarak. kabul edersen, dünyanın en mutlu insanı ben olacağım sevgilim.
iyi ki doğdun birtanem. doğum günün kutlu olsun.
aaa bak fonda ne çalıyor:
i love you vu vu vu vu
cause you tell me things i want to know
and it's true vu vu vu vu
that it really only goes to show
that i know that i, i, i, i,
should never never never be blue *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar