bugün
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek10
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- nesrin cavadzade9
- true'ya arkadan sahip olmak7
- hayatın renginin kalmaması7
- arapçada ene mi denir ana mı denir3
- tanga neden giyilir9
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik5
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- yahudi fıkraları6
- yalnız yaşamak6
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı8
- evlenmemeyi başarı olarak görmek7
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi6
- koklayarak öpen erkek5
- erecto birader biraderdir hedesi3
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı3
- regl dönemi çirkinliği8
- kesit ötesi ziya2
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- badelenmiş sözlük yazarları7
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- özgürlükçü eğitim paradoksu2
- namus takıntısı olan erkek17
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- aktroller9
- yeşil burun adaları6
- idealize ettiğin kadının beklediğin gibi çıkmaması3
- ece irtem7
- belçika mısır maçı saat 22 de trt 1 de2
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi6
- sahilde yanına oturan adama sitem eden kadın2
- şu sıralar sözlük kızına kimsenin ilişmemesi3
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak4
- şanzımanı dağıtmak2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- yanık tekerlek kokusu4
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı5
- evli kadınlara asılmak5
- hangi manifest kızısın7
- futbol9
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması4
- firefox'un esamesinin artık hiç kalmaması2
- ankaradaki çıkılamayan yokuş3
- kızın size büyü yaptırdığına dair işaretler5
- ruhu iyileştiren şeyler6
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı4
Bazı yazılara nasıl başlayacağını bilmiyor lan işte insan. Bi de işin içine format tanım gammaz vırt zırt girince hepten sıcıp batırman an meselesi oluyor. Aha da tanım insanı bir tuhaf hissettiren bi durumdur.
7 yaşındaydım. Benzersiz bir krallığım vardı. Evin tek oğlu. Şımartılmış bozulmuş paylaşmayı bilmeyen bir çocukmuşum şimdi anlatılanlardan gördüğüme göre. Ama görkemli bir hükümdarlığın tek sahibiydim. Gak diyince dondurmalı brownieler guk diyince gül şerbetleri emrime amade. Dönemin en klas oyuncakları, en orijinal bilyeleri falan hep koleksiyonumda. Yenilmez tahtında oturan vakur lakin yalnız bir prens bir kont bir kral.
Annem çalışırdı. Sokakta pek işim olmazdı, kardeş de henüz olmadığından kendi kendime bütün yarışların galibiydim. Bütün ev benim kaprislerimi doyurmak için oluşturulmuş cancanlı bir ambalaj kağıdı olmuş gözümde.
Bir gün bir şeylerin değişmeye başladığını fark ettim. Annem böyle bir garip kilo alıyor peder cok sakin falan ben de bir olay kokusu alıyorum ama anlam da veremiyorum. Çocuğuyla; "aaa ali ihsan bak sana yeni bir kardeş getirmeyi düşünüyoruz istersin dimi"; tandanslı psikolojik destek babında konuşmalara yapmayacak kadar normal bir ailem olduğu için durumu da net olarak kavrayabilmiş değilim. Zaten biz cocukken kimse yok çocuk psikolojisi yok ergen psikolojisi böyle şeyleri bilmez aldırmazdı. Belki biraz da onun için şimdikiler kadar sorunlu değildi bizim dönem.
Neyse işte, bizimkiler sonunda bana "oğlum kardeşin olacak" deme lütfunda bulundular.
Bi an bozuldum şaşırdım. Sonra dedim "gelirse gelsin, benim krallığıma engel olacak değil ya, haddini bilsin."
Bi gün getirdiler bunu kucaklarında, annem biraz solgun, babam ağzı kulaklarda. Bu da pembeler içinde bir şey. Beyaz küçük kara saçlı bişey, özge olmuş adı.
Bi kaç ay yüzüne bile bakmadım lan. Ama ne zaman gitsem odasına yeni bir oyuncak geliyor kucağıma. Neymiş: özge almış. Yutar mıyım lan ben? Yutmuyorum tabi. Noel baba mı lan bu diyecek kadar da beynim basıyor yani.
Bir gün bu yatağında yatarken, Allah var uslu sessiz sakin bir bebekti, başına dikildim izliyorum. Bizimkiler tepemde tabi, cocuğu yastıkla falan boğacam sanıyorlar.(geceleri cok zırıldadığında içimden de gecmedi değil.) baktım, ellerini kaldırıyor gülüyor falan. O andan sonra sevdim onu, gözümü üzerinden ayıramaz oldum. O günden sonra da yerini hiçbişey tutmadı bu bebeğin.
Sürekli peşimde gezmeye başladı biraz büyüyünce. Ben kaçtıkça koşarak peşimden geldi. Düştü bazen . canı acıdı ağladı. O ağladıkca ben ona bağlandım garip bir içüdüyle. Lan diyordum koşmasan düşmeyecekti it herif dur işte oynayın güzel güzel. Ama kolay mı 7 yılın muazzam bencilliği var üstümde. Büyüdü, okula başladı, elinden tutup götürmek benim görevim oldu. Bozulurdum, yediremezdim erkekliğe. Ama sımsıkı tutardı elimi. Karşıdan karşıya gecerken ürker, iyice sıkar, arkama saklanırdı hafiften. O zamanlar içim acırdı işte.ta o zamanlar biri bunun canını yakacak olursa korksun benden der oldum.
Büyüdü arkadaşlarıyla atıştı geldi bana anlattı. Tipik ergen kız muamelesi cektim. Okulda asılan herifler oldu adamları nerde bulup dövsem diye şaşar oldum.
Askere gittim her telefon konuşmamızın ardından ağladı, o kapatmadan ben telefonu kapatamadım.
Bütün sevgililerime bir isim buldu, sevmedi yakıştıramadı, beğenmedi, sorun cıkardı. Büyüdükce daha az kavga eder daha cok tartışır olduk.
Sonra aniden evlenmeye karar verdi. Okul biter bitmez. Kızdım bağırdım küfrettim. Dinletemedim kırıldım. Ağabeylik işte lan sanıyorsun ki senin yerini öküzün biri alacak ve karşıdan karşıya gecerken bile korkan o küçük kızı e5te yalnız bırakacak.
Allahtan bu ruh hastası paranoyalarım boşa cıktı da damat olacak herifi hala pek sevmesem de bi faulünü görmedim.
Şimdi bir cocuğu oldu. Bana benzediğini söylüyor. Lan o bebeği her gördüğümde gözlerim yaşarıyor da ağlayamıyorum. 25 sene önce annemin eve getirdiği bebek var karşımda. Aynı güzellik aynı korunmasızlık.
Lan diyorum ya bu sefer elini tutamazsam incitirlerse. Ruhum daralıyor.
-dayısı bak kızıma, abi baksana ne güzel kızım yaa.
+sen hiç büyümedin be güzelim ama annelik yakıştı sana.
7 yaşındaydım. Benzersiz bir krallığım vardı. Evin tek oğlu. Şımartılmış bozulmuş paylaşmayı bilmeyen bir çocukmuşum şimdi anlatılanlardan gördüğüme göre. Ama görkemli bir hükümdarlığın tek sahibiydim. Gak diyince dondurmalı brownieler guk diyince gül şerbetleri emrime amade. Dönemin en klas oyuncakları, en orijinal bilyeleri falan hep koleksiyonumda. Yenilmez tahtında oturan vakur lakin yalnız bir prens bir kont bir kral.
Annem çalışırdı. Sokakta pek işim olmazdı, kardeş de henüz olmadığından kendi kendime bütün yarışların galibiydim. Bütün ev benim kaprislerimi doyurmak için oluşturulmuş cancanlı bir ambalaj kağıdı olmuş gözümde.
Bir gün bir şeylerin değişmeye başladığını fark ettim. Annem böyle bir garip kilo alıyor peder cok sakin falan ben de bir olay kokusu alıyorum ama anlam da veremiyorum. Çocuğuyla; "aaa ali ihsan bak sana yeni bir kardeş getirmeyi düşünüyoruz istersin dimi"; tandanslı psikolojik destek babında konuşmalara yapmayacak kadar normal bir ailem olduğu için durumu da net olarak kavrayabilmiş değilim. Zaten biz cocukken kimse yok çocuk psikolojisi yok ergen psikolojisi böyle şeyleri bilmez aldırmazdı. Belki biraz da onun için şimdikiler kadar sorunlu değildi bizim dönem.
Neyse işte, bizimkiler sonunda bana "oğlum kardeşin olacak" deme lütfunda bulundular.
Bi an bozuldum şaşırdım. Sonra dedim "gelirse gelsin, benim krallığıma engel olacak değil ya, haddini bilsin."
Bi gün getirdiler bunu kucaklarında, annem biraz solgun, babam ağzı kulaklarda. Bu da pembeler içinde bir şey. Beyaz küçük kara saçlı bişey, özge olmuş adı.
Bi kaç ay yüzüne bile bakmadım lan. Ama ne zaman gitsem odasına yeni bir oyuncak geliyor kucağıma. Neymiş: özge almış. Yutar mıyım lan ben? Yutmuyorum tabi. Noel baba mı lan bu diyecek kadar da beynim basıyor yani.
Bir gün bu yatağında yatarken, Allah var uslu sessiz sakin bir bebekti, başına dikildim izliyorum. Bizimkiler tepemde tabi, cocuğu yastıkla falan boğacam sanıyorlar.(geceleri cok zırıldadığında içimden de gecmedi değil.) baktım, ellerini kaldırıyor gülüyor falan. O andan sonra sevdim onu, gözümü üzerinden ayıramaz oldum. O günden sonra da yerini hiçbişey tutmadı bu bebeğin.
Sürekli peşimde gezmeye başladı biraz büyüyünce. Ben kaçtıkça koşarak peşimden geldi. Düştü bazen . canı acıdı ağladı. O ağladıkca ben ona bağlandım garip bir içüdüyle. Lan diyordum koşmasan düşmeyecekti it herif dur işte oynayın güzel güzel. Ama kolay mı 7 yılın muazzam bencilliği var üstümde. Büyüdü, okula başladı, elinden tutup götürmek benim görevim oldu. Bozulurdum, yediremezdim erkekliğe. Ama sımsıkı tutardı elimi. Karşıdan karşıya gecerken ürker, iyice sıkar, arkama saklanırdı hafiften. O zamanlar içim acırdı işte.ta o zamanlar biri bunun canını yakacak olursa korksun benden der oldum.
Büyüdü arkadaşlarıyla atıştı geldi bana anlattı. Tipik ergen kız muamelesi cektim. Okulda asılan herifler oldu adamları nerde bulup dövsem diye şaşar oldum.
Askere gittim her telefon konuşmamızın ardından ağladı, o kapatmadan ben telefonu kapatamadım.
Bütün sevgililerime bir isim buldu, sevmedi yakıştıramadı, beğenmedi, sorun cıkardı. Büyüdükce daha az kavga eder daha cok tartışır olduk.
Sonra aniden evlenmeye karar verdi. Okul biter bitmez. Kızdım bağırdım küfrettim. Dinletemedim kırıldım. Ağabeylik işte lan sanıyorsun ki senin yerini öküzün biri alacak ve karşıdan karşıya gecerken bile korkan o küçük kızı e5te yalnız bırakacak.
Allahtan bu ruh hastası paranoyalarım boşa cıktı da damat olacak herifi hala pek sevmesem de bi faulünü görmedim.
Şimdi bir cocuğu oldu. Bana benzediğini söylüyor. Lan o bebeği her gördüğümde gözlerim yaşarıyor da ağlayamıyorum. 25 sene önce annemin eve getirdiği bebek var karşımda. Aynı güzellik aynı korunmasızlık.
Lan diyorum ya bu sefer elini tutamazsam incitirlerse. Ruhum daralıyor.
-dayısı bak kızıma, abi baksana ne güzel kızım yaa.
+sen hiç büyümedin be güzelim ama annelik yakıştı sana.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar