bugün
- sözlük kızlarının kekleri23
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- dantelli sütyen takan erkek12
- uludağ sözlük ün bugları4
- sözlükte ki gay başlıkları5
- kürdistan6
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- ak partililerin apoya villa yaptırması34
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek5
- sen dost ararsan koş mevlana ya5
- kekini yerim senin diyen erkek3
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam3
- türk açılımı5
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- neme lazım diyen erkek6
- sütyen kelimesindeki süt3
- dindarların çoğunun fakir olması7
- yesene beni diyen kız9
- peynir helvası2
- sözlük yazarlarının ödediği kira bedeli2
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması3
- filenin sultanları'nın siklenmemesi4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- müstehcenlik soruşturmaları4
- klip çekmesinler diye boş fabrikaya köpek bağlamak3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- yıkadığın perdeleri takmak istiyorum2
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- topkapı sarayı2
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket3
- renault toros4
- ölümden korkuyor musunuz17
- 19 eylül 20263
- mehdi'nin türkiye'yi en ileri götüreceği gerçeği2
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- kıyıcı yazarlar2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- taşacak bu deniz dizisi3
- palamut7
- feto'nun kamu gizli yapılanmasına operasyon3
- intihar düşüncesi7
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- diyarbakır2
- ufuksal yönelimler2
- sayın mod arkadaşlar2
- amed erxeni2
- ölüm korkusundan ölmek3
- anın görüntüsü22
Bazı yazılara nasıl başlayacağını bilmiyor lan işte insan. Bi de işin içine format tanım gammaz vırt zırt girince hepten sıcıp batırman an meselesi oluyor. Aha da tanım insanı bir tuhaf hissettiren bi durumdur.
7 yaşındaydım. Benzersiz bir krallığım vardı. Evin tek oğlu. Şımartılmış bozulmuş paylaşmayı bilmeyen bir çocukmuşum şimdi anlatılanlardan gördüğüme göre. Ama görkemli bir hükümdarlığın tek sahibiydim. Gak diyince dondurmalı brownieler guk diyince gül şerbetleri emrime amade. Dönemin en klas oyuncakları, en orijinal bilyeleri falan hep koleksiyonumda. Yenilmez tahtında oturan vakur lakin yalnız bir prens bir kont bir kral.
Annem çalışırdı. Sokakta pek işim olmazdı, kardeş de henüz olmadığından kendi kendime bütün yarışların galibiydim. Bütün ev benim kaprislerimi doyurmak için oluşturulmuş cancanlı bir ambalaj kağıdı olmuş gözümde.
Bir gün bir şeylerin değişmeye başladığını fark ettim. Annem böyle bir garip kilo alıyor peder cok sakin falan ben de bir olay kokusu alıyorum ama anlam da veremiyorum. Çocuğuyla; "aaa ali ihsan bak sana yeni bir kardeş getirmeyi düşünüyoruz istersin dimi"; tandanslı psikolojik destek babında konuşmalara yapmayacak kadar normal bir ailem olduğu için durumu da net olarak kavrayabilmiş değilim. Zaten biz cocukken kimse yok çocuk psikolojisi yok ergen psikolojisi böyle şeyleri bilmez aldırmazdı. Belki biraz da onun için şimdikiler kadar sorunlu değildi bizim dönem.
Neyse işte, bizimkiler sonunda bana "oğlum kardeşin olacak" deme lütfunda bulundular.
Bi an bozuldum şaşırdım. Sonra dedim "gelirse gelsin, benim krallığıma engel olacak değil ya, haddini bilsin."
Bi gün getirdiler bunu kucaklarında, annem biraz solgun, babam ağzı kulaklarda. Bu da pembeler içinde bir şey. Beyaz küçük kara saçlı bişey, özge olmuş adı.
Bi kaç ay yüzüne bile bakmadım lan. Ama ne zaman gitsem odasına yeni bir oyuncak geliyor kucağıma. Neymiş: özge almış. Yutar mıyım lan ben? Yutmuyorum tabi. Noel baba mı lan bu diyecek kadar da beynim basıyor yani.
Bir gün bu yatağında yatarken, Allah var uslu sessiz sakin bir bebekti, başına dikildim izliyorum. Bizimkiler tepemde tabi, cocuğu yastıkla falan boğacam sanıyorlar.(geceleri cok zırıldadığında içimden de gecmedi değil.) baktım, ellerini kaldırıyor gülüyor falan. O andan sonra sevdim onu, gözümü üzerinden ayıramaz oldum. O günden sonra da yerini hiçbişey tutmadı bu bebeğin.
Sürekli peşimde gezmeye başladı biraz büyüyünce. Ben kaçtıkça koşarak peşimden geldi. Düştü bazen . canı acıdı ağladı. O ağladıkca ben ona bağlandım garip bir içüdüyle. Lan diyordum koşmasan düşmeyecekti it herif dur işte oynayın güzel güzel. Ama kolay mı 7 yılın muazzam bencilliği var üstümde. Büyüdü, okula başladı, elinden tutup götürmek benim görevim oldu. Bozulurdum, yediremezdim erkekliğe. Ama sımsıkı tutardı elimi. Karşıdan karşıya gecerken ürker, iyice sıkar, arkama saklanırdı hafiften. O zamanlar içim acırdı işte.ta o zamanlar biri bunun canını yakacak olursa korksun benden der oldum.
Büyüdü arkadaşlarıyla atıştı geldi bana anlattı. Tipik ergen kız muamelesi cektim. Okulda asılan herifler oldu adamları nerde bulup dövsem diye şaşar oldum.
Askere gittim her telefon konuşmamızın ardından ağladı, o kapatmadan ben telefonu kapatamadım.
Bütün sevgililerime bir isim buldu, sevmedi yakıştıramadı, beğenmedi, sorun cıkardı. Büyüdükce daha az kavga eder daha cok tartışır olduk.
Sonra aniden evlenmeye karar verdi. Okul biter bitmez. Kızdım bağırdım küfrettim. Dinletemedim kırıldım. Ağabeylik işte lan sanıyorsun ki senin yerini öküzün biri alacak ve karşıdan karşıya gecerken bile korkan o küçük kızı e5te yalnız bırakacak.
Allahtan bu ruh hastası paranoyalarım boşa cıktı da damat olacak herifi hala pek sevmesem de bi faulünü görmedim.
Şimdi bir cocuğu oldu. Bana benzediğini söylüyor. Lan o bebeği her gördüğümde gözlerim yaşarıyor da ağlayamıyorum. 25 sene önce annemin eve getirdiği bebek var karşımda. Aynı güzellik aynı korunmasızlık.
Lan diyorum ya bu sefer elini tutamazsam incitirlerse. Ruhum daralıyor.
-dayısı bak kızıma, abi baksana ne güzel kızım yaa.
+sen hiç büyümedin be güzelim ama annelik yakıştı sana.
7 yaşındaydım. Benzersiz bir krallığım vardı. Evin tek oğlu. Şımartılmış bozulmuş paylaşmayı bilmeyen bir çocukmuşum şimdi anlatılanlardan gördüğüme göre. Ama görkemli bir hükümdarlığın tek sahibiydim. Gak diyince dondurmalı brownieler guk diyince gül şerbetleri emrime amade. Dönemin en klas oyuncakları, en orijinal bilyeleri falan hep koleksiyonumda. Yenilmez tahtında oturan vakur lakin yalnız bir prens bir kont bir kral.
Annem çalışırdı. Sokakta pek işim olmazdı, kardeş de henüz olmadığından kendi kendime bütün yarışların galibiydim. Bütün ev benim kaprislerimi doyurmak için oluşturulmuş cancanlı bir ambalaj kağıdı olmuş gözümde.
Bir gün bir şeylerin değişmeye başladığını fark ettim. Annem böyle bir garip kilo alıyor peder cok sakin falan ben de bir olay kokusu alıyorum ama anlam da veremiyorum. Çocuğuyla; "aaa ali ihsan bak sana yeni bir kardeş getirmeyi düşünüyoruz istersin dimi"; tandanslı psikolojik destek babında konuşmalara yapmayacak kadar normal bir ailem olduğu için durumu da net olarak kavrayabilmiş değilim. Zaten biz cocukken kimse yok çocuk psikolojisi yok ergen psikolojisi böyle şeyleri bilmez aldırmazdı. Belki biraz da onun için şimdikiler kadar sorunlu değildi bizim dönem.
Neyse işte, bizimkiler sonunda bana "oğlum kardeşin olacak" deme lütfunda bulundular.
Bi an bozuldum şaşırdım. Sonra dedim "gelirse gelsin, benim krallığıma engel olacak değil ya, haddini bilsin."
Bi gün getirdiler bunu kucaklarında, annem biraz solgun, babam ağzı kulaklarda. Bu da pembeler içinde bir şey. Beyaz küçük kara saçlı bişey, özge olmuş adı.
Bi kaç ay yüzüne bile bakmadım lan. Ama ne zaman gitsem odasına yeni bir oyuncak geliyor kucağıma. Neymiş: özge almış. Yutar mıyım lan ben? Yutmuyorum tabi. Noel baba mı lan bu diyecek kadar da beynim basıyor yani.
Bir gün bu yatağında yatarken, Allah var uslu sessiz sakin bir bebekti, başına dikildim izliyorum. Bizimkiler tepemde tabi, cocuğu yastıkla falan boğacam sanıyorlar.(geceleri cok zırıldadığında içimden de gecmedi değil.) baktım, ellerini kaldırıyor gülüyor falan. O andan sonra sevdim onu, gözümü üzerinden ayıramaz oldum. O günden sonra da yerini hiçbişey tutmadı bu bebeğin.
Sürekli peşimde gezmeye başladı biraz büyüyünce. Ben kaçtıkça koşarak peşimden geldi. Düştü bazen . canı acıdı ağladı. O ağladıkca ben ona bağlandım garip bir içüdüyle. Lan diyordum koşmasan düşmeyecekti it herif dur işte oynayın güzel güzel. Ama kolay mı 7 yılın muazzam bencilliği var üstümde. Büyüdü, okula başladı, elinden tutup götürmek benim görevim oldu. Bozulurdum, yediremezdim erkekliğe. Ama sımsıkı tutardı elimi. Karşıdan karşıya gecerken ürker, iyice sıkar, arkama saklanırdı hafiften. O zamanlar içim acırdı işte.ta o zamanlar biri bunun canını yakacak olursa korksun benden der oldum.
Büyüdü arkadaşlarıyla atıştı geldi bana anlattı. Tipik ergen kız muamelesi cektim. Okulda asılan herifler oldu adamları nerde bulup dövsem diye şaşar oldum.
Askere gittim her telefon konuşmamızın ardından ağladı, o kapatmadan ben telefonu kapatamadım.
Bütün sevgililerime bir isim buldu, sevmedi yakıştıramadı, beğenmedi, sorun cıkardı. Büyüdükce daha az kavga eder daha cok tartışır olduk.
Sonra aniden evlenmeye karar verdi. Okul biter bitmez. Kızdım bağırdım küfrettim. Dinletemedim kırıldım. Ağabeylik işte lan sanıyorsun ki senin yerini öküzün biri alacak ve karşıdan karşıya gecerken bile korkan o küçük kızı e5te yalnız bırakacak.
Allahtan bu ruh hastası paranoyalarım boşa cıktı da damat olacak herifi hala pek sevmesem de bi faulünü görmedim.
Şimdi bir cocuğu oldu. Bana benzediğini söylüyor. Lan o bebeği her gördüğümde gözlerim yaşarıyor da ağlayamıyorum. 25 sene önce annemin eve getirdiği bebek var karşımda. Aynı güzellik aynı korunmasızlık.
Lan diyorum ya bu sefer elini tutamazsam incitirlerse. Ruhum daralıyor.
-dayısı bak kızıma, abi baksana ne güzel kızım yaa.
+sen hiç büyümedin be güzelim ama annelik yakıştı sana.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar