bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği39
- şemsiyeli benim8
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum4
- kürtler asimile edilmelidir4
- herkesi seven insan9
- ikizler burcu kadını olmak8
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması5
- suudi arabistan'a demokrasi gelmeli3
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- et döner dürüm4
- hard sevmeyen bir kızı harda nasıl ikna edersiniz7
- ekşi sözlük5
- çok hastayım sözlük6
- true nickli yazar15
- uludağ sözlüğün saçmalığı4
- sigara içmemenin çok sıkıcı olması2
- sarı poşet kudurtması15
- götünden tanırım seni8
- trt 22
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler9
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar2
- kara şemsiyeli benim2
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz25
- evliliği ayakta tutan güçler13
- tai lung12
- orta şeritte giderken selektör yapan kavat2
- manisada okul saldırısı17
- en çok ihanet eden burçlar7
- true'yi evlendiriyoruz3
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek6
- türkiye de muhalefet var mı10
- celal şengör'ün burç yorumu6
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- the white buffalo2
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- iş hayatında takılan maskeler6
- ai otomatik silme kalksın2
- 22 eylül 2026 istanbul sağanak uyarısı3
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- siyaset üstü yazarlar9
- y o r u l d u m5
- kış geliyor6
- iyiliğin yan etkileri4
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- kova burçlari bakar misiniz5
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz5
- oğlak burcu kadını4
-spoiler--
ilk sahne:
ıssız bir yer uzun uzun anlatılır. sadece bir agaç gorunur ve ataturk'un göründüğü şekliyle insani yanını anlatan bu belgeselin ilk sahnesinde uzun uzun ürkütücü, ıssız, kasvetli bir ortam izleyenin gözünde canlandırılır. ardından okkalı bir cümle can dundar'ın agzından duyulur: 'kardeşini çakallar yemişti'. bu şekilde sonlandırılan bu ilk sahne yaklaşık birkaç dakika sürüp, yetişkinleri olmasa da belli bir yaşın altındakileri korkutarak bu sözde insani belgesele giriş yapılır.
bu sözde insani ataturk'u anlatan belgeselde, ataturk'un en önemli başarılarının anlatıldıgı sahnelerin uzunlugu 30 saniyeyi geçmez; çanakkale savaşı, kurtuluş savaşı vb
belli yerlerin altı o kadar çizilmiştir ki, izleyen farkında olmasa da onun gözüne sokulur: az önce anlatmaya çalıştığım daha ilk sahne bunların henüz ilkidir, ataturk insancıl anlatılacagına yapayalnız, soyut bir kavram gibi defalarca canlandırılır. zaten buyuk bir şişeyi devirmeden kendisine bile gelemeyen yapayalnız bir kavram! kadın düşkünüdür, onlarsız yapamaz, karanlıktan cok korkar, dakikalarca anlatılıtılır! yapayalnızdır, yalnızlıktan kahrolur, sormak lazım; tek adam olmakla yapayalnız olmanın nesi aynıdır?
bugun bile guncelliğini yitirmemiş, anzakların her yıl akın ettiği çanakkale savaşı gibi önemli konuları, kurtuluş savaşı'nı kısa kısa ve çok onemlı detaylarına girmeden veren can dundar, özellikle yobaz kesimin bayıldıgı ataturk'un özelliklerinin ustunde ballandıra ballandıra durmuştur! daha ilk sahneden kardeşini çakalların yemesıyle (ki bu nasıl ustaca insanları manipule eden bir kısımdır. bu kadar onemlı şeylerın kısa kısa ve yorumsuz anlatıldıgı belgeselde böyle luzumsuz ve hiçbir nıtelıgı olmayan bir bilgiyi, birinci dakikadan insanların kafasına işte bu adam zaten hayatına öteki olarak başladı, bugun yunan sınırları ıcınde olan bir cografyada dogdu, ve daha baştan oyle bir kaderin içine sokulmuştu ki, kişisel egolarını tatmın için; burda okulda hafız bir hocasından yediği agır tokatın ustunde inatla durulur! ıste ataturk oyle bir ınsandır kı, gun gelıp cokmus bir ulusu ayaga kaldırdıgında bunu işte daha kucukken yedıgı tokatın ıntıkamını almak ıcın aslında yapmıstır demesi hakkaten de ataturk gıbı buyuk bir lideri sanki fazla insancıl gostermıstır! karanlıktan madem bu kadar korktugu on plana cıkarılmış, cephede cesurca dolasabılmesi, askerlerını o berbat sartlarda dırenclı kılabılmesı nıye hıc yer alamamıs? ayrıca ne mutlu turkum sozu nedense bu eserde hiç yer almamıştır. acaba ataturk o sozu hangı şartlar altında ve nıye soylemiştir? hiç değinilmemiş bile!
pekı madem bu insancıl ataturk ızleyenlere aktarılacaktı, dogayı sevdiği, ona cok deger verdiğinden, yaşadıgı köşkün yakınındakı bir agacın kesılmemesı için koca köşkün yerini değiştirmesi ve agacı kurtarması gibi insani yönleri, hayvan sevgisi ve kopegiyle olan ilişkisi, havacılığa olan ilgisi ve bu havacılığın ulkesınde gelişebilmesi için yaptıkları, kitaplara olan duşkunluğu, zamanın zorlu işgal şartlarında duşman bayrağını çığnemeyip yerden kaldırışı gibi insani yönleriyse anlatılmamış, inatla alkol, kadın duskunu, yapayalnız, mutsuz, kederli bir insanın hemen hemen tum ozellikleri tasvir edilmiştir! demek buyuk bir liderin insani yanları boyle aktarılıyor!
her devrin adamı olmak, aynı zamanda boyle sınemasal anlamda kalıtelı bir propaganda belgeseli yaparak sanırım mumkun oluyor. abdullah gul cumhurbaskanı olmadan once, eşini işte modern turk kadını diye abartılı sekilde anlatan bir yapımcının yonettiği, yani el altından olmadık ne kadar itici taraf bulunabildiyse, ısrarla anlatılan başarılı bir propaganda belgeseli olmuş!
tarih bu kişinin niyetini, kimlere yaranmak için boyle bir eseri, hem de böyle bir zamanda kılıfına uydurarak hazırladıgını elbet yazıcaktır...
uyutuluyoruz ey halkım...
--spoiler--
ilk sahne:
ıssız bir yer uzun uzun anlatılır. sadece bir agaç gorunur ve ataturk'un göründüğü şekliyle insani yanını anlatan bu belgeselin ilk sahnesinde uzun uzun ürkütücü, ıssız, kasvetli bir ortam izleyenin gözünde canlandırılır. ardından okkalı bir cümle can dundar'ın agzından duyulur: 'kardeşini çakallar yemişti'. bu şekilde sonlandırılan bu ilk sahne yaklaşık birkaç dakika sürüp, yetişkinleri olmasa da belli bir yaşın altındakileri korkutarak bu sözde insani belgesele giriş yapılır.
bu sözde insani ataturk'u anlatan belgeselde, ataturk'un en önemli başarılarının anlatıldıgı sahnelerin uzunlugu 30 saniyeyi geçmez; çanakkale savaşı, kurtuluş savaşı vb
belli yerlerin altı o kadar çizilmiştir ki, izleyen farkında olmasa da onun gözüne sokulur: az önce anlatmaya çalıştığım daha ilk sahne bunların henüz ilkidir, ataturk insancıl anlatılacagına yapayalnız, soyut bir kavram gibi defalarca canlandırılır. zaten buyuk bir şişeyi devirmeden kendisine bile gelemeyen yapayalnız bir kavram! kadın düşkünüdür, onlarsız yapamaz, karanlıktan cok korkar, dakikalarca anlatılıtılır! yapayalnızdır, yalnızlıktan kahrolur, sormak lazım; tek adam olmakla yapayalnız olmanın nesi aynıdır?
bugun bile guncelliğini yitirmemiş, anzakların her yıl akın ettiği çanakkale savaşı gibi önemli konuları, kurtuluş savaşı'nı kısa kısa ve çok onemlı detaylarına girmeden veren can dundar, özellikle yobaz kesimin bayıldıgı ataturk'un özelliklerinin ustunde ballandıra ballandıra durmuştur! daha ilk sahneden kardeşini çakalların yemesıyle (ki bu nasıl ustaca insanları manipule eden bir kısımdır. bu kadar onemlı şeylerın kısa kısa ve yorumsuz anlatıldıgı belgeselde böyle luzumsuz ve hiçbir nıtelıgı olmayan bir bilgiyi, birinci dakikadan insanların kafasına işte bu adam zaten hayatına öteki olarak başladı, bugun yunan sınırları ıcınde olan bir cografyada dogdu, ve daha baştan oyle bir kaderin içine sokulmuştu ki, kişisel egolarını tatmın için; burda okulda hafız bir hocasından yediği agır tokatın ustunde inatla durulur! ıste ataturk oyle bir ınsandır kı, gun gelıp cokmus bir ulusu ayaga kaldırdıgında bunu işte daha kucukken yedıgı tokatın ıntıkamını almak ıcın aslında yapmıstır demesi hakkaten de ataturk gıbı buyuk bir lideri sanki fazla insancıl gostermıstır! karanlıktan madem bu kadar korktugu on plana cıkarılmış, cephede cesurca dolasabılmesi, askerlerını o berbat sartlarda dırenclı kılabılmesı nıye hıc yer alamamıs? ayrıca ne mutlu turkum sozu nedense bu eserde hiç yer almamıştır. acaba ataturk o sozu hangı şartlar altında ve nıye soylemiştir? hiç değinilmemiş bile!
pekı madem bu insancıl ataturk ızleyenlere aktarılacaktı, dogayı sevdiği, ona cok deger verdiğinden, yaşadıgı köşkün yakınındakı bir agacın kesılmemesı için koca köşkün yerini değiştirmesi ve agacı kurtarması gibi insani yönleri, hayvan sevgisi ve kopegiyle olan ilişkisi, havacılığa olan ilgisi ve bu havacılığın ulkesınde gelişebilmesi için yaptıkları, kitaplara olan duşkunluğu, zamanın zorlu işgal şartlarında duşman bayrağını çığnemeyip yerden kaldırışı gibi insani yönleriyse anlatılmamış, inatla alkol, kadın duskunu, yapayalnız, mutsuz, kederli bir insanın hemen hemen tum ozellikleri tasvir edilmiştir! demek buyuk bir liderin insani yanları boyle aktarılıyor!
her devrin adamı olmak, aynı zamanda boyle sınemasal anlamda kalıtelı bir propaganda belgeseli yaparak sanırım mumkun oluyor. abdullah gul cumhurbaskanı olmadan once, eşini işte modern turk kadını diye abartılı sekilde anlatan bir yapımcının yonettiği, yani el altından olmadık ne kadar itici taraf bulunabildiyse, ısrarla anlatılan başarılı bir propaganda belgeseli olmuş!
tarih bu kişinin niyetini, kimlere yaranmak için boyle bir eseri, hem de böyle bir zamanda kılıfına uydurarak hazırladıgını elbet yazıcaktır...
uyutuluyoruz ey halkım...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar