bugün
- burunla blok flüt çalabilmek5
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- geldimgittim5
- efesle tuborgu karıştırıp içmek4
- kadın yazar çekme başlıkları5
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- dünyada her saniye iki kişinin ölmesi3
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları3
- sinek sokması2
- kafaya kuş sıçması5
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- kiraz vs vişne3
- yeşil nohut3
- üniversitede kızlara para yedirmek6
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak3
- şenay gürler2
- çarşının orta yerine sıçmak2
- semih saygıner'in yaşlanması2
- her sabah mutlu uyanan insan2
- kadınların çok tacizci olması2
- taşak sütyeni3
- yazın çorap giyen insan2
- hiçbir erkek için çabalamayan erkek2
- elektronik devre elemanları2
- ışın kılıcı ile döner kesmek2
- gece çiğ köfteci aramak2
- sınıfın en uzun boylusu olmak2
- hiçbir kız için çabalamayan erkek2
- 40 hadis4
- kulaklarından tavana çivilemek2
- galatasaray8
- sabah kahvesi2
- esnerken çene altındaki damarların üstüste binmesi2
- velvet'in elleri nimettir3
- işerken hapşırmak2
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- dokuzuncu nesil olmak bir gururdur2
- saçını sarıya boyatan kadınlar2
- manifest dinleyen erkek11
- bisiklete binmek2
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı18
- ai analiz2
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması5
- karıya kıza yalakalık yapan tip2
- eskorta para verecek kadar mal olmak2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- evlenilmeyecek 4 erkek11
-spoiler--
ilk sahne:
ıssız bir yer uzun uzun anlatılır. sadece bir agaç gorunur ve ataturk'un göründüğü şekliyle insani yanını anlatan bu belgeselin ilk sahnesinde uzun uzun ürkütücü, ıssız, kasvetli bir ortam izleyenin gözünde canlandırılır. ardından okkalı bir cümle can dundar'ın agzından duyulur: 'kardeşini çakallar yemişti'. bu şekilde sonlandırılan bu ilk sahne yaklaşık birkaç dakika sürüp, yetişkinleri olmasa da belli bir yaşın altındakileri korkutarak bu sözde insani belgesele giriş yapılır.
bu sözde insani ataturk'u anlatan belgeselde, ataturk'un en önemli başarılarının anlatıldıgı sahnelerin uzunlugu 30 saniyeyi geçmez; çanakkale savaşı, kurtuluş savaşı vb
belli yerlerin altı o kadar çizilmiştir ki, izleyen farkında olmasa da onun gözüne sokulur: az önce anlatmaya çalıştığım daha ilk sahne bunların henüz ilkidir, ataturk insancıl anlatılacagına yapayalnız, soyut bir kavram gibi defalarca canlandırılır. zaten buyuk bir şişeyi devirmeden kendisine bile gelemeyen yapayalnız bir kavram! kadın düşkünüdür, onlarsız yapamaz, karanlıktan cok korkar, dakikalarca anlatılıtılır! yapayalnızdır, yalnızlıktan kahrolur, sormak lazım; tek adam olmakla yapayalnız olmanın nesi aynıdır?
bugun bile guncelliğini yitirmemiş, anzakların her yıl akın ettiği çanakkale savaşı gibi önemli konuları, kurtuluş savaşı'nı kısa kısa ve çok onemlı detaylarına girmeden veren can dundar, özellikle yobaz kesimin bayıldıgı ataturk'un özelliklerinin ustunde ballandıra ballandıra durmuştur! daha ilk sahneden kardeşini çakalların yemesıyle (ki bu nasıl ustaca insanları manipule eden bir kısımdır. bu kadar onemlı şeylerın kısa kısa ve yorumsuz anlatıldıgı belgeselde böyle luzumsuz ve hiçbir nıtelıgı olmayan bir bilgiyi, birinci dakikadan insanların kafasına işte bu adam zaten hayatına öteki olarak başladı, bugun yunan sınırları ıcınde olan bir cografyada dogdu, ve daha baştan oyle bir kaderin içine sokulmuştu ki, kişisel egolarını tatmın için; burda okulda hafız bir hocasından yediği agır tokatın ustunde inatla durulur! ıste ataturk oyle bir ınsandır kı, gun gelıp cokmus bir ulusu ayaga kaldırdıgında bunu işte daha kucukken yedıgı tokatın ıntıkamını almak ıcın aslında yapmıstır demesi hakkaten de ataturk gıbı buyuk bir lideri sanki fazla insancıl gostermıstır! karanlıktan madem bu kadar korktugu on plana cıkarılmış, cephede cesurca dolasabılmesi, askerlerını o berbat sartlarda dırenclı kılabılmesı nıye hıc yer alamamıs? ayrıca ne mutlu turkum sozu nedense bu eserde hiç yer almamıştır. acaba ataturk o sozu hangı şartlar altında ve nıye soylemiştir? hiç değinilmemiş bile!
pekı madem bu insancıl ataturk ızleyenlere aktarılacaktı, dogayı sevdiği, ona cok deger verdiğinden, yaşadıgı köşkün yakınındakı bir agacın kesılmemesı için koca köşkün yerini değiştirmesi ve agacı kurtarması gibi insani yönleri, hayvan sevgisi ve kopegiyle olan ilişkisi, havacılığa olan ilgisi ve bu havacılığın ulkesınde gelişebilmesi için yaptıkları, kitaplara olan duşkunluğu, zamanın zorlu işgal şartlarında duşman bayrağını çığnemeyip yerden kaldırışı gibi insani yönleriyse anlatılmamış, inatla alkol, kadın duskunu, yapayalnız, mutsuz, kederli bir insanın hemen hemen tum ozellikleri tasvir edilmiştir! demek buyuk bir liderin insani yanları boyle aktarılıyor!
her devrin adamı olmak, aynı zamanda boyle sınemasal anlamda kalıtelı bir propaganda belgeseli yaparak sanırım mumkun oluyor. abdullah gul cumhurbaskanı olmadan once, eşini işte modern turk kadını diye abartılı sekilde anlatan bir yapımcının yonettiği, yani el altından olmadık ne kadar itici taraf bulunabildiyse, ısrarla anlatılan başarılı bir propaganda belgeseli olmuş!
tarih bu kişinin niyetini, kimlere yaranmak için boyle bir eseri, hem de böyle bir zamanda kılıfına uydurarak hazırladıgını elbet yazıcaktır...
uyutuluyoruz ey halkım...
--spoiler--
ilk sahne:
ıssız bir yer uzun uzun anlatılır. sadece bir agaç gorunur ve ataturk'un göründüğü şekliyle insani yanını anlatan bu belgeselin ilk sahnesinde uzun uzun ürkütücü, ıssız, kasvetli bir ortam izleyenin gözünde canlandırılır. ardından okkalı bir cümle can dundar'ın agzından duyulur: 'kardeşini çakallar yemişti'. bu şekilde sonlandırılan bu ilk sahne yaklaşık birkaç dakika sürüp, yetişkinleri olmasa da belli bir yaşın altındakileri korkutarak bu sözde insani belgesele giriş yapılır.
bu sözde insani ataturk'u anlatan belgeselde, ataturk'un en önemli başarılarının anlatıldıgı sahnelerin uzunlugu 30 saniyeyi geçmez; çanakkale savaşı, kurtuluş savaşı vb
belli yerlerin altı o kadar çizilmiştir ki, izleyen farkında olmasa da onun gözüne sokulur: az önce anlatmaya çalıştığım daha ilk sahne bunların henüz ilkidir, ataturk insancıl anlatılacagına yapayalnız, soyut bir kavram gibi defalarca canlandırılır. zaten buyuk bir şişeyi devirmeden kendisine bile gelemeyen yapayalnız bir kavram! kadın düşkünüdür, onlarsız yapamaz, karanlıktan cok korkar, dakikalarca anlatılıtılır! yapayalnızdır, yalnızlıktan kahrolur, sormak lazım; tek adam olmakla yapayalnız olmanın nesi aynıdır?
bugun bile guncelliğini yitirmemiş, anzakların her yıl akın ettiği çanakkale savaşı gibi önemli konuları, kurtuluş savaşı'nı kısa kısa ve çok onemlı detaylarına girmeden veren can dundar, özellikle yobaz kesimin bayıldıgı ataturk'un özelliklerinin ustunde ballandıra ballandıra durmuştur! daha ilk sahneden kardeşini çakalların yemesıyle (ki bu nasıl ustaca insanları manipule eden bir kısımdır. bu kadar onemlı şeylerın kısa kısa ve yorumsuz anlatıldıgı belgeselde böyle luzumsuz ve hiçbir nıtelıgı olmayan bir bilgiyi, birinci dakikadan insanların kafasına işte bu adam zaten hayatına öteki olarak başladı, bugun yunan sınırları ıcınde olan bir cografyada dogdu, ve daha baştan oyle bir kaderin içine sokulmuştu ki, kişisel egolarını tatmın için; burda okulda hafız bir hocasından yediği agır tokatın ustunde inatla durulur! ıste ataturk oyle bir ınsandır kı, gun gelıp cokmus bir ulusu ayaga kaldırdıgında bunu işte daha kucukken yedıgı tokatın ıntıkamını almak ıcın aslında yapmıstır demesi hakkaten de ataturk gıbı buyuk bir lideri sanki fazla insancıl gostermıstır! karanlıktan madem bu kadar korktugu on plana cıkarılmış, cephede cesurca dolasabılmesi, askerlerını o berbat sartlarda dırenclı kılabılmesı nıye hıc yer alamamıs? ayrıca ne mutlu turkum sozu nedense bu eserde hiç yer almamıştır. acaba ataturk o sozu hangı şartlar altında ve nıye soylemiştir? hiç değinilmemiş bile!
pekı madem bu insancıl ataturk ızleyenlere aktarılacaktı, dogayı sevdiği, ona cok deger verdiğinden, yaşadıgı köşkün yakınındakı bir agacın kesılmemesı için koca köşkün yerini değiştirmesi ve agacı kurtarması gibi insani yönleri, hayvan sevgisi ve kopegiyle olan ilişkisi, havacılığa olan ilgisi ve bu havacılığın ulkesınde gelişebilmesi için yaptıkları, kitaplara olan duşkunluğu, zamanın zorlu işgal şartlarında duşman bayrağını çığnemeyip yerden kaldırışı gibi insani yönleriyse anlatılmamış, inatla alkol, kadın duskunu, yapayalnız, mutsuz, kederli bir insanın hemen hemen tum ozellikleri tasvir edilmiştir! demek buyuk bir liderin insani yanları boyle aktarılıyor!
her devrin adamı olmak, aynı zamanda boyle sınemasal anlamda kalıtelı bir propaganda belgeseli yaparak sanırım mumkun oluyor. abdullah gul cumhurbaskanı olmadan once, eşini işte modern turk kadını diye abartılı sekilde anlatan bir yapımcının yonettiği, yani el altından olmadık ne kadar itici taraf bulunabildiyse, ısrarla anlatılan başarılı bir propaganda belgeseli olmuş!
tarih bu kişinin niyetini, kimlere yaranmak için boyle bir eseri, hem de böyle bir zamanda kılıfına uydurarak hazırladıgını elbet yazıcaktır...
uyutuluyoruz ey halkım...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar