bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz9
- sözlüğün en yakışıklı erkek listesi6
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri23
- sinirlenince yaptığınız şeyler9
- kendin gibi biriyle olmak5
- yaşar dinleyen erkek8
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- ak partililerin apoya villa yaptırması3
- sevilmek3
- avm gezme kültürü7
- 2 maça evi arabayı basmak2
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar4
- gocu28
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak5
- gocu kaç yaşında7
- seyyid kutub3
- günün en güzel kızı2
- güne bir şarkı bırak5
- nakit para taşımamak4
- moğol cb'nın 100 kg ağırlıkla 20 tekrar yapması3
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek5
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- atatürk diyor ki3
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- masterchef türkiye2
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- kahvaltı9
- yeni parti tüzüğü5
- güne bir tespit bırak3
- yaprak sarması seven insan2
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- balık etli kızlar bakar mısınız3
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması5
- muhafazakar eşcinsel4
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması6
- çirkin insanlara acımasızca davranmak2
- tissot la loche4
- boyumun 2 cm kısalması22
- çocuğunu bir proje olarak gören ebeveyn2
- şu an dinlenen şarkıdan bir cümle3
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- pizzanın kenarlarını yemeyen erkek4
- nakit para akışı2
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek4
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
Vahşi güney, Bodrum!
[email protected]
Geçenlerde Engin Ardıç yazmıştı sittin senedir neden Bodrum'a gitmediğini. Beton yığını, pespayelik, kalabalık ve statü edinme çabasının o pis enerjisinden söz ediyordu.
Ona hak verirken, bendenizin de gene sittin senedir Bodrum'a gitmediğini fark ettim.
En son 92' yılıydı. Çok iyi hatırlıyorum çünkü üniversiteden mezun olduğum yıldı. On beş yıldır neden oraya gitmediğimi düşündüm...
Sonuçta Bodrum yirmili yaşlarının başındaki birine pek baygınlık vermez değil mi?
Bakalım n'olmuş?...
Cebimiz para dolu, nasıl çok paramız olduğunu hatırlamıyorum. Okuldan bir arkadaşımla alemin hakkını vermek üzere Bodrum'a uzuyoruz.
Hatırladığım ilk şey, kalmaya çalıştığımız otelin sahibinin bizi aşağılarca karşılamasıydı.
Gözlerinde pis abazanlar gelip turist kaldıracaksınız bakışları vardı.Yok buraya kadar senin mah cemalini görmeye geldik... Her cümlesinde bize kopil muamelesi çekiyordu. Aslında kopildik. Tek fark, eğitimini tamamlamış kopillerdik.
Hiç unutmuyorum cebinden bir tomar dövizi çıkartıp, 'bu sene vahşi para kazanıyoruz' diyerek bütün zamanların en öküz hareketini yapmıştı.
ilk günden ezik büzük statüsüne sokmuştu bizi.
Otelin altındaki bara damsız olduğumuz için sokmaması ise ayrı bir iz bıraktı minik yüreklerimizde. Bu 'burada kalabilirsiniz ama duş alamazsınız'dan daha farklı değil
Geçenlerde bizim PENCERE ekinde bara giremeyen ünlülerin bir listesi vardı. Teoman falan kapıdan dönmüş. Bizimki daha acınası bir durum değil mi?
Kaldığımız otelin barına sokulmamamız bir insanlık ayıbı.
Orada neden kaldığımızı da hatırlamıyorum. Galiba her yer ful basıyordu.
Sokaklara attık kendimizi.
Aynı muamele hizmet sektörünün diğer alanlarında da gerçekleşti. Plajda şezlong vermediler, bara sokmadılar, yüzümüze bakmadılar falan...
Bir ara ingilizce konuşup gavur'a yatalım dedik ama yemediler. Her yolu denedik diyebilirim ama başaramadık.
Tüm istediğimiz iki manita yapıp üç beş gün takılmaktı ya. Fena abazan olduğumuzu da ayrıca hatırlıyorum.
Nasıl oldu bilmiyorum ama bir gece paçoz bir bara kapak atmayı başardık. Etraf kara kuru ve kavruk erkek dolu, üç beş de yabancı turist var.
Bir ara sözünü ettiğim erkek grubu yabancıları kuşatmaya aldı. Çaktırmadan erkek erkeğe dans ederek çemberi daraltmaya çalıştılar; kızlara iş olmanın raconu böyleydi o zaman her halde.
Yol yordam öğrenmek için gelişmeleri kaygıyla izledik. Geceleri otele döndüğümüzde de o hanzo otel sahibiyle yüz yüze gelirdik hep. 'Bu gece de aç kaldınız' diye kafa geçmesine alışmaya başlamıştık.
Gene bir gece adını unuttuğum o bara çöktük. Zaten başka bi yere de giremiyorduk. O gece abazan tanrıçasının yüzümüze gülmesi için ayin yaptık ve iki irlandalı iki manitayla medeniyetler arası diyalogu başlatmayı becerdik.
işler iyi giderken gene iki kara, kuru, kavruk dargelirli içeri girdi. Hemen oynamaya başladılar ve ben adamları tanıdım. Otelin yanındaki şantiyede amelelik yapıyorlardı ve Yaşar Alptekin gibi dans edebiliyorlardı. Ne ara öğrendin o figürleri ey insafsız?
Birkaç saat sonra...
Bizim kızlar amelelerle yiyişmeye başlar!
Dostumla göz göze geldiğimde ' bize buradan ekmek çıkmaz' konusunda hemfikirdik.
Gece odamıza döndüğümüzde zuladan paralarımızın tırtıklandığını fark ettik. Artık gitme vaktinin geldiğini anlamıştık.
Hesabı ödemeden tüydük!... Hödük hak etmişti bunu!
Ve bir daha da Bodrum'a gitmedik.
Çok vahşi bir yerdi Bodrum. Ve bizim savaşacak gücümüz yoktu. Tek istediğimiz iki manitaydı ve onları da amelelere kaptırmıştık.
Sanırım şimdi daha da vahşileşmiştir. Ve çok geçerli bir nedenim olmadığı sürece de oraya gitmeye niyetim pek yok...
[email protected]
Geçenlerde Engin Ardıç yazmıştı sittin senedir neden Bodrum'a gitmediğini. Beton yığını, pespayelik, kalabalık ve statü edinme çabasının o pis enerjisinden söz ediyordu.
Ona hak verirken, bendenizin de gene sittin senedir Bodrum'a gitmediğini fark ettim.
En son 92' yılıydı. Çok iyi hatırlıyorum çünkü üniversiteden mezun olduğum yıldı. On beş yıldır neden oraya gitmediğimi düşündüm...
Sonuçta Bodrum yirmili yaşlarının başındaki birine pek baygınlık vermez değil mi?
Bakalım n'olmuş?...
Cebimiz para dolu, nasıl çok paramız olduğunu hatırlamıyorum. Okuldan bir arkadaşımla alemin hakkını vermek üzere Bodrum'a uzuyoruz.
Hatırladığım ilk şey, kalmaya çalıştığımız otelin sahibinin bizi aşağılarca karşılamasıydı.
Gözlerinde pis abazanlar gelip turist kaldıracaksınız bakışları vardı.Yok buraya kadar senin mah cemalini görmeye geldik... Her cümlesinde bize kopil muamelesi çekiyordu. Aslında kopildik. Tek fark, eğitimini tamamlamış kopillerdik.
Hiç unutmuyorum cebinden bir tomar dövizi çıkartıp, 'bu sene vahşi para kazanıyoruz' diyerek bütün zamanların en öküz hareketini yapmıştı.
ilk günden ezik büzük statüsüne sokmuştu bizi.
Otelin altındaki bara damsız olduğumuz için sokmaması ise ayrı bir iz bıraktı minik yüreklerimizde. Bu 'burada kalabilirsiniz ama duş alamazsınız'dan daha farklı değil
Geçenlerde bizim PENCERE ekinde bara giremeyen ünlülerin bir listesi vardı. Teoman falan kapıdan dönmüş. Bizimki daha acınası bir durum değil mi?
Kaldığımız otelin barına sokulmamamız bir insanlık ayıbı.
Orada neden kaldığımızı da hatırlamıyorum. Galiba her yer ful basıyordu.
Sokaklara attık kendimizi.
Aynı muamele hizmet sektörünün diğer alanlarında da gerçekleşti. Plajda şezlong vermediler, bara sokmadılar, yüzümüze bakmadılar falan...
Bir ara ingilizce konuşup gavur'a yatalım dedik ama yemediler. Her yolu denedik diyebilirim ama başaramadık.
Tüm istediğimiz iki manita yapıp üç beş gün takılmaktı ya. Fena abazan olduğumuzu da ayrıca hatırlıyorum.
Nasıl oldu bilmiyorum ama bir gece paçoz bir bara kapak atmayı başardık. Etraf kara kuru ve kavruk erkek dolu, üç beş de yabancı turist var.
Bir ara sözünü ettiğim erkek grubu yabancıları kuşatmaya aldı. Çaktırmadan erkek erkeğe dans ederek çemberi daraltmaya çalıştılar; kızlara iş olmanın raconu böyleydi o zaman her halde.
Yol yordam öğrenmek için gelişmeleri kaygıyla izledik. Geceleri otele döndüğümüzde de o hanzo otel sahibiyle yüz yüze gelirdik hep. 'Bu gece de aç kaldınız' diye kafa geçmesine alışmaya başlamıştık.
Gene bir gece adını unuttuğum o bara çöktük. Zaten başka bi yere de giremiyorduk. O gece abazan tanrıçasının yüzümüze gülmesi için ayin yaptık ve iki irlandalı iki manitayla medeniyetler arası diyalogu başlatmayı becerdik.
işler iyi giderken gene iki kara, kuru, kavruk dargelirli içeri girdi. Hemen oynamaya başladılar ve ben adamları tanıdım. Otelin yanındaki şantiyede amelelik yapıyorlardı ve Yaşar Alptekin gibi dans edebiliyorlardı. Ne ara öğrendin o figürleri ey insafsız?
Birkaç saat sonra...
Bizim kızlar amelelerle yiyişmeye başlar!
Dostumla göz göze geldiğimde ' bize buradan ekmek çıkmaz' konusunda hemfikirdik.
Gece odamıza döndüğümüzde zuladan paralarımızın tırtıklandığını fark ettik. Artık gitme vaktinin geldiğini anlamıştık.
Hesabı ödemeden tüydük!... Hödük hak etmişti bunu!
Ve bir daha da Bodrum'a gitmedik.
Çok vahşi bir yerdi Bodrum. Ve bizim savaşacak gücümüz yoktu. Tek istediğimiz iki manitaydı ve onları da amelelere kaptırmıştık.
Sanırım şimdi daha da vahşileşmiştir. Ve çok geçerli bir nedenim olmadığı sürece de oraya gitmeye niyetim pek yok...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar