bugün

hinziryedi

ihsan oktay anar'in puslu kıtalar atlası isimli kitabindaki hikayesi çok güzel ve bir o kadar da güldüren karakter.

hınzıryedi, bağdat'ta kılık değiştirerek, bildiğin mumlarla yüzünü maskeleyerek, hırsızlık yapan ama bir türlü yakalanamayan, şehrin başına bela olmuş bir hırsız. bir gün girdiği kılık yüzünden yakayı ele veriyor ve hırsızlığa tövbe ediyor. yeni meslek olarak kendine dilenciliği seçiyor. makyajda ve kılık değiştirmekte ustalığının yanı sıra insanları çok etkileyen hayır dualar edebilen hınzıryedi mesleğinde bir numara oluyor. * sultan murat tarafından istanbul'a transfer edilmek isteniyor, geliyor.

hınzıryedi'nin gelişiyle verilen yemekte, meslegin bir numarasini kendi aralarinda istemeyen dilenciler tarafindan oyuna getiriliyor. önüne koyulan domuz etini ömründe yediği en lezzetli et olduğunu düşünerek afiyetle mideye indiriyor. eti yer yemez yediğinin domuz eti olduğu, islamiyette domuz eti yiyenin dualarinin kabul olmayacağı ve kendisinin artık dilencilik yapamayacağı söyleniyor. bunun üzerine çok sinirlenen hınzıryedi başlıyor beddua etmeye... o kadar içten, o kadar etkileyici beddualar ediyor ki dilenciler korkuyorlar yine de duasının gücünden, sonunda hınzıryedi dilencilerin başına geçiyor. ama adı o günden sonra hınzıryedi olarak kalıyor ve daha da kötüsü yediği domuz etinin tadını hiç unutamıyor; günahından korka korka, cehennemde yanacağını düşüne düşüne de olsa o günden sonra domuz eti bağımlısı oluyor ve her gün domuz eti yiyor. **
© copyright 2005 - 2026