bugün
- insanın bu hayattaki amacı11
- sözlüğe gelince alınan koku8
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- kimseyi memnun edememek4
- intihar etmek4
- erikli su5
- yaşadım demek için ne yapmalı10
- ışıktan daha hızlı olan şey5
- sistemin bizi paralı köle yaptığı gerçeği3
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın6
- türklerin yunan adalarına tatile gitme nedeni7
- yaya geçidinde yayaya yol vermemek3
- gulmekicinyaratilmis3
- yeni sevgilide olması istenen özellikler5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması8
- altılı masa diye kıçını yırtıp sonra dama çıkmak3
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi6
- idare etme aynen iade et2
- murat kurum3
- ab'nin türkiye'deki terör örgütlerini beslemesi4
- peş peşe iki aracın çarptığı 4 yaşındaki çocuk2
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi5
- beşiktaş gain fenerbahçe beko maçı3
- akademisyen egosu2
- otobüs2
- teoman duralı2
- milli takımın 6 puanla grubu lider bitirmesi2
- ortamda herkesi birbirine dolduran kadın2
- mel mel bakan gibson abazanlığı2
- ketçapla güzel giden yiyecekler12
- ona bir şey söyle20
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak12
- anın görüntüsü18
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi11
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik12
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- sigarayı tersten yakmak9
- çocuğa yabancı isimler vermek9
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı9
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- 12 saat çalışmak7
- hep kendini suçlamak12
- insan sanatsal bir varlıktır7
- zamanda yolculuk5
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu7
- türkiye nin en güzel kızlarına sahip şehirleri6
- eşek sucuğu7
Bir kere dünyanın en pahalı şehridir. Narita'ya ayak basar basmaz şehir merkezine (shinjuku, harajuku, shibuya vs) gitmek için taksi tutarsanız, yandığınızın resmidir. Çünkü en az 300 $'ı gözden çıkarmanız lazımdır. Bunun yerine gümrük çıkışından sonra limouzin bus desklerine uğrayın. 30-35 $'a istediğiniz yöne otobüsler kalkmaktadır. Otobüsler klimalı ve son derece rahattır. Bu arada taksiler yalnız havaalanında pahalı değildir. Taksi açılış ücreti 720 yendir (yani 7 $). Kilometrede başı da 1 $ para atmaktadır. Gözünüzü taksimetreden alamaz, "Allah'ım daha gelmedik mi" diye dua edersiniz. Şehirde her yere metro ile ulaşım mümkündür. Mesafeye göre 180-360 yen arası bir fiyat verirsiniz. Ve bir önemli nokta daha; sakın metroya bindim diye biletinizi benim gibi çöpe atmayın. Çıkışta tekrar okutmak zorundasınız. Yoksa tek kelime ingilizce bilmeyen gişe görevlilerine yarım saat dil dökmek zorunda kalırsınız.
Şehir yukarıdaki entrylerde de değinildiği gibi muazzam kalabalıktır. Özellikle iş başlangıç ve mesai bitim saatlerinde sokaklar hele metrolar korkunç kalabalık olur ve bir görevli insanları sırtından iterek vagonlara sokmaya çalışır. Japon erkeklerinde fordçuluk çok moda olduğu için rush hourlarda (kalabalık saatlerde) erkek ve bayan vagonları bazı hatlarda ayrılmıştır.
Şehirde gezilecek yer çoktur. Ama benim gibi iş için 1 haftalığına (hatta 5 gün) gittiyseniz hiçbir yeri doğru dürüst göremezsiniz. Bu yüzden en az 1 hafta sadece gezmeye ayırmalısınız. Şehrin cazibe yeri shinjukudur. Burada punkçı Japon delikanlıları, çarpık bacaklarına rağmen süper mini giymiş Japon kızları görebilirsiniz. Çoğunlukla hepsi kumar makinelerinde oyun oynuyorlardır. Shinjuku aynı zamanda işyerlerinin olduğu bir mekan olduğundan fazlaca bir özelliği yoktur. Ginza ise elit dükkanların ve markaların bulunduğu caddedir. Burada Gucci,Versage ve pekçok ünlü markayı satan mağazalar vardır. Bir bayan ayakkabısının 470 $ olduğunu gördüğümde Ginza'nın bana göre olmadığını anladım. Eminim size göre de değildir.
Ropongi ise clup ve diskoların olduğu mekanlardır. Özellikle Vanilla ve Gaspanic tavsiye edilir. Japon kızları ayarlamak hiç de sorun değildir. Biraz kendine güven, biraz uzun boy ve çat pat ingilizce yetmektedir. Ama çoğu çarpık dişli ve çarpık bacaklıdır. Bir büyük rakı içmeden yapılması tavsiye edilmez.
Yemek konusunda sushi sevenler için hiçbir sorun yoktur. Ama sevmeyenler için her köşe başındaki McDonalds'lar tavsiye edilir. Ama hamburger etleri domuz karışımlıdır. O yüzden size fishburger tavsiye ederim.
Tokyo'ya gidip de illa gitmeniz gereken yerler ise Asakusa ve Akhihabara'dır. Asakusa eski bir tapınaktır ve kendinizi samuray filmindeki Japonların eline esir düşen Avrupalı gibi hissedersiniz. Asakusa'ya giden yolda hediyelik eşya satan dükkanlar vardır. Sakın "ulan bunlar Japon pazarlık yapmazlar" demeyin, süpermarkette bile pazarlık yaparak daha ucuza mal alabilirsiniz. Asakusa'da da muhakkak pazarlık edin. Bu arada işi abartıp olayın mistik yanını da bok etmeyin. Akhihabara ise elektronikçiler mahallesidir. istanbul Eminönünden, Beşiktaşa kadar bir yer düşünün ve komple elektronik eşya sayıldığını hayal edin, öyle bir şey. Sakın acele etmeyin. Devamlı fiyat sorun, yol üstündeki değil, ara sokaktaki dükkanlara uğrayın ve pazarlık yapın. Bir de sakın aklınızdan çıkarmayın, Japonya'da elektrikli aletler 110 v ile çalışır. Muhakkak adaptör alın.
Tokyolular genellikle sıcakkanlı insanlardır. O kadar ki yağmura yakalandığımda yaşlı bir çift şemsiyelerinden bir tanesini bana vermişti ve kendileri bir şemsiyenin altına sığmaya çalışmışlardı. Ama son derece çekingen ve korkaktırlar. Onlarla konuşurken sesinizi çok yükseltmeyin ve seri bir ingilizce ile konuşmayın. Tek tek harflari basarak konuşun, aksi takdirde ben ingilizce bilmiyorum, özür dilerim diyerek yanınızdan ayrılırlar.
Son olarak sakın ama sakın tanımadığınız bir Japon'a hele bir Japon çocuğa el şakası yapmayın. Çocuk istismarı kabul edilebilir ve başınız ağrır. Japonlar son derece asosyaldirler ve vücut temasını mümkün mertebe kullanmazlar.
19-25 Temmuz arasında tekrar orada olacağım için de yeni bilgiler için ikikererafineyi izlemeye devam edin.
Şehir yukarıdaki entrylerde de değinildiği gibi muazzam kalabalıktır. Özellikle iş başlangıç ve mesai bitim saatlerinde sokaklar hele metrolar korkunç kalabalık olur ve bir görevli insanları sırtından iterek vagonlara sokmaya çalışır. Japon erkeklerinde fordçuluk çok moda olduğu için rush hourlarda (kalabalık saatlerde) erkek ve bayan vagonları bazı hatlarda ayrılmıştır.
Şehirde gezilecek yer çoktur. Ama benim gibi iş için 1 haftalığına (hatta 5 gün) gittiyseniz hiçbir yeri doğru dürüst göremezsiniz. Bu yüzden en az 1 hafta sadece gezmeye ayırmalısınız. Şehrin cazibe yeri shinjukudur. Burada punkçı Japon delikanlıları, çarpık bacaklarına rağmen süper mini giymiş Japon kızları görebilirsiniz. Çoğunlukla hepsi kumar makinelerinde oyun oynuyorlardır. Shinjuku aynı zamanda işyerlerinin olduğu bir mekan olduğundan fazlaca bir özelliği yoktur. Ginza ise elit dükkanların ve markaların bulunduğu caddedir. Burada Gucci,Versage ve pekçok ünlü markayı satan mağazalar vardır. Bir bayan ayakkabısının 470 $ olduğunu gördüğümde Ginza'nın bana göre olmadığını anladım. Eminim size göre de değildir.
Ropongi ise clup ve diskoların olduğu mekanlardır. Özellikle Vanilla ve Gaspanic tavsiye edilir. Japon kızları ayarlamak hiç de sorun değildir. Biraz kendine güven, biraz uzun boy ve çat pat ingilizce yetmektedir. Ama çoğu çarpık dişli ve çarpık bacaklıdır. Bir büyük rakı içmeden yapılması tavsiye edilmez.
Yemek konusunda sushi sevenler için hiçbir sorun yoktur. Ama sevmeyenler için her köşe başındaki McDonalds'lar tavsiye edilir. Ama hamburger etleri domuz karışımlıdır. O yüzden size fishburger tavsiye ederim.
Tokyo'ya gidip de illa gitmeniz gereken yerler ise Asakusa ve Akhihabara'dır. Asakusa eski bir tapınaktır ve kendinizi samuray filmindeki Japonların eline esir düşen Avrupalı gibi hissedersiniz. Asakusa'ya giden yolda hediyelik eşya satan dükkanlar vardır. Sakın "ulan bunlar Japon pazarlık yapmazlar" demeyin, süpermarkette bile pazarlık yaparak daha ucuza mal alabilirsiniz. Asakusa'da da muhakkak pazarlık edin. Bu arada işi abartıp olayın mistik yanını da bok etmeyin. Akhihabara ise elektronikçiler mahallesidir. istanbul Eminönünden, Beşiktaşa kadar bir yer düşünün ve komple elektronik eşya sayıldığını hayal edin, öyle bir şey. Sakın acele etmeyin. Devamlı fiyat sorun, yol üstündeki değil, ara sokaktaki dükkanlara uğrayın ve pazarlık yapın. Bir de sakın aklınızdan çıkarmayın, Japonya'da elektrikli aletler 110 v ile çalışır. Muhakkak adaptör alın.
Tokyolular genellikle sıcakkanlı insanlardır. O kadar ki yağmura yakalandığımda yaşlı bir çift şemsiyelerinden bir tanesini bana vermişti ve kendileri bir şemsiyenin altına sığmaya çalışmışlardı. Ama son derece çekingen ve korkaktırlar. Onlarla konuşurken sesinizi çok yükseltmeyin ve seri bir ingilizce ile konuşmayın. Tek tek harflari basarak konuşun, aksi takdirde ben ingilizce bilmiyorum, özür dilerim diyerek yanınızdan ayrılırlar.
Son olarak sakın ama sakın tanımadığınız bir Japon'a hele bir Japon çocuğa el şakası yapmayın. Çocuk istismarı kabul edilebilir ve başınız ağrır. Japonlar son derece asosyaldirler ve vücut temasını mümkün mertebe kullanmazlar.
19-25 Temmuz arasında tekrar orada olacağım için de yeni bilgiler için ikikererafineyi izlemeye devam edin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar