bugün
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum13
- 30 lu yaşlar6
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- şirinevler8
- üşenirken yapılan saçmalıklar5
- güne iyi başlatan şeyler3
- flört edinmek7
- biraderleri üst üste koymak7
- aşık yorguni10
- normal sözlükten uluya gelmek4
- enayimiknatisii10
- metrobüste yer bulmak4
- egay sucukcu4
- kızartma yağından sabun yapmak8
- sevgili yazarlar biz burada ne yapıyoruz amk3
- eşek sucuğu14
- bok emojili isme özel çorap2
- 54 ilde tetikçi övücü paylaşımlara operasyon3
- tartıştığı sürücüye iftira atan kadın3
- kimseyi memnun edememek13
- sözlükte altın günü yapmak3
- üstteki yazar ne yapıyor2
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- insanın bu hayattaki amacı17
- ayakların geriye gitmesi4
- yabani olmakla cool olmayı karıştıran tip4
- devlet bahçeli7
- saxo bank'tan altın yükseliş yorumu5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın8
- allah3
- maldivler3
- kargo beklemek3
- var bunda bir karın ağrısı3
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi10
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
- fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması5
- hatay arap şehridir5
- ilk buluşmada öpen kız4
- gül kokusu3
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- dost katılım bankası2
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi7
- işi gücü borsa siyaset olan insan2
- akademisyen egosu6
- aint your mama3
- ingiltere hırvatistan maçı saat 23 te trt 1 de2
- 17 haziran 2026 avusturya ürdün maçı3
- intihar etmek7
Bir kere dünyanın en pahalı şehridir. Narita'ya ayak basar basmaz şehir merkezine (shinjuku, harajuku, shibuya vs) gitmek için taksi tutarsanız, yandığınızın resmidir. Çünkü en az 300 $'ı gözden çıkarmanız lazımdır. Bunun yerine gümrük çıkışından sonra limouzin bus desklerine uğrayın. 30-35 $'a istediğiniz yöne otobüsler kalkmaktadır. Otobüsler klimalı ve son derece rahattır. Bu arada taksiler yalnız havaalanında pahalı değildir. Taksi açılış ücreti 720 yendir (yani 7 $). Kilometrede başı da 1 $ para atmaktadır. Gözünüzü taksimetreden alamaz, "Allah'ım daha gelmedik mi" diye dua edersiniz. Şehirde her yere metro ile ulaşım mümkündür. Mesafeye göre 180-360 yen arası bir fiyat verirsiniz. Ve bir önemli nokta daha; sakın metroya bindim diye biletinizi benim gibi çöpe atmayın. Çıkışta tekrar okutmak zorundasınız. Yoksa tek kelime ingilizce bilmeyen gişe görevlilerine yarım saat dil dökmek zorunda kalırsınız.
Şehir yukarıdaki entrylerde de değinildiği gibi muazzam kalabalıktır. Özellikle iş başlangıç ve mesai bitim saatlerinde sokaklar hele metrolar korkunç kalabalık olur ve bir görevli insanları sırtından iterek vagonlara sokmaya çalışır. Japon erkeklerinde fordçuluk çok moda olduğu için rush hourlarda (kalabalık saatlerde) erkek ve bayan vagonları bazı hatlarda ayrılmıştır.
Şehirde gezilecek yer çoktur. Ama benim gibi iş için 1 haftalığına (hatta 5 gün) gittiyseniz hiçbir yeri doğru dürüst göremezsiniz. Bu yüzden en az 1 hafta sadece gezmeye ayırmalısınız. Şehrin cazibe yeri shinjukudur. Burada punkçı Japon delikanlıları, çarpık bacaklarına rağmen süper mini giymiş Japon kızları görebilirsiniz. Çoğunlukla hepsi kumar makinelerinde oyun oynuyorlardır. Shinjuku aynı zamanda işyerlerinin olduğu bir mekan olduğundan fazlaca bir özelliği yoktur. Ginza ise elit dükkanların ve markaların bulunduğu caddedir. Burada Gucci,Versage ve pekçok ünlü markayı satan mağazalar vardır. Bir bayan ayakkabısının 470 $ olduğunu gördüğümde Ginza'nın bana göre olmadığını anladım. Eminim size göre de değildir.
Ropongi ise clup ve diskoların olduğu mekanlardır. Özellikle Vanilla ve Gaspanic tavsiye edilir. Japon kızları ayarlamak hiç de sorun değildir. Biraz kendine güven, biraz uzun boy ve çat pat ingilizce yetmektedir. Ama çoğu çarpık dişli ve çarpık bacaklıdır. Bir büyük rakı içmeden yapılması tavsiye edilmez.
Yemek konusunda sushi sevenler için hiçbir sorun yoktur. Ama sevmeyenler için her köşe başındaki McDonalds'lar tavsiye edilir. Ama hamburger etleri domuz karışımlıdır. O yüzden size fishburger tavsiye ederim.
Tokyo'ya gidip de illa gitmeniz gereken yerler ise Asakusa ve Akhihabara'dır. Asakusa eski bir tapınaktır ve kendinizi samuray filmindeki Japonların eline esir düşen Avrupalı gibi hissedersiniz. Asakusa'ya giden yolda hediyelik eşya satan dükkanlar vardır. Sakın "ulan bunlar Japon pazarlık yapmazlar" demeyin, süpermarkette bile pazarlık yaparak daha ucuza mal alabilirsiniz. Asakusa'da da muhakkak pazarlık edin. Bu arada işi abartıp olayın mistik yanını da bok etmeyin. Akhihabara ise elektronikçiler mahallesidir. istanbul Eminönünden, Beşiktaşa kadar bir yer düşünün ve komple elektronik eşya sayıldığını hayal edin, öyle bir şey. Sakın acele etmeyin. Devamlı fiyat sorun, yol üstündeki değil, ara sokaktaki dükkanlara uğrayın ve pazarlık yapın. Bir de sakın aklınızdan çıkarmayın, Japonya'da elektrikli aletler 110 v ile çalışır. Muhakkak adaptör alın.
Tokyolular genellikle sıcakkanlı insanlardır. O kadar ki yağmura yakalandığımda yaşlı bir çift şemsiyelerinden bir tanesini bana vermişti ve kendileri bir şemsiyenin altına sığmaya çalışmışlardı. Ama son derece çekingen ve korkaktırlar. Onlarla konuşurken sesinizi çok yükseltmeyin ve seri bir ingilizce ile konuşmayın. Tek tek harflari basarak konuşun, aksi takdirde ben ingilizce bilmiyorum, özür dilerim diyerek yanınızdan ayrılırlar.
Son olarak sakın ama sakın tanımadığınız bir Japon'a hele bir Japon çocuğa el şakası yapmayın. Çocuk istismarı kabul edilebilir ve başınız ağrır. Japonlar son derece asosyaldirler ve vücut temasını mümkün mertebe kullanmazlar.
19-25 Temmuz arasında tekrar orada olacağım için de yeni bilgiler için ikikererafineyi izlemeye devam edin.
Şehir yukarıdaki entrylerde de değinildiği gibi muazzam kalabalıktır. Özellikle iş başlangıç ve mesai bitim saatlerinde sokaklar hele metrolar korkunç kalabalık olur ve bir görevli insanları sırtından iterek vagonlara sokmaya çalışır. Japon erkeklerinde fordçuluk çok moda olduğu için rush hourlarda (kalabalık saatlerde) erkek ve bayan vagonları bazı hatlarda ayrılmıştır.
Şehirde gezilecek yer çoktur. Ama benim gibi iş için 1 haftalığına (hatta 5 gün) gittiyseniz hiçbir yeri doğru dürüst göremezsiniz. Bu yüzden en az 1 hafta sadece gezmeye ayırmalısınız. Şehrin cazibe yeri shinjukudur. Burada punkçı Japon delikanlıları, çarpık bacaklarına rağmen süper mini giymiş Japon kızları görebilirsiniz. Çoğunlukla hepsi kumar makinelerinde oyun oynuyorlardır. Shinjuku aynı zamanda işyerlerinin olduğu bir mekan olduğundan fazlaca bir özelliği yoktur. Ginza ise elit dükkanların ve markaların bulunduğu caddedir. Burada Gucci,Versage ve pekçok ünlü markayı satan mağazalar vardır. Bir bayan ayakkabısının 470 $ olduğunu gördüğümde Ginza'nın bana göre olmadığını anladım. Eminim size göre de değildir.
Ropongi ise clup ve diskoların olduğu mekanlardır. Özellikle Vanilla ve Gaspanic tavsiye edilir. Japon kızları ayarlamak hiç de sorun değildir. Biraz kendine güven, biraz uzun boy ve çat pat ingilizce yetmektedir. Ama çoğu çarpık dişli ve çarpık bacaklıdır. Bir büyük rakı içmeden yapılması tavsiye edilmez.
Yemek konusunda sushi sevenler için hiçbir sorun yoktur. Ama sevmeyenler için her köşe başındaki McDonalds'lar tavsiye edilir. Ama hamburger etleri domuz karışımlıdır. O yüzden size fishburger tavsiye ederim.
Tokyo'ya gidip de illa gitmeniz gereken yerler ise Asakusa ve Akhihabara'dır. Asakusa eski bir tapınaktır ve kendinizi samuray filmindeki Japonların eline esir düşen Avrupalı gibi hissedersiniz. Asakusa'ya giden yolda hediyelik eşya satan dükkanlar vardır. Sakın "ulan bunlar Japon pazarlık yapmazlar" demeyin, süpermarkette bile pazarlık yaparak daha ucuza mal alabilirsiniz. Asakusa'da da muhakkak pazarlık edin. Bu arada işi abartıp olayın mistik yanını da bok etmeyin. Akhihabara ise elektronikçiler mahallesidir. istanbul Eminönünden, Beşiktaşa kadar bir yer düşünün ve komple elektronik eşya sayıldığını hayal edin, öyle bir şey. Sakın acele etmeyin. Devamlı fiyat sorun, yol üstündeki değil, ara sokaktaki dükkanlara uğrayın ve pazarlık yapın. Bir de sakın aklınızdan çıkarmayın, Japonya'da elektrikli aletler 110 v ile çalışır. Muhakkak adaptör alın.
Tokyolular genellikle sıcakkanlı insanlardır. O kadar ki yağmura yakalandığımda yaşlı bir çift şemsiyelerinden bir tanesini bana vermişti ve kendileri bir şemsiyenin altına sığmaya çalışmışlardı. Ama son derece çekingen ve korkaktırlar. Onlarla konuşurken sesinizi çok yükseltmeyin ve seri bir ingilizce ile konuşmayın. Tek tek harflari basarak konuşun, aksi takdirde ben ingilizce bilmiyorum, özür dilerim diyerek yanınızdan ayrılırlar.
Son olarak sakın ama sakın tanımadığınız bir Japon'a hele bir Japon çocuğa el şakası yapmayın. Çocuk istismarı kabul edilebilir ve başınız ağrır. Japonlar son derece asosyaldirler ve vücut temasını mümkün mertebe kullanmazlar.
19-25 Temmuz arasında tekrar orada olacağım için de yeni bilgiler için ikikererafineyi izlemeye devam edin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar