bugün
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- sözlüğün çok durgun olması3
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek7
- yeni partinin çerçeve yasa kararı13
- ekonomi16
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk2
- türkiye11
- ekşi sözlük referans17
- ulu parti5
- corona adasında bira tadımı yapacak uzman ilanı4
- baliye balayına gitme ezikliği4
- ingiliz ajanları5
- mekke anlaşması20
- sıcak hava vs soğuk hava3
- koko14
- 2000 doğumlu kızlar5
- terörsüz türkiye den rahat olan kesim2
- yeni parti7
- burak kut4
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- bok kokan bali'ye balayına giden münasip çiftler2
- evlenmeme nedenleri3
- recep tayyip erdoğan6
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- dindar nesil2
- çocuğuna kendi ismini veren ebeveyn4
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- kürt sorunu4
- baliye giden türkiye ezikleri2
- kod yazarken müzik dinlemek6
- en gey özelliğiniz10
- din ve ahlak5
- torpil peşinde koşan tip5
- 10 ağustos 20263
- salaksın3
- yanlışlıkla gey olmak9
- iyilikler kötülükleri giderir2
- ferrari ye tüp taktırmak isteyen insan2
- the last house2
- trabzonspor8
- halk başkanlık sistemini istiyor9
- günlük tutan erkek19
- zorunlu eğitim9
- fenerbahçe7
- zall'ın çok meşgul biri olması6
- online 40 yazar ne yapıyor5
hz. isa' nın doğumu hakkında kur'an-ı kerim'den ayetlerin mealleri
[3 / 44-47]
44. (Ey Muhammed!) Bunlar (Hanne, Zekeriya, Yahya, Meryem kıssaları) sana vahyettiğimiz gaybın (görmediğin devrin) haberlerindendir. Meryem'e, (küçükken) onlardan hangisi kefil ol(up himayesine al)acak diye kalemlerini (veya kur'a oklarını) atarlarken sen onların yanlarında değildin. Bu hususta çekiştikleri zaman da sen onların yanlarında değildin.
45. O vakit melekler demişti ki: "Ey Meryem! Allah, kendisinden (gelen) bir kelime ile (şimdiden) sana müjde veriyor ki, adı Meryemoğlu isa Mesih'tir; dünyada ve âhirette itibarlı ve (Allah'a) yakın olanlardandır."
(Mesih Hz. isa'nın bir lakabıdır. ibranice bir kelime olup aslı "Meşih"tir. "Mübarek" anlamına gelmektedir.)
46. (Melekler, devam ederek dedi ki:) "O, hem beşikte iken hem yetişkinliğinde (peygamber olarak) insanlara hitap edip konuşacak. Üstelik de (o), iyilerdendir."
47. (Meryem) dedi ki: "Yâ Rabbi! Bana bir beşer eli değmemiş (ilişmemiş) iken nasıl bir çocuğum olur?" (Allah şöyle) buyurdu: "Öyle de olsa Allah, dilediğini yaratır. O, bir işin olmasını dilediği zaman ancak, 'ol' der, o da oluverir." [bk. 19/16-23]
[19/16-25]
16. (Resûlüm! Bu) Kitab'da Meryem'den de (onlara) söz et. Hani o, ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekilmişti.(1)
17. Sonra onlarla kendi arasına bir perde edin(ip çek)mişti. Biz ona ruhumuzu (Cebrail'i) göndermiştik de o, kendisine tam (ve düzgün) bir insan olarak görünmüştü.
18. (Meryem) dedi ki: "Doğrusu ben senden, esirgeyen (Allah')a sığınırım. Eğer (günahtan) sakınan (bir) kimse isen (git yanımdan)."
19. (Cebrail de:) "Ben ancak Rabbinin sana tertemiz bir oğlan bağışlamak için gönderdiği elçisiyim." dedi.
20. "Bana bir insan dokunmadığı ve ben de kötü/iffetsiz bir kadın olmadığım halde benim nasıl bir oğlum olur?" dedi. [krş. 3/47]
21. (Cebrail:) "Bu böyledir." dedi. "(Fakat) Rabbin: 2O bana göre kolaydır; onu insanlara (kudretimize) bir işaret ve tarafımızdan bir rahmet kılacağız' dedi. Zaten (o ezelde) takdir edilmiş bir iştir."
22. Nihayet (Meryem, Allah'ın izniyle) ona (isa'ya) gebe kaldı ve bu (hali) ile uzak bir yere çekildi. [krş. 3/59-60]
23. Doğum sancısı onu (budanmış kuru bir) hurma ağacına (dayanmaya) zorladı. "Keşke bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim!" dedi.
24. Derken, alt tarafından (bir ses) ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin alt (yan)ında küçük bir nehir meydana getirdi." (bk. 23/50)
25. "Hurma ağacının (kuru) dalını kendine doğru silkele, (kudretimize delil olarak) üzerine taze, olgun hurma dökülsün."
DiPNOTLAR:
1-Beyt-i Makdis'in veya evinin doğusuna.
[19/26-34]
26. "Artık ye, iç, (oğlun dolayısıyla) gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen: 2Ben, Rahmân için (susma) oruc(u) adadım, bugün hiçbir insanla asla konuşmayacağım' de."
27. (Meryem) onu (kucağında) taşıyarak akrabalarına getirdi. (Onlar:) "Ey Meryem! Sen ne tuhaf bir şey yaptın!" dediler.
28. "Ey Harun'un (nesli ve doğrulukta onun)(1) kız kardeşi! Baban (imran) kötü iş yapan bir kimse değildi, annen de fâhişe değildi." (dediler).
29. O da (kendileriyle konuşması için) çocuğa işaret etti. (Onlar:) "Biz beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz?" dediler. [bk. 23/50]
30. (Çocuk) dedi ki: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. O, bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı."
31. "Nerede olursam olayım beni, mübarek (feyizli ve insanlara faydalı) kıldı. Hayatta olduğum müddetçe bana namazı ve zekâtı emretti."
32. "Beni anneme itaatli (ve iyilik edici) kıldı. Beni bedbaht/azgın bir zorba yapmadı."
33. "Doğduğum gün de, öleceğim gün de, diri olarak kaldırılacağım gün de, selâm (esenlik, Allah'dan) benim üzerimedir." [krş. 19/15]
34. işte çekiş(ip ayrılığa düş)tükleri Meryemoğlu isa hakkında (Allah'ın) gerçek olan söz(ü) budur.
35. Allah'ın çocuk edinmesi (asla) olmamıştır. O'nun şânı yücedir (ve böyle yakıştırmalardan uzaktır). O, bir işe hükmettiği zaman, sadece ona "ol" der, o da (hemen) oluverir.
DiPNOTLAR:
1-Sâbûnî (Safve), II, 215.
[3 / 44-47]
44. (Ey Muhammed!) Bunlar (Hanne, Zekeriya, Yahya, Meryem kıssaları) sana vahyettiğimiz gaybın (görmediğin devrin) haberlerindendir. Meryem'e, (küçükken) onlardan hangisi kefil ol(up himayesine al)acak diye kalemlerini (veya kur'a oklarını) atarlarken sen onların yanlarında değildin. Bu hususta çekiştikleri zaman da sen onların yanlarında değildin.
45. O vakit melekler demişti ki: "Ey Meryem! Allah, kendisinden (gelen) bir kelime ile (şimdiden) sana müjde veriyor ki, adı Meryemoğlu isa Mesih'tir; dünyada ve âhirette itibarlı ve (Allah'a) yakın olanlardandır."
(Mesih Hz. isa'nın bir lakabıdır. ibranice bir kelime olup aslı "Meşih"tir. "Mübarek" anlamına gelmektedir.)
46. (Melekler, devam ederek dedi ki:) "O, hem beşikte iken hem yetişkinliğinde (peygamber olarak) insanlara hitap edip konuşacak. Üstelik de (o), iyilerdendir."
47. (Meryem) dedi ki: "Yâ Rabbi! Bana bir beşer eli değmemiş (ilişmemiş) iken nasıl bir çocuğum olur?" (Allah şöyle) buyurdu: "Öyle de olsa Allah, dilediğini yaratır. O, bir işin olmasını dilediği zaman ancak, 'ol' der, o da oluverir." [bk. 19/16-23]
[19/16-25]
16. (Resûlüm! Bu) Kitab'da Meryem'den de (onlara) söz et. Hani o, ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekilmişti.(1)
17. Sonra onlarla kendi arasına bir perde edin(ip çek)mişti. Biz ona ruhumuzu (Cebrail'i) göndermiştik de o, kendisine tam (ve düzgün) bir insan olarak görünmüştü.
18. (Meryem) dedi ki: "Doğrusu ben senden, esirgeyen (Allah')a sığınırım. Eğer (günahtan) sakınan (bir) kimse isen (git yanımdan)."
19. (Cebrail de:) "Ben ancak Rabbinin sana tertemiz bir oğlan bağışlamak için gönderdiği elçisiyim." dedi.
20. "Bana bir insan dokunmadığı ve ben de kötü/iffetsiz bir kadın olmadığım halde benim nasıl bir oğlum olur?" dedi. [krş. 3/47]
21. (Cebrail:) "Bu böyledir." dedi. "(Fakat) Rabbin: 2O bana göre kolaydır; onu insanlara (kudretimize) bir işaret ve tarafımızdan bir rahmet kılacağız' dedi. Zaten (o ezelde) takdir edilmiş bir iştir."
22. Nihayet (Meryem, Allah'ın izniyle) ona (isa'ya) gebe kaldı ve bu (hali) ile uzak bir yere çekildi. [krş. 3/59-60]
23. Doğum sancısı onu (budanmış kuru bir) hurma ağacına (dayanmaya) zorladı. "Keşke bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim!" dedi.
24. Derken, alt tarafından (bir ses) ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin alt (yan)ında küçük bir nehir meydana getirdi." (bk. 23/50)
25. "Hurma ağacının (kuru) dalını kendine doğru silkele, (kudretimize delil olarak) üzerine taze, olgun hurma dökülsün."
DiPNOTLAR:
1-Beyt-i Makdis'in veya evinin doğusuna.
[19/26-34]
26. "Artık ye, iç, (oğlun dolayısıyla) gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen: 2Ben, Rahmân için (susma) oruc(u) adadım, bugün hiçbir insanla asla konuşmayacağım' de."
27. (Meryem) onu (kucağında) taşıyarak akrabalarına getirdi. (Onlar:) "Ey Meryem! Sen ne tuhaf bir şey yaptın!" dediler.
28. "Ey Harun'un (nesli ve doğrulukta onun)(1) kız kardeşi! Baban (imran) kötü iş yapan bir kimse değildi, annen de fâhişe değildi." (dediler).
29. O da (kendileriyle konuşması için) çocuğa işaret etti. (Onlar:) "Biz beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz?" dediler. [bk. 23/50]
30. (Çocuk) dedi ki: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. O, bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı."
31. "Nerede olursam olayım beni, mübarek (feyizli ve insanlara faydalı) kıldı. Hayatta olduğum müddetçe bana namazı ve zekâtı emretti."
32. "Beni anneme itaatli (ve iyilik edici) kıldı. Beni bedbaht/azgın bir zorba yapmadı."
33. "Doğduğum gün de, öleceğim gün de, diri olarak kaldırılacağım gün de, selâm (esenlik, Allah'dan) benim üzerimedir." [krş. 19/15]
34. işte çekiş(ip ayrılığa düş)tükleri Meryemoğlu isa hakkında (Allah'ın) gerçek olan söz(ü) budur.
35. Allah'ın çocuk edinmesi (asla) olmamıştır. O'nun şânı yücedir (ve böyle yakıştırmalardan uzaktır). O, bir işe hükmettiği zaman, sadece ona "ol" der, o da (hemen) oluverir.
DiPNOTLAR:
1-Sâbûnî (Safve), II, 215.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar