bugün
- japonya17
- yeni yazarlara öneriler4
- kırgızistan8
- gürcistan25
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- geceye bir şarkı bırak17
- çin8
- latin atasözleri6
- sözlük sağ baştan saysın2
- ctrlx22
- geceniz nasıl geçiyor7
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- ağlamamak için kendini tutmak11
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- antalya şu an 28 derece4
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- anın fotoğrafı3
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- hewal ebo18
- isveç3
- on ikinci neslin ezik olması2
- kuran da namaz yok21
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- lahmacunu elle yiyen kız14
- ispanya3
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- ilgi isteyen kız16
- almanya10
- içim yanıyor be sözlük7
- kazakistan2
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- yalnız yaşamak5
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- ona bir şey söyle11
- danimarka7
- sabahattin zaim üniversitesi2
- özlenilen şeyler2
- e'e f e6
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- uluslararası ilişkiler2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- norveç3
- italya2
- finlandiya3
herkes hazza koşar, çook azı onun başında beklemeyi bilir.
hazzın başında beklemeyi öğrendim.
önümde bir mücevher kutusunun kapağı açıldığında, gördüklerimi kapıp kaçmaya çalışmıyordum, duruyor, o rengarenk ışıltıyı seyrediyor, parlak taşlara teker teker dokunuyor, onların değerini tartıyor, okşuyor sonra kutunun kapağını kapatıyordum.
içindekinin ne olduğunu bilerek kapağı kapalı bir mücevher kutusunun başında durmanın yarattığı o sancılı zevki hissediyordum.
onunla aramda duran yasakları, günahları, cezaları görüyor, sadece taşların ışıltısını değğil, o yasaklara başkaldırmanın tadını da tadıyordum.
tuhaf, anlaşılması zor bir sihri vardı hazzın, kutunun kapağını kapatıp bekledikçe kutu büyüyor, içindeki değerli taşın miktarı artıyordu.
bazen kutuyu açıyor, içinden bir zümrüt, bir yakut, bir pırlanta alıyor, sonra kapağı kapatıp elimdeki o küçük parçaya bakarak kutunun içindeki hazineyi hayal ediyordum. hazzı çoğaltan büyüyü keşfetmiştim.
kendi arzusuyla dövüşen sabrın yarattığı o muhteşem hayal gücüydü dokunulmamış hazzı her an biraz daha büyütüp çoğaltan.
hazzın sahip olduğu parlaklıktan daha büyük bir parlaklığı, getirdiği zevkten daha büyük bir zevki, verdiği heyecandan daha büyük bir heyecanı hayal gücüm yaratabiliyor, hiçbir hazzın tek başına sahip olmayacağı bir zenginliği ona hayal gücüm katıyordu.
(bkz: içimizde bir yer)
hazzın başında beklemeyi öğrendim.
önümde bir mücevher kutusunun kapağı açıldığında, gördüklerimi kapıp kaçmaya çalışmıyordum, duruyor, o rengarenk ışıltıyı seyrediyor, parlak taşlara teker teker dokunuyor, onların değerini tartıyor, okşuyor sonra kutunun kapağını kapatıyordum.
içindekinin ne olduğunu bilerek kapağı kapalı bir mücevher kutusunun başında durmanın yarattığı o sancılı zevki hissediyordum.
onunla aramda duran yasakları, günahları, cezaları görüyor, sadece taşların ışıltısını değğil, o yasaklara başkaldırmanın tadını da tadıyordum.
tuhaf, anlaşılması zor bir sihri vardı hazzın, kutunun kapağını kapatıp bekledikçe kutu büyüyor, içindeki değerli taşın miktarı artıyordu.
bazen kutuyu açıyor, içinden bir zümrüt, bir yakut, bir pırlanta alıyor, sonra kapağı kapatıp elimdeki o küçük parçaya bakarak kutunun içindeki hazineyi hayal ediyordum. hazzı çoğaltan büyüyü keşfetmiştim.
kendi arzusuyla dövüşen sabrın yarattığı o muhteşem hayal gücüydü dokunulmamış hazzı her an biraz daha büyütüp çoğaltan.
hazzın sahip olduğu parlaklıktan daha büyük bir parlaklığı, getirdiği zevkten daha büyük bir zevki, verdiği heyecandan daha büyük bir heyecanı hayal gücüm yaratabiliyor, hiçbir hazzın tek başına sahip olmayacağı bir zenginliği ona hayal gücüm katıyordu.
(bkz: içimizde bir yer)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar