bugün
- sözlüğün en güzel kadını21
- dünya39
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- insan olmaya ceyrek kala2
- kahrolsun sütyenler memelere özgürlük2
- amerika birleşik devletleri29
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta7
- gece araba sürerken yan cama yapışan kanlı eller3
- sabahları sevilen şeyler6
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- ali tarakcı hakkında soruşturma başlatılması3
- süper kahraman filmleri deccaliyeti aşılıyor3
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi2
- flört uygulamasında kod incelemesi yapmak2
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- pis hissettiren şeyler4
- pornonun ne olduğunu unutmak3
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- en güzel oyuncular2
- yazılımcıların flört edememesi9
- geceleri aniden gelen acıkma hissi2
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- israil10
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- norveç9
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- mustafa kemal atatürk10
- en medeni ortadoğulular6
- anadolu efes biracılık3
- evanjelist9
- taş gibi kalçası olan kadın8
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- türk rock grupları8
- hewal ebo12
- simko314
- telegram5
- fransa6
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- isveç5
- ismail yüksek4
- cuma akşam evde kalan yazarlar5
- öğrencilerin bu ne işimize yarayacak sorusu3
- sözlükte ki türk düşmanları10
- sözlükte yeni yeni bıdıkların ortaya çıkması4
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- avrupa5
- dikili bir ağacının olmaması6
zaman gazetesi yazarlarından senai demirci'nin muhteşem yazısı; kıyam, rüku, secde..vs gibi namaz bölümlerinin lisan-ı hal ile ne anlama geldiğini ifade etmiş üstad.. buyrun:
Kıyamınla kıyametini başlatıyorsun. Kalk ayağa. Kıbleye yönel. Tekbir getir. Allahuekber.. Ayağına takılan, yolunu kesen, emellerini yok eden, hayallerini engelleyen ne varsa, hepsinden daha büyüktür O. Ayağına takılanı kaldıracak inceliği, emellerini gerçekleştirecek şefkati, seni hayallerine eriştirecek gücü Onun büyüklüğünde bulacaksın. Bunu bilerek, teslim ol Rabbine, kaygılarını ve korkularını rahmetinin kucağına bırak usulca. Kaldır ellerini ve bir gün nasılsa huzurunda hareketsiz kalacak bu bedeni, bütün hücreleriyle Ona teslim et. Ayağa kalk ve buradayım ey Rabbim de. Evinden kaçan kulun, yuvadan uçan kölen yine Sana geldi. Buradayım! Geldim! Huzurundayım!
* * *
Elini bağlamakla kötülükten çekiliyorsun. Dünya telaşının nabızlarını ne kadar da kuvvetli alıyorsun. Öyle bir rüya ki dünya, içinde uykunu da uyanıklığını da kaybetmişsin, uyanmaktan korkuyorsun. Rüyasında gördüğü rüyayı anlatan adam gibi, kendini uyanık sandığın yerde uykunun en derin yerindesin. Kendini burada kalmaya razı etmişsin, şimdiye razı olmuşsun. Ötesine gönlün de gözün de kapalı. işte şimdi, dünya telaşını ellerinle geriye atıp tekbir getiriyorsun. Büyük bildiklerinden de büyük olanın huzurunda kaygılarını küçültüyorsun, telaşlarını durultuyorsun, korkularını dağıtıyorsun. Sağ elini sol elinin üzerine koyup şerden el çekip hayra uzanıyorsun, yokluktan yüz çevirip varlığın kalbine akıyorsun. Varlığın göğsünde cılız bir nefes kadar hafifliyor, sadeleşiyorsun. Subhaneke fısıltısında, sonsuz gürültüler ortasında, bitmez telaşlar arasında, meyvesiz koşturmalar sonrasında Seni işiten, en ince sızılarına, en gizli arzularına kulak veren Rabbinle tanışıyorsun.
* * *
Eğilmekle doğrultuyorsun kendini. Rükûlarında koca bir dünyanın yükünü atıyorsun omuzlarından. Azîm olan Rabbinin huzurunda eğilip başkalarına izzetini ilan ediyorsun. Subhane Rabbiyel-Azîm. Bedenin eğiliyor; ruhun doğruluyor. Başın alçalıyor; kalbin duruluyor. Yüzün yere dönüyor; alnına rahmet dokunuyor. Yalnızlaşıyorsun rükûda; telaşlarda unuttuğun, dünya çölünde kaybettiğin kendini yeniden buluyorsun. Tutup dizlerinden kendini kendine doğru çekiyorsun. Kendine gelmek için kendinden geçiyorsun.
Oturmakla hayatın kalbinde yer tutuyorsun. Tahiyyata otur şimdi ve gözlerini ellerine kilitle. Diri olan her şeyin selâmını söylerken dirileri diriltene, ölüleri diriltene dön, ellerini eline vereni bil. Ellerinin ne kadar da küçük kaldığını hatırla hırsların karşısında. Elinde kalanların seni avutamayacağını anla. Sahiplendiklerinin hepsi avuçlarının içinde ama avucun boş olacak bir gün. Biriktirdiklerinin hepsi şimdi yanında ama avucun boşalacak bir günün akşamında.
* * *
Secde ederek başını göğe ağdırıyorsun. Yüzünü toprağa sür şimdi. Evine dön. Sılana koş. Subhane Rabbiyel-Ala. Başını yere koyarak sıfırla kendini. Rabbine de ki: Sen varsın. Sen alâsın. Eksiklikten uzaksın, noksanlıktan muallâsın, kusurdan mukaddessin. Kusur bende. Benden yana eksiklik. Bende saklı acizlik. Bende bekler fakirlik. Yalnız Sana muhtaç olma zenginliğimdir secdem. Yalnız Sana kul olma şerefimdir secdem. Secdeler ruhunun saltanatıdır. Varlığını huzurunda hiçlediğin andır secden. Rabbinin şahdamarı yakınlığından kalbine yakınlıklar emdiğin yerdir secde. Ruhunun muştular bulduğu demdir. Miracının kab-ı kavseynidir secde. Seni beni aradan çıkardığın yerdir secde. De ki: Dediğini yapıyorum, secde edip yaklaşıyorum. Sana yaklaşıyorum. Tüm uzaklıkları uzaklara bırakıyorum. Tüm aldanışları tuzaklarda bırakıyorum.
* * *
De ki: Yüzümde secdelerimin izini bırak ey Rabbim. Alnıma rahmetinin nefhasını bırak ey Rabbim. Kalbime En Sevgilinin aşkını bırak ey Rabbim. Secdemden dirilt beni. Secdemde öldür beni. Secdemde durult beni. Secdemde doğrult beni.
* * *
Tenini kalbine bitiştiriyor her namaz. Ve sabah gelince yeniden, tenine dokunur ötelerin hülyası. Göğsüne değer bin isâ nefhâsı. Yûsuf kokulu gömlekler sarılır tenine. Mûsa gibi ellerini göğsünden çıkarırsın. Uzakta bir ateş görmüşsün gibi kıvılcımlanır gökler. Yeniden dirilir gibisin. Unuttuğunu da unuttuğunu hatırlarsın yastığının kuytusunda. Rüyâlardan dönersin. Yeniden yüklenirsin hicranları. Biriktirmeye başlarsın yeniden. Çoğaltmaya ayarlarsın kendini yine. Lâkin, hâlâ yırtıktır hayatın cepleri. Ayaklarının ucuna dökülüyor zamanın parçaları. Bir secdenin pınarında söndürüyorsun kalbinin yangınlarını.
http://turkuaz.zaman.com.tr/?bl=3&hn=5340
Kıyamınla kıyametini başlatıyorsun. Kalk ayağa. Kıbleye yönel. Tekbir getir. Allahuekber.. Ayağına takılan, yolunu kesen, emellerini yok eden, hayallerini engelleyen ne varsa, hepsinden daha büyüktür O. Ayağına takılanı kaldıracak inceliği, emellerini gerçekleştirecek şefkati, seni hayallerine eriştirecek gücü Onun büyüklüğünde bulacaksın. Bunu bilerek, teslim ol Rabbine, kaygılarını ve korkularını rahmetinin kucağına bırak usulca. Kaldır ellerini ve bir gün nasılsa huzurunda hareketsiz kalacak bu bedeni, bütün hücreleriyle Ona teslim et. Ayağa kalk ve buradayım ey Rabbim de. Evinden kaçan kulun, yuvadan uçan kölen yine Sana geldi. Buradayım! Geldim! Huzurundayım!
* * *
Elini bağlamakla kötülükten çekiliyorsun. Dünya telaşının nabızlarını ne kadar da kuvvetli alıyorsun. Öyle bir rüya ki dünya, içinde uykunu da uyanıklığını da kaybetmişsin, uyanmaktan korkuyorsun. Rüyasında gördüğü rüyayı anlatan adam gibi, kendini uyanık sandığın yerde uykunun en derin yerindesin. Kendini burada kalmaya razı etmişsin, şimdiye razı olmuşsun. Ötesine gönlün de gözün de kapalı. işte şimdi, dünya telaşını ellerinle geriye atıp tekbir getiriyorsun. Büyük bildiklerinden de büyük olanın huzurunda kaygılarını küçültüyorsun, telaşlarını durultuyorsun, korkularını dağıtıyorsun. Sağ elini sol elinin üzerine koyup şerden el çekip hayra uzanıyorsun, yokluktan yüz çevirip varlığın kalbine akıyorsun. Varlığın göğsünde cılız bir nefes kadar hafifliyor, sadeleşiyorsun. Subhaneke fısıltısında, sonsuz gürültüler ortasında, bitmez telaşlar arasında, meyvesiz koşturmalar sonrasında Seni işiten, en ince sızılarına, en gizli arzularına kulak veren Rabbinle tanışıyorsun.
* * *
Eğilmekle doğrultuyorsun kendini. Rükûlarında koca bir dünyanın yükünü atıyorsun omuzlarından. Azîm olan Rabbinin huzurunda eğilip başkalarına izzetini ilan ediyorsun. Subhane Rabbiyel-Azîm. Bedenin eğiliyor; ruhun doğruluyor. Başın alçalıyor; kalbin duruluyor. Yüzün yere dönüyor; alnına rahmet dokunuyor. Yalnızlaşıyorsun rükûda; telaşlarda unuttuğun, dünya çölünde kaybettiğin kendini yeniden buluyorsun. Tutup dizlerinden kendini kendine doğru çekiyorsun. Kendine gelmek için kendinden geçiyorsun.
Oturmakla hayatın kalbinde yer tutuyorsun. Tahiyyata otur şimdi ve gözlerini ellerine kilitle. Diri olan her şeyin selâmını söylerken dirileri diriltene, ölüleri diriltene dön, ellerini eline vereni bil. Ellerinin ne kadar da küçük kaldığını hatırla hırsların karşısında. Elinde kalanların seni avutamayacağını anla. Sahiplendiklerinin hepsi avuçlarının içinde ama avucun boş olacak bir gün. Biriktirdiklerinin hepsi şimdi yanında ama avucun boşalacak bir günün akşamında.
* * *
Secde ederek başını göğe ağdırıyorsun. Yüzünü toprağa sür şimdi. Evine dön. Sılana koş. Subhane Rabbiyel-Ala. Başını yere koyarak sıfırla kendini. Rabbine de ki: Sen varsın. Sen alâsın. Eksiklikten uzaksın, noksanlıktan muallâsın, kusurdan mukaddessin. Kusur bende. Benden yana eksiklik. Bende saklı acizlik. Bende bekler fakirlik. Yalnız Sana muhtaç olma zenginliğimdir secdem. Yalnız Sana kul olma şerefimdir secdem. Secdeler ruhunun saltanatıdır. Varlığını huzurunda hiçlediğin andır secden. Rabbinin şahdamarı yakınlığından kalbine yakınlıklar emdiğin yerdir secde. Ruhunun muştular bulduğu demdir. Miracının kab-ı kavseynidir secde. Seni beni aradan çıkardığın yerdir secde. De ki: Dediğini yapıyorum, secde edip yaklaşıyorum. Sana yaklaşıyorum. Tüm uzaklıkları uzaklara bırakıyorum. Tüm aldanışları tuzaklarda bırakıyorum.
* * *
De ki: Yüzümde secdelerimin izini bırak ey Rabbim. Alnıma rahmetinin nefhasını bırak ey Rabbim. Kalbime En Sevgilinin aşkını bırak ey Rabbim. Secdemden dirilt beni. Secdemde öldür beni. Secdemde durult beni. Secdemde doğrult beni.
* * *
Tenini kalbine bitiştiriyor her namaz. Ve sabah gelince yeniden, tenine dokunur ötelerin hülyası. Göğsüne değer bin isâ nefhâsı. Yûsuf kokulu gömlekler sarılır tenine. Mûsa gibi ellerini göğsünden çıkarırsın. Uzakta bir ateş görmüşsün gibi kıvılcımlanır gökler. Yeniden dirilir gibisin. Unuttuğunu da unuttuğunu hatırlarsın yastığının kuytusunda. Rüyâlardan dönersin. Yeniden yüklenirsin hicranları. Biriktirmeye başlarsın yeniden. Çoğaltmaya ayarlarsın kendini yine. Lâkin, hâlâ yırtıktır hayatın cepleri. Ayaklarının ucuna dökülüyor zamanın parçaları. Bir secdenin pınarında söndürüyorsun kalbinin yangınlarını.
http://turkuaz.zaman.com.tr/?bl=3&hn=5340
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar