bugün
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- yaşlandığının farkına varmak9
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- tarım3
- kartoncu birader vs erecto bey3
- ekşi sözlük referans17
- almanya12
- müzik dinlemek5
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- dağ evi olmayan erkek5
- asosyal ve çirkin olmak4
- sözlük yazarlarının kekleri5
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- namaz5
- hesaplama3
- kedi5
- sözlüğün çok durgun olması6
- mekke anlaşması20
- eva mendes2
- 11 ağustos 20262
- sigara içmeyen erkek4
- clean girl akımı4
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- sıcak hava vs soğuk hava6
- evlenmeme nedenleri5
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- yağmur2
- adavet2
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- ekonomi16
- şapka ve scream maskesi takıp dolaşmak2
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- merfulu11
- özgür özel7
- ulu parti5
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz2
- baliye balayına gitme ezikliği4
- ahududu5
- eline kız götü değmemiş sözlük erkekleri2
- iki arada bir derede kalmak2
- yaşlı izlenimi veren isimler3
2009 u da bir, 2019 u da bir, afedersiniz ama sikindirik bir sınav sistemi.
şöyle ki; öss serisinin üç sınavına girmiş ve ikinci üniversitesini okuyan bir birey olaraktan ben böyle boktan bir sistem görmedim. aslında sınav bir basamak, kazanılır, bir şekilde kazanılır. ancak önemli olan o sınavı ne için kazandığındır. eğer kazandıktan sonra, bölüm birinciliğine oynayacağım, kütüphaneden çıkmayacağım, yan dal, çift anadal vırt zırt vs. yapacağım diyorsan sorun yok ama karı-kız, alem, alkol, gece hayatı peşindeysen hiç uğraşma kardeşim. sınava mınava girmeyeceksin.
ilk fakültem, turizm ve otel işletmeciliği'ydi ki ayakkabımı koydum masanın üstüne, o aldı diplomayı. tabi gençliğin verdiği rehavetle ikinci saydığım maddelerin hepsini yaptım. elime bir şey geçti mi? hayır, sadece ayakkabımın bir diploması vardı. neyseki olgunlaşmanın verdiği cesaretle girdiğim öss de ingilizce işletme bölümünü kazandım. burda da pek başarılı bir öğrenci sayılmam, kopya, son gün ders çalışmalar vs derken takıntı yapmadan 4. sınıfa geçmiş bulunuyorum. ha bu arada 13.15 te, bu dönem aldığım on tane dersin son finali var, daha hiç bir şey okumadım, iyi bok yedim. bu da size güzel bir örnek olsun. neyse ki seneye okulum bitecek. iş tecrübelerim, eğitim hayatım vs. CV im öyle kabarak ki ben bir işletme yöneticisi olsam düşünmeden beni alırım işe ama işte durum öyle olmayacak biliyorum. bir yerlerden torpil bulmaya çalışacağım, belki o bile yetmeyecek ama çare yok. tabi üniversite bittikten sonra kpss, kpds, üds, toefl ve adını bilmediğim onlarca sınav beni beklemekte. şimdiki aklım olsa, çok ciddi ve samimi söylüyorum, hatta tekrar dünyaya gelsem java, php, asp ve bilimum programlama dillerini oturur öğrenirdim. üniversite müniversite hikaye. 27 yaşında ben okulu bitirene kadar 18 yaşında programlamaya başlayan genç belki de işe giriş için görüşme yaptığım patronum olacak. durum böyle işte.
ha artık bir kaç gün kaldı, girin bakalım sınava, stress yapmayın, benim gibi sayılal bir öğrenci olup sınav anında sorulara bile bakmadan bugün ea yapacağım demeyin, evet başıma geldi ve tüm aile bireyleri bir hafta konuşmadı benimle(bununla ilgili entarinin sonuna dialog yazmak istiyorum, hiç unutamam.), heyecanlanmayın, su, şeker vırt zırt almayın yanınıza, dayanın kardeşim 3 saat susuzluğa, yani demem o ki, sallamayın genç kardeşlerim bu sınavı. " ne kadar sallarsan salla, dona düşer son damla."
pringles öss sonrası eve gelir,
anne: oğlum nasıl geçti?
pringles: iyi anne fena değil, bilmiyorum yani.
anne: iyi bakalım, televizyon verir birazdan takip et.
pringles: olur.
telefon çalar.
abla: nasıldı sınav canım?
pringles: iyi abla fena değildi. yaptım işte.
abla: matematik?
pringles: yaptım hepsini.
abla: fen?
pringles: ıııı ablaa, fen yapmadım, ea yaptım sınavda.
abla: nasıl???? (?_(/&%+^^ kaç tane yaptın fen?
pringles: abla onun yerine türkçe, sosyal yaptım.
abla: hiç mi yapmadın?
pringles: şey abla, ben işletme okumaya karar verdim.
telefon yüzüme kapanır, anne arkadan şaşırmış ifadeyle bana bakar.
telefon çalar.
abi: lan, doğru mu ablanın söyledikleri.
pringles: hangisi abi?
abi: fen yapmamışın.
pringles: şey abi, ben işletme istiyorum.
abi: allah belanı versin, görünme gözüme.
telefon bir kez daha yüzüme kapanır.
baba gelir.
baba: nasıldı oğlum sınav?
pringles: şey baba, fena değildi.
anne atılır..
anne: telefonda azarladılar bunu, bir iş var bunda.
pringles: baba fen yapmadımda.
hiçbir söz surat ifadesindeki serzenişi anlatamaz.
tv açılır, sunucu bangır bangır bağırır.
- eveeeet, öğrenciler sınavdan çıktılar,öss tarihinin en kolay feni olduğunu söylüyorlar. aileler mutlu, öğrenciler mutlu, herkeşşşş mutlu...
veeee, pringles evi terk eder...
şöyle ki; öss serisinin üç sınavına girmiş ve ikinci üniversitesini okuyan bir birey olaraktan ben böyle boktan bir sistem görmedim. aslında sınav bir basamak, kazanılır, bir şekilde kazanılır. ancak önemli olan o sınavı ne için kazandığındır. eğer kazandıktan sonra, bölüm birinciliğine oynayacağım, kütüphaneden çıkmayacağım, yan dal, çift anadal vırt zırt vs. yapacağım diyorsan sorun yok ama karı-kız, alem, alkol, gece hayatı peşindeysen hiç uğraşma kardeşim. sınava mınava girmeyeceksin.
ilk fakültem, turizm ve otel işletmeciliği'ydi ki ayakkabımı koydum masanın üstüne, o aldı diplomayı. tabi gençliğin verdiği rehavetle ikinci saydığım maddelerin hepsini yaptım. elime bir şey geçti mi? hayır, sadece ayakkabımın bir diploması vardı. neyseki olgunlaşmanın verdiği cesaretle girdiğim öss de ingilizce işletme bölümünü kazandım. burda da pek başarılı bir öğrenci sayılmam, kopya, son gün ders çalışmalar vs derken takıntı yapmadan 4. sınıfa geçmiş bulunuyorum. ha bu arada 13.15 te, bu dönem aldığım on tane dersin son finali var, daha hiç bir şey okumadım, iyi bok yedim. bu da size güzel bir örnek olsun. neyse ki seneye okulum bitecek. iş tecrübelerim, eğitim hayatım vs. CV im öyle kabarak ki ben bir işletme yöneticisi olsam düşünmeden beni alırım işe ama işte durum öyle olmayacak biliyorum. bir yerlerden torpil bulmaya çalışacağım, belki o bile yetmeyecek ama çare yok. tabi üniversite bittikten sonra kpss, kpds, üds, toefl ve adını bilmediğim onlarca sınav beni beklemekte. şimdiki aklım olsa, çok ciddi ve samimi söylüyorum, hatta tekrar dünyaya gelsem java, php, asp ve bilimum programlama dillerini oturur öğrenirdim. üniversite müniversite hikaye. 27 yaşında ben okulu bitirene kadar 18 yaşında programlamaya başlayan genç belki de işe giriş için görüşme yaptığım patronum olacak. durum böyle işte.
ha artık bir kaç gün kaldı, girin bakalım sınava, stress yapmayın, benim gibi sayılal bir öğrenci olup sınav anında sorulara bile bakmadan bugün ea yapacağım demeyin, evet başıma geldi ve tüm aile bireyleri bir hafta konuşmadı benimle(bununla ilgili entarinin sonuna dialog yazmak istiyorum, hiç unutamam.), heyecanlanmayın, su, şeker vırt zırt almayın yanınıza, dayanın kardeşim 3 saat susuzluğa, yani demem o ki, sallamayın genç kardeşlerim bu sınavı. " ne kadar sallarsan salla, dona düşer son damla."
pringles öss sonrası eve gelir,
anne: oğlum nasıl geçti?
pringles: iyi anne fena değil, bilmiyorum yani.
anne: iyi bakalım, televizyon verir birazdan takip et.
pringles: olur.
telefon çalar.
abla: nasıldı sınav canım?
pringles: iyi abla fena değildi. yaptım işte.
abla: matematik?
pringles: yaptım hepsini.
abla: fen?
pringles: ıııı ablaa, fen yapmadım, ea yaptım sınavda.
abla: nasıl???? (?_(/&%+^^ kaç tane yaptın fen?
pringles: abla onun yerine türkçe, sosyal yaptım.
abla: hiç mi yapmadın?
pringles: şey abla, ben işletme okumaya karar verdim.
telefon yüzüme kapanır, anne arkadan şaşırmış ifadeyle bana bakar.
telefon çalar.
abi: lan, doğru mu ablanın söyledikleri.
pringles: hangisi abi?
abi: fen yapmamışın.
pringles: şey abi, ben işletme istiyorum.
abi: allah belanı versin, görünme gözüme.
telefon bir kez daha yüzüme kapanır.
baba gelir.
baba: nasıldı oğlum sınav?
pringles: şey baba, fena değildi.
anne atılır..
anne: telefonda azarladılar bunu, bir iş var bunda.
pringles: baba fen yapmadımda.
hiçbir söz surat ifadesindeki serzenişi anlatamaz.
tv açılır, sunucu bangır bangır bağırır.
- eveeeet, öğrenciler sınavdan çıktılar,öss tarihinin en kolay feni olduğunu söylüyorlar. aileler mutlu, öğrenciler mutlu, herkeşşşş mutlu...
veeee, pringles evi terk eder...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar