bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı27
- hamburgerin içindeki domates4
- ölümden korkuyor musunuz26
- trombosit bağışında bulunmak2
- kafakoparan dede3
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri18
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- sabahları sevilen şeyler11
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- habire1219
- gecenin şarkısı12
- adana saimbeylide deprem3
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- her biji amed8
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- depresyon6
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- 0 0 719
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- türk düşmanı piçler9
- sıfır atık vakfı11
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- claudian clouds33
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- sözlükteki sinsi köpekler8
- kant ın ödev ahlakı2
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sydney sweeney2
- sözlük kızlarının kekleri24
- evrene enerji gönderen müslüman9
- fusya semsiyeli yabanci25
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- cop318
- vedat muriqi5
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- morkstar3
- bilerek ponziye dahil olmak7
- kadir inanır'ın mirası8
- samed ağırbaş7
bir orontez şarkısı.
ben hala aynı yerdeyim benim de bir resim var ezberimde
hala aynı rüyalarsa düşlerimde
yol mu ayrı artık yoksa yolcular mı ayrı düştü
söyle kaç yürek girer bu yolda senle harbe
gitmek istedim mesafeler bana uzar
yolların dikenle dolsa söyle bana kaç yazar
yasak bir hayal bu uzaklarda yalan bir diyar
düşlerin adı ütopya bak önünde bir duvar
ve sonbaharda düştü yaprak toprak oldu
bizimle aynı yolda yandılar ateşle su
tek hazine bu hayat ölümle yar mıdır
ey kara toprak bir bedende kar mıdır yar mıdır sana
al beni yaz her satıra vur beni
her güne yaz bak çöldeki gibi
al beni vur rastgeldiği gibi
rüzgara ver her seste duy beni
son güneşti battı işte son kiraydı verdim işte
son saatti geçti işte son adımdı attım işte
son nefesti çektim işte son derdimdi bitti işte
son sözümdü yazdım işte sonum buydu gördün işte
ayrı düşler aynı dünya ayrı kalpte aynı sevda
bir yudumluk hayatta görmediğin kendin anla
aynı gözde farklı anlam farklı beden aynı zaman
ayrı sözler aynı yalan ayrı dertler aynı derman
bir dert girdabına girdim acep kurtaran çıkar mı
yaşanan onca günler zarar mı yoksa kar mı
bak güneş battı yine dün geçti yarın var mı
gençliğine güvenme ölenler hep ihtiyar mı
al beni yaz her satıra vur beni
her güne yaz bak çöldeki gibi
al beni vur rastgeldiği gibi
rüzgara ver her seste duy beni
kelepçelenmiş ellerimle sözlerimle bağdaşan
bir kaç hecem ya var ya yok ki
hep bir bekleyiş peşinde doğdu öldü
masumane kaç yetimdi toprak aldı
aşkları ve tarih aldı tüm satırları
kimde kaldı son duman
kimdi son kez aralayan
hazinenin derme çatma kapılarında bekçiyim
kaç saatlik evrimim sürer ki acaba padişahtım
ancak elçi oldu ellerim ve gözlerim
derin nefesler ülkesinde bir çocuktu bedenim
anlatırdı kendi kendine yazılmamış satırlarımdı
arayışımdı belki de gözyaşımdı ıslatan
ağır satırlarımdı solduran bu gençliği
yıkık dökük bir zihniyetti evvelim
dalıp da gittiğim o günlerim hesap sorar
ve yarınım kural koyar
benliğim bölünmüş halde bekler ortalıkta öylece
kimliğimse yalnızsız ve kördüğüm bir bilmece
al beni yaz her satıra vur beni
her güne yaz bak çöldeki gibi
al beni vur rastgeldiği gibi
rüzgara ver her seste duy beni...
ben hala aynı yerdeyim benim de bir resim var ezberimde
hala aynı rüyalarsa düşlerimde
yol mu ayrı artık yoksa yolcular mı ayrı düştü
söyle kaç yürek girer bu yolda senle harbe
gitmek istedim mesafeler bana uzar
yolların dikenle dolsa söyle bana kaç yazar
yasak bir hayal bu uzaklarda yalan bir diyar
düşlerin adı ütopya bak önünde bir duvar
ve sonbaharda düştü yaprak toprak oldu
bizimle aynı yolda yandılar ateşle su
tek hazine bu hayat ölümle yar mıdır
ey kara toprak bir bedende kar mıdır yar mıdır sana
al beni yaz her satıra vur beni
her güne yaz bak çöldeki gibi
al beni vur rastgeldiği gibi
rüzgara ver her seste duy beni
son güneşti battı işte son kiraydı verdim işte
son saatti geçti işte son adımdı attım işte
son nefesti çektim işte son derdimdi bitti işte
son sözümdü yazdım işte sonum buydu gördün işte
ayrı düşler aynı dünya ayrı kalpte aynı sevda
bir yudumluk hayatta görmediğin kendin anla
aynı gözde farklı anlam farklı beden aynı zaman
ayrı sözler aynı yalan ayrı dertler aynı derman
bir dert girdabına girdim acep kurtaran çıkar mı
yaşanan onca günler zarar mı yoksa kar mı
bak güneş battı yine dün geçti yarın var mı
gençliğine güvenme ölenler hep ihtiyar mı
al beni yaz her satıra vur beni
her güne yaz bak çöldeki gibi
al beni vur rastgeldiği gibi
rüzgara ver her seste duy beni
kelepçelenmiş ellerimle sözlerimle bağdaşan
bir kaç hecem ya var ya yok ki
hep bir bekleyiş peşinde doğdu öldü
masumane kaç yetimdi toprak aldı
aşkları ve tarih aldı tüm satırları
kimde kaldı son duman
kimdi son kez aralayan
hazinenin derme çatma kapılarında bekçiyim
kaç saatlik evrimim sürer ki acaba padişahtım
ancak elçi oldu ellerim ve gözlerim
derin nefesler ülkesinde bir çocuktu bedenim
anlatırdı kendi kendine yazılmamış satırlarımdı
arayışımdı belki de gözyaşımdı ıslatan
ağır satırlarımdı solduran bu gençliği
yıkık dökük bir zihniyetti evvelim
dalıp da gittiğim o günlerim hesap sorar
ve yarınım kural koyar
benliğim bölünmüş halde bekler ortalıkta öylece
kimliğimse yalnızsız ve kördüğüm bir bilmece
al beni yaz her satıra vur beni
her güne yaz bak çöldeki gibi
al beni vur rastgeldiği gibi
rüzgara ver her seste duy beni...
Gündemdeki Haberler