bugün
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- tır şoförü olmayı istemek10
- kim kimi neden sevmiyor14
- evi ev yapan şeyler5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ona bir şey söyle6
- vatan için savaşmayacağını söyleyen genç adam4
- yogartiksen40
- fon olayında spk'nın ihmalinin olmaması3
- 6 ayda bir yıkanmak4
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek8
- 11 ocak 1812 napolyon'un rusya seferi2
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun3
- diyanetin fona para yatırması4
- yogartiksen'in mod olması4
- atom bombası atılacak sıradaki ülke2
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- nick değiştirilse alınacak nickler3
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- anın görüntüsü23
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- adana hava durumu5
- 1 55 boya sahip kızlardaki özgüven kaynağı3
- azerilerce tokatlanan akpli8
- sözlük çirkinlerinin fotoğrafları3
- kolye24
- dincileri niçin öldürmeliyiz5
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- her buluşmaya rezalet kombinlerle gitmek4
- can sıkıntısından yapılan en garip şeyler2
- nervio adlı yazara uyarı11
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- türküm doğruyum çalışkanım5
- burçlara göre insan yargılamak2
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- sevgi iyileştirir mi2
- benim maaşım benimdir kocamın maaşı evindir2
- aşk11
- antipanik5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- queen ravenna büyücülük okulu20
- ev kızı olmak3
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- yağmurlu bir cumartesi sabahı3
- sözlükte kim kimi seviyor3
- istanbul daki selin önlenebilirliği2
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u3
- fakir yoktur aklını kullanmayan fakir vardır3
- nervio18
Çözdüğünü sanırdı dünyayı. Her şeyi anlamıştı ve hazırdı hayata. Her şey çözüldüğüne göre geriye sadece bildiklerini hayata geçirip mutlu olmak kalıyordu. Sıvadı kollarını ve bir heves başladı işe. Yapmak istediği şeyleri bir bir yaptı, ne kadar zor olduğu önemli değildi, çok isteyince olurdu ve onun başarmak için sağlam nedenleri vardı. Büyüdüğünü sanan bir küçüktü, en güzel zamanlarıydı hayatının.
Tek tek gerçekleştirdi aklındakileri ve mutluluğu beklemeye başladı. Biraz geç mi kalacaktı ne? Haber de vermemişti oysa...
Mutluluk kırıntıları döküldü zaman zaman üzerine, ne kadar da nazik dedi, kendisi gecikeceği için küçük armağanlar gönderiyor, hepsi işaret bunların, her şey güzel olacak...
Günler, geceler, şehirler, insanlar geçti üzerinden. Mutluluk kırıntıları çabucak tükendi ve yerlerine yenileri gelmedi.
Bir yerde hata yaptım kesin dedi, hayata olan inancını yitirmek istemedi. Yeni çözümler üretti, son bir gayretle onları da uyguladı. Tekrar beklemeye başladı. Bu sefer değişeceğini umdu sonucun.
Yıllar geçti. Buldu, kaybetti. Buldukları aslında yoktu, fark edemedi.
Büyümemişim demek ki dedi önce, büyümeyi bekledi. Büyümek diye bir şey olmadığını anladığında geç olmuştu, sadece uykusu vardı, uyudu.
Uyandığında hayatın tek gerçeğini çözmüştü; çözümsüzlüğünü. Çözmek diye bir şey yoktu, tüm çözümler geçiciydi ve insan kendisi dahil hiçbir şeyi gerçekten çözemiyordu. Bu noktada iki seçenek kalıyordu ona.
Çözmüş numarası yapıp, günlük kaygılarla geçirebilirdi hayatını. Sadece mutluluk numarası yapması gerekiyordu ve nasılsa alışırdı insan rol yapmaya. Bu öyle bir yalandı ki, bir gün mutlaka kaptıracaktı kendini ve kendisi bile unutacaktı rol yaptığını...
ikinci seçenek kendini kandıramayacak kadar kendinde olanlar içindi. Mutluluğa dair hiç ümidi kalmamışların, günlük kaygıları tutkuya dönüştüremeyecek kadar yanılgıyı anlamışların yoluydu. Sadece en cesurlar ve en korkaklar seçeceklerdi bu yolu, cesur mu yoksa korkak mı olduklarını hiç bilemeden. Küseceklerdi kendi varlıklarına, söz vereceklerdi hiçbir şeyi anlamaya çalışmayacaklarına ve o andan itibaren hayatın önlerine getirdiği şeylere ne şaşıracak, ne de alışacaklardı...
Gökten 3 şey düştü, o dönüp bakmadı düşenlerin ne olduğuna. ikinci yolu seçmişti.
Tek tek gerçekleştirdi aklındakileri ve mutluluğu beklemeye başladı. Biraz geç mi kalacaktı ne? Haber de vermemişti oysa...
Mutluluk kırıntıları döküldü zaman zaman üzerine, ne kadar da nazik dedi, kendisi gecikeceği için küçük armağanlar gönderiyor, hepsi işaret bunların, her şey güzel olacak...
Günler, geceler, şehirler, insanlar geçti üzerinden. Mutluluk kırıntıları çabucak tükendi ve yerlerine yenileri gelmedi.
Bir yerde hata yaptım kesin dedi, hayata olan inancını yitirmek istemedi. Yeni çözümler üretti, son bir gayretle onları da uyguladı. Tekrar beklemeye başladı. Bu sefer değişeceğini umdu sonucun.
Yıllar geçti. Buldu, kaybetti. Buldukları aslında yoktu, fark edemedi.
Büyümemişim demek ki dedi önce, büyümeyi bekledi. Büyümek diye bir şey olmadığını anladığında geç olmuştu, sadece uykusu vardı, uyudu.
Uyandığında hayatın tek gerçeğini çözmüştü; çözümsüzlüğünü. Çözmek diye bir şey yoktu, tüm çözümler geçiciydi ve insan kendisi dahil hiçbir şeyi gerçekten çözemiyordu. Bu noktada iki seçenek kalıyordu ona.
Çözmüş numarası yapıp, günlük kaygılarla geçirebilirdi hayatını. Sadece mutluluk numarası yapması gerekiyordu ve nasılsa alışırdı insan rol yapmaya. Bu öyle bir yalandı ki, bir gün mutlaka kaptıracaktı kendini ve kendisi bile unutacaktı rol yaptığını...
ikinci seçenek kendini kandıramayacak kadar kendinde olanlar içindi. Mutluluğa dair hiç ümidi kalmamışların, günlük kaygıları tutkuya dönüştüremeyecek kadar yanılgıyı anlamışların yoluydu. Sadece en cesurlar ve en korkaklar seçeceklerdi bu yolu, cesur mu yoksa korkak mı olduklarını hiç bilemeden. Küseceklerdi kendi varlıklarına, söz vereceklerdi hiçbir şeyi anlamaya çalışmayacaklarına ve o andan itibaren hayatın önlerine getirdiği şeylere ne şaşıracak, ne de alışacaklardı...
Gökten 3 şey düştü, o dönüp bakmadı düşenlerin ne olduğuna. ikinci yolu seçmişti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar