bugün
- sarapci koala69
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın10
- düşen insana gülmek3
- dünün en beğenilen entry leri3
- pazartesi diyete başlamak4
- sözlükteki bot yazarlar3
- aşk-ı memnu4
- silver ile evlenecek erkek41
- el chadaille bitshiabu9
- teomancalmasur7
- apartmanda ayakkabılarını kapı önüne bırakmak2
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak2
- ellerim bos gonlum hos29
- rica etsem beni linçler misiniz14
- sabahları nefret edilen şeyler15
- yüzüklerin efendisi6
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- sürü zekası8
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- avukat sevgili8
- günün sözü25
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- uludağ sözlüğün müzikal yapısı2
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- parayla saadet olması18
- nervio hamferdi10
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- ortama girince herkesin susması11
- amedspor19
- katatespizartmasi16
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- sözlüğün toplam zekası6
- resmine 31 çektim de yattım3
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
Çözdüğünü sanırdı dünyayı. Her şeyi anlamıştı ve hazırdı hayata. Her şey çözüldüğüne göre geriye sadece bildiklerini hayata geçirip mutlu olmak kalıyordu. Sıvadı kollarını ve bir heves başladı işe. Yapmak istediği şeyleri bir bir yaptı, ne kadar zor olduğu önemli değildi, çok isteyince olurdu ve onun başarmak için sağlam nedenleri vardı. Büyüdüğünü sanan bir küçüktü, en güzel zamanlarıydı hayatının.
Tek tek gerçekleştirdi aklındakileri ve mutluluğu beklemeye başladı. Biraz geç mi kalacaktı ne? Haber de vermemişti oysa...
Mutluluk kırıntıları döküldü zaman zaman üzerine, ne kadar da nazik dedi, kendisi gecikeceği için küçük armağanlar gönderiyor, hepsi işaret bunların, her şey güzel olacak...
Günler, geceler, şehirler, insanlar geçti üzerinden. Mutluluk kırıntıları çabucak tükendi ve yerlerine yenileri gelmedi.
Bir yerde hata yaptım kesin dedi, hayata olan inancını yitirmek istemedi. Yeni çözümler üretti, son bir gayretle onları da uyguladı. Tekrar beklemeye başladı. Bu sefer değişeceğini umdu sonucun.
Yıllar geçti. Buldu, kaybetti. Buldukları aslında yoktu, fark edemedi.
Büyümemişim demek ki dedi önce, büyümeyi bekledi. Büyümek diye bir şey olmadığını anladığında geç olmuştu, sadece uykusu vardı, uyudu.
Uyandığında hayatın tek gerçeğini çözmüştü; çözümsüzlüğünü. Çözmek diye bir şey yoktu, tüm çözümler geçiciydi ve insan kendisi dahil hiçbir şeyi gerçekten çözemiyordu. Bu noktada iki seçenek kalıyordu ona.
Çözmüş numarası yapıp, günlük kaygılarla geçirebilirdi hayatını. Sadece mutluluk numarası yapması gerekiyordu ve nasılsa alışırdı insan rol yapmaya. Bu öyle bir yalandı ki, bir gün mutlaka kaptıracaktı kendini ve kendisi bile unutacaktı rol yaptığını...
ikinci seçenek kendini kandıramayacak kadar kendinde olanlar içindi. Mutluluğa dair hiç ümidi kalmamışların, günlük kaygıları tutkuya dönüştüremeyecek kadar yanılgıyı anlamışların yoluydu. Sadece en cesurlar ve en korkaklar seçeceklerdi bu yolu, cesur mu yoksa korkak mı olduklarını hiç bilemeden. Küseceklerdi kendi varlıklarına, söz vereceklerdi hiçbir şeyi anlamaya çalışmayacaklarına ve o andan itibaren hayatın önlerine getirdiği şeylere ne şaşıracak, ne de alışacaklardı...
Gökten 3 şey düştü, o dönüp bakmadı düşenlerin ne olduğuna. ikinci yolu seçmişti.
Tek tek gerçekleştirdi aklındakileri ve mutluluğu beklemeye başladı. Biraz geç mi kalacaktı ne? Haber de vermemişti oysa...
Mutluluk kırıntıları döküldü zaman zaman üzerine, ne kadar da nazik dedi, kendisi gecikeceği için küçük armağanlar gönderiyor, hepsi işaret bunların, her şey güzel olacak...
Günler, geceler, şehirler, insanlar geçti üzerinden. Mutluluk kırıntıları çabucak tükendi ve yerlerine yenileri gelmedi.
Bir yerde hata yaptım kesin dedi, hayata olan inancını yitirmek istemedi. Yeni çözümler üretti, son bir gayretle onları da uyguladı. Tekrar beklemeye başladı. Bu sefer değişeceğini umdu sonucun.
Yıllar geçti. Buldu, kaybetti. Buldukları aslında yoktu, fark edemedi.
Büyümemişim demek ki dedi önce, büyümeyi bekledi. Büyümek diye bir şey olmadığını anladığında geç olmuştu, sadece uykusu vardı, uyudu.
Uyandığında hayatın tek gerçeğini çözmüştü; çözümsüzlüğünü. Çözmek diye bir şey yoktu, tüm çözümler geçiciydi ve insan kendisi dahil hiçbir şeyi gerçekten çözemiyordu. Bu noktada iki seçenek kalıyordu ona.
Çözmüş numarası yapıp, günlük kaygılarla geçirebilirdi hayatını. Sadece mutluluk numarası yapması gerekiyordu ve nasılsa alışırdı insan rol yapmaya. Bu öyle bir yalandı ki, bir gün mutlaka kaptıracaktı kendini ve kendisi bile unutacaktı rol yaptığını...
ikinci seçenek kendini kandıramayacak kadar kendinde olanlar içindi. Mutluluğa dair hiç ümidi kalmamışların, günlük kaygıları tutkuya dönüştüremeyecek kadar yanılgıyı anlamışların yoluydu. Sadece en cesurlar ve en korkaklar seçeceklerdi bu yolu, cesur mu yoksa korkak mı olduklarını hiç bilemeden. Küseceklerdi kendi varlıklarına, söz vereceklerdi hiçbir şeyi anlamaya çalışmayacaklarına ve o andan itibaren hayatın önlerine getirdiği şeylere ne şaşıracak, ne de alışacaklardı...
Gökten 3 şey düştü, o dönüp bakmadı düşenlerin ne olduğuna. ikinci yolu seçmişti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar