bugün
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- osuruktan şiirler25
- velvet'in aylık geliri3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- ben geldim kerkenezler18
- ölüp hayalet olarak geri gelmek3
- kısır9
- uludağ sözlük evreni13
- claudian clouds22
- devletin temeli adalettir2
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
- normal taklidi yapmak4
- sözlükten soğuma nedenleri14
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- iyi parti17
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- 777 diyen erkolar8
- bir gün uludağda kapanacak2
- uzaylıların dünyayı düşük puanlayıp gitmesi2
- kanal ayarlama 1500 lira2
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- akrep burcu kini8
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- simko315
- iyi bir insan olmak3
- gollumun gözü yüzükte6
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları6
- saçını pembeye boyayan erkek6
- fenerbahçe küme düşer mi3
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
- zıtlıklardan doğan ilişki2
- mehdi aleyhisselam6
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- tekken tag tournament3
- alttaki yazara motto ver16
- türkü su demirel2
- güne bir şarkı bırak4
- victor osimhen10
- cep telefonu kılıfı3
- çerçeve yasa35
- gün tabağı5
- sözlük ırkçıları8
- aleksey batrakov12
içi boşaltılmamış bir kavramdır. zira kendisi bir iç taşımamaktadır ama telaffuz ederken ağzı doldurur.
ne olduğu, ne işe yaradığı tıpkı demokrasi gibi belirsizdir.
yani, belki anarşizm diye bir şey var da biz göremiyoruz ya da aslında anarşizm diye bir şey yok da biz hayal ediyoruz.
anarşizmde, genel hatlarından anladığımız kadarıyla, kuralsız , sınıfsız, sınırsız, idaresiz, otoritesiz bir dünya bahsi geçmekte.
böyle bir dünya, tarihin hangi sayfasında yer alıyorsa şahsen ben görmek isterim.
meseleye daha ılımlı yaklaşmak adına, akıllı tasarımcı perspektifi yerine, varoluşçu bir perspektiften yaklaşsam dahi anarşizmi ve uygulanabilirliği destekleyecek bir done geçmiyor elime.
insanlar klanlar halinde yaşamaya başladıklarından beridir belirli bir sistem ile belirli bir düzen içerisinde, kurallar doğrultusunda hayatlarını idame ettirmişlerdir. insan fıtratı gereği, kazanma, hırs, iktidar, aidiyet, ben gibi insana münhasır duygularla bezeli sosyal bir canlıdır. bir canlı eğer sosyalse kesinlikle bir lidere ihtiyaç duyar. bu binlerce yıldır böyledir ve insan yapısı genetik olarak bu iken, binlerce yıllık bir kültür aktarımı da mevcutken anarşim gibi bir kavramdan bahsetmek havanda su dövmeye benziyor.
kültür değiştirilmesi en zor olan insan ögesidir.
sınırların olmadığı yerde, ülkeler olmaz, ülkelerin olmadığı yerde devlet olmaz, devletin olmadığı yerde vatandaş olmaz, vatandaşın olmadığı yerde toplum ve toplumun olmadığı yerde de sosyal bir yapı olmaz.
sosyal yapının olmadığı durumlarda iletişim kopukluğu azami seviyededir, ve işte orada yaşanayan insan kalabalığı da ahalidir.
yani böyle bir dünya ancak insanlığa kaos vaad edebilir, kaoslar da ancak yeni bir sistemin doğmasına yol açar, bu da anarşizme aykırıdır.
anarşizmin kendisinin anlaşılır olmadığını düşünmekle birlikte, anarşizmin de kendisini anlamadığını düşünmekteyim. çünkü bünyesinde müthiş bir ironi barındırıyor.
yani diyelim ki ben bir "anaşıt"ım ve devlete karşı isyan ediyorum. tek başıma böyle bir mücadeleye girecek olsam hamıma korlar. bu bilinçle yanıma üç - beş, beş - on, bin - iki bin insan toplamışım isyan etmiş baş kaldırmışım, bir ateş yakmışım ve diyelim ki bu ateşin altına milyarları toplamışım. dünyada sınır, ülke, kural falan kalmamış. bu durumda;
esasında ben düşman olduğum üniter veya federal yapıyı yok etmek için kendimce karşıt bir yapı oluşturmuş, bu yapıya önderlik etmiş ya da bu yapının bir parçası olmuş olmuyor muyum. bu durumda ben anarşizm anlayışıyla ters düşmüş olmuyor muyum.
yani anarşizmin özüne bağlı kalarak tek başıma bir şeyi değiştirmeyeceksem yani kendi kendimle çelişeceksem, ne s.kime yarayacak bu anarşizm dalgası belli değil.
devlet, ülke, kalıplaşmış kurallar falan hak getire. böyle bir dünyada insan nasıl var olacak. böyle yapısız bir sistemde, yeni kurallara ve yeni bir yönetim anlayışına zaruri olarak ihtiyaç duyulduğunda ne yapılacak vs.
hani komunizme "ütopik ama güzel, az yardırılsa bakarsın olur da belki" dedik de bu anarşizme ne diyeceğiz yahu.
düdüt : iş bu entrye karşıt görüş geliştirmek için v for vendetta örneğini gösteren kişi yahut zümreler, kızılcık sopasıyla dövülecektir biline.
ne olduğu, ne işe yaradığı tıpkı demokrasi gibi belirsizdir.
yani, belki anarşizm diye bir şey var da biz göremiyoruz ya da aslında anarşizm diye bir şey yok da biz hayal ediyoruz.
anarşizmde, genel hatlarından anladığımız kadarıyla, kuralsız , sınıfsız, sınırsız, idaresiz, otoritesiz bir dünya bahsi geçmekte.
böyle bir dünya, tarihin hangi sayfasında yer alıyorsa şahsen ben görmek isterim.
meseleye daha ılımlı yaklaşmak adına, akıllı tasarımcı perspektifi yerine, varoluşçu bir perspektiften yaklaşsam dahi anarşizmi ve uygulanabilirliği destekleyecek bir done geçmiyor elime.
insanlar klanlar halinde yaşamaya başladıklarından beridir belirli bir sistem ile belirli bir düzen içerisinde, kurallar doğrultusunda hayatlarını idame ettirmişlerdir. insan fıtratı gereği, kazanma, hırs, iktidar, aidiyet, ben gibi insana münhasır duygularla bezeli sosyal bir canlıdır. bir canlı eğer sosyalse kesinlikle bir lidere ihtiyaç duyar. bu binlerce yıldır böyledir ve insan yapısı genetik olarak bu iken, binlerce yıllık bir kültür aktarımı da mevcutken anarşim gibi bir kavramdan bahsetmek havanda su dövmeye benziyor.
kültür değiştirilmesi en zor olan insan ögesidir.
sınırların olmadığı yerde, ülkeler olmaz, ülkelerin olmadığı yerde devlet olmaz, devletin olmadığı yerde vatandaş olmaz, vatandaşın olmadığı yerde toplum ve toplumun olmadığı yerde de sosyal bir yapı olmaz.
sosyal yapının olmadığı durumlarda iletişim kopukluğu azami seviyededir, ve işte orada yaşanayan insan kalabalığı da ahalidir.
yani böyle bir dünya ancak insanlığa kaos vaad edebilir, kaoslar da ancak yeni bir sistemin doğmasına yol açar, bu da anarşizme aykırıdır.
anarşizmin kendisinin anlaşılır olmadığını düşünmekle birlikte, anarşizmin de kendisini anlamadığını düşünmekteyim. çünkü bünyesinde müthiş bir ironi barındırıyor.
yani diyelim ki ben bir "anaşıt"ım ve devlete karşı isyan ediyorum. tek başıma böyle bir mücadeleye girecek olsam hamıma korlar. bu bilinçle yanıma üç - beş, beş - on, bin - iki bin insan toplamışım isyan etmiş baş kaldırmışım, bir ateş yakmışım ve diyelim ki bu ateşin altına milyarları toplamışım. dünyada sınır, ülke, kural falan kalmamış. bu durumda;
esasında ben düşman olduğum üniter veya federal yapıyı yok etmek için kendimce karşıt bir yapı oluşturmuş, bu yapıya önderlik etmiş ya da bu yapının bir parçası olmuş olmuyor muyum. bu durumda ben anarşizm anlayışıyla ters düşmüş olmuyor muyum.
yani anarşizmin özüne bağlı kalarak tek başıma bir şeyi değiştirmeyeceksem yani kendi kendimle çelişeceksem, ne s.kime yarayacak bu anarşizm dalgası belli değil.
devlet, ülke, kalıplaşmış kurallar falan hak getire. böyle bir dünyada insan nasıl var olacak. böyle yapısız bir sistemde, yeni kurallara ve yeni bir yönetim anlayışına zaruri olarak ihtiyaç duyulduğunda ne yapılacak vs.
hani komunizme "ütopik ama güzel, az yardırılsa bakarsın olur da belki" dedik de bu anarşizme ne diyeceğiz yahu.
düdüt : iş bu entrye karşıt görüş geliştirmek için v for vendetta örneğini gösteren kişi yahut zümreler, kızılcık sopasıyla dövülecektir biline.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar