bugün
- hiçbir servet zamanı satın alamaz13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz5
- zorunlu eğitim11
- balık etli kızların zayıflardan daha çekici olması2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- velvet5
- sonbahar2
- sebahattin şirin14
- çerçeve yasa22
- çalışmak özgürlük müdür5
- cin2
- ey insan4
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- cıvık çift5
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- sözlükte kadın yazar olması5
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- blackberry6
- apo piçtir piç kalacak12
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- kalp krizi8
- bu saatte yemek yemek4
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- ekşi sözlük referans18
- anın görüntüsü15
- profilini gizli tutma nedeni9
- hepinizin agzina biber surcem7
- tenis oynayan erkek4
- romelu lukaku7
- su tabancasından su içen çocuk4
- sözlüğün kapanması4
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- mony tontana3
- türk milletine kurulan pusu7
- eski türkiye5
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
- burçlara inanmak3
- yeni partinin çerçeve yasa kararı14
-hissedememek.
His iptali meselesini belki de en güzel şekilde ifade eden kişi necip fazıl kısakürek olabilir.
“his iptali
bana korkunç bir hastalık çeşidinden bahsettiler: vücudumuz, dış tesirlere karşı hiçbir elem duymaz oluyor ve her türlü tenbih imkânının dışına çıkıyor.
hadise bir ingiliz lordunda şöyle tezahür etmiş: ayağını şöminenin ateşine doğru uzatıp dalgın dalgın gazetesini okuyan ingiliz, bir de bakmış ki, ayağını dizlerine kadar alevler sardığı halde hiçbir şeyden haberi yok. müthiş bir his iptali; derin komayla bayılmaktan ve hatta ölümden beter.
işte türkiye'nin hali!.. türkiye ilahî gazabı af kabul etmez mikyasta belirten bu ne olduğundan habersizlik felaketi içindedir. her tarafımız alev alev yandığı halde dalgın dalgın gazetemizi okumaktayız.
acı duymanın bile imtiyaz belirttiği, ilahî rahmetten bir işaret teşkil ettiği intibak melekesinden mahrumluk... destan mevzuu bir vaziyet...
vaziyetimiz budur!..
kel bir kafada gür bir saç bitmiş gibi başımızı saran anarşi bitleri bir türlü temizlenemez, hep üstünden taranır ve altından gelir, daima bünye içinden fışkırır ve dışından temizlenmesine çalışılır. bir fasit daire ki, boyuna sürer, gider ve hiçbir noktada kırılamaz.
pahalılık o dereceye ulaşmıştır ki, kenar mahallelerde ahşap evlerin önünden geçerken hıçkırıklar ve iniltiler duyacağımız yerde (petroil) çığlıklarıyla karşılaşmaktayız. gazeteler, kadına dişilik sanatını öğretebilecek erkek aletli orospuların reklâmlarıyla donanmakta, gazinolar dolup taşmakta, lüks eşya mağazaları bir birini çiğneyici kalabalıklara sahne olmaktadır. herkes eğlencesinde, herkes zevk ve sefasında, hazmî ve tenasulî tıka basa doyurmak sevdasında... buhran, bunalım, darlık, yokluk gibi laflar, hakikatlerini lügat kitaplarına terk etmiş kuru mefhumlar...
en ağır ve azamî haddiyle felaket, muhakkak ve mutlak... fakat bunun azabını çekenler nerede?.. polisle ev ev arasanız bulamazsınız!
bu öyle bir sırdır ki, çözüm şekillerinden başlıcası, azap çekebilme nimetinden bile mahrum bırakılmış olmamız...”
His iptali meselesini belki de en güzel şekilde ifade eden kişi necip fazıl kısakürek olabilir.
“his iptali
bana korkunç bir hastalık çeşidinden bahsettiler: vücudumuz, dış tesirlere karşı hiçbir elem duymaz oluyor ve her türlü tenbih imkânının dışına çıkıyor.
hadise bir ingiliz lordunda şöyle tezahür etmiş: ayağını şöminenin ateşine doğru uzatıp dalgın dalgın gazetesini okuyan ingiliz, bir de bakmış ki, ayağını dizlerine kadar alevler sardığı halde hiçbir şeyden haberi yok. müthiş bir his iptali; derin komayla bayılmaktan ve hatta ölümden beter.
işte türkiye'nin hali!.. türkiye ilahî gazabı af kabul etmez mikyasta belirten bu ne olduğundan habersizlik felaketi içindedir. her tarafımız alev alev yandığı halde dalgın dalgın gazetemizi okumaktayız.
acı duymanın bile imtiyaz belirttiği, ilahî rahmetten bir işaret teşkil ettiği intibak melekesinden mahrumluk... destan mevzuu bir vaziyet...
vaziyetimiz budur!..
kel bir kafada gür bir saç bitmiş gibi başımızı saran anarşi bitleri bir türlü temizlenemez, hep üstünden taranır ve altından gelir, daima bünye içinden fışkırır ve dışından temizlenmesine çalışılır. bir fasit daire ki, boyuna sürer, gider ve hiçbir noktada kırılamaz.
pahalılık o dereceye ulaşmıştır ki, kenar mahallelerde ahşap evlerin önünden geçerken hıçkırıklar ve iniltiler duyacağımız yerde (petroil) çığlıklarıyla karşılaşmaktayız. gazeteler, kadına dişilik sanatını öğretebilecek erkek aletli orospuların reklâmlarıyla donanmakta, gazinolar dolup taşmakta, lüks eşya mağazaları bir birini çiğneyici kalabalıklara sahne olmaktadır. herkes eğlencesinde, herkes zevk ve sefasında, hazmî ve tenasulî tıka basa doyurmak sevdasında... buhran, bunalım, darlık, yokluk gibi laflar, hakikatlerini lügat kitaplarına terk etmiş kuru mefhumlar...
en ağır ve azamî haddiyle felaket, muhakkak ve mutlak... fakat bunun azabını çekenler nerede?.. polisle ev ev arasanız bulamazsınız!
bu öyle bir sırdır ki, çözüm şekillerinden başlıcası, azap çekebilme nimetinden bile mahrum bırakılmış olmamız...”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar