bugün
- nickten isim tahmini yapmak69
- gocunun nerede olması13
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler13
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor4
- hikayeyi devam ettir30
- insana kendini güvende hissettiren şeyler3
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi5
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- temiz nevresimler içinde uyumak3
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- türk kızlarına bir öğüt bırak3
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- biber dolması olsa da yesek5
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- cioran neden intihar etmedi3
- yeşilçam filmi izlemek6
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- çağımızın hastalığı2
- jackie chan2
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- sıla'nın uyuşturucu testi açıklaması2
- cinsel hikaye yazıyoruz3
- uysaljakoben16
- aziz nikola3
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- aylık 100 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- hayattan zevk alamamak10
- önüne gelene ayar verebileceğini zanneden insan3
- aylık 497 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- sen true yu savundun2
- penisi en uzun yazar hangisi sorunsalı2
- cem küçük5
- bal porsuğu3
- yeni parti50
- sözlüğün kızlık zarı ile imtihanı4
- finike2
- 11 kişilik kılıçdaroğlu destek yürüyüşü4
- dizel araç devrinin bitmesi3
- nick vermeden bir yazara seslen16
- sözlükçülerin zeka seviyeleri4
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- yazarların zeka seviyeleri7
2004 yapımı filmde oyunculuğuyla göz dolduran johnny depp ön plana çıksa da, tüm oyuncuların eksiksiz performansıyla alkışı hak eden bir yapım "secret window"..
film, klasik stephen king senaryolarından birinin canlanmış hali biraz.. "klasik" dememin sebebi ise hemen hemen bütün kitaplarını okumamdan geliyor.. sonunu filmin ortasında tahmin ediyorsunuz ama nasıl o noktaya geleceğini merak ede ede izliyorsunuz.. en nihayetinde gene ilginç bir son bekliyor bizi; oldukça ucu açık olmasa da, devamı da yazılabilir tarzında..
film bir yazarın, shooter isimli bir adamla karşılaşmasıyla başlıyor.. shooter, yazarın öyküsü olan "secret window"u kendisinin yazdığını ve yazarın da bunu çalıp üstüne bir de sonunu değiştirdiğini iddia ediyor.. yazar ilk başta gülse de adamın ciddiyetiyle kendi kendisini sorgularken buluyor; ya çaldıysa?
kötü giden hayatıyla shooter'in ilginçlikleri birleşince yazar hepten paranoyaklaşıyor.. boşanmak üzere olduğu karısıyla yaşadığı tartışmalara bir de karısının sevgilisiyle olan çatışması binince, iyice asabileşen yazar; shooter'in çok sevdiği köpeğini öldürmesi üzerine dedektif tutmaya karar veriyor..
shooter'ın, yazarın karısının evini yakmasını da mevzu bahis öykünün yer aldığı derginin yokedilmesine yoran dedektif, sonradan shooter'ın da başka birisi tarafından tutulduğunu düşünüyor.. ılginç gelişmeler bununla da bitmiyor, yazar hepten delirecek oluyor; dedektif ve shooter'ın tek tanığı olan şehirlinin öldürülmesi herşeyin zıvanadan çıktığını gösteriyor..
bir öykünün iki önemli cümlesi vardır; birincisi başlangıç, ikincisi bitiş.. shooter'ın tek istediği ise kendi yazdığı sonuç cümlesine sadık kalınmasıdır.. ancak işler çığrından çıkıverir.. ısminin bilhassa yanlış söylenişi ve yazılışı da filmin finalinde taşların yerine oturtulması içindir..
yalnız genele baktığımızda klasik bir king öyküsüyle karşılaşıyoruz; bir banliyö şehri, hemen hemen ıssız sayılabilecek kadar sessiz, olaysız, insanlarının paranoyaklıkla asabilik arasında gidip geldiği bir şehir.. ve insan portreleri de buna uygun; çıldırmaya müsait asabi yazar, hiçbir şeyi umursamayan ama iş ciddileşince stres yapan dedektif, sanki tüm olayları dışarıdan izleyen şerif; ki çoğu stephen king öykülerinde de şerifler hiçbir haltı beceremeyen bir portre çizmektedir, hatta filmde ufacık bir rolü olan kargocu kız bile kasabanın insanlarını anlamamıza yetiyor..
sonu tahmin edilebilir, dediğim gibi, ancak yine de ilginç olan, stephen king'in sanki dört bir yana dağılmış gibi duran ancak filmin sonunda da herşeyin yerli yerinde olduğu senaryosuna hayran kalmak istiyorsanız; izlemeniz için şiddetle tavsiye edebileceğim bir film, secret window..
film, klasik stephen king senaryolarından birinin canlanmış hali biraz.. "klasik" dememin sebebi ise hemen hemen bütün kitaplarını okumamdan geliyor.. sonunu filmin ortasında tahmin ediyorsunuz ama nasıl o noktaya geleceğini merak ede ede izliyorsunuz.. en nihayetinde gene ilginç bir son bekliyor bizi; oldukça ucu açık olmasa da, devamı da yazılabilir tarzında..
film bir yazarın, shooter isimli bir adamla karşılaşmasıyla başlıyor.. shooter, yazarın öyküsü olan "secret window"u kendisinin yazdığını ve yazarın da bunu çalıp üstüne bir de sonunu değiştirdiğini iddia ediyor.. yazar ilk başta gülse de adamın ciddiyetiyle kendi kendisini sorgularken buluyor; ya çaldıysa?
kötü giden hayatıyla shooter'in ilginçlikleri birleşince yazar hepten paranoyaklaşıyor.. boşanmak üzere olduğu karısıyla yaşadığı tartışmalara bir de karısının sevgilisiyle olan çatışması binince, iyice asabileşen yazar; shooter'in çok sevdiği köpeğini öldürmesi üzerine dedektif tutmaya karar veriyor..
shooter'ın, yazarın karısının evini yakmasını da mevzu bahis öykünün yer aldığı derginin yokedilmesine yoran dedektif, sonradan shooter'ın da başka birisi tarafından tutulduğunu düşünüyor.. ılginç gelişmeler bununla da bitmiyor, yazar hepten delirecek oluyor; dedektif ve shooter'ın tek tanığı olan şehirlinin öldürülmesi herşeyin zıvanadan çıktığını gösteriyor..
bir öykünün iki önemli cümlesi vardır; birincisi başlangıç, ikincisi bitiş.. shooter'ın tek istediği ise kendi yazdığı sonuç cümlesine sadık kalınmasıdır.. ancak işler çığrından çıkıverir.. ısminin bilhassa yanlış söylenişi ve yazılışı da filmin finalinde taşların yerine oturtulması içindir..
yalnız genele baktığımızda klasik bir king öyküsüyle karşılaşıyoruz; bir banliyö şehri, hemen hemen ıssız sayılabilecek kadar sessiz, olaysız, insanlarının paranoyaklıkla asabilik arasında gidip geldiği bir şehir.. ve insan portreleri de buna uygun; çıldırmaya müsait asabi yazar, hiçbir şeyi umursamayan ama iş ciddileşince stres yapan dedektif, sanki tüm olayları dışarıdan izleyen şerif; ki çoğu stephen king öykülerinde de şerifler hiçbir haltı beceremeyen bir portre çizmektedir, hatta filmde ufacık bir rolü olan kargocu kız bile kasabanın insanlarını anlamamıza yetiyor..
sonu tahmin edilebilir, dediğim gibi, ancak yine de ilginç olan, stephen king'in sanki dört bir yana dağılmış gibi duran ancak filmin sonunda da herşeyin yerli yerinde olduğu senaryosuna hayran kalmak istiyorsanız; izlemeniz için şiddetle tavsiye edebileceğim bir film, secret window..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar