bugün
- favlayan yazarın asıl amacı9
- iskilipli atıf hoca16
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- kablosuz mouse7
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- otel odasında yalnız kalmak4
- robert de niro denince akla gelen ilk film4
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- iş yerinde atletle çalışmak3
- sevimli kafir3
- zenci kadın poposu2
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- kasımda aşk başkadır2
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek4
- pazarama com3
- evli bir kadını sikmek3
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- red flag sözlük yazarları2
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- ahmet nazif zorlu6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- osmanlı hanedanı3
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- millette manyak para var21
- tanımadığı kadına tokat atan adam2
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
- 693
- nick vermeden bir yazara seslen3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- anın görüntüsü32
- boşandığı eşine araba alan adam8
- sözlük kürdü54
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- nar tanelemek5
- gıda çarşısında çalışan yuzır2
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- artılama ile manevi gururu ihya edilen kezo2
- handjob3
- geç bas geç bas diye bağıran kişi psikolojisi2
- yere düşen araba anahtarı3
- günahlarla yüklü mermi2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı9
- erken uyanmak4
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı3
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- papatya çayı içen erkek11
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
Her saniye bir bebek gözlerini açıyor dünyaya ve her dakika bir tanesi bir daha açmamak üzere kapıyor. Her gün belki yüzlercesi annesiz-babasız kalıyor. Ve ben babası olmayan her arkadaşımla konuştuğumda 'benimkini paylaşabiliriz' demek istiyorum. Ve her geçen gün sakallı, bıyıklı,sarıklı, cüppeli birkaç tip çıkıp tanrının yüceliğinden, adaletinden bahsediyor. Ve dönüp tekrar bakıyorum da yaşadığımız şu bok yuvası dünyaya; Nerede bu adalet? Ben neden göremiyorum? O yüce yaratıcınızın elinden gelenin en iyisi bu mu yoksa? diye merak ediyorum.
Şimdi Sevgili Tanrı;
Sana birkaç şey söylemek istiyorum.
N'aparsın? Ne edersin? Pek bilmem. Bazıları çok yukarılarda takıldığını, gökyüzünde yaşadığını söylüyor. Tepedeki o lüks sarayından izler durur musun bizi? Halimize ağlar mısın, güler misin? N'aparsan yap, hep bize kızarsın, değil mi? N'aparsan yap, hep bize kızarsın.
Sen ol! deyiverirsin. Belirir içi ateş dolu bir yuvarlak. Sonra da doluşuverir insanlar içine. Bir sınav yaptığını söylersin kitaplarında. Başarırsak gideceğimiz cenneti uzun uzun anlatır durursun. Ama biz başaramayız. Öyle kolay kolay aşamayız senin sınavını. Uyamayız kurallarına. Her geçen gün daha da iğrençleştiririz dünyayı. Hep biz yaparız, değil mi? Her kötülüğü hep biz yaparız.
Peki, hiç arada kendine de sormaz mısın 'ol!' dediğinde oluveren dünyayı neden daha iyi olduruvermediğini? Madem varsın, madem oralarda bir yerlerde duruyor, her şeyi yapabilme yeteneğine kadir bekliyorsun. Neden bir şeyler yapmıyorsun? Neden acı çekmemize izin veriyorsun? Neden o aptal sınavının zorlu engellerini en olmadık insanların üstüne en olmadık zamanlarda salıveriyorsun? Lanet olsun! Senden de aptal dünyandan da nefret ediyorum.
işte bu yüzden sana inanmıyorum. Evet, metafizik güçleri inkar ettiğim de doğru. Ama sana asıl işte bu yüzden inanmıyorum. Sen sadece bizi yaratıp daha iyisini yapabilecekken yapmadığım bir dünyaya bırakıyorsun. Sonra da bir kukla gösterisi başlatıyorsun. Ve öldürüverdiğin her kulunu, eskimiş oyuncağını sevmekten vazgeçen bir çocuk edasıyla iplerinden tutup oyundan çıkarıyorsun. Söylesene bana! Neden sana inanayım? Söylesene! Böyle bir yüceliğe neden inanayım? Söyle! Başına açtığın belalarla uğraşan milyarlarca insandan biriyken neden şu kısacık ömrümü bu belaların yaratıcısına ibadet etmekle yok edeyim? Böyle sınavın mna koyayım! *
Şimdi Sevgili Tanrı;
Sana birkaç şey söylemek istiyorum.
N'aparsın? Ne edersin? Pek bilmem. Bazıları çok yukarılarda takıldığını, gökyüzünde yaşadığını söylüyor. Tepedeki o lüks sarayından izler durur musun bizi? Halimize ağlar mısın, güler misin? N'aparsan yap, hep bize kızarsın, değil mi? N'aparsan yap, hep bize kızarsın.
Sen ol! deyiverirsin. Belirir içi ateş dolu bir yuvarlak. Sonra da doluşuverir insanlar içine. Bir sınav yaptığını söylersin kitaplarında. Başarırsak gideceğimiz cenneti uzun uzun anlatır durursun. Ama biz başaramayız. Öyle kolay kolay aşamayız senin sınavını. Uyamayız kurallarına. Her geçen gün daha da iğrençleştiririz dünyayı. Hep biz yaparız, değil mi? Her kötülüğü hep biz yaparız.
Peki, hiç arada kendine de sormaz mısın 'ol!' dediğinde oluveren dünyayı neden daha iyi olduruvermediğini? Madem varsın, madem oralarda bir yerlerde duruyor, her şeyi yapabilme yeteneğine kadir bekliyorsun. Neden bir şeyler yapmıyorsun? Neden acı çekmemize izin veriyorsun? Neden o aptal sınavının zorlu engellerini en olmadık insanların üstüne en olmadık zamanlarda salıveriyorsun? Lanet olsun! Senden de aptal dünyandan da nefret ediyorum.
işte bu yüzden sana inanmıyorum. Evet, metafizik güçleri inkar ettiğim de doğru. Ama sana asıl işte bu yüzden inanmıyorum. Sen sadece bizi yaratıp daha iyisini yapabilecekken yapmadığım bir dünyaya bırakıyorsun. Sonra da bir kukla gösterisi başlatıyorsun. Ve öldürüverdiğin her kulunu, eskimiş oyuncağını sevmekten vazgeçen bir çocuk edasıyla iplerinden tutup oyundan çıkarıyorsun. Söylesene bana! Neden sana inanayım? Söylesene! Böyle bir yüceliğe neden inanayım? Söyle! Başına açtığın belalarla uğraşan milyarlarca insandan biriyken neden şu kısacık ömrümü bu belaların yaratıcısına ibadet etmekle yok edeyim? Böyle sınavın mna koyayım! *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar