bugün
- gelecek partisi'nin kapanması7
- japonya20
- üşüyen erkek5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı5
- sağa sinyal verip sola dönmek6
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- ketçap aromalı ruffles2
- mal varlıklarınız nelerdir3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- battal gazi3
- klima çarpması4
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
- günaydın sözlük uyanın artık2
- silah çekildiği zaman patlar3
- gürcistan25
- ağlamamak için kendini tutmak12
- prensesler gibi uyanmak3
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması2
- kırgızistan8
- sabaha bir şiir bırak2
- ctrlx22
- ahmet davutoğlu4
- geceniz nasıl geçiyor7
- çin8
- latin atasözleri6
- hewal ebo18
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- kuran da namaz yok21
- geceye bir şarkı bırak17
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- lahmacunu elle yiyen kız14
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- suca suruklenen cocuk8
- yeni yazarlara öneriler3
- ilgi isteyen kız16
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- antalya şu an 28 derece4
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- alison blaire2
- içim yanıyor be sözlük7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- hikayeyi devam ettir52
- nickten isim tahmini yapmak71
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
Her saniye bir bebek gözlerini açıyor dünyaya ve her dakika bir tanesi bir daha açmamak üzere kapıyor. Her gün belki yüzlercesi annesiz-babasız kalıyor. Ve ben babası olmayan her arkadaşımla konuştuğumda 'benimkini paylaşabiliriz' demek istiyorum. Ve her geçen gün sakallı, bıyıklı,sarıklı, cüppeli birkaç tip çıkıp tanrının yüceliğinden, adaletinden bahsediyor. Ve dönüp tekrar bakıyorum da yaşadığımız şu bok yuvası dünyaya; Nerede bu adalet? Ben neden göremiyorum? O yüce yaratıcınızın elinden gelenin en iyisi bu mu yoksa? diye merak ediyorum.
Şimdi Sevgili Tanrı;
Sana birkaç şey söylemek istiyorum.
N'aparsın? Ne edersin? Pek bilmem. Bazıları çok yukarılarda takıldığını, gökyüzünde yaşadığını söylüyor. Tepedeki o lüks sarayından izler durur musun bizi? Halimize ağlar mısın, güler misin? N'aparsan yap, hep bize kızarsın, değil mi? N'aparsan yap, hep bize kızarsın.
Sen ol! deyiverirsin. Belirir içi ateş dolu bir yuvarlak. Sonra da doluşuverir insanlar içine. Bir sınav yaptığını söylersin kitaplarında. Başarırsak gideceğimiz cenneti uzun uzun anlatır durursun. Ama biz başaramayız. Öyle kolay kolay aşamayız senin sınavını. Uyamayız kurallarına. Her geçen gün daha da iğrençleştiririz dünyayı. Hep biz yaparız, değil mi? Her kötülüğü hep biz yaparız.
Peki, hiç arada kendine de sormaz mısın 'ol!' dediğinde oluveren dünyayı neden daha iyi olduruvermediğini? Madem varsın, madem oralarda bir yerlerde duruyor, her şeyi yapabilme yeteneğine kadir bekliyorsun. Neden bir şeyler yapmıyorsun? Neden acı çekmemize izin veriyorsun? Neden o aptal sınavının zorlu engellerini en olmadık insanların üstüne en olmadık zamanlarda salıveriyorsun? Lanet olsun! Senden de aptal dünyandan da nefret ediyorum.
işte bu yüzden sana inanmıyorum. Evet, metafizik güçleri inkar ettiğim de doğru. Ama sana asıl işte bu yüzden inanmıyorum. Sen sadece bizi yaratıp daha iyisini yapabilecekken yapmadığım bir dünyaya bırakıyorsun. Sonra da bir kukla gösterisi başlatıyorsun. Ve öldürüverdiğin her kulunu, eskimiş oyuncağını sevmekten vazgeçen bir çocuk edasıyla iplerinden tutup oyundan çıkarıyorsun. Söylesene bana! Neden sana inanayım? Söylesene! Böyle bir yüceliğe neden inanayım? Söyle! Başına açtığın belalarla uğraşan milyarlarca insandan biriyken neden şu kısacık ömrümü bu belaların yaratıcısına ibadet etmekle yok edeyim? Böyle sınavın mna koyayım! *
Şimdi Sevgili Tanrı;
Sana birkaç şey söylemek istiyorum.
N'aparsın? Ne edersin? Pek bilmem. Bazıları çok yukarılarda takıldığını, gökyüzünde yaşadığını söylüyor. Tepedeki o lüks sarayından izler durur musun bizi? Halimize ağlar mısın, güler misin? N'aparsan yap, hep bize kızarsın, değil mi? N'aparsan yap, hep bize kızarsın.
Sen ol! deyiverirsin. Belirir içi ateş dolu bir yuvarlak. Sonra da doluşuverir insanlar içine. Bir sınav yaptığını söylersin kitaplarında. Başarırsak gideceğimiz cenneti uzun uzun anlatır durursun. Ama biz başaramayız. Öyle kolay kolay aşamayız senin sınavını. Uyamayız kurallarına. Her geçen gün daha da iğrençleştiririz dünyayı. Hep biz yaparız, değil mi? Her kötülüğü hep biz yaparız.
Peki, hiç arada kendine de sormaz mısın 'ol!' dediğinde oluveren dünyayı neden daha iyi olduruvermediğini? Madem varsın, madem oralarda bir yerlerde duruyor, her şeyi yapabilme yeteneğine kadir bekliyorsun. Neden bir şeyler yapmıyorsun? Neden acı çekmemize izin veriyorsun? Neden o aptal sınavının zorlu engellerini en olmadık insanların üstüne en olmadık zamanlarda salıveriyorsun? Lanet olsun! Senden de aptal dünyandan da nefret ediyorum.
işte bu yüzden sana inanmıyorum. Evet, metafizik güçleri inkar ettiğim de doğru. Ama sana asıl işte bu yüzden inanmıyorum. Sen sadece bizi yaratıp daha iyisini yapabilecekken yapmadığım bir dünyaya bırakıyorsun. Sonra da bir kukla gösterisi başlatıyorsun. Ve öldürüverdiğin her kulunu, eskimiş oyuncağını sevmekten vazgeçen bir çocuk edasıyla iplerinden tutup oyundan çıkarıyorsun. Söylesene bana! Neden sana inanayım? Söylesene! Böyle bir yüceliğe neden inanayım? Söyle! Başına açtığın belalarla uğraşan milyarlarca insandan biriyken neden şu kısacık ömrümü bu belaların yaratıcısına ibadet etmekle yok edeyim? Böyle sınavın mna koyayım! *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar