bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- bu ne soğuk amk5
- true nickli yazar19
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- habire1228
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- gocusuz bir sözlük5
- sözlükte kavga olacak hissi3
- kürtler asimile edilmelidir11
- krt tv4
- evlilik4
- şaka maka yeni bir günün başlaması2
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- aşk4
- ecevit döneminin kepazeliği5
- çorap kokusu2
- şanlıurfa2
- silinen entry2
- et döner dürüm9
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- gocu'nun çaylak olması3
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- kızlar geri gelsin kampanyası2
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- varlık sebebimiz3
- manisada okul saldırısı17
- sarı poşet kudurtması13
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- fırtına sonrası sessizlik2
- evliliği ayakta tutan güçler13
- ziyafet denince aklına sadece lahmacun gelen kıro2
- apocalypse tank3
- bottega3
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- anti villain2
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- patso3
- lale belkıs3
- aksu tv2
şimdi, hakkında hala bir yanlış anlaşılma olan kalıp.
öncelikle, teori diye bir kavram ortaya çıkacaksa, malesef ki, yani bir yerlerde birilerinin iddia ettiği gibi bu kavram "bilinmeyen bir güç tarafından" kalıbı kullanılamaz. adam gibi bulgularını yazar, sonra bu üstünden gelişir.
sadece teori kalıbının kullanılmasının nedenlerine başka bir örnek de, (ah ülen yüzellinci kez niye anlattırır bir insan, hiç mi nedir ne değildir diye araştırmaz da hala aynı zırvaları okur!) evrim teorisinin "abiyojenezden" yani, hayatın/canlılığın başlangıcından bahsettiğinin sanılmasıdır.
güzel kardeşim, yapmayın etmeyin! kasıtlı mı yapıyorsunuz bunları, yoksa harbiden öğrenmek zor mu geliyor, bilmiyorum ama, bilmemkaçıncı kez tekrar ediyorum. aha şu "tekrar ediyorum" cümleciğine denk gelen harfler silindi na bu klavyede!
evrim teorisi, abiyojenez hakkında, bunun nasıl başladığı hakkında, bunu neyin başlattığı hakkında herhangi bir şey belirtmez! be-lirt-mez!
zira bu konuyla ilgilenmez.
evrim teorisi, hayatın başlangıcından sonraki gelişim sürecini irdeler.
ve dediği şey(darwin'in teorisi değil, günümüz evrim teorisinin! aman dikkat) evrimde rol alan faktörler
1-doğal seçilim
2-genetik sürüklenmedir.
şimdi lafa takılıp kuramı es geçen sokaktaki adam "lah olur mu öyle şey doğal moal, allah o allah!" diyebilir. ama burada anlayamadığı şey, (tıpkı newton ve einstein örneklerinde de verdiğimiz gibi) teori bunu "allah yapmaz/allah yapar" demez. bu vardır. sadece o kadar. eğer bilimsel olacaksa bunu fizik ötesi bir varlığın müdahalesiyle/müdahalesizliğiyle açıklamaz! açıklayamaz. zira o teolojinin veya felsefenin işidir. bilimin değil! niye anlamıyorsunuz? bilim bunla ilgilenemez!
ikinci önemli nokta ise, çok klasik bir geyik olan ve genetik sürüklenmede de rol alan "tesadüf" olayıdır. yukarıda yazılanlar aynen birebir bu kelime için de geçerlidir. az biraz zeka kırıntısıyla neden bu kelimenin kullanıldığı anlaşılabilir.
yani, "efendim bunların zekası hedesi hödösü mü var da bunlar kendi kendilerine bir şeyler kuruyorlar/bunlar tesadüfle mümkün mü" kabilinden soruları evrim teorisiyle ilgili bilimsel bir platformda değil, ateizm-teizm bağlamında felsefi bir platformda konuşmak anlamlı olacaktır. amarıganyalıların bir lafı vardır. "you are barking up the wrong tree" diye. işte öyle birşey.
üçüncü olaraktan, bir yanlış anlaşılma da "teorinin değişmez bir şey" olduğu söyleniyor izlenimi(veya art niyetten dolayı mı böyle bir kandırmaca politikasına gidiliyor, bilmiyorum)
şimdi konu şu ki; bilimsel bir teori temelden değişemez. yani burada kendimizi yırtalım, başımıza geçirelim, temelden bir teoriyi değiştirmeniz namümkündür. amma velakin teori her zaman değişime açıktır, ve her daim gelişmektedir.
örneğin, yine gayet yanlış anlaşılan bir konu olan evrim teorisinden bahsedelim
ilk olarak evrimin işleyiş şekli "doğal seleksiyonladır" der. (darwin teorisi denilen budur.)
bunun evrimi açıklamakta yeterli olmadığı görülür ve bu teori "evrim doğal seleksiyon ve mutasyonlarla işler" halini alır.
bu da ileriki zamanlarda yeterli olarak görülmez, zira genlerde oluşan yararlı-zararlı denilemeyecek(ha bu kelimeler gayet de muallaktır) mutasyonların haricinde bir de "biriken" nötral mutasyonlar gözlemlenmiştir. yani, protein sentezini değiştirmeyen(ya da pek fazla değişikliğe -en azından bir kuşak için- müsade etmeyen ) ama kuşaklar boyunca birikip gerçekten fenotipik değişikliklere yol açabilecek mutasyonların varlığı gözlemlenir.
bu da genetik sürüklenme'ye yol açmaktadır.
yani evrim teorisi, formülizasyon olarak, bugün şunu der
evrim olgusu, seleksiyon ve genetik sürüklenmeyle işler.
bakınız, gördüğünüz gibi gelişmektedir. ama tamamen, kökten bir değişim söz konusu değildir.
ha keza kütle çekim teorisinin newton'dan modern fizik zamanlarına kadar aldığı yolu siz izleyin bir zahmet. (not: şu an gezegenin tekine roket göndermek istiyorsanız, newton mekaniği gayet yeterli olmaktadır. bakın burası da ayrı bir nüans konusu)
öncelikle, teori diye bir kavram ortaya çıkacaksa, malesef ki, yani bir yerlerde birilerinin iddia ettiği gibi bu kavram "bilinmeyen bir güç tarafından" kalıbı kullanılamaz. adam gibi bulgularını yazar, sonra bu üstünden gelişir.
sadece teori kalıbının kullanılmasının nedenlerine başka bir örnek de, (ah ülen yüzellinci kez niye anlattırır bir insan, hiç mi nedir ne değildir diye araştırmaz da hala aynı zırvaları okur!) evrim teorisinin "abiyojenezden" yani, hayatın/canlılığın başlangıcından bahsettiğinin sanılmasıdır.
güzel kardeşim, yapmayın etmeyin! kasıtlı mı yapıyorsunuz bunları, yoksa harbiden öğrenmek zor mu geliyor, bilmiyorum ama, bilmemkaçıncı kez tekrar ediyorum. aha şu "tekrar ediyorum" cümleciğine denk gelen harfler silindi na bu klavyede!
evrim teorisi, abiyojenez hakkında, bunun nasıl başladığı hakkında, bunu neyin başlattığı hakkında herhangi bir şey belirtmez! be-lirt-mez!
zira bu konuyla ilgilenmez.
evrim teorisi, hayatın başlangıcından sonraki gelişim sürecini irdeler.
ve dediği şey(darwin'in teorisi değil, günümüz evrim teorisinin! aman dikkat) evrimde rol alan faktörler
1-doğal seçilim
2-genetik sürüklenmedir.
şimdi lafa takılıp kuramı es geçen sokaktaki adam "lah olur mu öyle şey doğal moal, allah o allah!" diyebilir. ama burada anlayamadığı şey, (tıpkı newton ve einstein örneklerinde de verdiğimiz gibi) teori bunu "allah yapmaz/allah yapar" demez. bu vardır. sadece o kadar. eğer bilimsel olacaksa bunu fizik ötesi bir varlığın müdahalesiyle/müdahalesizliğiyle açıklamaz! açıklayamaz. zira o teolojinin veya felsefenin işidir. bilimin değil! niye anlamıyorsunuz? bilim bunla ilgilenemez!
ikinci önemli nokta ise, çok klasik bir geyik olan ve genetik sürüklenmede de rol alan "tesadüf" olayıdır. yukarıda yazılanlar aynen birebir bu kelime için de geçerlidir. az biraz zeka kırıntısıyla neden bu kelimenin kullanıldığı anlaşılabilir.
yani, "efendim bunların zekası hedesi hödösü mü var da bunlar kendi kendilerine bir şeyler kuruyorlar/bunlar tesadüfle mümkün mü" kabilinden soruları evrim teorisiyle ilgili bilimsel bir platformda değil, ateizm-teizm bağlamında felsefi bir platformda konuşmak anlamlı olacaktır. amarıganyalıların bir lafı vardır. "you are barking up the wrong tree" diye. işte öyle birşey.
üçüncü olaraktan, bir yanlış anlaşılma da "teorinin değişmez bir şey" olduğu söyleniyor izlenimi(veya art niyetten dolayı mı böyle bir kandırmaca politikasına gidiliyor, bilmiyorum)
şimdi konu şu ki; bilimsel bir teori temelden değişemez. yani burada kendimizi yırtalım, başımıza geçirelim, temelden bir teoriyi değiştirmeniz namümkündür. amma velakin teori her zaman değişime açıktır, ve her daim gelişmektedir.
örneğin, yine gayet yanlış anlaşılan bir konu olan evrim teorisinden bahsedelim
ilk olarak evrimin işleyiş şekli "doğal seleksiyonladır" der. (darwin teorisi denilen budur.)
bunun evrimi açıklamakta yeterli olmadığı görülür ve bu teori "evrim doğal seleksiyon ve mutasyonlarla işler" halini alır.
bu da ileriki zamanlarda yeterli olarak görülmez, zira genlerde oluşan yararlı-zararlı denilemeyecek(ha bu kelimeler gayet de muallaktır) mutasyonların haricinde bir de "biriken" nötral mutasyonlar gözlemlenmiştir. yani, protein sentezini değiştirmeyen(ya da pek fazla değişikliğe -en azından bir kuşak için- müsade etmeyen ) ama kuşaklar boyunca birikip gerçekten fenotipik değişikliklere yol açabilecek mutasyonların varlığı gözlemlenir.
bu da genetik sürüklenme'ye yol açmaktadır.
yani evrim teorisi, formülizasyon olarak, bugün şunu der
evrim olgusu, seleksiyon ve genetik sürüklenmeyle işler.
bakınız, gördüğünüz gibi gelişmektedir. ama tamamen, kökten bir değişim söz konusu değildir.
ha keza kütle çekim teorisinin newton'dan modern fizik zamanlarına kadar aldığı yolu siz izleyin bir zahmet. (not: şu an gezegenin tekine roket göndermek istiyorsanız, newton mekaniği gayet yeterli olmaktadır. bakın burası da ayrı bir nüans konusu)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar