bugün
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- femboy erkeklere yürüyen dayılar3
- sözlük kadınları5
- lahmacunu elle yiyen kız18
- olduğundan genç göstermek10
- uludağ sözlük görsel ekleme sorunu2
- akıllarını kadın analiziyle yitiren erkek yazarlar2
- ez te hezdikim6
- evlilikteki en büyük sorun2
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı3
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması3
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır7
- meslek seçiminde ilgi alanları mı maddiyat mi4
- 22 yaşında kız 41 yaşında erkek ilişkisi2
- red bull2
- sigaranın içinde 4 bin çeşit zehir olması2
- kadınlar porno izler mi sorunsalı4
- dünya kupasından banane diyen erkek7
- fas'ın dünya kupasında dördüncü olması2
- yenidünya2
- wc den elenerek dünyada dalga konusu olmamız4
- alevilerde muhammed ismi5
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan4
- istanbul6
- üniversite sınavına geç kalmak7
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı6
- fransız arabalarının tekerlekli tabut olması2
- balkonu camla kaplatmak7
- en son alınan iltifat2
- elmas bey biraderin çaylak olması5
- milli takımımızın balonu patladı7
- paraguay türkiye maçının iptal edileceği iddiası2
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- çekirdek yiyip kabuğu balkondan atmak2
- pornoyu bırakmak5
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı49
- birbirine kadın ikram eden zenginler3
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- zina yapan cennete gider mi2
- öfke anında yapılmaması gereken şeyler6
- yazarların en sevdiği meyve9
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- güne bir şarkı bırak18
- arkadaşlar çöp yanında 5 çuval kitap buldum2
- asi 1993 sözlüğe geri dönsün kampanyası2
- mezarını açan kişi2
- türkiye a milli futbol takımı15
şimdi, hakkında hala bir yanlış anlaşılma olan kalıp.
öncelikle, teori diye bir kavram ortaya çıkacaksa, malesef ki, yani bir yerlerde birilerinin iddia ettiği gibi bu kavram "bilinmeyen bir güç tarafından" kalıbı kullanılamaz. adam gibi bulgularını yazar, sonra bu üstünden gelişir.
sadece teori kalıbının kullanılmasının nedenlerine başka bir örnek de, (ah ülen yüzellinci kez niye anlattırır bir insan, hiç mi nedir ne değildir diye araştırmaz da hala aynı zırvaları okur!) evrim teorisinin "abiyojenezden" yani, hayatın/canlılığın başlangıcından bahsettiğinin sanılmasıdır.
güzel kardeşim, yapmayın etmeyin! kasıtlı mı yapıyorsunuz bunları, yoksa harbiden öğrenmek zor mu geliyor, bilmiyorum ama, bilmemkaçıncı kez tekrar ediyorum. aha şu "tekrar ediyorum" cümleciğine denk gelen harfler silindi na bu klavyede!
evrim teorisi, abiyojenez hakkında, bunun nasıl başladığı hakkında, bunu neyin başlattığı hakkında herhangi bir şey belirtmez! be-lirt-mez!
zira bu konuyla ilgilenmez.
evrim teorisi, hayatın başlangıcından sonraki gelişim sürecini irdeler.
ve dediği şey(darwin'in teorisi değil, günümüz evrim teorisinin! aman dikkat) evrimde rol alan faktörler
1-doğal seçilim
2-genetik sürüklenmedir.
şimdi lafa takılıp kuramı es geçen sokaktaki adam "lah olur mu öyle şey doğal moal, allah o allah!" diyebilir. ama burada anlayamadığı şey, (tıpkı newton ve einstein örneklerinde de verdiğimiz gibi) teori bunu "allah yapmaz/allah yapar" demez. bu vardır. sadece o kadar. eğer bilimsel olacaksa bunu fizik ötesi bir varlığın müdahalesiyle/müdahalesizliğiyle açıklamaz! açıklayamaz. zira o teolojinin veya felsefenin işidir. bilimin değil! niye anlamıyorsunuz? bilim bunla ilgilenemez!
ikinci önemli nokta ise, çok klasik bir geyik olan ve genetik sürüklenmede de rol alan "tesadüf" olayıdır. yukarıda yazılanlar aynen birebir bu kelime için de geçerlidir. az biraz zeka kırıntısıyla neden bu kelimenin kullanıldığı anlaşılabilir.
yani, "efendim bunların zekası hedesi hödösü mü var da bunlar kendi kendilerine bir şeyler kuruyorlar/bunlar tesadüfle mümkün mü" kabilinden soruları evrim teorisiyle ilgili bilimsel bir platformda değil, ateizm-teizm bağlamında felsefi bir platformda konuşmak anlamlı olacaktır. amarıganyalıların bir lafı vardır. "you are barking up the wrong tree" diye. işte öyle birşey.
üçüncü olaraktan, bir yanlış anlaşılma da "teorinin değişmez bir şey" olduğu söyleniyor izlenimi(veya art niyetten dolayı mı böyle bir kandırmaca politikasına gidiliyor, bilmiyorum)
şimdi konu şu ki; bilimsel bir teori temelden değişemez. yani burada kendimizi yırtalım, başımıza geçirelim, temelden bir teoriyi değiştirmeniz namümkündür. amma velakin teori her zaman değişime açıktır, ve her daim gelişmektedir.
örneğin, yine gayet yanlış anlaşılan bir konu olan evrim teorisinden bahsedelim
ilk olarak evrimin işleyiş şekli "doğal seleksiyonladır" der. (darwin teorisi denilen budur.)
bunun evrimi açıklamakta yeterli olmadığı görülür ve bu teori "evrim doğal seleksiyon ve mutasyonlarla işler" halini alır.
bu da ileriki zamanlarda yeterli olarak görülmez, zira genlerde oluşan yararlı-zararlı denilemeyecek(ha bu kelimeler gayet de muallaktır) mutasyonların haricinde bir de "biriken" nötral mutasyonlar gözlemlenmiştir. yani, protein sentezini değiştirmeyen(ya da pek fazla değişikliğe -en azından bir kuşak için- müsade etmeyen ) ama kuşaklar boyunca birikip gerçekten fenotipik değişikliklere yol açabilecek mutasyonların varlığı gözlemlenir.
bu da genetik sürüklenme'ye yol açmaktadır.
yani evrim teorisi, formülizasyon olarak, bugün şunu der
evrim olgusu, seleksiyon ve genetik sürüklenmeyle işler.
bakınız, gördüğünüz gibi gelişmektedir. ama tamamen, kökten bir değişim söz konusu değildir.
ha keza kütle çekim teorisinin newton'dan modern fizik zamanlarına kadar aldığı yolu siz izleyin bir zahmet. (not: şu an gezegenin tekine roket göndermek istiyorsanız, newton mekaniği gayet yeterli olmaktadır. bakın burası da ayrı bir nüans konusu)
öncelikle, teori diye bir kavram ortaya çıkacaksa, malesef ki, yani bir yerlerde birilerinin iddia ettiği gibi bu kavram "bilinmeyen bir güç tarafından" kalıbı kullanılamaz. adam gibi bulgularını yazar, sonra bu üstünden gelişir.
sadece teori kalıbının kullanılmasının nedenlerine başka bir örnek de, (ah ülen yüzellinci kez niye anlattırır bir insan, hiç mi nedir ne değildir diye araştırmaz da hala aynı zırvaları okur!) evrim teorisinin "abiyojenezden" yani, hayatın/canlılığın başlangıcından bahsettiğinin sanılmasıdır.
güzel kardeşim, yapmayın etmeyin! kasıtlı mı yapıyorsunuz bunları, yoksa harbiden öğrenmek zor mu geliyor, bilmiyorum ama, bilmemkaçıncı kez tekrar ediyorum. aha şu "tekrar ediyorum" cümleciğine denk gelen harfler silindi na bu klavyede!
evrim teorisi, abiyojenez hakkında, bunun nasıl başladığı hakkında, bunu neyin başlattığı hakkında herhangi bir şey belirtmez! be-lirt-mez!
zira bu konuyla ilgilenmez.
evrim teorisi, hayatın başlangıcından sonraki gelişim sürecini irdeler.
ve dediği şey(darwin'in teorisi değil, günümüz evrim teorisinin! aman dikkat) evrimde rol alan faktörler
1-doğal seçilim
2-genetik sürüklenmedir.
şimdi lafa takılıp kuramı es geçen sokaktaki adam "lah olur mu öyle şey doğal moal, allah o allah!" diyebilir. ama burada anlayamadığı şey, (tıpkı newton ve einstein örneklerinde de verdiğimiz gibi) teori bunu "allah yapmaz/allah yapar" demez. bu vardır. sadece o kadar. eğer bilimsel olacaksa bunu fizik ötesi bir varlığın müdahalesiyle/müdahalesizliğiyle açıklamaz! açıklayamaz. zira o teolojinin veya felsefenin işidir. bilimin değil! niye anlamıyorsunuz? bilim bunla ilgilenemez!
ikinci önemli nokta ise, çok klasik bir geyik olan ve genetik sürüklenmede de rol alan "tesadüf" olayıdır. yukarıda yazılanlar aynen birebir bu kelime için de geçerlidir. az biraz zeka kırıntısıyla neden bu kelimenin kullanıldığı anlaşılabilir.
yani, "efendim bunların zekası hedesi hödösü mü var da bunlar kendi kendilerine bir şeyler kuruyorlar/bunlar tesadüfle mümkün mü" kabilinden soruları evrim teorisiyle ilgili bilimsel bir platformda değil, ateizm-teizm bağlamında felsefi bir platformda konuşmak anlamlı olacaktır. amarıganyalıların bir lafı vardır. "you are barking up the wrong tree" diye. işte öyle birşey.
üçüncü olaraktan, bir yanlış anlaşılma da "teorinin değişmez bir şey" olduğu söyleniyor izlenimi(veya art niyetten dolayı mı böyle bir kandırmaca politikasına gidiliyor, bilmiyorum)
şimdi konu şu ki; bilimsel bir teori temelden değişemez. yani burada kendimizi yırtalım, başımıza geçirelim, temelden bir teoriyi değiştirmeniz namümkündür. amma velakin teori her zaman değişime açıktır, ve her daim gelişmektedir.
örneğin, yine gayet yanlış anlaşılan bir konu olan evrim teorisinden bahsedelim
ilk olarak evrimin işleyiş şekli "doğal seleksiyonladır" der. (darwin teorisi denilen budur.)
bunun evrimi açıklamakta yeterli olmadığı görülür ve bu teori "evrim doğal seleksiyon ve mutasyonlarla işler" halini alır.
bu da ileriki zamanlarda yeterli olarak görülmez, zira genlerde oluşan yararlı-zararlı denilemeyecek(ha bu kelimeler gayet de muallaktır) mutasyonların haricinde bir de "biriken" nötral mutasyonlar gözlemlenmiştir. yani, protein sentezini değiştirmeyen(ya da pek fazla değişikliğe -en azından bir kuşak için- müsade etmeyen ) ama kuşaklar boyunca birikip gerçekten fenotipik değişikliklere yol açabilecek mutasyonların varlığı gözlemlenir.
bu da genetik sürüklenme'ye yol açmaktadır.
yani evrim teorisi, formülizasyon olarak, bugün şunu der
evrim olgusu, seleksiyon ve genetik sürüklenmeyle işler.
bakınız, gördüğünüz gibi gelişmektedir. ama tamamen, kökten bir değişim söz konusu değildir.
ha keza kütle çekim teorisinin newton'dan modern fizik zamanlarına kadar aldığı yolu siz izleyin bir zahmet. (not: şu an gezegenin tekine roket göndermek istiyorsanız, newton mekaniği gayet yeterli olmaktadır. bakın burası da ayrı bir nüans konusu)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar