bugün
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- sözlüğün çok durgun olması6
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- sıcak hava vs soğuk hava5
- yeni partinin çerçeve yasa kararı13
- arkadaşlar hesabımı sildim haberiniz olsun3
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek7
- yaşlandığının farkına varmak2
- sakallı aşçı4
- ekşi sözlük referans17
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- ekonomi16
- türkiye11
- evlenmeme nedenleri4
- ulu parti5
- corona adasında bira tadımı yapacak uzman ilanı4
- özgür özel6
- baliye balayına gitme ezikliği4
- mekke anlaşması20
- çerçeve yasaya hayır diyen yeni parti vekilleri2
- ingiliz ajanları5
- ekonomi çok güzel2
- 2000 doğumlu kızlar5
- koko14
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- burak kut4
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- recep tayyip erdoğan6
- terörsüz türkiye den rahat olan kesim2
- yeni parti7
- çocuğuna kendi ismini veren ebeveyn4
- kürt sorunu4
- kod yazarken müzik dinlemek6
- en gey özelliğiniz10
- bok kokan bali'ye balayına giden münasip çiftler2
- dindar nesil2
- din ve ahlak5
- yanlışlıkla gey olmak9
- torpil peşinde koşan tip5
- baliye giden türkiye ezikleri2
- günlük tutan erkek19
- 10 ağustos 20263
- halk başkanlık sistemini istiyor9
- salaksın3
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
türkiye cidden garip bir memleket. işbirlikçisi, faşisti, gericisi, sosyal demokratı hepsi bir başka alemde yaşamakta. ülkenin nereye gittiğinden bağımsız olarak bunu algılamamak gerekiyor aslında. ama asıl olarak memleketi tüm bu saydığım kesimleriyle osmanlıcıların sarmış olması ve bunların tarihi yeni baştan yazıyor oluşu gerçek bir felakettir. felakettir; çünkü tarihsel olarak memlekette iyiye dair, ileriye dair ne varsa çöpe atılıyor yerine avrupa'nın hasta adamları, işbirlikçi hainler konuyor. işte size şaka gibi cevaplar. ama trajikomik bir şaka olduğu kesin, dahası vahim bir şaka.
bu durumu açıklamak için söylüyorum. tarihi bir bütün olarak almayı geçtim, tarihin ne olduğunu bile bilmeyen osmanlı özentileri amerikancı uşaklar kalkmış tarihi tekrar yazıyorlar. ellerinde bir kanıtın esamesi okunmuyor ama bol keseden sallamaya devam ediliyor. üstelik bunu pişkince kabul ediyorlar. "eskiden okuduk, unuttuk" işte bunun bir açıklaması olabilir mi? bence olamaz, olsa olsa tarihi bilmediğinin, cahilliğinin bir kılıfı olabilir. başka bir şey olmaz. hadi bunu verilan ayarın gereği olarak yapılmış bir pişkinlik olarak ele alalım. ama yeni yeni saçmalıkları daha işitir oluyoruz. tabi burada suç sadece amerikancı osmanlı özentilerinin değil, koca koca kendine gazeteci diyen, milyon tane gazete sattığını iddia eden gazetelerde de. bakınız sadece bir kaç ay önce bu zihniyetin temsilcisi bir gazete çıkmış maraş'ta suçu solculara atıyor ve üstelik tanık diye katliamı tertip edenlerden birini gösteriyor. şaka gibi değil mi? sanki ölenler solcular, devrimciler değilmiş gibi.
geçelim, bu zihniyetin taşıyıcılarının gazetelerinden tarihi durum tespitine. çok basit bir şey istemekte fayda var: bu ülkede chp ve onun temsilcisi olanlar ne zaman komünist oldular? bir kere olsun bile solcu olmayan bu partinin temsilcisi zihniyetler mi komünist olmuş? bakınız chp tarihinin en solunda yer aldığı bir kesitten bir konuşma yazalım buraya. 1979 yılında izmir'de konuşan ecevit şu sözleri ediyordu: " benim bu ülkede en büyük katkım komünizmi engellemek olmuştur." yani tarihinin olabilecek en sola açılmış döneminde bunu diyen bir liderden siz komünist olmasını bekler misiniz? hayır, ancak komünizmle mücadele derneği zihniyetli akp'ciler için bu yeterli değil, çünkü zihinlerini bulandırmış anti-komünist damar onları deli ediyor. bu durumda hangi kanıt karayalçınların, chp'nin bir dönem komünist olduğunu gösterecek.
şimdi diğer bir iddilara demek istiyorum ama tarih bilgisi açısından öylesine sefil bir durumla karşı karşıyayızki; duvarlara konuşsak aynı etki yaratacak. ancak tarih bilgisinin zavallılığı yazaramızın saçmalasını engelleyemiyor. bu ülkenin devrimcileri için elinde tek bir kanıt olmadan bol keseden atıyor. bu konuda ellerinde kanıtları olmasa da, bugünkü osmanlıcı akp'cilerin, emek düşmanı, işbirlikçi gericilerin komünizmle mücadele dernekleri altında 1960'lı yıllarda amerikan bayrakları altında fotoğraflarının olduğunu, abd'yi protesto etmek üzere toplanan işçilere, öğrencilere ateş edip onları öldürdüklerini ve hatta kıblelerini amerikan gemilerine karşı dönüp namaz kıldıklarını biliyoruz. bunun için elimizde onlarca kanıt bulunmaktadır ancak aksini iddia edebilecek bir kanıt bulunmamaktadır. şimdi o dönemin zihniyetinden gelenler birilerini ajanlıkla suçlayabilirler mi? ittihat ve terrakki'yi suçlayabilirler, açıkçası umrumda değil ama başka şekilde devrimcileri suçlayamacakları açık. kendileri kandırıldıkları için bu durum ne yazık ki böyle; herkesi kendileri gibi bilip ajanlıkla suçluyorlar. ne diyelim? yolları açık olsun.
şimdi o zaman iddiaları geçecek olursak bu akp'Ci zihniyetin neden yeni bir tarih yazımı üzerinde bu kadar durduklarına bakalım? hiç şüphesiz bu son dönemlerde emperyalizm tarafından istenilen türkiye imajı için yapılan bir teorik altyapıdır. tarihin kendisi öyle bir yazılacak ki; kendi katliamlarının üzerine çizgi çekilecek ve hayali zihniyetlerin üzerine gidilecektir. isteyen istediğine gitsin ancak bu ülkede bir gladyo yapılanmasından söz edecek olursak bu zihniyetin toplum mühendisliğinden çok nato ile ilintili olduğunu ve her nato üyesi ülkede anti-komünizm amaçlı kurulduğunu söyleyelim. ve bu amacı besleyen bir kaç ideolojik akım: dinci gericilik, faşizm ve liberalizm türkiye'de hep bir yerlerden pompalanarak, emperyalizm ve sermaye tarafından desteklenerek ayakta tutulmuştur. şimdi kim sivas'ta yakılan aydınların yobazlar tarafından yakılmadığını iddia ediyorsa ya aymazdır ya da hain. bunun dışında kim bu duruma karşı sosyal demokrat iktidarın ses çıkardığını iddia ediyorsa gene aynı şekilde ya aymazdır ya hain. bunun başka bir şıkkı olduğunu söyleyenlerin ellerinde tek bir kanıt yoktur, olamazda. bir takım provakasyonları bırakalım. daha düne kadar gazetelerinde sivas'ın sorumlusunu ilerici aydınlar- aziz nesin gibi- olarak gösterenler şimdi devlet artığı çeteleri hedef gösteriyor. bu bir zavallılıktır.
konunun özü bellidir. türkiye ilginç bir dönemeçten geçiyor. saltanat sevdalıları demokrasi havarasi kesilirken, çarşafçılar laikliğin savunucu solcu ilan ediliyor. alın size yeni osmanlıcılık ile beklenen toplum. tarih üzerine okuması olmayan, lafı çarpıtan, savunduğu değerleri hiçe sayan basit, pragmatist, çürümüş ve piyasaya teslim olmuş bir toplum. şimdi bunlara durdurun demeyeceğiz de, kimlere diyeceğiz?
bu durumu açıklamak için söylüyorum. tarihi bir bütün olarak almayı geçtim, tarihin ne olduğunu bile bilmeyen osmanlı özentileri amerikancı uşaklar kalkmış tarihi tekrar yazıyorlar. ellerinde bir kanıtın esamesi okunmuyor ama bol keseden sallamaya devam ediliyor. üstelik bunu pişkince kabul ediyorlar. "eskiden okuduk, unuttuk" işte bunun bir açıklaması olabilir mi? bence olamaz, olsa olsa tarihi bilmediğinin, cahilliğinin bir kılıfı olabilir. başka bir şey olmaz. hadi bunu verilan ayarın gereği olarak yapılmış bir pişkinlik olarak ele alalım. ama yeni yeni saçmalıkları daha işitir oluyoruz. tabi burada suç sadece amerikancı osmanlı özentilerinin değil, koca koca kendine gazeteci diyen, milyon tane gazete sattığını iddia eden gazetelerde de. bakınız sadece bir kaç ay önce bu zihniyetin temsilcisi bir gazete çıkmış maraş'ta suçu solculara atıyor ve üstelik tanık diye katliamı tertip edenlerden birini gösteriyor. şaka gibi değil mi? sanki ölenler solcular, devrimciler değilmiş gibi.
geçelim, bu zihniyetin taşıyıcılarının gazetelerinden tarihi durum tespitine. çok basit bir şey istemekte fayda var: bu ülkede chp ve onun temsilcisi olanlar ne zaman komünist oldular? bir kere olsun bile solcu olmayan bu partinin temsilcisi zihniyetler mi komünist olmuş? bakınız chp tarihinin en solunda yer aldığı bir kesitten bir konuşma yazalım buraya. 1979 yılında izmir'de konuşan ecevit şu sözleri ediyordu: " benim bu ülkede en büyük katkım komünizmi engellemek olmuştur." yani tarihinin olabilecek en sola açılmış döneminde bunu diyen bir liderden siz komünist olmasını bekler misiniz? hayır, ancak komünizmle mücadele derneği zihniyetli akp'ciler için bu yeterli değil, çünkü zihinlerini bulandırmış anti-komünist damar onları deli ediyor. bu durumda hangi kanıt karayalçınların, chp'nin bir dönem komünist olduğunu gösterecek.
şimdi diğer bir iddilara demek istiyorum ama tarih bilgisi açısından öylesine sefil bir durumla karşı karşıyayızki; duvarlara konuşsak aynı etki yaratacak. ancak tarih bilgisinin zavallılığı yazaramızın saçmalasını engelleyemiyor. bu ülkenin devrimcileri için elinde tek bir kanıt olmadan bol keseden atıyor. bu konuda ellerinde kanıtları olmasa da, bugünkü osmanlıcı akp'cilerin, emek düşmanı, işbirlikçi gericilerin komünizmle mücadele dernekleri altında 1960'lı yıllarda amerikan bayrakları altında fotoğraflarının olduğunu, abd'yi protesto etmek üzere toplanan işçilere, öğrencilere ateş edip onları öldürdüklerini ve hatta kıblelerini amerikan gemilerine karşı dönüp namaz kıldıklarını biliyoruz. bunun için elimizde onlarca kanıt bulunmaktadır ancak aksini iddia edebilecek bir kanıt bulunmamaktadır. şimdi o dönemin zihniyetinden gelenler birilerini ajanlıkla suçlayabilirler mi? ittihat ve terrakki'yi suçlayabilirler, açıkçası umrumda değil ama başka şekilde devrimcileri suçlayamacakları açık. kendileri kandırıldıkları için bu durum ne yazık ki böyle; herkesi kendileri gibi bilip ajanlıkla suçluyorlar. ne diyelim? yolları açık olsun.
şimdi o zaman iddiaları geçecek olursak bu akp'Ci zihniyetin neden yeni bir tarih yazımı üzerinde bu kadar durduklarına bakalım? hiç şüphesiz bu son dönemlerde emperyalizm tarafından istenilen türkiye imajı için yapılan bir teorik altyapıdır. tarihin kendisi öyle bir yazılacak ki; kendi katliamlarının üzerine çizgi çekilecek ve hayali zihniyetlerin üzerine gidilecektir. isteyen istediğine gitsin ancak bu ülkede bir gladyo yapılanmasından söz edecek olursak bu zihniyetin toplum mühendisliğinden çok nato ile ilintili olduğunu ve her nato üyesi ülkede anti-komünizm amaçlı kurulduğunu söyleyelim. ve bu amacı besleyen bir kaç ideolojik akım: dinci gericilik, faşizm ve liberalizm türkiye'de hep bir yerlerden pompalanarak, emperyalizm ve sermaye tarafından desteklenerek ayakta tutulmuştur. şimdi kim sivas'ta yakılan aydınların yobazlar tarafından yakılmadığını iddia ediyorsa ya aymazdır ya da hain. bunun dışında kim bu duruma karşı sosyal demokrat iktidarın ses çıkardığını iddia ediyorsa gene aynı şekilde ya aymazdır ya hain. bunun başka bir şıkkı olduğunu söyleyenlerin ellerinde tek bir kanıt yoktur, olamazda. bir takım provakasyonları bırakalım. daha düne kadar gazetelerinde sivas'ın sorumlusunu ilerici aydınlar- aziz nesin gibi- olarak gösterenler şimdi devlet artığı çeteleri hedef gösteriyor. bu bir zavallılıktır.
konunun özü bellidir. türkiye ilginç bir dönemeçten geçiyor. saltanat sevdalıları demokrasi havarasi kesilirken, çarşafçılar laikliğin savunucu solcu ilan ediliyor. alın size yeni osmanlıcılık ile beklenen toplum. tarih üzerine okuması olmayan, lafı çarpıtan, savunduğu değerleri hiçe sayan basit, pragmatist, çürümüş ve piyasaya teslim olmuş bir toplum. şimdi bunlara durdurun demeyeceğiz de, kimlere diyeceğiz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar