bugün
- normal taklidi yapmak4
- ben geldim kerkenezler18
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- kısır9
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- sözlükten soğuma nedenleri14
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- claudian clouds22
- bütün kadınlar neden haklı3
- 777 diyen erkolar8
- iyi bir insan olmak3
- yazarların özel mesaj sayıları3
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- zıtlıklardan doğan ilişki2
- iyi parti17
- akrep burcu kini8
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- fenerbahçe küme düşer mi3
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- gollumun gözü yüzükte6
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- türkü su demirel2
- simko315
- güne bir şarkı bırak4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları6
- saçını pembeye boyayan erkek6
- tekken tag tournament3
- cep telefonu kılıfı3
- mehdi aleyhisselam6
- itlik serserilik2
- maddi dünya zihinden dışarı taşarak ortaya çıkar2
- uyuşma2
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- gün tabağı5
- üniversite mezunu işsiz4
- beşiktaş7
- alttaki yazara motto ver16
- yırtık boxer giyen erkek3
- pizza yemek8
- çerçeve yasa35
- sözlük ırkçıları8
- aleksey batrakov12
- hamburger date6
- enes kanter2
- kendi sorumluluğunu almak4
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
akgün akova şiiri.
sonra gittik bir kır kahvesine oturduk
bizimmiş gibi bütün güneşler
bahçelere gelincik döşüyordu ilkbahar
takmış baca temizleyicilerini koluna
çay bardaklarına değdirdik yenilemek için dudaklarımızı
eski aşklarımızdan söz ettik, yitik kuş seslerinden
kapının yanında bekleyen bavullardan
"kanatlara inanmak için çok geç" dedin
"bu kadar kırılıp dökülmüşken yatak odaları,
hızla soğuyan bir çorbaya benziyor yaşam,
bazı geceler zamanın kokusunu duyuyorum birden uyandığımda
bazı sabahlar ayın çatladığını,
yalnızlığın bembeyaz gözleri var
çalar saatimin üstünde uyuyor şimdi
görülmeyen bir düş gibi"
sözden çok yazıyı sevdiğin için
kendimi şiir bilip sustum
ve yeniden okudum
karda koşan atların sırtında
dolaştırdığın sözcüklerini:
"Eşyalarım yerleştirilmişti otobüse, yolcular yerlerini çoktan almıştı.
Uğurlamaya gelen güzel insanlarla da konuşmuyorduk o sırada,
bir sondu yaşadığımız an.
Bense seni bekliyordum;
bir yaşama, bir kente ve hepinize veda ederken
en çok seninle kucaklaştığımda anlayacağımı biliyordum,
geri dönüşsüz bir yolculuğa çıktığımı.
Gözyaşlarım bekliyordu, şimdi değildi sırası, biraz sonraydı.
Oturduğum koltuktan, akıp giden görüntülerin uzaklığında
yüzümün anlamlarının yitip gittiğini seziyordum.
Sevgiliye duyulan özlem kadar büyüktü
seninle vedalaşmaya duyduğum da.
Gelmedin, bilmeliydim
Ben de gelmezdim.
O günden sonra, söz verdiğin mektubu bekler oldum,
boşluğunu doldursun diye;
yazmadın."
mektup dağıtan bir postacıya rastladıktan sonra
gittik bir kır kahvesine oturduk
bizimmiş gibi bütün kuşlu zarflar
kırıklarla dolu olsa da kanatlar sevgili Berna
yeniden uçmak için küçük bir rüzgar yeter
ve fısıldar bize ilkbahar:
yürekten yüreğe savrulan çiçektozudur aşk
sonra gittik bir kır kahvesine oturduk
bizimmiş gibi bütün güneşler
bahçelere gelincik döşüyordu ilkbahar
takmış baca temizleyicilerini koluna
çay bardaklarına değdirdik yenilemek için dudaklarımızı
eski aşklarımızdan söz ettik, yitik kuş seslerinden
kapının yanında bekleyen bavullardan
"kanatlara inanmak için çok geç" dedin
"bu kadar kırılıp dökülmüşken yatak odaları,
hızla soğuyan bir çorbaya benziyor yaşam,
bazı geceler zamanın kokusunu duyuyorum birden uyandığımda
bazı sabahlar ayın çatladığını,
yalnızlığın bembeyaz gözleri var
çalar saatimin üstünde uyuyor şimdi
görülmeyen bir düş gibi"
sözden çok yazıyı sevdiğin için
kendimi şiir bilip sustum
ve yeniden okudum
karda koşan atların sırtında
dolaştırdığın sözcüklerini:
"Eşyalarım yerleştirilmişti otobüse, yolcular yerlerini çoktan almıştı.
Uğurlamaya gelen güzel insanlarla da konuşmuyorduk o sırada,
bir sondu yaşadığımız an.
Bense seni bekliyordum;
bir yaşama, bir kente ve hepinize veda ederken
en çok seninle kucaklaştığımda anlayacağımı biliyordum,
geri dönüşsüz bir yolculuğa çıktığımı.
Gözyaşlarım bekliyordu, şimdi değildi sırası, biraz sonraydı.
Oturduğum koltuktan, akıp giden görüntülerin uzaklığında
yüzümün anlamlarının yitip gittiğini seziyordum.
Sevgiliye duyulan özlem kadar büyüktü
seninle vedalaşmaya duyduğum da.
Gelmedin, bilmeliydim
Ben de gelmezdim.
O günden sonra, söz verdiğin mektubu bekler oldum,
boşluğunu doldursun diye;
yazmadın."
mektup dağıtan bir postacıya rastladıktan sonra
gittik bir kır kahvesine oturduk
bizimmiş gibi bütün kuşlu zarflar
kırıklarla dolu olsa da kanatlar sevgili Berna
yeniden uçmak için küçük bir rüzgar yeter
ve fısıldar bize ilkbahar:
yürekten yüreğe savrulan çiçektozudur aşk
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar