bugün
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- kolye142
- usualsuspectsin mod olması6
- asla evlenilmeyecek kızlar8
- zall'ın makara yapması6
- cep telefonu22
- nokia20
- bilim3
- uzay3
- ay3
- ıpkis'in bir işe yaramaması6
- jagermeister3
- mars2
- usualsuspects'in ayağı2
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- hacker saldırısı gazileri4
- fon vurgunu24
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- asansörde susma zorunluluğu3
- son parti4
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- esaretin bedeli5
- tiyatroya gitmek3
- istersem sozlugu hacklerim5
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- vadistanbul2
- 20013
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- hacker ımız bile mal amk2
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- samsunspor3
- istanbul daki konserde fenalaşan 1 kişinin ölümü2
- anın görüntüsü19
- amerika birleşik devletleri6
- şeref taşlıova2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- uludağ sözlüğün hacklenmesi skandalı3
- ismailağa cemaati3
- recep tayyip erdoğan8
- karpuzcu liboş pandanın gerçek kimliği3
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız4
- azerbaycan4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- ardahan2
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
akgün akova şiiri.
sonra gittik bir kır kahvesine oturduk
bizimmiş gibi bütün güneşler
bahçelere gelincik döşüyordu ilkbahar
takmış baca temizleyicilerini koluna
çay bardaklarına değdirdik yenilemek için dudaklarımızı
eski aşklarımızdan söz ettik, yitik kuş seslerinden
kapının yanında bekleyen bavullardan
"kanatlara inanmak için çok geç" dedin
"bu kadar kırılıp dökülmüşken yatak odaları,
hızla soğuyan bir çorbaya benziyor yaşam,
bazı geceler zamanın kokusunu duyuyorum birden uyandığımda
bazı sabahlar ayın çatladığını,
yalnızlığın bembeyaz gözleri var
çalar saatimin üstünde uyuyor şimdi
görülmeyen bir düş gibi"
sözden çok yazıyı sevdiğin için
kendimi şiir bilip sustum
ve yeniden okudum
karda koşan atların sırtında
dolaştırdığın sözcüklerini:
"Eşyalarım yerleştirilmişti otobüse, yolcular yerlerini çoktan almıştı.
Uğurlamaya gelen güzel insanlarla da konuşmuyorduk o sırada,
bir sondu yaşadığımız an.
Bense seni bekliyordum;
bir yaşama, bir kente ve hepinize veda ederken
en çok seninle kucaklaştığımda anlayacağımı biliyordum,
geri dönüşsüz bir yolculuğa çıktığımı.
Gözyaşlarım bekliyordu, şimdi değildi sırası, biraz sonraydı.
Oturduğum koltuktan, akıp giden görüntülerin uzaklığında
yüzümün anlamlarının yitip gittiğini seziyordum.
Sevgiliye duyulan özlem kadar büyüktü
seninle vedalaşmaya duyduğum da.
Gelmedin, bilmeliydim
Ben de gelmezdim.
O günden sonra, söz verdiğin mektubu bekler oldum,
boşluğunu doldursun diye;
yazmadın."
mektup dağıtan bir postacıya rastladıktan sonra
gittik bir kır kahvesine oturduk
bizimmiş gibi bütün kuşlu zarflar
kırıklarla dolu olsa da kanatlar sevgili Berna
yeniden uçmak için küçük bir rüzgar yeter
ve fısıldar bize ilkbahar:
yürekten yüreğe savrulan çiçektozudur aşk
sonra gittik bir kır kahvesine oturduk
bizimmiş gibi bütün güneşler
bahçelere gelincik döşüyordu ilkbahar
takmış baca temizleyicilerini koluna
çay bardaklarına değdirdik yenilemek için dudaklarımızı
eski aşklarımızdan söz ettik, yitik kuş seslerinden
kapının yanında bekleyen bavullardan
"kanatlara inanmak için çok geç" dedin
"bu kadar kırılıp dökülmüşken yatak odaları,
hızla soğuyan bir çorbaya benziyor yaşam,
bazı geceler zamanın kokusunu duyuyorum birden uyandığımda
bazı sabahlar ayın çatladığını,
yalnızlığın bembeyaz gözleri var
çalar saatimin üstünde uyuyor şimdi
görülmeyen bir düş gibi"
sözden çok yazıyı sevdiğin için
kendimi şiir bilip sustum
ve yeniden okudum
karda koşan atların sırtında
dolaştırdığın sözcüklerini:
"Eşyalarım yerleştirilmişti otobüse, yolcular yerlerini çoktan almıştı.
Uğurlamaya gelen güzel insanlarla da konuşmuyorduk o sırada,
bir sondu yaşadığımız an.
Bense seni bekliyordum;
bir yaşama, bir kente ve hepinize veda ederken
en çok seninle kucaklaştığımda anlayacağımı biliyordum,
geri dönüşsüz bir yolculuğa çıktığımı.
Gözyaşlarım bekliyordu, şimdi değildi sırası, biraz sonraydı.
Oturduğum koltuktan, akıp giden görüntülerin uzaklığında
yüzümün anlamlarının yitip gittiğini seziyordum.
Sevgiliye duyulan özlem kadar büyüktü
seninle vedalaşmaya duyduğum da.
Gelmedin, bilmeliydim
Ben de gelmezdim.
O günden sonra, söz verdiğin mektubu bekler oldum,
boşluğunu doldursun diye;
yazmadın."
mektup dağıtan bir postacıya rastladıktan sonra
gittik bir kır kahvesine oturduk
bizimmiş gibi bütün kuşlu zarflar
kırıklarla dolu olsa da kanatlar sevgili Berna
yeniden uçmak için küçük bir rüzgar yeter
ve fısıldar bize ilkbahar:
yürekten yüreğe savrulan çiçektozudur aşk
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar