bugün

meksika açmazı macerası

gina ve mıknatıs'ın keyfi yerindeydi, eğlenceye o kadar kendilerini kaptırmışlardı ki her şeyi unutmuşlardı. yüksek sesli müzik eşliğinde yolda ilerlerken, mıknatıs bir anda müziği kapattı ve çok sert bir şekilde frene bastı. direksiyona doğru uzanıp, biz ne yapıyoruz şu an gina, arkadaşlarımız ortada yok farkında mısın çıkışını yaptı. gina, bir anda kendine gelmişti.

hemen telefonunu çıkardı ama durakladı. ben kimsenin telefonunu ezbere bilmiyorum ki, zaten hepsi kaçırıldı arasak neye yarar dedi. mıknatıs: ya kaçırılmadılarsa?

gina, biraz düşündükten sonra, sanırım bir tek usual'ın telefonu aklımda diyerek numarayı çevirdi. telefon çalıyor, usual açmıyordu. ısrarla aradı gina ve sonunda telefon açıldı. alo sesi geldi birden boğuk boğuk, arkada çok yüksek sesle smooth operator adlı şarkı çalıyordu.

usual'a, neredesin sen diye çıkıştı gina. usual, kahkaha atarak sus gina, sus lütfen karşılığını verdi. gina, hem iyi olduğuna sevinmiş hem de çok şaşırmıştı. sana anlatacaklarım var dedikten sonra usual, hah ha haa gina gina ginaaa, şu an hiçbir şey duymak istemiyorum diyerek telefonu suratına kapattı. gina, sinirden çok sert bir çığlık attı.

tekrar aradı, usual çalan telefona cevap vermiyordu. derken bir mesaj geldi; gina mesajı açtı ve sesli okumaya başladı: gina… şu an çıplak ayaklarını öpme, koklama ve oje sürme hayallerimi gerçekleştirdiğim bir hanımla beraberim, işim bitince haber veririm, swh… gina, küfürler eşliğinde tekrar aradı, bu sefer telefon tamamen kapalıydı. mıknatıs ile göz göze geldiler, koca bir sessizlik oldu...

zarfın karşılığında aldıkları şeylerden dolayı mutlulardı ama onlara silah ve para veren kartel üyelerinin asıl amacının bu ikiliyi yanlarına çekip, el turco çetesine çökmek olduğunu anlamamışlardı. kendilerine verilen telefonların, aslında kartel tarafından dinlendiğinden ve adım adım izlendiklerinden haberleri bile yoktu. büyük kaos henüz başlamamıştı…
© copyright 2005 - 2026