william blake

"utanç gururun örtüsüdür" lafına denk geldim az evvel. blake yine doğru söylemiş. ama tam değil, biraz doğru. böyle atarlı atarlı, giderli giderli, düz düz pürüzsüz lafları zaten seviyorum. ama internette yerlisi yabancısıyla çok popüler bir uğraş olarak blake'in böyle bir aforizma yazarı hallerine sokulması, youtube videolarında radiohead şarkıları üzerine yapıştırılması hepimizi üzüyor. başta beni, kenny rogers'i ve ece temelkuran'ın evini temizleyen hanım ablayı üzüyor.

ama neyse, tam değil, eksik derken ne kastediyorum. şunu kastediyorum, shame is pride's cloak'i kastediyorum. gurur ve kibir arasindaki titreşimlere açık radyomuz bu frekanstan yayın yapıyor..

ama blake malumunuz her şeyin diğer her şeyin örtüsü olabileceğini düşünebilen, iddia eden, bunu kanıtlayan ve gravürünü bile yapan tanıdığımız az sayıdaki adamdan biri olduğu ve ingiliz olmasına rağmen kafasinin biraz karışık olmasından utanmayan bir adem olduğu için bazı şeyleri de boşta biıakmayı severdi. nitekim çok sevdiğimiz bir konu olan budalalığı da sahtekarlığın örtülerinden biri olarak nitelemesi tüm sahtekarlar için kıvanç vesilesidir. aynı şekilde haklılığı konusunda ısrar eden budalanın kendisini bilge zannetmesinin esrarını açıklayan tarihteki ilk kişi olma şerefi de yine blake'e aittir. "büyük eniştem ve hayattaki başarıları" havasında anlatıyorum seni blake kusura bakma da genel olarak böyle..

neyse eş dost arasında kusurlarını ve hatalarını erdem diye yutturanlar olmasını bile hoşgörüyle karşılayan makamımız, bu utanç ve örtülü gurur konusunda böyle çalışmıyor. niçin, çünkü her tür utancın temelinde pride'i keyfekeder çevirirsen gurur, diğer insanlarla ilişkisi içinde çevirirsen de kibir bulduğu ve utanç duygusunda başkalarını, ötekileri kendinden saymayan türden bir kibir bulduğu için çalışmıyor. başkalarına empati, sempati, antipati, apati ve diğer tüm patilerle, merhametle ve utançla yaklaşan her tavrın yamacında farkında bile olmadığınız bir kibir varsa, olaylar utandığınız insanları dışlayan bir cehennemde geçmektedir.

buradan itibaren sartre'i haklı çıkarabileceğimi düşündüğüm için bu entelektüel entryime de burada son veriyorum. artık gerisini zeki demirkubuz düşünsün.
© copyright 2005 - 2026