bugün
- ecevit denince akla gelen şeyler21
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak7
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması21
- simko315
- manifest5
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- türkiye 0 7 fransa5
- rakıya verilen paranın göze batmaması4
- çok şükür ki atatürkçü ve tırk değilim5
- memduh bashgan10
- sözlükte ki türk düşmanları10
- türk olmayan türkler5
- israil azerbaycan kardeşliği4
- türklerin dinsiz bir millet olması4
- esat oktay yıldıran3
- ölüm orucu3
- tarih kitaplarının aşırı yalandan ibaret olması4
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- hewal ebo6
- sözlüğe fotoğraf yüklenmiyor4
- bölücüye sövdük diye çaylak olmak3
- roman çöpü hagi4
- özel sektör vs devlet sektörü3
- durumumuz kudretlidir3
- devşirme orta asya köpeği memduh4
- işcep2
- kürt memduh4
- amedspor'un kürt milliyetçisi bir takım olması3
- etzincan kürdü memduh4
- kredi kartı borcu3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- filenin balonları3
- siirt te patpat devrilmesi 7 yaralı3
- catwalk3
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek6
- s'i l v'e r m'i s t7
- sözlük moderatörleri sorgulanmalı2
- betray me8
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazar tayfası3
- 5816 atatürk ü koruma kanunu kaldırılsın mı2
- kürdistan da bulunmaktan şeref duydum2
- ligin ilk ikisinde amedspor'un ve cimbomun olması2
- trabzonspor 4 galatasaray 02
- yabancı bir şirkette mühendislik işi bulma yolları4
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı7
- trabzonspor taraftarı2
- arkadaşın eski sevgilisi3
- laiklik ile yönetilen tek ülkenin türkiye olması2
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama4
- kürt hareketinin erzincan daki oy oranı2
türk dizileri pek seyredilmez.
son 10 yıldır da hiç seyretmiyoruz zaten.
en son 2015 yılında aşk yeniden dizisinin ilk 8-10 bölümünü izlemiş sonradan bırakmıştım.
hangi dizi olursa olsun ilk 8-10 bölümden sonra zaten içine ediliyor.
hele ki dizi tutar belli bir reyting üzerine çıkarsa senaristler ve diziyi kurgulayanlar diziyi uzatmak için taslaklara ek yapılması, işlenen temayı çeşitlendirerek konunun dışına çıkmaları vb kararlarla dizi don lastiğine dönüyor.
nasıl olsa dizi tuttu, reytingler tavan yaptı diye senaristinden yapımcısına, yönetmeninden tasarımcısı, makyözü vb işi boşluyor.
diziyi uzatmak ve reytingde üst sıralarda kalmak için dizinin içeriği dışına çıkılıyor ve sonuç olarak diziye final yaparken de bu değişikliklerle saçma absürt bir final ortaya çıkıyor.
ülkemizde kurgu olmayan ve yaşanmış bir olay, tarihi gerçekliği işleyen, biyografi vb açıdan çekilmiş dizilerse evlere şenlik.
örnek: kuruluş, diriliş, muhteşem yüzyıl vb kıl tüy dizileri tam bir komedi.
kostümünden makyajına, oyuncuların vücut dilinden mimiklerine, vücut proporsiyonlarına bakınca gülmemek elde değil.
metro seksüel erkekler ve güzellik salonları müdavimi kadın oyuncular ortalıkta endamlarını sergiliyor. kimse "vanminitlan, 880 500-300 yıl önceyi anlatıyoruz" demiyor.
hele ki kadın oyuncular... tam bir komedi, destekli sütyenleriyle göğüsler dimdik, bir de vücut duruşu pozisyonuyla yürümesiyle göğüsler vücudundan önce gidiyor.
adeta 30 ağustos zafer bayramında geçiş yapan zırhlı birliklerde tankın namlusu gibi göğüsler "dikkat kadın geçiyor" diye bağırıyor.
yok yani, tamam...
haremi anlarım, kadın kadına mal beyanı yapar edasıyla göğüsler dimdik, vücut duruşu, yürüyüşüyle "çekilim memelerime yol verin, dikkat meme geçiyor" edasıyla arz-ı endam edersiniz de namahrem bir ortamda kadın bunu sarayda bile yapmaz.
podyumda bir defilede yürür edasıyla salınamazsınız.
bir de 800-600-500-300 yıl önce ki bir konuyu işliyorsanız dizide bir kişi çıkıp şu an ki güzellik algısıyla o yıllarda güzellik algısı bir mi diye sormuyor.
o yıllarda zayıflık bir güzellik algısı değil de tam tersi sağlıksız olma-hastalık, bakımsız, çirkinlik algısıydı.
dizi planlama ve yapım aşamasında oyunculara proje içeriği hakkında bilgi verip basitçe "biraz kilo alın, kuaför ve cilt bakımlarınızı, pedikür, manikür vb randevularınızı erteleyin" denmiyor mu?
oyuncu seçmelerini yaparken bunlar neye dikkat ediyor?
kostümleri tasarlayan stilist modelistler bundan 600 yıl önce ki renk, dikişlere ve aksesuarlara tasarımlara dikkat etmiyor.
maalesef artık ülkemizde görsel sanatlar açısından üretilen bir eserleri artık izleyemiyoruz.
tabi ki zevkler renkler tartışılmaz. bu durumdan rahatsız olmayan kitle var ve onları eleştirecek de değiliz.
kılıç kalkanla (bir eline döner bıçağını alıp diğer eline tencere kapağını alıp) ekran başında coşkuyla nara atan insanlara üretilen içerikler bize gururdan çok aklımıza zekamıza yapılmış hakareti yaşatıyor.
son 10 yıldır da hiç seyretmiyoruz zaten.
en son 2015 yılında aşk yeniden dizisinin ilk 8-10 bölümünü izlemiş sonradan bırakmıştım.
hangi dizi olursa olsun ilk 8-10 bölümden sonra zaten içine ediliyor.
hele ki dizi tutar belli bir reyting üzerine çıkarsa senaristler ve diziyi kurgulayanlar diziyi uzatmak için taslaklara ek yapılması, işlenen temayı çeşitlendirerek konunun dışına çıkmaları vb kararlarla dizi don lastiğine dönüyor.
nasıl olsa dizi tuttu, reytingler tavan yaptı diye senaristinden yapımcısına, yönetmeninden tasarımcısı, makyözü vb işi boşluyor.
diziyi uzatmak ve reytingde üst sıralarda kalmak için dizinin içeriği dışına çıkılıyor ve sonuç olarak diziye final yaparken de bu değişikliklerle saçma absürt bir final ortaya çıkıyor.
ülkemizde kurgu olmayan ve yaşanmış bir olay, tarihi gerçekliği işleyen, biyografi vb açıdan çekilmiş dizilerse evlere şenlik.
örnek: kuruluş, diriliş, muhteşem yüzyıl vb kıl tüy dizileri tam bir komedi.
kostümünden makyajına, oyuncuların vücut dilinden mimiklerine, vücut proporsiyonlarına bakınca gülmemek elde değil.
metro seksüel erkekler ve güzellik salonları müdavimi kadın oyuncular ortalıkta endamlarını sergiliyor. kimse "vanminitlan, 880 500-300 yıl önceyi anlatıyoruz" demiyor.
hele ki kadın oyuncular... tam bir komedi, destekli sütyenleriyle göğüsler dimdik, bir de vücut duruşu pozisyonuyla yürümesiyle göğüsler vücudundan önce gidiyor.
adeta 30 ağustos zafer bayramında geçiş yapan zırhlı birliklerde tankın namlusu gibi göğüsler "dikkat kadın geçiyor" diye bağırıyor.
yok yani, tamam...
haremi anlarım, kadın kadına mal beyanı yapar edasıyla göğüsler dimdik, vücut duruşu, yürüyüşüyle "çekilim memelerime yol verin, dikkat meme geçiyor" edasıyla arz-ı endam edersiniz de namahrem bir ortamda kadın bunu sarayda bile yapmaz.
podyumda bir defilede yürür edasıyla salınamazsınız.
bir de 800-600-500-300 yıl önce ki bir konuyu işliyorsanız dizide bir kişi çıkıp şu an ki güzellik algısıyla o yıllarda güzellik algısı bir mi diye sormuyor.
o yıllarda zayıflık bir güzellik algısı değil de tam tersi sağlıksız olma-hastalık, bakımsız, çirkinlik algısıydı.
dizi planlama ve yapım aşamasında oyunculara proje içeriği hakkında bilgi verip basitçe "biraz kilo alın, kuaför ve cilt bakımlarınızı, pedikür, manikür vb randevularınızı erteleyin" denmiyor mu?
oyuncu seçmelerini yaparken bunlar neye dikkat ediyor?
kostümleri tasarlayan stilist modelistler bundan 600 yıl önce ki renk, dikişlere ve aksesuarlara tasarımlara dikkat etmiyor.
maalesef artık ülkemizde görsel sanatlar açısından üretilen bir eserleri artık izleyemiyoruz.
tabi ki zevkler renkler tartışılmaz. bu durumdan rahatsız olmayan kitle var ve onları eleştirecek de değiliz.
kılıç kalkanla (bir eline döner bıçağını alıp diğer eline tencere kapağını alıp) ekran başında coşkuyla nara atan insanlara üretilen içerikler bize gururdan çok aklımıza zekamıza yapılmış hakareti yaşatıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar