yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması

Dünya tarihinde emperyalizmle veya otoriteryanizmle mücadele edip sığınacak başka yeri olmadığı için Batılı ülkelere kaçmak zorunda kalan sayısız figür vardır. Karl Marx, Vladimir Lenin, Troçki veya Bertolt Brecht gibi isimler de hayatlarının belirli dönemlerinde kendilerine kapı açan (ve çoğu zaman emperyalist/kapitalist olan) Avrupa şehirlerinde yaşamak zorunda kalmıştır. Bu durum çoğu zaman bireysel bir tercih değil, hayatta kalma zorunluluğudur.

Yılmaz Güney'in Mahir Çayan ve arkadaşlarını evinde saklaması, bu uğurda hapis yatması ve sinema hayatının en verimli yıllarını parmaklıklar arkasında geçirmesi, onun siyasi çizgisindeki samimiyetinin ve ödediği bedelin somut bir kanıtıdır.

Sürgündeki bir sanatçının görevinin, sığındığı ülkenin tarihini temize çıkarmak değil; kendi coğrafyasındaki ezilenlerin, haksızlıkların ve insan hakları ihlallerinin sesini duyurmak tır.
© copyright 2005 - 2026