bugün
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı11
- bir erkeğin aşko demesi6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- 24 tane fake hesabı olan yazar7
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması7
- diamond bosphorus27
- biraz şımardım6
- çağımızın hastalığı8
- hoşlanılan kızı türkü bardan çıkarken görmek3
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- cajun corner2
- tekne turu2
- sevgilinizin sözlükte yazar olması6
- bu kadar feyk barındıran yerde ben kalamam3
- siyasal islamcı siyasal alevici ittifakı2
- ioçk'nın müziği6
- nickten isim tahmini yapmak72
- acıyo diyen kız4
- cem dizdar2
- yakisikli babam gibi asik oldum anam gibi2
- sözlük yazarlarının yaptığı yemekler2
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- gammaz çetesi7
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum20
- seri gizli artı oy veren melek15
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- true'nin utanmadan gammazlara laf söylemesi3
- aykirikadin2
- yan ma leley yan ma leyyo3
- hayattan zevk alamamak17
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- ferrasini satan yazar2
- arkadaşlar feyk misi ni z2
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu6
- götelek turşusu3
- arkadaşlar hoşçakalın4
- eski sevgilisinin adını sözlükte anan yazar2
- bacınızın uluda yazar olmasını ister misiniz3
- clean code alışkanlığı2
- hikayeyi devam ettir25
- hava ne kadar güzel ya3
- mutsuzluğun en büyük nedeni16
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- insana kendini güvende hissettiren şeyler6
- yazarların sözlükte bulunma amaçları7
- erkeklerin obur olduğu algısı18
Birçok farklı tarihi kayıtlarda adı geçen büyük mısır labirentidir.
Çeşitli radar ve kazı çalışmalarıyla bölgenin varlığı ve büyüklüğü kanıtlandı Ancak mısır eski eserler yüksek konseyi genel sekreteri olan zahi hawass denilen kişi politik gücünü kullanarak hiçbir çalışma yapılmasına izin vermedi.
Yalanlarla yazılmış tarihin değişmesini istemiyorlar kısacası. Hatta rahmetli ilber ortaylı bile kendisi ile ilgili en büyük eski eser kaçakçısı demiştir.
Labirentle ilgili olarak Heredot’un Tarih (Histories) eserinin 2. Kitap 148. Bölümünde geçen orijinal metnin Türkçe çevirisini bırakıyorum. Çeviri tarafımca yapılan amatör bir çeviri, anlam kaymaları için kusura bakmayın.
Mısırlılar ortak bir anıt bırakmaya karar verdiler ve bu kararla Moeris (Tunah) Gölünün biraz yukarısında, Timsahlar Şehri (Krokodeilopolis) denen yerin hemen karşısında bir labirent yaptırdılar.
Bunu kendim gördüm ve kelimelerin anlatabileceğinden çok daha büyük buldum. Eğer Yunanlıların yaptığı bütün surları, binaları ve büyük eserleri bir araya getirip toplasaydınız, harcanan emek ve masraf bakımından yine de bu labirentin gerisinde kalırlardı. Oysa Efes’teki ve Samos’taki tapınaklar da övgüye değer eserlerdir. Piramitler de kelimelerin anlatabileceğinden daha büyüktür ve her biri Yunanlıların birçok büyük eserine bedeldir. fakat bu labirent, piramitleri bile geride bırakır.
Üstü kapalı on iki avlusu vardır, kapıları birbirine bakar, altısı kuzeye, altısı güneye açılır ve hepsi kesintisiz tek bir dış duvarla çevrelenmiştir. içinde iki tür oda bulunur: Biri yerin altında, diğeri bunun tam üzerinde yer alır ve toplam sayıları üç bindir (her katta bin beş yüz oda).
Üst kattaki odaları bizzat gezdim, kendi gözlerimle gördüm ve anlatıyorum. Yeraltındaki odaları ise sadece dinledim çünkü oradan sorumlu Mısırlılar, bu labirenti ilk yaptıran kralların ve kutsal timsahların mezarları burada yer aldığı için bu odaları göstermeye hiçbir şekilde yanaşmadılar. Bu yüzden yeraltı odalarından kulaktan dolma bilgilere dayanarak bahsediyorum.
Fakat üstteki odaları kendi gözlerimizle gördük ve bunların insan gücünü aşan eserler olduğuna şahit olduk. Avlulardan odalara, odalardan koridorlara, koridorlardan başka salonlara ve tekrar avlulara geçen o süslü ve dolambaçlı yollar, gezene sonu gelmez bir hayranlık veriyordu.
Bütün yapının tavanı da duvarlar gibi taştan yapılmıştır ve duvarlar kabartma figürlerle doludur. Her avlunun etrafı birbirine mükemmelen oturtulmuş beyaz mermerden sütunlarla çevrilmiştir. Labirentin bittiği köşede ise üzerinde devasa figürlerin kazındığı kırk kulaçlık (yaklaşık 75 metre) bir piramit yükselir ve buraya yeraltından giden bir yol vardır.
Çeşitli radar ve kazı çalışmalarıyla bölgenin varlığı ve büyüklüğü kanıtlandı Ancak mısır eski eserler yüksek konseyi genel sekreteri olan zahi hawass denilen kişi politik gücünü kullanarak hiçbir çalışma yapılmasına izin vermedi.
Yalanlarla yazılmış tarihin değişmesini istemiyorlar kısacası. Hatta rahmetli ilber ortaylı bile kendisi ile ilgili en büyük eski eser kaçakçısı demiştir.
Labirentle ilgili olarak Heredot’un Tarih (Histories) eserinin 2. Kitap 148. Bölümünde geçen orijinal metnin Türkçe çevirisini bırakıyorum. Çeviri tarafımca yapılan amatör bir çeviri, anlam kaymaları için kusura bakmayın.
Mısırlılar ortak bir anıt bırakmaya karar verdiler ve bu kararla Moeris (Tunah) Gölünün biraz yukarısında, Timsahlar Şehri (Krokodeilopolis) denen yerin hemen karşısında bir labirent yaptırdılar.
Bunu kendim gördüm ve kelimelerin anlatabileceğinden çok daha büyük buldum. Eğer Yunanlıların yaptığı bütün surları, binaları ve büyük eserleri bir araya getirip toplasaydınız, harcanan emek ve masraf bakımından yine de bu labirentin gerisinde kalırlardı. Oysa Efes’teki ve Samos’taki tapınaklar da övgüye değer eserlerdir. Piramitler de kelimelerin anlatabileceğinden daha büyüktür ve her biri Yunanlıların birçok büyük eserine bedeldir. fakat bu labirent, piramitleri bile geride bırakır.
Üstü kapalı on iki avlusu vardır, kapıları birbirine bakar, altısı kuzeye, altısı güneye açılır ve hepsi kesintisiz tek bir dış duvarla çevrelenmiştir. içinde iki tür oda bulunur: Biri yerin altında, diğeri bunun tam üzerinde yer alır ve toplam sayıları üç bindir (her katta bin beş yüz oda).
Üst kattaki odaları bizzat gezdim, kendi gözlerimle gördüm ve anlatıyorum. Yeraltındaki odaları ise sadece dinledim çünkü oradan sorumlu Mısırlılar, bu labirenti ilk yaptıran kralların ve kutsal timsahların mezarları burada yer aldığı için bu odaları göstermeye hiçbir şekilde yanaşmadılar. Bu yüzden yeraltı odalarından kulaktan dolma bilgilere dayanarak bahsediyorum.
Fakat üstteki odaları kendi gözlerimizle gördük ve bunların insan gücünü aşan eserler olduğuna şahit olduk. Avlulardan odalara, odalardan koridorlara, koridorlardan başka salonlara ve tekrar avlulara geçen o süslü ve dolambaçlı yollar, gezene sonu gelmez bir hayranlık veriyordu.
Bütün yapının tavanı da duvarlar gibi taştan yapılmıştır ve duvarlar kabartma figürlerle doludur. Her avlunun etrafı birbirine mükemmelen oturtulmuş beyaz mermerden sütunlarla çevrilmiştir. Labirentin bittiği köşede ise üzerinde devasa figürlerin kazındığı kırk kulaçlık (yaklaşık 75 metre) bir piramit yükselir ve buraya yeraltından giden bir yol vardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar