bugün

telefonlardaki düşük güç modu

Yeni aldığım telefonun kutusunu açar açmaz, şarjım daha %100 iken düşük güç modunu açıp telefonu ölene kadar böyle kullanma fikri bana hep çok cazip gelirdi; ta ki işin aslını öğrenene kadar. Bu modu ilk günden beri takıntı derecesinde açık tutmanın bataryanın kimyasal ömrünü uzatacağına, pili mucizevi bir şekilde koruyacağına inanıyordum. Oysa bataryayı asıl yaşlandıran şeylerin yüksek ısı, telefonu sürekli sıfıra indirmek ya da hep şarjda bırakmak olduğunu, düşük güç modunun ise bu kimyasal süreçlere hiçbir faydası olmadığını anladım.

​Aslında ilk günden beri bu modu açık tutarak kendi kendime en büyük cezayı vermiş oldum. Dünyanın parasını sayıp aldığım o son model işlemcinin gücünü kısıtladım, ekranın o yağ gibi akan yüksek yenileme hızını kendi elimle düşürdüm. Telefonum arka planda senkronizasyon yapmayı bıraktı; maillerim anında düşmez oldu, fotoğraflarım yedeklenmedi ve uygulamalar ben açana kadar donup kaldı.

​Sonunda fark ettim ki, bataryayı koruyacağım diye cihazı ilk günden beri adeta yarım akıllı bir telefon gibi kullanıyormuşum. Bu yaptığım, paraya kıyıp altıma spor araba çekip, motoru yıpranmasın diye arabayı sadece birinci viteste sürmekten farksızdı. Artık bıraktım telefon gücünü göstersin; pil %20’ye düştüğünde zaten o bana kendini hatırlatıyor.
© copyright 2005 - 2026