bugün

neurogenesis

beynin gizli kalmış en inatçı ve umut dolu intikamı resmen. yetişkinliğinde bile hipokampusta yeni sinir hücreleri doğuyormuş, günde yedi yüz tane falan. koşarsın, yeni bi şey öğrenirsin, stresini biraz düşürürsün; beyin “ulan tamam, fabrikayı açayım bari” deyip taze nöronları patır patır salıyor. eskiden 27’den sonra bitti, kalanla idare et diye yutturmuşlar bize, meğer yalanmış.

her sabah aynı trafikte küfür ederek uyan, işte ekran karşısında kendini erit, akşam eve dönüp telefonu eline al, scroll’la dur. yeni doğan o masum hücreler “lan burası neresi, aynı s*kik döngü mü” deyip üçüncü dakikada teslim bayrağını çekiyor herhalde.

şahane bi kontrast değil mi? bir yanda bilim “hareket et, merak et, zenginleştir etrafını” diyor, diğer yanda biz “yarın spora başlarım” diye eski nöronları da yavaş yavaş gömüyoruz. stres, uykusuzluk, o iğrenç haberler… hepsi bir olup üretim hattını sabote ediyor.

benim gibi beyni fosilleşmiş tipler için hem “vay be” dedirten hem de “ulan keşke daha erken duysaydım” diye içini acıtan bi bilgi. bir tarafta laboratuvarda farelere tekerlek takıp “bak yeni hücre” diye sevinç çığlıkları atıyorlar, diğer tarafta biz “bugün de aynı bokları yiyeceğiz” diye kahveyi üstüne içiyoruz. halet-i-ruhiyem kara çarşafalara büründü bu ironiyle. beynimiz hala inatla “dirilelim” diyor, biz de elimizdeki bütün 21. yüzyıl aletleriyle onu boğuyoruz.

çüknot: değerli yazar arkadaşlar, nörogenez konusunda bilim insanları hâlâ birbirine makale fırlatıyor. yetişkin beyinde tam olarak ne kadar yeni nöron üretildiği ve bunun boyutu tartışmalı. yani burada geçen bazı rakamlar “kesin hüküm” değil, araştırmalardan çıkan yaklaşık tahminlerdir. beyniniz bu çüknotu okurken birkaç nöron kaybettiyse sorumluluk kabul etmiyorum.
© copyright 2005 - 2026