bugün
- salak erkek neden bu kadar çok6
- sedat pekmez21
- velvet27
- ktç abinin çaylak olması3
- true nun çaylak olması4
- pekmez bey biraderin birader yazar bey olması3
- aile evinde yaşamak12
- ebu muhammed el culani4
- kemalist dünya19
- eski sevgilinin dolgun göğüslerini özlemek7
- tavuk iskender4
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- çomar putu4
- kadir inanır3
- ingiliz aksanı6
- yazarların iyi olduğu konular4
- galatasaray lobisi11
- beşar esad2
- kürtçülük2
- sözlük yazarlarının kombinleri10
- herzevekil'in biraz şey olması6
- yazarların çalmak istedikleri enstrümanlar3
- etliye sütlüye karışmayan yazarlar5
- uludağ sözlük kızları tam bir sazandır5
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı6
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- anıtkabir i yıkıp yerine cami yapmak2
- canımın sürekli hamburger çekmesi7
- dincilerin ingiltere sevdası5
- beynin güzelce yıkanması3
- kemalist tokatlamak2
- aylık 317 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- bir gecede cahil kaldık5
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- fight club4
- merhabalar biraderler4
- akplilerin akpye oy verme nedenleri4
- birader yazar olmak13
- maklube4
- sözlük yazarlarının yemek menüleri4
- üniversitelerin gereksiz olması10
- biz dededen chp liyiz deyip kk'ye oy verecek tip3
- hızlı para kazanmanın yolları14
- şeyh olup milleti söğüşleme işi3
- nato zirvesini takip izni verilmeyen türk medyası7
- allah9
- yazarların ilk kedileri3
- aylık 315 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- ayağımla nah çekebilme yeteneğim5
new york’lu o saygın psikanalist, yıllarca başkalarının en karanlık sırlarını dinleyip dururken bir anda kendi hayatının en sinsi oyunun ortasında buluyor kendini. kitap öyle akıcı ki sayfalar film şeridi gibi gidiyor, durmak bilmiyorsun.
gerilim dozu tam kıvamında, psikolojik derinlik de cabası. yazar karakterin iç dünyasını katman katman soyarken sen de ister istemez kendi küçük nevrozlarınla yüzleşiyorsun. “ulan ben de mi böyleyim” dedirten anlar eksik değil, trajikomik bir yanı da var işin. bir yandan gülüyor, bir yandan off be diyorsun.
başyapıt diye ortalığı inletmiyor tabii, edebi bir şaheser falan değil. ama amacına cuk oturuyor: seni sayfaların içine hapsediyor, biraz daha dedirtiyor, bitince de ruhum biraz örselendi ama iyi anlamda hissi bırakıyor. çevirisi eski baskılarda biraz pütürlü olabiliyor, o ayrı mesele, ama hikaye o kadar sarıyor ki dildeki o küçük pürüzleri de yutabiliyorsun. psikolojik gerilim sevenlere, akıl oyunlarına meraklı olanlara birebir. sevmeyenlere bile bi şans verin derim. okuyun oğlum, bilinçaltınızın kapısını bi’ tıklatın, o zaten sizi bekliyor.
(bkz: john katzenbach)
gerilim dozu tam kıvamında, psikolojik derinlik de cabası. yazar karakterin iç dünyasını katman katman soyarken sen de ister istemez kendi küçük nevrozlarınla yüzleşiyorsun. “ulan ben de mi böyleyim” dedirten anlar eksik değil, trajikomik bir yanı da var işin. bir yandan gülüyor, bir yandan off be diyorsun.
başyapıt diye ortalığı inletmiyor tabii, edebi bir şaheser falan değil. ama amacına cuk oturuyor: seni sayfaların içine hapsediyor, biraz daha dedirtiyor, bitince de ruhum biraz örselendi ama iyi anlamda hissi bırakıyor. çevirisi eski baskılarda biraz pütürlü olabiliyor, o ayrı mesele, ama hikaye o kadar sarıyor ki dildeki o küçük pürüzleri de yutabiliyorsun. psikolojik gerilim sevenlere, akıl oyunlarına meraklı olanlara birebir. sevmeyenlere bile bi şans verin derim. okuyun oğlum, bilinçaltınızın kapısını bi’ tıklatın, o zaten sizi bekliyor.
(bkz: john katzenbach)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar