bugün
- sözlük erkekleri kadın olsa nasıl görünürdü9
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı21
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek14
- evrene bir mesaj bırak7
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler10
- izinli yazarın entry girebilmesi7
- yusuf tekin'in öğrencinin bağcığını bağlaması2
- kendi rızasıyla kabak tatlısı yiyen insan2
- muhafazeküler4
- zeki ve cool biriyle sohbet etmek2
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- islam düşmanlarına epstein şoku13
- kılıçdaroğlu'nun aradığı desteği bulamaması3
- izmir'in yıllar sonra chp den kurtulması2
- hocalı katliamı2
- ismail kartal10
- işi düşünce aramak2
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- kilo verdiren gıda4
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi4
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş3
- linkedin4
- org vs synthesizer4
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- çocuğuna dünyayı dar edip toruna dünyaları vermek2
- cemil tugayın chp den istifa etmesi2
- şu anda ne yapıyorsun19
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- bugün ne yedin10
- eski eş2
- sevgilinin arkadaşının daha yakışıklı olması2
- yıllık yazısı3
- 2026 dünya kupası13
- vedat muriqi3
- samara morgan2
- azizlik neden ispanyollara mahsus4
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- kemal derviş5
- karakalpakistan2
- koyun yoğurdu3
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu3
- bir gün ölecek olmak6
- en iyi yanık kremi5
- en iyi terapi6
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı6
- 30 lu yaşlar14
"Niçin"
Yanlış bir öyküde yalnız bir yaşam... Yalnızlıkta ölesiye ısrar ederek yanlışları kabullenmemek... Ölesiye sitem etmek tüm sevgilere... Bizi biz yapan yapı taşlarımıza sırt çevirmek... Yüzümüzü ardına çevirip deli taylar gibi koşmak... Belki de kaçmak yüzleşmelerden... Yenilmekten korkmak... Ya da sonunda kazanmak bile olsa hatasız olduğumuz varsayımına ters düşmemek... Her yükleme ağır başlı ama dik mazeretler yüklemek... Acılara acı acı gülmek... Soyutlamak kendini nefes alan dünyadan... Aşkla doğduğu halde aşkına inatlaşmak... Gururla kabuk tutmak... Hırslara yenilmek amansız... Birer birer yitirmek tüm kaleleri... Zafer planları yaparken yitirmek... Önce kendini, sonra değerlerini yitirmek hazin hazin... Acıklı bir öyküye başrol oyuncusu olmak bilmeden... Elimizdekilerin anlamını bilmemek... Mutlu bir şarkı güfteleme çabasında acı bir şarkıya konu olmak... Nefes alamamak yavaş yavaş... Tüm olumsuzluklarla birlikte yanlışlara daha fazla sarılmak... Gurur denizinde boğulmak... Güneşi ardına alıp gölgede kaybolmak... Bir üçgenin köşesine sıkışmak ya da bir çemberin etrafında dolanıp sürekli aynı noktaya varmak... Duygu sömürüsünün orta yerinde önce kendini sömürmek... Kurguya ve yalana önce kendini inandırmak... Sonra da dikine çıkmak yokuşu... Ucunda bir uçurum olduğunu bile bile hızla koşmak... Sonra da atladığında yaradılışına ters düşmek... Kanatsız bir ruhun tanrısına isyan etmek... Özünden şaşmak... Asi olmak... isyankar olmak... Popülist bir gidişin dönüş biletini kaybetmek... Neleri kaybettiğini anlayamamak... Kendine güvenememek... Savaşmak yerine isyanla dolu kaçışlara aldanmak... Ucuz yoldaşlar aramak kendine... Varlığına düşman olmak... Zirveyi hayal ederken en dipte olduğunu bile fark edememek... inadına inatlaşmak... Kendinle inatlaşmak...
Peki niçin? Sonuçlarla uslanmayan deli gönlü inadına acıyla kertmek niçin? Yolunu seçme yetisinden uzak gidişini ders almalardan yoksun bırakmak niçin? Yitirmeleri yitirmek beklerken bizi, yitirmelere müptela olma gayreti niçin? Işık tutan dostlarımızı ahmak rüzgarlarda karartma gayretimiz niçin? Dirhem dirhem tüketerek umutlarımızı, kahpe aldanışlara kanışımız niçin? Kan kokusuna azılı yoksunluklara varlığımızı yem edişimiz niçin? içimizdeki çocuğu nefretle yüklemek niçin? Onu büyütmek bile aptallıkken, nefretle bir bilinmeze esir etmek de niçin? Esaretin koynuna hediye ettiğimiz benliğimizi kaybetmeye ısrarımız niçin? Çıkış yollarını dikenlerle dolduruşumuz niçin? Niçin sevmelere uzak kalışımız ve sevmelerden kaçışımız? Gelgitlerimiz niçin? Tek yürek bir birlik olmaktansa yalnız çoğunluğa kaçışımız niçin? Yüreğimizi unutuşumuz niçin? Her kalp atışındaki korkuşumuz ve celallenmemiz niçin?
Sevdikçe yaşamaz mı insan? O halde yaşadıkça sevmek yerine kin doluşumuz niçin? Koskoca dünyada bir başımıza acılar denizinde boğuluşumuz niçin? Bunca hatadan sonra gözyaşları döküşümüz niçin? Gururla kanatlı kibirimizi gözyaşıyla süslemek de niçin? Hakir gördüğümüz her cana sızı yaşatma arzusu da niçin? Acıyı var oluşumuzla değil, benliğimizle yaşamanın onurunu reddetmekle hak etmedik mi? O halde tertemiz insanlara bunu yükleme gayretimiz niçin? Niçin, kimin için?
07.08.2007
12:46:55
Uğur Yaman
Yanlış bir öyküde yalnız bir yaşam... Yalnızlıkta ölesiye ısrar ederek yanlışları kabullenmemek... Ölesiye sitem etmek tüm sevgilere... Bizi biz yapan yapı taşlarımıza sırt çevirmek... Yüzümüzü ardına çevirip deli taylar gibi koşmak... Belki de kaçmak yüzleşmelerden... Yenilmekten korkmak... Ya da sonunda kazanmak bile olsa hatasız olduğumuz varsayımına ters düşmemek... Her yükleme ağır başlı ama dik mazeretler yüklemek... Acılara acı acı gülmek... Soyutlamak kendini nefes alan dünyadan... Aşkla doğduğu halde aşkına inatlaşmak... Gururla kabuk tutmak... Hırslara yenilmek amansız... Birer birer yitirmek tüm kaleleri... Zafer planları yaparken yitirmek... Önce kendini, sonra değerlerini yitirmek hazin hazin... Acıklı bir öyküye başrol oyuncusu olmak bilmeden... Elimizdekilerin anlamını bilmemek... Mutlu bir şarkı güfteleme çabasında acı bir şarkıya konu olmak... Nefes alamamak yavaş yavaş... Tüm olumsuzluklarla birlikte yanlışlara daha fazla sarılmak... Gurur denizinde boğulmak... Güneşi ardına alıp gölgede kaybolmak... Bir üçgenin köşesine sıkışmak ya da bir çemberin etrafında dolanıp sürekli aynı noktaya varmak... Duygu sömürüsünün orta yerinde önce kendini sömürmek... Kurguya ve yalana önce kendini inandırmak... Sonra da dikine çıkmak yokuşu... Ucunda bir uçurum olduğunu bile bile hızla koşmak... Sonra da atladığında yaradılışına ters düşmek... Kanatsız bir ruhun tanrısına isyan etmek... Özünden şaşmak... Asi olmak... isyankar olmak... Popülist bir gidişin dönüş biletini kaybetmek... Neleri kaybettiğini anlayamamak... Kendine güvenememek... Savaşmak yerine isyanla dolu kaçışlara aldanmak... Ucuz yoldaşlar aramak kendine... Varlığına düşman olmak... Zirveyi hayal ederken en dipte olduğunu bile fark edememek... inadına inatlaşmak... Kendinle inatlaşmak...
Peki niçin? Sonuçlarla uslanmayan deli gönlü inadına acıyla kertmek niçin? Yolunu seçme yetisinden uzak gidişini ders almalardan yoksun bırakmak niçin? Yitirmeleri yitirmek beklerken bizi, yitirmelere müptela olma gayreti niçin? Işık tutan dostlarımızı ahmak rüzgarlarda karartma gayretimiz niçin? Dirhem dirhem tüketerek umutlarımızı, kahpe aldanışlara kanışımız niçin? Kan kokusuna azılı yoksunluklara varlığımızı yem edişimiz niçin? içimizdeki çocuğu nefretle yüklemek niçin? Onu büyütmek bile aptallıkken, nefretle bir bilinmeze esir etmek de niçin? Esaretin koynuna hediye ettiğimiz benliğimizi kaybetmeye ısrarımız niçin? Çıkış yollarını dikenlerle dolduruşumuz niçin? Niçin sevmelere uzak kalışımız ve sevmelerden kaçışımız? Gelgitlerimiz niçin? Tek yürek bir birlik olmaktansa yalnız çoğunluğa kaçışımız niçin? Yüreğimizi unutuşumuz niçin? Her kalp atışındaki korkuşumuz ve celallenmemiz niçin?
Sevdikçe yaşamaz mı insan? O halde yaşadıkça sevmek yerine kin doluşumuz niçin? Koskoca dünyada bir başımıza acılar denizinde boğuluşumuz niçin? Bunca hatadan sonra gözyaşları döküşümüz niçin? Gururla kanatlı kibirimizi gözyaşıyla süslemek de niçin? Hakir gördüğümüz her cana sızı yaşatma arzusu da niçin? Acıyı var oluşumuzla değil, benliğimizle yaşamanın onurunu reddetmekle hak etmedik mi? O halde tertemiz insanlara bunu yükleme gayretimiz niçin? Niçin, kimin için?
07.08.2007
12:46:55
Uğur Yaman
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar