bugün

micromanagement

aşırı nefret ediyorum. istiyorum ki insanlar işlerine kendiliklerinden sahip çıksın, işini düzgün yapsın, kaytardığı zamanı kar saymasın. ulan oradasın zaten 8 saat, işini düzgün yapıp, mesainin yarısını kaytarmak arasında çok fark yok, emin ol, zaten oradasın yani o 8 saat. işini yaptıysan dinlediğinde vs. sana kimse bir şey demez. gidiyorum büfedeki çaydanlığı alıyorum, altı kireç tutmuş! odaya çıkıyorum, televizyon en son 1963'te silinmiş! sonra sikince sikti, müdür bize taktı oluyor. hayvan oğlu hayvan işini doğru yap, kimse bir şey demez zaten. ben personelle muhatap olmak istemiyorum zaten, aradaki adamlar personelle birebir yüzgöz olmamak için var, ben aradakine kayıyorum, aradaki altındakine kaysa da söz geçiremiyor. alttaki sanıyor ki, emir benden değil, şefinden. bu sefer 35.000 liraya çalışan "garibanı" karşıma alıp kendim ağzına sıçmak zorunda kalıyorum. sinirlendim çocuklar, işini düzgün yapana zaten kimse karışmaz.
© copyright 2005 - 2026