bugün
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- bikbik akıllı olsun akıllı3
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- fenerbahçe5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- sebahattin şirin20
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi12
- hikayeyi devam ettir2
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği7
- amedsporlu olmanın verdiği gurur2
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
- daha 17 dizisi aras vs teoman7
- itü kktc2
- sözlükte marka olmak11
- amedspor'un erzurumspor'a döşeyeceği boru2
- pkklılara idam gelsin2
- kedi tekmelemek11
- çaycı hüseyin3
- kürtçülerin abd sevdası2
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki7
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız5
- alevi kızların alev alev yanması7
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı3
- demokrasi ahiret diline uygun değildir4
- filenin sultanları2
- pkklı anaları4
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- üst kattan gelen ah oh sesleri3
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
- erzurumspor2
- tarikatsever partiler3
- iremga32
- slovenya'nın 2004 te ab'ye girmiş olması2
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- anın görüntüsü31
- yakışıklı bir erkek ile öpüşebilirim2
- karakuyu dizisi2
- ısparta yaprağı3
- dönercide kız tavlamak5
- normal insan4
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle11
- camide rakı içen izmirli kız7
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler5
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
kökenleri mezopotamya'nın bataklıklarına ve (bkz: akarsu) kültüne dayanan, ancak derinliğine indikçe karşınıza (bkz: platon)’un idealar dünyasını ve (bkz: pisagor)’un kürelerin müziğini çıkaran o devasa gnostik okyanus. öncelikle şu (bkz: hazreti muhammed) meselesine bir netlik getirelim; kureyşli müşriklerin ona ve ilk müslümanlara "sâbiîleşti" (saba'a) demesi sadece bir hakaret değil, aslında bir "etiketleme" çabasıydı. zira o dönemde putları reddeden, temizliğe (abdest/gusül) ve tek tanrıya vurgu yapan her mistik hareket, halkın gözünde "atalarının dininden dönenler" yani sâbiîler ile bir tutuluyordu. ancak mandeizm, islam'ın aksine ruhun bu dünyaya "düşüşünü" bir trajedi olarak görür. işte burada (bkz: platonizm) ile olan o muazzam bağı devreye girer; platon nasıl ki bedeni ruhun hapishanesi (soma sema) olarak tanımladıysa, sâbiîler de maddeyi (tibil) ruhun ışık aleminden kopup hapsolduğu karanlık bir zindan olarak görürler.
bu hapis hayatından kurtuluş ise sadece kuru bir inançla değil, (bkz: gnosis) yani sezgisel bilgi ile mümkündür. ruh, bedenden ayrıldığı an o meşhur (bkz: yedi kat gök) yolculuğuna başlar ki bu tam bir (bkz: ezoterizm) şölenidir. her gezegen bir "gümrük kapısı" (matarta) gibidir ve ruhun oradan geçmesi için doğru parolaları ve bilgiyi bilmesi gerekir. yolculuğun en tepesinde, o en ağır ve en karanlık bekçi olarak (bkz: kiwan) yani satürnbekler. satürn, sâbiî kozmolojisinde zamanın ve maddenin son sınırıdır; orayı geçemeyen ruh, tekrar bu karanlık dünyaya (bkz: tenasüh) benzeri bir döngüyle geri itilir. pisagor’un gezegenlerin dizilimi ve sayıların kutsallığı üzerine kurduğu o matematiksel evren tasarımı, sâbiîlerin (bkz: ginza raba) kitabındaki o karmaşık ışık-karanlık hiyerarşisinde adeta vücut bulur.
onlar için (bkz: vaftizci yahya) son ve gerçek peygamberdir çünkü o, ışığın yeryüzündeki yansıması olan akarsuyu (yardna) ruhun arınma anahtarı olarak sunmuştur. ne yahudilerin (bkz: adunay) dedikleri tanrıya, ne de hristiyanların çarmıh sembolüne değer verirler; onlar için kurtuluş sadece hayatın bilgisi (manda d-hayye) ile mümkündür. bugün isveç’ten avustralya’ya kadar dağılmış olan bu son gnostikler, hala her pazar beyaz elbiseleri (bkz: rasta) içinde suya girerken, aslında binlerce yıl öncesinin o sümer, babil ve yunan felsefesinin harmanlandığı o büyük sırrı sırtlarında taşıyorlar. (bkz: hermetik felsefe) ile olan akrabalıkları ise başlı başına bir entry konusudur ama özetle; sâbiîlik, ruhun evine dönüş biletidir ve o biletin en ağır damgasını her zaman (bkz: kiwan) vurur.
bu hapis hayatından kurtuluş ise sadece kuru bir inançla değil, (bkz: gnosis) yani sezgisel bilgi ile mümkündür. ruh, bedenden ayrıldığı an o meşhur (bkz: yedi kat gök) yolculuğuna başlar ki bu tam bir (bkz: ezoterizm) şölenidir. her gezegen bir "gümrük kapısı" (matarta) gibidir ve ruhun oradan geçmesi için doğru parolaları ve bilgiyi bilmesi gerekir. yolculuğun en tepesinde, o en ağır ve en karanlık bekçi olarak (bkz: kiwan) yani satürnbekler. satürn, sâbiî kozmolojisinde zamanın ve maddenin son sınırıdır; orayı geçemeyen ruh, tekrar bu karanlık dünyaya (bkz: tenasüh) benzeri bir döngüyle geri itilir. pisagor’un gezegenlerin dizilimi ve sayıların kutsallığı üzerine kurduğu o matematiksel evren tasarımı, sâbiîlerin (bkz: ginza raba) kitabındaki o karmaşık ışık-karanlık hiyerarşisinde adeta vücut bulur.
onlar için (bkz: vaftizci yahya) son ve gerçek peygamberdir çünkü o, ışığın yeryüzündeki yansıması olan akarsuyu (yardna) ruhun arınma anahtarı olarak sunmuştur. ne yahudilerin (bkz: adunay) dedikleri tanrıya, ne de hristiyanların çarmıh sembolüne değer verirler; onlar için kurtuluş sadece hayatın bilgisi (manda d-hayye) ile mümkündür. bugün isveç’ten avustralya’ya kadar dağılmış olan bu son gnostikler, hala her pazar beyaz elbiseleri (bkz: rasta) içinde suya girerken, aslında binlerce yıl öncesinin o sümer, babil ve yunan felsefesinin harmanlandığı o büyük sırrı sırtlarında taşıyorlar. (bkz: hermetik felsefe) ile olan akrabalıkları ise başlı başına bir entry konusudur ama özetle; sâbiîlik, ruhun evine dönüş biletidir ve o biletin en ağır damgasını her zaman (bkz: kiwan) vurur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar