ugaritler

ugarit diyarına dair kurgusal bi şiir:

Ben Milkarth.
Ya da Milkarth’tım.
Şimdi damlanın içindeki damlayım.
Ve damla beni yuttu.
Bir saniye önce zeytin ağacının altında oturuyordum.
Bir damla yağmur alnıma düştü.
O damla düştüğü anda her şey birbirine girdi.

Damla içinde Deniz, Deniz içinde Damla
Yağmur damlası gözüme girdi.
içinde Yam’ın okyanusu vardı.
Ama okyanus benim gözümdü.
Gözüm dalga oldu, dalga gözüm oldu.
Yam’ın yılan başı kendi boynumdan çıktı.
Boynumu ısırdı.
Isırık damla oldu.
Damla yere düştü Minet el-Beida limanı oldu.
Limanın içinde Sapan Dağı duruyordu.
Dağın zirvesinde Baal’ın sarayı vardı.
Sarayın penceresi benim ağzımdı.
Ağzımdan gök gürültüsü çıktı.
Gök gürültüsü kendi kulaklarıma geri girdi.
Kulaklarım yam’ın dalgaları oldu.
Dalgalar damla oldu.
Damla alnıma geri düştü.

Zeytin Ağacı Yuttu Köyü, Köy Yuttu Dağı
Ayağa kalktım.
Zeytin ağacının gövdesine dokundum.
Gövde köyümün kapısı oldu.
Kapıdan içeri girdim Ereshkigal’in yeraltı rahmiydi.
Rahmin içinde Athirat oturuyordu, emziriyordu.
Ama emzirdiği Mottu.
Mot büyüdü, Sapan Dağı oldu.
Dağın içinde köyüm vardı.
Köyün içinde zeytin ağacı vardı.
Ağacın içinde ben vardım.
Ben damlaydım.
Damla alnıma düştü.
görsel
görsel
görsel
görsel
görsel
© copyright 2005 - 2026