bugün
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli6
- nervio abla22
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları12
- toy story 53
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi4
- astrolojiye inanan insanlara yapılan zorbalık3
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi3
- sömürge valisi3
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan8
- sedat pekmez43
- psikolog ile ilk seans2
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- durduğun yerde terlemek2
- haklı olduğu halde susan insan7
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- süslü şirin2
- çok yakışıklı kaslı eğitimli cool merhametli erkek3
- kitaplıktan ödünç kitap vermemek2
- mustafa çiftçi3
- anhedonist3
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- islam hristiyanlık ve musevilik2
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- yo yo ma2
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- yuvarlak hatlar3
- yapay zeka sözlük moderatörü4
- vücut geliştirmenin sandığından da zor olması3
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
- bir binanın içinde hayalen dolaşmak3
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak2
- theron2
- chp'nin hali ne olacak34
- her gün içsem bıkmam içecekleri6
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- kadınların beğenilme arzusu ve ilgi açlığı4
- sanatçılardan kılıçdaroğluna büyük tokat5
- müsavat dervişoğlu4
- tekerleğin icadı ve uludağ sözlük tekerlekleri2
- m r e r e c t o21
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
- lütfü savaş2
- beynin gerçek cinsel organ olması2
- geçmişte fetoyu yalayan tipler2
8 yaşından beri Elizabeth Olsen'a karşı hislerim var ve bundan dolayı hiçbir kızdan hoşlanamıyorum. çocuk aklıyla başlayan bu şey, yıllar geçtikçe bende kaybolmadı, aksine büyüdü. son 15 gündür de sanki içimde bir düğüm gibi daha çok baskı yapıyor, beynimin içine çökmüş gibi. çoğu insan bunu “çocukluk/ergenlik hayranlığı” gibi görebilir ama bende biraz daha ağır, anlatması zor bir his.
her şeyimde onu arıyorum, başka birine gülüşünde bile onun yüzü geliyor. hiçbir işime odaklanamıyorum, hayatıma devam edemiyorum. her şeyim olmuş gibi ama aslında hiçbir zaman benim olmayacak. kendime acıyorum, çünkü bir umut bile edemiyorum.
belki garip gelecek ama yıllardır yanımda olmayan biriyle yaşamış gibi hissediyorum. ekrana her çıktığında, her gördüğümde bir anlığına dünya duruyor gibi oluyor. hiçbir zaman ulaşamayacağımı, evli olduğunu ve mesafe farkını bilmek, aslında işin en ağır kısmı.
bazen kendime bile saçma geliyor ama çocukluğumdan beri aklımın bir köşesinde. bir sürü insan gelip geçer hayatında ama ilişkide tip standartımı kendisine o kadar çekti ki başka kadınlarla sağlıklı bir flört yada arkadaşlık ilişkisi kuramıyorum. normalde bir ünlüye bu kadar bağlanmak bana da mantıklı gelmiyor, fakat içimde tuttuğum bir şey bu. günlük hayatımda kimseyle paylaşamadığım için buraya yazmak istedim. belki benzer şeyler yaşamış biri olur, belki de sadece içimi dökmüş olurum.
öyle “hayranlık” değil, baya bildiğin kafamı kemiren bir durum. normalde bir oyuncuya takıntı falan olmaz bende hatta bir kadına karşı olmaz ama bu defa başka hissettiriyor.
arada düşünüyorum, acaba benimle mi daha mutlu olurdu yoksa robbie arnett ile mi? röportajlarını falan izliyorum, ilişkisini araştırıyorum… kendimi onun yerine koyuyorum. sonra da kendi kendime kızıyorum, çünkü kızın mutlu olduğu belli. ama işte mantık bir yere kadar, kalp başka çalışıyor.
eğer şartlar el verseydi, ruhumun ona ait olduğunu bilirdi. benliğimin her kıvrımı, her düşüncem, her nefesim yalnızca onunla bütün olabilirdi. beynim ise ondan başka hiçbir varlığı asla kabul etmezdi, etmiyor da. ömrüm boyunca başka hiçbir ilişkiye yer açamayacak kadar kesin, katıksız ve geri dönüşsüz bir aidiyet bu…
belki de bu durumun bana zarar verdiğini kabul etmem lazım ama kolay değil. özellikle yıllardır bu hisle yaşayıp da son günlerde iyice ağır basınca, ister istemez içimde bir şeyler sıkışıyor.
böyle şeyleri buraya yazmak ne kadar doğru bilmiyorum ama içimde tutunca daha çok büyüyor. belki bir gün bu his hafifler, belki de hayatımın hep bir parçası olarak kalır.
her şeyimde onu arıyorum, başka birine gülüşünde bile onun yüzü geliyor. hiçbir işime odaklanamıyorum, hayatıma devam edemiyorum. her şeyim olmuş gibi ama aslında hiçbir zaman benim olmayacak. kendime acıyorum, çünkü bir umut bile edemiyorum.
belki garip gelecek ama yıllardır yanımda olmayan biriyle yaşamış gibi hissediyorum. ekrana her çıktığında, her gördüğümde bir anlığına dünya duruyor gibi oluyor. hiçbir zaman ulaşamayacağımı, evli olduğunu ve mesafe farkını bilmek, aslında işin en ağır kısmı.
bazen kendime bile saçma geliyor ama çocukluğumdan beri aklımın bir köşesinde. bir sürü insan gelip geçer hayatında ama ilişkide tip standartımı kendisine o kadar çekti ki başka kadınlarla sağlıklı bir flört yada arkadaşlık ilişkisi kuramıyorum. normalde bir ünlüye bu kadar bağlanmak bana da mantıklı gelmiyor, fakat içimde tuttuğum bir şey bu. günlük hayatımda kimseyle paylaşamadığım için buraya yazmak istedim. belki benzer şeyler yaşamış biri olur, belki de sadece içimi dökmüş olurum.
öyle “hayranlık” değil, baya bildiğin kafamı kemiren bir durum. normalde bir oyuncuya takıntı falan olmaz bende hatta bir kadına karşı olmaz ama bu defa başka hissettiriyor.
arada düşünüyorum, acaba benimle mi daha mutlu olurdu yoksa robbie arnett ile mi? röportajlarını falan izliyorum, ilişkisini araştırıyorum… kendimi onun yerine koyuyorum. sonra da kendi kendime kızıyorum, çünkü kızın mutlu olduğu belli. ama işte mantık bir yere kadar, kalp başka çalışıyor.
eğer şartlar el verseydi, ruhumun ona ait olduğunu bilirdi. benliğimin her kıvrımı, her düşüncem, her nefesim yalnızca onunla bütün olabilirdi. beynim ise ondan başka hiçbir varlığı asla kabul etmezdi, etmiyor da. ömrüm boyunca başka hiçbir ilişkiye yer açamayacak kadar kesin, katıksız ve geri dönüşsüz bir aidiyet bu…
belki de bu durumun bana zarar verdiğini kabul etmem lazım ama kolay değil. özellikle yıllardır bu hisle yaşayıp da son günlerde iyice ağır basınca, ister istemez içimde bir şeyler sıkışıyor.
böyle şeyleri buraya yazmak ne kadar doğru bilmiyorum ama içimde tutunca daha çok büyüyor. belki bir gün bu his hafifler, belki de hayatımın hep bir parçası olarak kalır.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
