bugün
- kolye99
- var olmak için ne yaptınız9
- sevgili nedir6
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- elma5
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver7
- kaplan17
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- aslan15
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- amerika birleşik devletleri6
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- fatoş seğmen2
- zebra7
- sarı teker kim sorunsalı8
- evi ev yapan şeyler14
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- yağmurlu gecelerde yapılması zevk veren şeyler3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- timsah9
- ona bir şey söyle10
- asla evlenilmeyecek erkekler2
- ankara8
- futbol18
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bileklik19
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak2
- papatya5
- fransa5
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- fenerbahçe18
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek2
- bugün sözlüğün sakin olması4
- almanya10
- evlenilecek erkeği sanayiye götürmek2
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- anadolu çomarları7
- galatasaray19
- jeffrey epstein6
- billie eilish'in memeleri2
- yalnızlık ömür boyu4
- prezervatif alan müşterinin sırtına vuran eczacı2
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- türkiye18
- evrim2
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
Şimdi onların toplu olarak iddialarını hulâsa edelim. Bu hulâsa, Dr. Said Ramazan el-Bûtî’den Türkçeye çevrilen «Mezhepsizlik» isimli eserin arka kapağına konulmuş ve fasıl fasıl yeri işaret edilmiş bir tablodur. Saçmalıkta şaheser ve hiçbir noktası cevaplandırılmaya değmez iddiaları işte:
“Müslümanlar bir din devrimine şiddetle muhtaçtırlar. Bütün ıslahâtın dayanağı ancak din’de yapılacak olanıdır. islâm hükümetleri, din ile siyaseti birbirinden ayırmaya mecbur kalacaklardır. Müctehid imamlar, kendilerini din vâzı-ı Allah zannetmesinler. Dört imamı taklit etmek küfürdür. Onları taklit edenler basiretsizdir, câhildir, ahmaktır, sapıktır; tefrikacı, fitneci ve amelleri boşa giden müflislerdir. Mezhepliler, Allah’ı bırakıp da papazlarını, hahamlarını kendilerine ilâh ve rab edinen (Hristiyan ve Yahudi)ler gibi, mezhep imamlarını kendilerine ilâh ve rab edinmişlerdir. Dört imam birer put, onlara uyanlarsa birer putperesttir. Mezhepliler Kur’ân’dan bile yan çizmişlerdir. Dört mezhep, kusursuz Resûlullah’a kusurlu imamların açtıkları harp cepheleridir. Dört mezhep üzerine yazılmış kitaplar birer küflü kitaptır. islâm dini, bir bedevî Arab’ın birkaç dakikada öğrenebileceği basitliktedir. islâm’ın bir hukuk sistemine sahip olduğu yalandır. içtihad yapmak gayet basittir; bunun için Arapçayı bile bilmeye hacet yoktur. Birisi sana birkaç hadis kitabını bildiğin bir dille anlatıverirse içtihad yapabilirsin! Hanefî fıkhı, islâm’la hiçbir ilgisi olmayan ve incil’e benzeyen bir şeydir! Mezhepliler, ürküp kaçan birer eşektir. Yalanlarını kılıflayan inatçı ve uydu; ama Hakk’ın değil, şeytanın uydusu kişilerdir. Adam, Muhammedî olmayı bırakıyor da Hanefî veya Şafiî oluyor, ne tuhaf şey!.. Herhangi bir mezhebe bağlanan, ondan başkasını görmez. Onun gözünde Kitap, Sünnet, din — hepsi o mezheptir. Mezheplilerin iman konusunda bildikleri şundan ibarettir: Allah birdir ve her yerdedir. Mezhepliler, ‘Peygamber semaya çıkarak Allah’ı gördü.’ derler. Bu kişilere göre eli tespihliler sefihtir, alçaktır, sapıktır, bid’atçıdır. Bu kişilere göre salâ vermek sapıklıktır; salâ veren müezzin müşriktir. Mezheplilerin zanlarına göre terâvih namazının sekiz rekâtından fazlasını kılmak haramdır; farz namazların kazası caiz değildir. insana kabrinde tâbi olduğu mezhep ve girdiği tarikattan soru sorulmaz. imâm-ı Âzam, ezberinde birkaç hadisten başka hiçbir şey bulunmayan bir câhildir. Usûl-i fıkıh, dört imamın sözlerini doğrulamak; Kitap ve Sünnet’le amel etmeyi terk ederken mazeret diye ileri sürmek için vaz’edilmiştir. imâm-ı Şafiî, bir adamın kendi kızıyla nikâh yapmasını caiz gören bir adamdır. Mezhepleri birleştirme işi son derece basit bir iştir; bunu yapmak Müslümanların boynuna borçtur. Gerek fıkıhçıların, gerekse diğerlerinin —‘Fıkıhçılardan başka hiçbir kimse için şu helâldir, bu haramdır’ demesi caiz değildir— gibi sözleri, Yahudi ve Hristiyanlarda Tevrat ve incil’in hükümlerini papaz ve hahamlardan başkaları anlayamaz şeklindeki inancın bize intikâl ettiğini göstermektedir. Bu ise aynı mevzuda onların yolunu tatbik etmek demektir.”
Bundan başka daha neler!.. Bizzat aklın mahiyet ve keyfiyeti üzerinde hiçbir tefekkür çilesi çekmeyen, son derece dar ve havasız bir akılcılık… Ve üstelik bu akılla Allah ve Resûlünü inkârdan başka çare yokken onları güya kabul edip akıl mizanına vurma gayreti; böylece tezatların en dipsizine düşme felaketi…
“Müslümanlar bir din devrimine şiddetle muhtaçtırlar. Bütün ıslahâtın dayanağı ancak din’de yapılacak olanıdır. islâm hükümetleri, din ile siyaseti birbirinden ayırmaya mecbur kalacaklardır. Müctehid imamlar, kendilerini din vâzı-ı Allah zannetmesinler. Dört imamı taklit etmek küfürdür. Onları taklit edenler basiretsizdir, câhildir, ahmaktır, sapıktır; tefrikacı, fitneci ve amelleri boşa giden müflislerdir. Mezhepliler, Allah’ı bırakıp da papazlarını, hahamlarını kendilerine ilâh ve rab edinen (Hristiyan ve Yahudi)ler gibi, mezhep imamlarını kendilerine ilâh ve rab edinmişlerdir. Dört imam birer put, onlara uyanlarsa birer putperesttir. Mezhepliler Kur’ân’dan bile yan çizmişlerdir. Dört mezhep, kusursuz Resûlullah’a kusurlu imamların açtıkları harp cepheleridir. Dört mezhep üzerine yazılmış kitaplar birer küflü kitaptır. islâm dini, bir bedevî Arab’ın birkaç dakikada öğrenebileceği basitliktedir. islâm’ın bir hukuk sistemine sahip olduğu yalandır. içtihad yapmak gayet basittir; bunun için Arapçayı bile bilmeye hacet yoktur. Birisi sana birkaç hadis kitabını bildiğin bir dille anlatıverirse içtihad yapabilirsin! Hanefî fıkhı, islâm’la hiçbir ilgisi olmayan ve incil’e benzeyen bir şeydir! Mezhepliler, ürküp kaçan birer eşektir. Yalanlarını kılıflayan inatçı ve uydu; ama Hakk’ın değil, şeytanın uydusu kişilerdir. Adam, Muhammedî olmayı bırakıyor da Hanefî veya Şafiî oluyor, ne tuhaf şey!.. Herhangi bir mezhebe bağlanan, ondan başkasını görmez. Onun gözünde Kitap, Sünnet, din — hepsi o mezheptir. Mezheplilerin iman konusunda bildikleri şundan ibarettir: Allah birdir ve her yerdedir. Mezhepliler, ‘Peygamber semaya çıkarak Allah’ı gördü.’ derler. Bu kişilere göre eli tespihliler sefihtir, alçaktır, sapıktır, bid’atçıdır. Bu kişilere göre salâ vermek sapıklıktır; salâ veren müezzin müşriktir. Mezheplilerin zanlarına göre terâvih namazının sekiz rekâtından fazlasını kılmak haramdır; farz namazların kazası caiz değildir. insana kabrinde tâbi olduğu mezhep ve girdiği tarikattan soru sorulmaz. imâm-ı Âzam, ezberinde birkaç hadisten başka hiçbir şey bulunmayan bir câhildir. Usûl-i fıkıh, dört imamın sözlerini doğrulamak; Kitap ve Sünnet’le amel etmeyi terk ederken mazeret diye ileri sürmek için vaz’edilmiştir. imâm-ı Şafiî, bir adamın kendi kızıyla nikâh yapmasını caiz gören bir adamdır. Mezhepleri birleştirme işi son derece basit bir iştir; bunu yapmak Müslümanların boynuna borçtur. Gerek fıkıhçıların, gerekse diğerlerinin —‘Fıkıhçılardan başka hiçbir kimse için şu helâldir, bu haramdır’ demesi caiz değildir— gibi sözleri, Yahudi ve Hristiyanlarda Tevrat ve incil’in hükümlerini papaz ve hahamlardan başkaları anlayamaz şeklindeki inancın bize intikâl ettiğini göstermektedir. Bu ise aynı mevzuda onların yolunu tatbik etmek demektir.”
Bundan başka daha neler!.. Bizzat aklın mahiyet ve keyfiyeti üzerinde hiçbir tefekkür çilesi çekmeyen, son derece dar ve havasız bir akılcılık… Ve üstelik bu akılla Allah ve Resûlünü inkârdan başka çare yokken onları güya kabul edip akıl mizanına vurma gayreti; böylece tezatların en dipsizine düşme felaketi…
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar