bugün
- sarapci koala72
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın13
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı6
- fikir değiştirmek döneklik midir6
- evgeny grinko3
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- teomancalmasur8
- dut çayı2
- uludağ sözlüğün müzikal yapısı4
- düşen insana gülmek3
- pazartesi diyete başlamak4
- dünün en beğenilen entry leri3
- carrefour2
- silver ile evlenecek erkek41
- sözlükteki bot yazarlar3
- el chadaille bitshiabu9
- aşk-ı memnu4
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın7
- ellerim bos gonlum hos29
- rica etsem beni linçler misiniz14
- apartmanda ayakkabılarını kapı önüne bırakmak2
- sabahları nefret edilen şeyler15
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- yüzüklerin efendisi6
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- sürü zekası8
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- avukat sevgili8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- parayla saadet olması18
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- günün sözü25
- nervio hamferdi10
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- amedspor19
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- ortama girince herkesin susması11
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- katatespizartmasi16
- sözlüğün toplam zekası6
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
Şimdi onların toplu olarak iddialarını hulâsa edelim. Bu hulâsa, Dr. Said Ramazan el-Bûtî’den Türkçeye çevrilen «Mezhepsizlik» isimli eserin arka kapağına konulmuş ve fasıl fasıl yeri işaret edilmiş bir tablodur. Saçmalıkta şaheser ve hiçbir noktası cevaplandırılmaya değmez iddiaları işte:
“Müslümanlar bir din devrimine şiddetle muhtaçtırlar. Bütün ıslahâtın dayanağı ancak din’de yapılacak olanıdır. islâm hükümetleri, din ile siyaseti birbirinden ayırmaya mecbur kalacaklardır. Müctehid imamlar, kendilerini din vâzı-ı Allah zannetmesinler. Dört imamı taklit etmek küfürdür. Onları taklit edenler basiretsizdir, câhildir, ahmaktır, sapıktır; tefrikacı, fitneci ve amelleri boşa giden müflislerdir. Mezhepliler, Allah’ı bırakıp da papazlarını, hahamlarını kendilerine ilâh ve rab edinen (Hristiyan ve Yahudi)ler gibi, mezhep imamlarını kendilerine ilâh ve rab edinmişlerdir. Dört imam birer put, onlara uyanlarsa birer putperesttir. Mezhepliler Kur’ân’dan bile yan çizmişlerdir. Dört mezhep, kusursuz Resûlullah’a kusurlu imamların açtıkları harp cepheleridir. Dört mezhep üzerine yazılmış kitaplar birer küflü kitaptır. islâm dini, bir bedevî Arab’ın birkaç dakikada öğrenebileceği basitliktedir. islâm’ın bir hukuk sistemine sahip olduğu yalandır. içtihad yapmak gayet basittir; bunun için Arapçayı bile bilmeye hacet yoktur. Birisi sana birkaç hadis kitabını bildiğin bir dille anlatıverirse içtihad yapabilirsin! Hanefî fıkhı, islâm’la hiçbir ilgisi olmayan ve incil’e benzeyen bir şeydir! Mezhepliler, ürküp kaçan birer eşektir. Yalanlarını kılıflayan inatçı ve uydu; ama Hakk’ın değil, şeytanın uydusu kişilerdir. Adam, Muhammedî olmayı bırakıyor da Hanefî veya Şafiî oluyor, ne tuhaf şey!.. Herhangi bir mezhebe bağlanan, ondan başkasını görmez. Onun gözünde Kitap, Sünnet, din — hepsi o mezheptir. Mezheplilerin iman konusunda bildikleri şundan ibarettir: Allah birdir ve her yerdedir. Mezhepliler, ‘Peygamber semaya çıkarak Allah’ı gördü.’ derler. Bu kişilere göre eli tespihliler sefihtir, alçaktır, sapıktır, bid’atçıdır. Bu kişilere göre salâ vermek sapıklıktır; salâ veren müezzin müşriktir. Mezheplilerin zanlarına göre terâvih namazının sekiz rekâtından fazlasını kılmak haramdır; farz namazların kazası caiz değildir. insana kabrinde tâbi olduğu mezhep ve girdiği tarikattan soru sorulmaz. imâm-ı Âzam, ezberinde birkaç hadisten başka hiçbir şey bulunmayan bir câhildir. Usûl-i fıkıh, dört imamın sözlerini doğrulamak; Kitap ve Sünnet’le amel etmeyi terk ederken mazeret diye ileri sürmek için vaz’edilmiştir. imâm-ı Şafiî, bir adamın kendi kızıyla nikâh yapmasını caiz gören bir adamdır. Mezhepleri birleştirme işi son derece basit bir iştir; bunu yapmak Müslümanların boynuna borçtur. Gerek fıkıhçıların, gerekse diğerlerinin —‘Fıkıhçılardan başka hiçbir kimse için şu helâldir, bu haramdır’ demesi caiz değildir— gibi sözleri, Yahudi ve Hristiyanlarda Tevrat ve incil’in hükümlerini papaz ve hahamlardan başkaları anlayamaz şeklindeki inancın bize intikâl ettiğini göstermektedir. Bu ise aynı mevzuda onların yolunu tatbik etmek demektir.”
Bundan başka daha neler!.. Bizzat aklın mahiyet ve keyfiyeti üzerinde hiçbir tefekkür çilesi çekmeyen, son derece dar ve havasız bir akılcılık… Ve üstelik bu akılla Allah ve Resûlünü inkârdan başka çare yokken onları güya kabul edip akıl mizanına vurma gayreti; böylece tezatların en dipsizine düşme felaketi…
“Müslümanlar bir din devrimine şiddetle muhtaçtırlar. Bütün ıslahâtın dayanağı ancak din’de yapılacak olanıdır. islâm hükümetleri, din ile siyaseti birbirinden ayırmaya mecbur kalacaklardır. Müctehid imamlar, kendilerini din vâzı-ı Allah zannetmesinler. Dört imamı taklit etmek küfürdür. Onları taklit edenler basiretsizdir, câhildir, ahmaktır, sapıktır; tefrikacı, fitneci ve amelleri boşa giden müflislerdir. Mezhepliler, Allah’ı bırakıp da papazlarını, hahamlarını kendilerine ilâh ve rab edinen (Hristiyan ve Yahudi)ler gibi, mezhep imamlarını kendilerine ilâh ve rab edinmişlerdir. Dört imam birer put, onlara uyanlarsa birer putperesttir. Mezhepliler Kur’ân’dan bile yan çizmişlerdir. Dört mezhep, kusursuz Resûlullah’a kusurlu imamların açtıkları harp cepheleridir. Dört mezhep üzerine yazılmış kitaplar birer küflü kitaptır. islâm dini, bir bedevî Arab’ın birkaç dakikada öğrenebileceği basitliktedir. islâm’ın bir hukuk sistemine sahip olduğu yalandır. içtihad yapmak gayet basittir; bunun için Arapçayı bile bilmeye hacet yoktur. Birisi sana birkaç hadis kitabını bildiğin bir dille anlatıverirse içtihad yapabilirsin! Hanefî fıkhı, islâm’la hiçbir ilgisi olmayan ve incil’e benzeyen bir şeydir! Mezhepliler, ürküp kaçan birer eşektir. Yalanlarını kılıflayan inatçı ve uydu; ama Hakk’ın değil, şeytanın uydusu kişilerdir. Adam, Muhammedî olmayı bırakıyor da Hanefî veya Şafiî oluyor, ne tuhaf şey!.. Herhangi bir mezhebe bağlanan, ondan başkasını görmez. Onun gözünde Kitap, Sünnet, din — hepsi o mezheptir. Mezheplilerin iman konusunda bildikleri şundan ibarettir: Allah birdir ve her yerdedir. Mezhepliler, ‘Peygamber semaya çıkarak Allah’ı gördü.’ derler. Bu kişilere göre eli tespihliler sefihtir, alçaktır, sapıktır, bid’atçıdır. Bu kişilere göre salâ vermek sapıklıktır; salâ veren müezzin müşriktir. Mezheplilerin zanlarına göre terâvih namazının sekiz rekâtından fazlasını kılmak haramdır; farz namazların kazası caiz değildir. insana kabrinde tâbi olduğu mezhep ve girdiği tarikattan soru sorulmaz. imâm-ı Âzam, ezberinde birkaç hadisten başka hiçbir şey bulunmayan bir câhildir. Usûl-i fıkıh, dört imamın sözlerini doğrulamak; Kitap ve Sünnet’le amel etmeyi terk ederken mazeret diye ileri sürmek için vaz’edilmiştir. imâm-ı Şafiî, bir adamın kendi kızıyla nikâh yapmasını caiz gören bir adamdır. Mezhepleri birleştirme işi son derece basit bir iştir; bunu yapmak Müslümanların boynuna borçtur. Gerek fıkıhçıların, gerekse diğerlerinin —‘Fıkıhçılardan başka hiçbir kimse için şu helâldir, bu haramdır’ demesi caiz değildir— gibi sözleri, Yahudi ve Hristiyanlarda Tevrat ve incil’in hükümlerini papaz ve hahamlardan başkaları anlayamaz şeklindeki inancın bize intikâl ettiğini göstermektedir. Bu ise aynı mevzuda onların yolunu tatbik etmek demektir.”
Bundan başka daha neler!.. Bizzat aklın mahiyet ve keyfiyeti üzerinde hiçbir tefekkür çilesi çekmeyen, son derece dar ve havasız bir akılcılık… Ve üstelik bu akılla Allah ve Resûlünü inkârdan başka çare yokken onları güya kabul edip akıl mizanına vurma gayreti; böylece tezatların en dipsizine düşme felaketi…
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar