bugün
- bende kara patlıcan oturtması severim diyen kız7
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı26
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- simko332
- ofsaytımsı vol 216
- seküler sanılan muhafazakarlar5
- nürnberg havalimanı5
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası41
- sıcak çıtır lahmacun ezme salata buz gibi kola7
- yavuz sultan selim11
- dem terör partisi6
- durduk yere arabistan husi savaşına dahil olmak10
- yulaf lapası4
- ilham aliyev26
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- istanbul da sağanak ve fırtına uyarısı2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- nervio16
- nürnberg2
- chp zihniyeti vs ilham aliyev zihniyeti6
- şabısgoy9
- kılıçdaroğlu bahçeli görüşmesi2
- mekke anlaşması10
- husiler8
- moğolların araplara saldırma nedeni3
- kara para nasıl aklanır sorunsalı5
- tarhana4
- cemil tugay17
- galatasaray barcelona maçı saat 22 de trt 1 de2
- yazarların askerde sınıflrı ve rütbeleri9
- donunu ve yarağını satmak4
- soğuk havalarda da ince külotlu çorap giyen kadın3
- türkiye de artan okul saldırıları12
- gamalı köfte2
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- kapıyı çalan komşu kızının fazla strapon sorması2
- bir önceki entryi devam ettir5
- yüksek enflasyon16
- kapıyı çalanın kim o sorusuna adriyana lima demesi2
- yazılımcıların flört etme algoritması2
- soğuk havada battaniyeyi üzerine alıp tv izlemek3
- sözlük kızlarının kombinleri45
- allah3
- devlet memurlarının suratının hep asık olması2
- güne bir ahmet kaya şarkısı bırak5
- uludağ sözlüğe kayyum atanması4
- son okunan kitap11
- cilt kanseri5
- ebulfeyz elçibey3
- yetiş'ya mokv5
teslimiyet. Allah’a güvenmek” anlamındaki vekl kökünden türeyen tevekkül “birinin işini üstüne alma, birine güvence verme; birine işini havale etme, ona güvenme” mânasına gelir. Tevekkül tasavvufta bir makam ve hal olarak kabul edilir. Sûfîler tevekkülün birçok çeşidi ve mertebesinden bahsetmişlerdir. Onların tevekküle dair tanımları bu çeşit ve mertebelerle ilgilidir. Cüneyd-i Bağdâdî’nin, “Tevekkül kalbin Allah Teâlâ’ya itimat etmesidir” şeklindeki ifadesi tevekkülün genel bir tarifidir (Serrâc, s. 79). Ebû Nasr es-Serrâc ve Hâce Abdullah-ı Herevî gibi sûfîler tevekkülün biri bütün müminleri kapsayan (avam), diğeri müminlerden özel bir zümreyle ilgili olan (havas), üçüncüsü çok özel bir zümreye özgü bulunan (ehassü’l-havâs) üç mertebesinden söz eder. “Müminler Allah’a tevekkül etsinler” meâlindeki âyet (el-Mâide 5/11) birinci, “Tevekkül edenler Allah’a tevekkül etsinler” âyeti (ibrâhîm 14/12) ikinci, “Kim Allah’a tevekkül ederse O ona kâfidir” âyeti (et-Talâk 65/3) üçüncü mertebedeki tevekkülle ilgilidir. Birinci mertebede kulun kulluğun gereklerini yerine getirmeye gayret etmesi, kalbini rabbine bağlaması, Allah’ın kendisine yeterli olduğuna inanması, verdiğine şükredip vermediğine sabretmesi esastır (a.g.e., s. 78). Zünnûn el-Mısrî’nin, “Tevekkül nefsin aldığı tedbiri terketmek, güç ve kuvvetten soyutlanmaktır” şeklindeki tanımı tevekkülün bu mertebesiyle ilgilidir. “Tedbiri alan Allah’tır” (Yûnus 10/3, 31; er-Ra‘d 13/2; es-Secde 32/5). Kulun kendi tedbirini terkedip Allah’ın tedbiriyle yetinmesi rabbine güvenmesi anlamına gelir. “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” sözü tevekkül bahis konusu olunca kulun gücünü ve kuvvetini terketmesi demektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar