bugün
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi5
- sabahın köründe kalkmak zorunda olmak2
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek20
- ben geldim naneler30
- özel'in yeni parti planı2
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi14
- geceye bir şarkı bırak15
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın5
- mason greenwood13
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- sinir bozucu şeyler10
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar4
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- zengin kızların güzel olması7
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki7
- sözlük için ne yapabiliriz10
- haluk levent'e para emanet etmek23
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- sözlükte kalp krizi geçirmek5
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- anın görüntüsü18
- clydeless bonnie8
- şu an okunan kitap2
- pilavlı sohbet vs rakı balık7
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- kuranda namaz yok8
- insan olmaya ceyrek kala12
- izlemek istediğim filmler2
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- bir erkeği erkek yapan beş özellik14
- bir insana çirkin demek6
- nickaltı hoşgeldini olmayan yazarlar5
- bunalımdan çıkmaya karar verilen an2
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- haluk levent'in kumar oynamasının asıl sebebi3
- bir erkeği elde etmenin yolları12
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi12
- insan silmek4
- ahbap10
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir7
- sigarayı neden seviyoruz5
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları13
- fusya semsiyeli yabanci29
Ben… Hayatımı zindanlarda yeniden doğmuş bir ruh gibi yaşamış bir adam. Her adımımda karanlığı delen bir ışık aradım. Kalemime güç veren, acıların kılıcıydı. Ey okuyucu, şunu bil: Beni anlatmak, yalnızca bir insanın hikâyesini değil, bir davanın dirilişini anlatmaktır.
Küçük bir çocukken, gökyüzüne bakar ve yıldızların arasında bir yolculuğa çıkmayı hayal ederdim. O yıldızların altında bir hakikatin yankısını aradım. ‘Hakikat!’ dedim. Ve işte o kelime, beni bir daha bırakmadı. Hayatımı nehir gibi akıtan, zindana giren bir damlaydı o kelime.
Zindan... O soğuk taş duvarların arasında, acının ne olduğunu anladım. Ama acı, zannettiğiniz gibi bir kurşunun yarası değildi. Acı, haksızlığın karşısında dimdik durmak zorunda kalan bir vicdanın kanamasıdır. Gece oldu, gündüz oldu; ama o taş duvarlar, bana hiç sabahı göstermedi. Fakat o karanlıkta, Rabbimin nurunu gördüm. ‘Allah bize yeter,’ dedim. Ve dedim ki: ‘O ne güzel vekildir!’
Ellerimi bağladılar, dilimi susturmaya çalıştılar. Ama bilmiyorlardı ki; ben sustukça kelimelerim büyüyordu! Zindanlarda ne mi yaptım? Kanımı mürekkep, hücremi kâğıt bildim. Ve orada, işte o karanlık hücrelerde, davanın sancaklarını kelime kelime dokudum.
Bir gece… Bir tokat sesi yankılandı zindanda. Kanayan dudağımla gülümsedim. ‘Bu kadar mı?’ dedim. işkencecim öfkeyle haykırdı: ‘Sen neye güveniyorsun?’ Gözlerine baktım. Beni değil, kendi korkusunu gördü. Çünkü zalim, mazlumun gözlerindeki iman nuruna dayanamaz. Ve ben o gece bir kez daha anladım: Zulmün karşısında sabır, Allah’a yapılan en büyük itiraftır.
Evet, işkenceden geçtim, prangalarla sınandım. Ama hiçbir pranga, kalbime ulaşamadı. Ruhumu Allah’a teslim etmiş bir adamın, ne kaybedecek bedeni vardır, ne korkacak canı. Dediler ki: ‘Sen bittin.’ Ben dedim ki: ‘Ben, Rabbimin kudretiyle yeniden başlıyorum!’
Ey okuyucu, şimdi bu satırları okurken belki gözlerin doluyor. Ama şunu unutma: Bu gözyaşları benim acıma değil, hakikatin kalbine inen bir yağmur gibidir. Çünkü hayatımı yazarken, sadece kendi hikâyemi değil, direnişin destanını yazdım.
Ve şimdi, bu haykırışı bırakıyorum sana: Ne zulme boyun eğ, ne de umutsuzluğa kapıl! Zira her gece bir sabaha gebedir. Her zindan, bir direnişin yuvasıdır. Ve her mazlum, bir gün zaferin şahidi olacaktır.
işte böyle… Benim hayatım, kanla yazılmış bir dua; benim hikâyem, Allah’a yükselen bir yakarıştır. Beni anlamak istiyorsan, gözlerini hakikatin nuruna çevir ve kulak ver: Direniş, ölümden güçlüdür. Ve biz, bu hakikatle varız.
---
hikemiyat
Küçük bir çocukken, gökyüzüne bakar ve yıldızların arasında bir yolculuğa çıkmayı hayal ederdim. O yıldızların altında bir hakikatin yankısını aradım. ‘Hakikat!’ dedim. Ve işte o kelime, beni bir daha bırakmadı. Hayatımı nehir gibi akıtan, zindana giren bir damlaydı o kelime.
Zindan... O soğuk taş duvarların arasında, acının ne olduğunu anladım. Ama acı, zannettiğiniz gibi bir kurşunun yarası değildi. Acı, haksızlığın karşısında dimdik durmak zorunda kalan bir vicdanın kanamasıdır. Gece oldu, gündüz oldu; ama o taş duvarlar, bana hiç sabahı göstermedi. Fakat o karanlıkta, Rabbimin nurunu gördüm. ‘Allah bize yeter,’ dedim. Ve dedim ki: ‘O ne güzel vekildir!’
Ellerimi bağladılar, dilimi susturmaya çalıştılar. Ama bilmiyorlardı ki; ben sustukça kelimelerim büyüyordu! Zindanlarda ne mi yaptım? Kanımı mürekkep, hücremi kâğıt bildim. Ve orada, işte o karanlık hücrelerde, davanın sancaklarını kelime kelime dokudum.
Bir gece… Bir tokat sesi yankılandı zindanda. Kanayan dudağımla gülümsedim. ‘Bu kadar mı?’ dedim. işkencecim öfkeyle haykırdı: ‘Sen neye güveniyorsun?’ Gözlerine baktım. Beni değil, kendi korkusunu gördü. Çünkü zalim, mazlumun gözlerindeki iman nuruna dayanamaz. Ve ben o gece bir kez daha anladım: Zulmün karşısında sabır, Allah’a yapılan en büyük itiraftır.
Evet, işkenceden geçtim, prangalarla sınandım. Ama hiçbir pranga, kalbime ulaşamadı. Ruhumu Allah’a teslim etmiş bir adamın, ne kaybedecek bedeni vardır, ne korkacak canı. Dediler ki: ‘Sen bittin.’ Ben dedim ki: ‘Ben, Rabbimin kudretiyle yeniden başlıyorum!’
Ey okuyucu, şimdi bu satırları okurken belki gözlerin doluyor. Ama şunu unutma: Bu gözyaşları benim acıma değil, hakikatin kalbine inen bir yağmur gibidir. Çünkü hayatımı yazarken, sadece kendi hikâyemi değil, direnişin destanını yazdım.
Ve şimdi, bu haykırışı bırakıyorum sana: Ne zulme boyun eğ, ne de umutsuzluğa kapıl! Zira her gece bir sabaha gebedir. Her zindan, bir direnişin yuvasıdır. Ve her mazlum, bir gün zaferin şahidi olacaktır.
işte böyle… Benim hayatım, kanla yazılmış bir dua; benim hikâyem, Allah’a yükselen bir yakarıştır. Beni anlamak istiyorsan, gözlerini hakikatin nuruna çevir ve kulak ver: Direniş, ölümden güçlüdür. Ve biz, bu hakikatle varız.
---
hikemiyat
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar