bugün
- ben geldim naneler26
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek10
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- üniversite diploması6
- türkiye nin en güvenilir insanı5
- atletle gezen erkek8
- ümmetçilik6
- osmanlı torunu4
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- erkek eşek gibi çalışacak hanımına bakacak5
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- kuranda namaz yok3
- tff bal ligi katılım ücreti4
- mokv'nin uysaljakoben olması6
- ahbap8
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- göbekli erkekler9
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- laiklik hasan abi3
- 20 li yaşlar5
- uzak mesafe ilişkisi4
- insan olmaya ceyrek kala14
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- bik bik'in erkek olması6
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- fobi2
- ne zaman mutlu olacağız8
- haluk levent'e para emanet etmek23
- türk kızlarındaki yabancı penis merakı3
- bir erkeği erkek yapan beş özellik14
- kredi çekip ahbap'a bağış yapmak3
- yolda yürürken neden herkes telefona bakar2
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- velvet'in başı açık mı sorunsalı7
- bir erkeği elde etmenin yolları12
- radio fg2
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi12
- kadınları çekici yapan detaylar8
- şaka maka türkiye'nin yükseliş dönemine geçmesi5
- imam hatipli kızların verici olması6
- ona bir şey söyle17
- mason greenwood12
- yaşının adamı olmamak3
- 13 temmuz 2026 haluk levent'in ahbap açıklaması3
- evlat ayrımcılığı9
- eski sevgili2
- bazen ölmeyi o kadar çok istiyorum ki5
- kahve kokusu8
- okyanusta yüzmemiş erkek gizli eşcinseldir5
- evlilik masrafları2
Ben… Hayatımı zindanlarda yeniden doğmuş bir ruh gibi yaşamış bir adam. Her adımımda karanlığı delen bir ışık aradım. Kalemime güç veren, acıların kılıcıydı. Ey okuyucu, şunu bil: Beni anlatmak, yalnızca bir insanın hikâyesini değil, bir davanın dirilişini anlatmaktır.
Küçük bir çocukken, gökyüzüne bakar ve yıldızların arasında bir yolculuğa çıkmayı hayal ederdim. O yıldızların altında bir hakikatin yankısını aradım. ‘Hakikat!’ dedim. Ve işte o kelime, beni bir daha bırakmadı. Hayatımı nehir gibi akıtan, zindana giren bir damlaydı o kelime.
Zindan... O soğuk taş duvarların arasında, acının ne olduğunu anladım. Ama acı, zannettiğiniz gibi bir kurşunun yarası değildi. Acı, haksızlığın karşısında dimdik durmak zorunda kalan bir vicdanın kanamasıdır. Gece oldu, gündüz oldu; ama o taş duvarlar, bana hiç sabahı göstermedi. Fakat o karanlıkta, Rabbimin nurunu gördüm. ‘Allah bize yeter,’ dedim. Ve dedim ki: ‘O ne güzel vekildir!’
Ellerimi bağladılar, dilimi susturmaya çalıştılar. Ama bilmiyorlardı ki; ben sustukça kelimelerim büyüyordu! Zindanlarda ne mi yaptım? Kanımı mürekkep, hücremi kâğıt bildim. Ve orada, işte o karanlık hücrelerde, davanın sancaklarını kelime kelime dokudum.
Bir gece… Bir tokat sesi yankılandı zindanda. Kanayan dudağımla gülümsedim. ‘Bu kadar mı?’ dedim. işkencecim öfkeyle haykırdı: ‘Sen neye güveniyorsun?’ Gözlerine baktım. Beni değil, kendi korkusunu gördü. Çünkü zalim, mazlumun gözlerindeki iman nuruna dayanamaz. Ve ben o gece bir kez daha anladım: Zulmün karşısında sabır, Allah’a yapılan en büyük itiraftır.
Evet, işkenceden geçtim, prangalarla sınandım. Ama hiçbir pranga, kalbime ulaşamadı. Ruhumu Allah’a teslim etmiş bir adamın, ne kaybedecek bedeni vardır, ne korkacak canı. Dediler ki: ‘Sen bittin.’ Ben dedim ki: ‘Ben, Rabbimin kudretiyle yeniden başlıyorum!’
Ey okuyucu, şimdi bu satırları okurken belki gözlerin doluyor. Ama şunu unutma: Bu gözyaşları benim acıma değil, hakikatin kalbine inen bir yağmur gibidir. Çünkü hayatımı yazarken, sadece kendi hikâyemi değil, direnişin destanını yazdım.
Ve şimdi, bu haykırışı bırakıyorum sana: Ne zulme boyun eğ, ne de umutsuzluğa kapıl! Zira her gece bir sabaha gebedir. Her zindan, bir direnişin yuvasıdır. Ve her mazlum, bir gün zaferin şahidi olacaktır.
işte böyle… Benim hayatım, kanla yazılmış bir dua; benim hikâyem, Allah’a yükselen bir yakarıştır. Beni anlamak istiyorsan, gözlerini hakikatin nuruna çevir ve kulak ver: Direniş, ölümden güçlüdür. Ve biz, bu hakikatle varız.
---
hikemiyat
Küçük bir çocukken, gökyüzüne bakar ve yıldızların arasında bir yolculuğa çıkmayı hayal ederdim. O yıldızların altında bir hakikatin yankısını aradım. ‘Hakikat!’ dedim. Ve işte o kelime, beni bir daha bırakmadı. Hayatımı nehir gibi akıtan, zindana giren bir damlaydı o kelime.
Zindan... O soğuk taş duvarların arasında, acının ne olduğunu anladım. Ama acı, zannettiğiniz gibi bir kurşunun yarası değildi. Acı, haksızlığın karşısında dimdik durmak zorunda kalan bir vicdanın kanamasıdır. Gece oldu, gündüz oldu; ama o taş duvarlar, bana hiç sabahı göstermedi. Fakat o karanlıkta, Rabbimin nurunu gördüm. ‘Allah bize yeter,’ dedim. Ve dedim ki: ‘O ne güzel vekildir!’
Ellerimi bağladılar, dilimi susturmaya çalıştılar. Ama bilmiyorlardı ki; ben sustukça kelimelerim büyüyordu! Zindanlarda ne mi yaptım? Kanımı mürekkep, hücremi kâğıt bildim. Ve orada, işte o karanlık hücrelerde, davanın sancaklarını kelime kelime dokudum.
Bir gece… Bir tokat sesi yankılandı zindanda. Kanayan dudağımla gülümsedim. ‘Bu kadar mı?’ dedim. işkencecim öfkeyle haykırdı: ‘Sen neye güveniyorsun?’ Gözlerine baktım. Beni değil, kendi korkusunu gördü. Çünkü zalim, mazlumun gözlerindeki iman nuruna dayanamaz. Ve ben o gece bir kez daha anladım: Zulmün karşısında sabır, Allah’a yapılan en büyük itiraftır.
Evet, işkenceden geçtim, prangalarla sınandım. Ama hiçbir pranga, kalbime ulaşamadı. Ruhumu Allah’a teslim etmiş bir adamın, ne kaybedecek bedeni vardır, ne korkacak canı. Dediler ki: ‘Sen bittin.’ Ben dedim ki: ‘Ben, Rabbimin kudretiyle yeniden başlıyorum!’
Ey okuyucu, şimdi bu satırları okurken belki gözlerin doluyor. Ama şunu unutma: Bu gözyaşları benim acıma değil, hakikatin kalbine inen bir yağmur gibidir. Çünkü hayatımı yazarken, sadece kendi hikâyemi değil, direnişin destanını yazdım.
Ve şimdi, bu haykırışı bırakıyorum sana: Ne zulme boyun eğ, ne de umutsuzluğa kapıl! Zira her gece bir sabaha gebedir. Her zindan, bir direnişin yuvasıdır. Ve her mazlum, bir gün zaferin şahidi olacaktır.
işte böyle… Benim hayatım, kanla yazılmış bir dua; benim hikâyem, Allah’a yükselen bir yakarıştır. Beni anlamak istiyorsan, gözlerini hakikatin nuruna çevir ve kulak ver: Direniş, ölümden güçlüdür. Ve biz, bu hakikatle varız.
---
hikemiyat
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar