bugün
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek20
- ben geldim naneler30
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar4
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi14
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- geceye bir şarkı bırak15
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- zengin kızların güzel olması7
- sinir bozucu şeyler10
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki7
- şu an okunan kitap2
- anın görüntüsü18
- sözlük için ne yapabiliriz10
- sözlükte kalp krizi geçirmek5
- kırmızılı kadın konya2
- izlemek istediğim filmler2
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- haluk levent'e para emanet etmek23
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- bunalımdan çıkmaya karar verilen an2
- clydeless bonnie8
- pilavlı sohbet vs rakı balık7
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- haluk levent'in kumar oynamasının asıl sebebi3
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- insan silmek4
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- kuranda namaz yok8
- nickaltı hoşgeldini olmayan yazarlar5
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- bir insana çirkin demek6
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- insan olmaya ceyrek kala12
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın4
- bir erkeği erkek yapan beş özellik14
- sigarayı neden seviyoruz5
- bir erkeği elde etmenin yolları12
- hesap ödeyen erkek2
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları13
- trump'ın iran'a saldırıların süreceğini açıklaması2
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi12
- ahbap10
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir7
- seni onaracağım diyen partner3
- bik bik'in erkek olması8
“Fikirde şahsiyeti olmayanın, üslûbunda şahsiyet olmaz!”
(S. Mirzabeyoğlu - hikemiyat)
Fikir, insanın iç dünyasının derinliklerinden süzülen, karakterinin izlerini taşıyan bir kavramdır. Şahsiyet, bir insanın düşüncelerinde, inançlarında ve eylemlerinde belirginleşen özgünlük ve kendine ait olan olgudur. Düşüncenin temeli sağlam, ahlaki ve manevi bir duruşa oturmadıkça, o düşünceyi dile getiren üslûp da o düşüncenin yansıması olamaz. Fikri şahsiyeti olmayan bir insan, başkalarının düşüncelerinin taklitçisi olur; onun dilindeki üslûp da taklitten, sıradanlıktan, bir tür maskaralıktan öteye geçemez.
Fikirde şahsiyet, insanın derinliğini, inançlarını ve varoluş mücadelesini içerir. Oysa üslûp, sadece bir söyleyiş biçimi değildir; üslûp, fikrin dışa vurumudur, düşüncenin etkisini, karakterini taşır. Şahsiyetli bir düşünce, üslûbu ile de belirginleşir; çünkü gerçek şahsiyet, kelimelerde hayat bulur. Yani bir insanın fikri, onun kişiliğinin bir izdüşümüdür; şahsiyeti olmayan bir fikrin üslûbu da, yalnızca boş bir dışsallıktan ibaret olur.
> "Söz, gönlün aynasıdır; eğer gönül boşsa, dildeki her kelime bir yankıdan ibaret olur!"
Fikri ve üslûbu birbirinden ayıranlar, yalnızca biçimi taklit edenlerdir; düşüncesizce konuşurlar, içi boş laflar ederler. Şahsiyet, fikri besler, fikrin içini doldurur; o zaman o fikir, güçlü ve anlamlı olur.
"Hâlbuki samimiyet ve halisiyet, inanılan şey doğru veya yanlış olsun, insanoğluna düşen biricik haysiyettir; onsuz insan ne dindar, ne dinsiz, ne şu, ne bu, hiçbir şey olamaz."
Samimiyet ve halisiyet, insanın ruhunun derinliklerinden gelen, içsel bir olgunluktur. insan, neye inanırsa inansın, bu samimiyetle inanmıyorsa, o inanç sadece bir maskeden ibaret olur. Samimiyet, insanın içiyle dışının birliğidir; kalbiyle dili arasında hiçbir çelişki bulunmayan bir haldir. Halisiyet ise, insanın inançları ve eylemleri arasındaki safiyetin, her türlü gösterişten ve dünyevi çıkar arayışından uzak olmasının adıdır. insanoğluna düşen yegâne haysiyet, bu içtenlikle yöneldiği doğru ya da yanlış her şeydir. Çünkü samimiyetin olmadığı yerde, insan yalnızca bir yönsüz, kaybolmuş bir varlık olur. Hem dindar, hem dinsiz olabilir; fakat samimiyetsiz olduğu sürece, hiçbir şey değildir.
> "Samimiyet, insanın özüdür; özsüz bir insan, ne kimlik sahibi olabilir ne de bir yöne doğru yol alabilir."
"Batı âleminde komünistler, faşistler, Naziler, liberaller, demokratlar, anarşistler, nihilistler, inandıkları batıllar etrafında baştanbaşa samimi ve halis olmuşlardır."
Batı'nın ideolojik ayrılıklarına ve farklılıklarına bakıldığında, her biri kendi inanç ve ideolojisine samimiyetle sarılmıştır. Onlar için, doğru ya da yanlış olmanın ötesinde, önemli olan o inançları ne kadar içtenlikle sahiplenmiş olduklarıdır. Komünistler, faşistler, Naziler, liberaller, her biri, inandıkları batıl ideolojilere karşı birer özveriyle bağlıdır. ideolojilerinin her biri, kendi içinde samimi bir şekilde savunulmuş, her birinin düşüncesinde bir safiyet, bir içtenlik vardır. Bu, Batı'nın kendi değerlerindeki bir çelişkidir: Samimiyetle yola çıkanlar, sonrasında doğruya ya da batıla yöneldiklerinde, her zaman için kendi inançlarına ve ideolojilerine sadık kalmışlardır.
"islâm dışı mihraklar bir yana, samimiyet ve halisiyet, Müslüman geçinenler tarafından bile lûgatların ölü kavramları arasına terkedilmiştir."
islâm dışı ideolojilerin bu samimiyetini gözlerken, islâm dünyasında benzer bir durumun gözlemlenmesi, acı bir gerçektir. islâm’ın özünden, samimiyet ve halisiyet çıkarıldığında, geriye yalnızca şekilcilik ve gösteriş kalır. Müslümanlar, birer kimlik ve inanç taşıyıcısı olmaktan ziyade, kavramları ölü hâle getirmiş, onları yalnızca dilde tutmuşlardır. islâm’ın ruhuna uygun bir şekilde samimi olmak, samimiyetle iman etmek ve bunu hayatın her yönüne taşımak, bugün Müslümanların büyük çoğunluğu tarafından unutulmuş, lügatın arka raflarına terk edilmiştir.
> "islâm, bir lügatta ölü bir kavram değil, kalpte ve hayatta diri olmalıdır."
Sonuç olarak, samimiyet ve halisiyet yalnızca kelimelerde değil, eylemlerde ve inançlarda olmalıdır. iman, düşünceden çok bir kalp meselesidir. iman ettiği şeyin doğru ya da yanlış olduğunu düşündükçe, bir insanın inancı değer kazanır; ancak bu inanç, samimiyetle şekillenir.
(S. Mirzabeyoğlu - hikemiyat)
Fikir, insanın iç dünyasının derinliklerinden süzülen, karakterinin izlerini taşıyan bir kavramdır. Şahsiyet, bir insanın düşüncelerinde, inançlarında ve eylemlerinde belirginleşen özgünlük ve kendine ait olan olgudur. Düşüncenin temeli sağlam, ahlaki ve manevi bir duruşa oturmadıkça, o düşünceyi dile getiren üslûp da o düşüncenin yansıması olamaz. Fikri şahsiyeti olmayan bir insan, başkalarının düşüncelerinin taklitçisi olur; onun dilindeki üslûp da taklitten, sıradanlıktan, bir tür maskaralıktan öteye geçemez.
Fikirde şahsiyet, insanın derinliğini, inançlarını ve varoluş mücadelesini içerir. Oysa üslûp, sadece bir söyleyiş biçimi değildir; üslûp, fikrin dışa vurumudur, düşüncenin etkisini, karakterini taşır. Şahsiyetli bir düşünce, üslûbu ile de belirginleşir; çünkü gerçek şahsiyet, kelimelerde hayat bulur. Yani bir insanın fikri, onun kişiliğinin bir izdüşümüdür; şahsiyeti olmayan bir fikrin üslûbu da, yalnızca boş bir dışsallıktan ibaret olur.
> "Söz, gönlün aynasıdır; eğer gönül boşsa, dildeki her kelime bir yankıdan ibaret olur!"
Fikri ve üslûbu birbirinden ayıranlar, yalnızca biçimi taklit edenlerdir; düşüncesizce konuşurlar, içi boş laflar ederler. Şahsiyet, fikri besler, fikrin içini doldurur; o zaman o fikir, güçlü ve anlamlı olur.
"Hâlbuki samimiyet ve halisiyet, inanılan şey doğru veya yanlış olsun, insanoğluna düşen biricik haysiyettir; onsuz insan ne dindar, ne dinsiz, ne şu, ne bu, hiçbir şey olamaz."
Samimiyet ve halisiyet, insanın ruhunun derinliklerinden gelen, içsel bir olgunluktur. insan, neye inanırsa inansın, bu samimiyetle inanmıyorsa, o inanç sadece bir maskeden ibaret olur. Samimiyet, insanın içiyle dışının birliğidir; kalbiyle dili arasında hiçbir çelişki bulunmayan bir haldir. Halisiyet ise, insanın inançları ve eylemleri arasındaki safiyetin, her türlü gösterişten ve dünyevi çıkar arayışından uzak olmasının adıdır. insanoğluna düşen yegâne haysiyet, bu içtenlikle yöneldiği doğru ya da yanlış her şeydir. Çünkü samimiyetin olmadığı yerde, insan yalnızca bir yönsüz, kaybolmuş bir varlık olur. Hem dindar, hem dinsiz olabilir; fakat samimiyetsiz olduğu sürece, hiçbir şey değildir.
> "Samimiyet, insanın özüdür; özsüz bir insan, ne kimlik sahibi olabilir ne de bir yöne doğru yol alabilir."
"Batı âleminde komünistler, faşistler, Naziler, liberaller, demokratlar, anarşistler, nihilistler, inandıkları batıllar etrafında baştanbaşa samimi ve halis olmuşlardır."
Batı'nın ideolojik ayrılıklarına ve farklılıklarına bakıldığında, her biri kendi inanç ve ideolojisine samimiyetle sarılmıştır. Onlar için, doğru ya da yanlış olmanın ötesinde, önemli olan o inançları ne kadar içtenlikle sahiplenmiş olduklarıdır. Komünistler, faşistler, Naziler, liberaller, her biri, inandıkları batıl ideolojilere karşı birer özveriyle bağlıdır. ideolojilerinin her biri, kendi içinde samimi bir şekilde savunulmuş, her birinin düşüncesinde bir safiyet, bir içtenlik vardır. Bu, Batı'nın kendi değerlerindeki bir çelişkidir: Samimiyetle yola çıkanlar, sonrasında doğruya ya da batıla yöneldiklerinde, her zaman için kendi inançlarına ve ideolojilerine sadık kalmışlardır.
"islâm dışı mihraklar bir yana, samimiyet ve halisiyet, Müslüman geçinenler tarafından bile lûgatların ölü kavramları arasına terkedilmiştir."
islâm dışı ideolojilerin bu samimiyetini gözlerken, islâm dünyasında benzer bir durumun gözlemlenmesi, acı bir gerçektir. islâm’ın özünden, samimiyet ve halisiyet çıkarıldığında, geriye yalnızca şekilcilik ve gösteriş kalır. Müslümanlar, birer kimlik ve inanç taşıyıcısı olmaktan ziyade, kavramları ölü hâle getirmiş, onları yalnızca dilde tutmuşlardır. islâm’ın ruhuna uygun bir şekilde samimi olmak, samimiyetle iman etmek ve bunu hayatın her yönüne taşımak, bugün Müslümanların büyük çoğunluğu tarafından unutulmuş, lügatın arka raflarına terk edilmiştir.
> "islâm, bir lügatta ölü bir kavram değil, kalpte ve hayatta diri olmalıdır."
Sonuç olarak, samimiyet ve halisiyet yalnızca kelimelerde değil, eylemlerde ve inançlarda olmalıdır. iman, düşünceden çok bir kalp meselesidir. iman ettiği şeyin doğru ya da yanlış olduğunu düşündükçe, bir insanın inancı değer kazanır; ancak bu inanç, samimiyetle şekillenir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar