bugün
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı9
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- fazla araştırmak kötü müdür5
- space oddity7
- erkeğe yakışmayan giysiler5
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması12
- dinler tarihinin en önemli olayı11
- manifest grubu vs pkk8
- kaliteli insanı belli eden detaylar14
- uysaljakobene burç baktırmak8
- neden aşık oluyoruz2
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- küçük memeli kız siniri4
- nesrin cavadzade4
- memesi olmayan güzel kız2
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi7
- mete gazoz4
- üstteki yazarı öv15
- israil'in olası türkiye saldırısı6
- markette çalışmak7
- birader ateşin var mı diyen kız4
- s 400 lerin satılması iddiasına rusya'dan yanıt4
- anın görüntüsü18
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- sözlüğün son hali4
- atatürk büstleri okullardan kaldırılsın2
- truenun online olması4
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış8
- özgürlük ve otorite çelişkisi üzerine2
- cem yılmaz2
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- ne olacak bu erkeklerin hali5
- alkol içinde testisler4
- nazar2
- zaman baba bey birader bey4
- hayaldeki erkek6
- 40 yaşından sonra iş bulunamaması5
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- 7 24 sözlükte takılan yazar3
- kendini suçlamak vs başkasını suçlamak5
- dorock2
- placeboyu hayatinda hic dinlememek3
- 35 yaşında ergen gibi bisiklete binen erkek3
- bu hesap gizlidir3
- canim istedi entry giricem2
- temiz para2
- ona bir şey söyle15
- gina'yı içemeye götürmek3
- ssk yemek servis dolgun maaş3
- çalışmak2
tenkîd edilemeyen yazımın devamında hâlâ daha demagoji yapılarak müdâafa edilen ideoloji.
bir arkadaş, sosyâlizm ve komünizm ile alakası yok diye bir hitâb ve tanım kullanmış.
ey muhterem, cûmhuriyet'in komünizm denilerek ilân edildiğini, sovyet hâriciyeleri ile olan mektûbatlarını ve m. kemâl'in hâkimiyet-i milliye yazılarına hiç mi bakmadın efendi?
kemâlizm, herkesin eğip büktüğü ve şekil verdiği ideolojidir. bir arkadaşta irite edici üslub ile sıkışınca tenkîdini dinî konular üzerinden yapmış. ekşi'de tekfir ettiğim muhterem yazâr zatların, buraya da akın etmeleri ile müteessif oldum.
bir arkadaşımız ile ıtlâk etmiş. evveliyâttan câhil, Arapça chl kökünden gelen cāhil جاهل “bilmeyen, bilgisiz” sözcüğünden alıntıdır.¹
yazmış olduğum eleştirisel makâlenin sonunda me'hâzını vermiş bulunuyor ve okumuş bulunuyorum. sizin gibi kalıplarda yaşayan zât-ı mûhteremlerin tenkîdine mâzhar olan kâdir mısıroğlu'ndab me'hâz değil, mâkale, hâtırat, doktorâ tezilerinden me'hâz verdim.
bir mektep muâllimimin vecizesi ile vesselâm edeyim, kişinin anlattığı, karşısının anladığı kadardır. size bu tasrih dahi kâfi.
o 48 fâbrikada çalışan âmelelerin neler çektiğinden, ekonomik inkılâbların nasıl yapıldıklarından bihâber insansınız zaten. tatil-i eşgâl kanunlarından, sendikâların kapatılışından, işçilerin ırkçılık görmesinden de mevzubâhs yazdım ama hâlbuki kemâlist anlayış, devlet propagandası dışı kaynak okumadığını düşünememişim.
inkılâbın kelime manâsı değişim, dönüşüm, devrim, bir halden başka bir hale dönmedir. bu ilkede halkçılık dediğiniz etiğe aykırıdır bilhassa okuyucu şikâyetlerinde paylaştığım metni de okumadığınız ortada. yargısız infâz yapmayın be. halkın bu duruma râzı ve riâyet göstermemesi, cûmhuriyetçilik ilkesine de, halkçılığa da aykırıdır.
lâiklik bizâtihi din-i mûbin-i islâm'a aykırıdır. burada açıkça halka karşı bir emperyâl gücün olduğu açıktır. bu kelimelerin dâhi hâşiyesinin verilmesi, anlaşılması bakımından icâb eder meselâ.
inkılâbların halk üzerindeki tesirine bir göz atın bakalım:
Vakıt
Vakta Gelen Mektuplar
11 Temmuz 1929
Okumuyoruz Çünkü...
Gençlik hakkındaki iddialar objektif bir görüşün mahsülü olmakla beraber
birçoğu isabetsiz değildir. Gençlerin okumadığı hakkındaki iddia gayet
yerindedir. Bunun sebebini çok gerilere, harbı umuminin tevlit ettiği
buhranlara atfedecek yerde daha yakın ve daha maddi olan sebeplerine bir
çare göstermek daha iyi değil mi?
1) Gençlik Türkçe yazılmış masalları okumakla vaktini sarfedemez.
2) Lisan bilmediğinden garptaki ciddi eserleri okuyamaz.
3) Mekteplerdeki okutma usullerinin köhneliği okumaya meydan
bırakmıyor. Muallim ve müderrislerin çoğu talebenin muayyen bir kitabı
ezberlemesinden ve imtihanda bunları aynen tekrarlamasından başka bir şey
istemez. Çünkü ötesini kendi de bilmiyor. Bu tedrisatın büyük bir serbestlik
olmasına ve talebenin hususi tetkik ve tetebbülerine mani oluyor.
4) Garpta çıkan en mühim eserleri ihtiva etmesi ve herkesin istifade
edebilmesi için gece yarısına kadar açık kalması icap eden
kütüphanelerimizim ne halde olduğunu söylemiye hacet yok.
En son olarak şunu söylemek istiyorum: Genç neslin terbiyesini cahil ve
hantal ellerden alıp inkilabın ruhunu anlıyan okumuş gençlere tevdi
etmelidir.
Yüksek Mühendis Mektebi
hani övgülerinize mâzhar olan mâarif inkılâblarının olumlu tesiri?
ANADOLU
Halkla Başbaşa
7 Teşrinisani 1937
Kitapsızlık Derdi
Sayın Bayım: ilkokul dördüncü sınıfında bir çocuğum okumaktadır.
Tedrisata başlanalı iki ay olduğu halde hala Tabiat Kitabı kütüphanelere
gelmemiştir. Bu hal yalnız bu sene olmuş değildir. Seneler var ki, böylece
devam edip gitmektedir. Tedris zamanına yetiştirilmeyen bu kitapların
gecikmesinden kimse mesul değil midir?
Topaltında
bir arkadaş, sosyâlizm ve komünizm ile alakası yok diye bir hitâb ve tanım kullanmış.
ey muhterem, cûmhuriyet'in komünizm denilerek ilân edildiğini, sovyet hâriciyeleri ile olan mektûbatlarını ve m. kemâl'in hâkimiyet-i milliye yazılarına hiç mi bakmadın efendi?
kemâlizm, herkesin eğip büktüğü ve şekil verdiği ideolojidir. bir arkadaşta irite edici üslub ile sıkışınca tenkîdini dinî konular üzerinden yapmış. ekşi'de tekfir ettiğim muhterem yazâr zatların, buraya da akın etmeleri ile müteessif oldum.
bir arkadaşımız ile ıtlâk etmiş. evveliyâttan câhil, Arapça chl kökünden gelen cāhil جاهل “bilmeyen, bilgisiz” sözcüğünden alıntıdır.¹
yazmış olduğum eleştirisel makâlenin sonunda me'hâzını vermiş bulunuyor ve okumuş bulunuyorum. sizin gibi kalıplarda yaşayan zât-ı mûhteremlerin tenkîdine mâzhar olan kâdir mısıroğlu'ndab me'hâz değil, mâkale, hâtırat, doktorâ tezilerinden me'hâz verdim.
bir mektep muâllimimin vecizesi ile vesselâm edeyim, kişinin anlattığı, karşısının anladığı kadardır. size bu tasrih dahi kâfi.
o 48 fâbrikada çalışan âmelelerin neler çektiğinden, ekonomik inkılâbların nasıl yapıldıklarından bihâber insansınız zaten. tatil-i eşgâl kanunlarından, sendikâların kapatılışından, işçilerin ırkçılık görmesinden de mevzubâhs yazdım ama hâlbuki kemâlist anlayış, devlet propagandası dışı kaynak okumadığını düşünememişim.
inkılâbın kelime manâsı değişim, dönüşüm, devrim, bir halden başka bir hale dönmedir. bu ilkede halkçılık dediğiniz etiğe aykırıdır bilhassa okuyucu şikâyetlerinde paylaştığım metni de okumadığınız ortada. yargısız infâz yapmayın be. halkın bu duruma râzı ve riâyet göstermemesi, cûmhuriyetçilik ilkesine de, halkçılığa da aykırıdır.
lâiklik bizâtihi din-i mûbin-i islâm'a aykırıdır. burada açıkça halka karşı bir emperyâl gücün olduğu açıktır. bu kelimelerin dâhi hâşiyesinin verilmesi, anlaşılması bakımından icâb eder meselâ.
inkılâbların halk üzerindeki tesirine bir göz atın bakalım:
Vakıt
Vakta Gelen Mektuplar
11 Temmuz 1929
Okumuyoruz Çünkü...
Gençlik hakkındaki iddialar objektif bir görüşün mahsülü olmakla beraber
birçoğu isabetsiz değildir. Gençlerin okumadığı hakkındaki iddia gayet
yerindedir. Bunun sebebini çok gerilere, harbı umuminin tevlit ettiği
buhranlara atfedecek yerde daha yakın ve daha maddi olan sebeplerine bir
çare göstermek daha iyi değil mi?
1) Gençlik Türkçe yazılmış masalları okumakla vaktini sarfedemez.
2) Lisan bilmediğinden garptaki ciddi eserleri okuyamaz.
3) Mekteplerdeki okutma usullerinin köhneliği okumaya meydan
bırakmıyor. Muallim ve müderrislerin çoğu talebenin muayyen bir kitabı
ezberlemesinden ve imtihanda bunları aynen tekrarlamasından başka bir şey
istemez. Çünkü ötesini kendi de bilmiyor. Bu tedrisatın büyük bir serbestlik
olmasına ve talebenin hususi tetkik ve tetebbülerine mani oluyor.
4) Garpta çıkan en mühim eserleri ihtiva etmesi ve herkesin istifade
edebilmesi için gece yarısına kadar açık kalması icap eden
kütüphanelerimizim ne halde olduğunu söylemiye hacet yok.
En son olarak şunu söylemek istiyorum: Genç neslin terbiyesini cahil ve
hantal ellerden alıp inkilabın ruhunu anlıyan okumuş gençlere tevdi
etmelidir.
Yüksek Mühendis Mektebi
hani övgülerinize mâzhar olan mâarif inkılâblarının olumlu tesiri?
ANADOLU
Halkla Başbaşa
7 Teşrinisani 1937
Kitapsızlık Derdi
Sayın Bayım: ilkokul dördüncü sınıfında bir çocuğum okumaktadır.
Tedrisata başlanalı iki ay olduğu halde hala Tabiat Kitabı kütüphanelere
gelmemiştir. Bu hal yalnız bu sene olmuş değildir. Seneler var ki, böylece
devam edip gitmektedir. Tedris zamanına yetiştirilmeyen bu kitapların
gecikmesinden kimse mesul değil midir?
Topaltında
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar