bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- ilişkiye ara vermek4
- kolye142
- ofis pornosu7
- yazarların telefon numaraları3
- nervionun mavi gözleri11
- 186 boyundaki erkek7
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir4
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- teselli vermek6
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak4
- marka giyinmek4
- sabah giyeceği kıyafeti geceden hazır eden insan2
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- kadın istihdamı2
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- sözlüğün en sevilen yazarları2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- diksiyon4
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak3
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- etek tıraşı4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- yer yön hafızası sıfır olan insan3
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- sexting3
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- cep telefonu22
- engineer284
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- bik bik'in kraliçe olması10
- nokia20
- migren2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- fransa11
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- sineklikle sinek öldürmek3
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- durduk yere sinirlenmek3
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
Davud ez-Zahirî olarak bilinen Davud bin Ali bin Halef el-isbahanî (d. 815 Küfe-ö. 883 Bağdad) tarafından kurulan fıkhî ve kelamî mezhep. Davudiye adıyla da anılır. islâmî hükümleri Kur'ân ve Sünnet'in zahirî (lafzî, sözel) anlamlarından çıkarmayı temel aldığı için Zahiriye olarak adlandırıldı. Bu yaklaşımı ile yalnız fıkıh alanında değil, kelam alanında da diğer mezheplerden ayrılan görüşler ortaya koydu. Mezhebi geliştirerek sistemleştiren ise ibn Hazm (ö. 1064) oldu.
Zahiriye mezhebine göre islâm hukukunun temel kaynakları Kitap ve Sünnettir. Bunlar ancak lafzî anlamları doğrultusunda anlaşılabilir. Nassların lafzî anlamları bırakılarak tevil ve kıyasa gidilmesi haramdır. Sünnet de Kur'ân gibi Allah'ın bir vahyidir. Bu nedenle dinî kaynak olmaları bakımından ikisi arasında bir fark yoktur. Bir âyet diğer bir âyetin hükmünü neshedebileceği gibi, bir hadis de bir âyeti neshedebilir. icma, ancak bir nassın bildirdiği hüküm üzerinde olursa bir anlam taşır. Nassa dayanmayan icmanın hiç bir hükmü yoktur. Diğer mezheplerce hukukun kaynakları arasında sayılan kıyas, istihsan, mesalih-i mürsele gibi ictihad yöntemlerinin de hiç bir geçerliliği olamaz.
Nasların illetlerini ve teşrî hikmetlerini göz önünde bulundurmayan Zahiriye mezhebi bilginleri, islâm hukukunun ayrıntılarına ilişkin çok farklı hükümlere ulaşmışlardır. Örneğin evlenmeye gücü yeten bir erkeğin evlenmesi, gücü yetmeyenlerin de sık sık oruç tutması farzdır. Kişinin sağlıklı durumdayken ve ölümlük hasta iken yaptığı tasarruflar aynı ölçüde geçerlidir. Riba, yalnız kendisini tanımlayan hadiste geçen altı madde (altın, gümüş, buğday, arpa, hurma ve tuz) için söz konusu olabilir. Hac, zekât, keffaret gibi Allah hakkı sayılan bir borcu olan ölünün terekesinden önce bu borçları ödenir, sonra sıra kul haklarına gelir. Mirasın paylaşılması sırasında hazır bulunan, ancak varis olmayan akrabalara razı olacakları ölçüde pay verilmesi gerekir. Hâkim, sağlık nedenleri, kayıplık, geçimsizlik gibi gerekçelerle evliliğe son veremez.
Zahiriye, sadece fıkhî bir mezhep değil, aynı zamanda itikadî bir mezheptir. itikadî konulardaki başlıca görüşleri de şöyle özetlenebilir: Her şeyi yaratan Allah'tır. Allah'tan başka bir varlığa ibadet edilemez. Müslümanların bir halife seçmeleri vacibtir. Büyük günah işleyen kişi kâfir sayılamaz.
Günümüzde izleyicisi kalmayan mezhep, etkisini yetiştirdiği büyük bilginlerin eserleriyle sürdürmektedir.
Zahiriye mezhebine göre islâm hukukunun temel kaynakları Kitap ve Sünnettir. Bunlar ancak lafzî anlamları doğrultusunda anlaşılabilir. Nassların lafzî anlamları bırakılarak tevil ve kıyasa gidilmesi haramdır. Sünnet de Kur'ân gibi Allah'ın bir vahyidir. Bu nedenle dinî kaynak olmaları bakımından ikisi arasında bir fark yoktur. Bir âyet diğer bir âyetin hükmünü neshedebileceği gibi, bir hadis de bir âyeti neshedebilir. icma, ancak bir nassın bildirdiği hüküm üzerinde olursa bir anlam taşır. Nassa dayanmayan icmanın hiç bir hükmü yoktur. Diğer mezheplerce hukukun kaynakları arasında sayılan kıyas, istihsan, mesalih-i mürsele gibi ictihad yöntemlerinin de hiç bir geçerliliği olamaz.
Nasların illetlerini ve teşrî hikmetlerini göz önünde bulundurmayan Zahiriye mezhebi bilginleri, islâm hukukunun ayrıntılarına ilişkin çok farklı hükümlere ulaşmışlardır. Örneğin evlenmeye gücü yeten bir erkeğin evlenmesi, gücü yetmeyenlerin de sık sık oruç tutması farzdır. Kişinin sağlıklı durumdayken ve ölümlük hasta iken yaptığı tasarruflar aynı ölçüde geçerlidir. Riba, yalnız kendisini tanımlayan hadiste geçen altı madde (altın, gümüş, buğday, arpa, hurma ve tuz) için söz konusu olabilir. Hac, zekât, keffaret gibi Allah hakkı sayılan bir borcu olan ölünün terekesinden önce bu borçları ödenir, sonra sıra kul haklarına gelir. Mirasın paylaşılması sırasında hazır bulunan, ancak varis olmayan akrabalara razı olacakları ölçüde pay verilmesi gerekir. Hâkim, sağlık nedenleri, kayıplık, geçimsizlik gibi gerekçelerle evliliğe son veremez.
Zahiriye, sadece fıkhî bir mezhep değil, aynı zamanda itikadî bir mezheptir. itikadî konulardaki başlıca görüşleri de şöyle özetlenebilir: Her şeyi yaratan Allah'tır. Allah'tan başka bir varlığa ibadet edilemez. Müslümanların bir halife seçmeleri vacibtir. Büyük günah işleyen kişi kâfir sayılamaz.
Günümüzde izleyicisi kalmayan mezhep, etkisini yetiştirdiği büyük bilginlerin eserleriyle sürdürmektedir.
Gündemdeki Haberler