bugün
- queen feristah15
- ölümden korkuyor musunuz11
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması5
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- hafızayı sildirmek6
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek3
- sözlükten korkmak5
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- gecenin şarkısı18
- zalbert ramstein4
- ayıyla güreşmek7
- işiniz gücünüz yok mu11
- bir bela geliyor29
- gocu43
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- fusya semsiyeli yabanci20
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- nervio12
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- uludağ itiraf15
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- seninleyken kendim olabiliyorum2
- pandela2
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- uludağ sözlük evreni8
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- kendin hakkında bir entry bırak9
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- willem dafoe3
- 195 kaslı pilot14
- erkekler neden evlenmek ister15
- heyt bea gocu mu5
- dizi izlemek4
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- hasan atilla uğur14
Basîr : Her şeyi gören, çok iyi gören
Al-Basir : The All-Seeing. To those who invoke this Name one hundred times between the obligatory and customary prayers in Friday congregation, Allah grants esteem in the eyes of others.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır." (1)
"....Şüphesiz Allah, işitendir, görendir." (2)
"...Allah işitendir, görendir." (3)
Allah her şeyi, herkesin yaptığını görür. Onun görmesine hiç bir şey engel olamaz.
O'nu kendinden başka hiçbir göz O'nu kavrayıp ihata edemez ve fakat O, gözlerin hepsini idrak ve ihata eder, görür, bilir. Gözler kendini anlayamazken, onları anlayan, anlatan, gören, gösteren, gerçeği bilen ancak O'dur. Gözler onu idrak ve ihata edemezken, O gözleri idrak ve ihata eder ve aynı gerçek bütün idrak edilen şeylerde böyledir. Ve O lutuf sahibi ve her şeyden haberdardır. Ve lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan ancak odur. idrakin nuru gibi her lutuf O'nundur. Her şeyi bilen, her doğru haberi veren ancak odur. Gözler görmüyor diye, gözlerden, gönüllerden uzak, ihtiyaçlardan, dileklerden, doğru doğru haberdar olmaz sanıp da O'ndan dönmemeli, eğri yollara sapmamalıdır. O lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan en görmeyen gözleri görür, en gizli, en duyulmaz sanılan şeylerden, gönüllerin hiç kimselere açılamayan sırlarından ve eğilimlerinden haberdardır. O, onlara kendilerinden yakındır. O'na ibadet etmek ve işleri ısmarlamak için şart, O'nu görmek değil, O'nun görmesi, lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olması ve O'na ihlas ve tevhid ile zât ve sıfatlarına, fiilerine ve lutuflarına iman edilmesidir. (4)
Allah Teâla, yer ve göklerin her yerinde görülebilecek her şeyi Basîr sıfatıyla kuşatmıştır ve onları görmektedir. O'nun için görülemeyen bir şey yoktur.Hiç bir şey ondan gizli değildir. Allah'ın, kalpteki fısıltıları, beyindeki oluşumları, fikirdeki gizlilikleri, kalplerdekini, zifiri karanlık bir gecede kapkara bir taşın üzerinde yürüyen simsiyah bir karıncayı ve çıkardığı sesi görür, duyar, bilir. (5)
Allah'ın her şeyi gördüğünü bilen kimse, gizli ve açık her halini düzeltmeye çalışır. Her durumda Allah'a karşı gelmekten korkar ve O'ndan utanır. Allah'ın kendisini yasakladığı yerlerde bulmasındanveya emrettiği yerlerde bulmamasından kaçınır. Kendisinin daima Allah'ın gözetiminde olduğğunu aklından çıkarmaz.. O'nun kendisini görmesini Hafife alarak günah işlemez.
insanların görmesinden utanıp, Allah'ın görmesinden utanmayan kimse, Allah'ı Hafife almış olur.
Bâsir ismini bilmenin faydası, kişide murakebe hissini yartamasıdır. Murakebe: "Allah'ı görüyormuşçasın ibadet etmendir. Zira sen, Allah'ı görmüyorsan da Allah seni görmektedir.
Bâsir ismini bilen kimse, varlık âlemiyle ilgili ayetlere, yer ve göklerdeki olağanüstü düzene bakarak Allah'ın azamet ve yüceliğin düşünür, çevresine daima ibretle bakar. Allah'ın güç ve kudretrini, hikmetini, derin ilmini ve etkin iradesini gösteren yapılara bakarak O'na daha bir içtenlikle ve güvenle ibadet eder. (5)
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
"...Göklerde ve yerde ne var? Bir bakıverin." (8)
"...Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin..." (9)
"...Kemiklere de bir bak nasıl biraraya getiriyoruz, sonra da onlara et giydiriyoruz?" (10)
Kaynaklar 1) En'am, 103 - An-An'am, 103 (The Cattle)
2) Hac, 61 - Al-Hajj, 61
3) Nisa, 134 - An-Nisa (The Women), 134
4) Elmalı Tefsiri, Enam,103
5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
7) Islam City
8) Yunus, 101
9) En'am, 99
10) Bakara, 259
Al-Basir : The All-Seeing. To those who invoke this Name one hundred times between the obligatory and customary prayers in Friday congregation, Allah grants esteem in the eyes of others.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır." (1)
"....Şüphesiz Allah, işitendir, görendir." (2)
"...Allah işitendir, görendir." (3)
Allah her şeyi, herkesin yaptığını görür. Onun görmesine hiç bir şey engel olamaz.
O'nu kendinden başka hiçbir göz O'nu kavrayıp ihata edemez ve fakat O, gözlerin hepsini idrak ve ihata eder, görür, bilir. Gözler kendini anlayamazken, onları anlayan, anlatan, gören, gösteren, gerçeği bilen ancak O'dur. Gözler onu idrak ve ihata edemezken, O gözleri idrak ve ihata eder ve aynı gerçek bütün idrak edilen şeylerde böyledir. Ve O lutuf sahibi ve her şeyden haberdardır. Ve lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan ancak odur. idrakin nuru gibi her lutuf O'nundur. Her şeyi bilen, her doğru haberi veren ancak odur. Gözler görmüyor diye, gözlerden, gönüllerden uzak, ihtiyaçlardan, dileklerden, doğru doğru haberdar olmaz sanıp da O'ndan dönmemeli, eğri yollara sapmamalıdır. O lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan en görmeyen gözleri görür, en gizli, en duyulmaz sanılan şeylerden, gönüllerin hiç kimselere açılamayan sırlarından ve eğilimlerinden haberdardır. O, onlara kendilerinden yakındır. O'na ibadet etmek ve işleri ısmarlamak için şart, O'nu görmek değil, O'nun görmesi, lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olması ve O'na ihlas ve tevhid ile zât ve sıfatlarına, fiilerine ve lutuflarına iman edilmesidir. (4)
Allah Teâla, yer ve göklerin her yerinde görülebilecek her şeyi Basîr sıfatıyla kuşatmıştır ve onları görmektedir. O'nun için görülemeyen bir şey yoktur.Hiç bir şey ondan gizli değildir. Allah'ın, kalpteki fısıltıları, beyindeki oluşumları, fikirdeki gizlilikleri, kalplerdekini, zifiri karanlık bir gecede kapkara bir taşın üzerinde yürüyen simsiyah bir karıncayı ve çıkardığı sesi görür, duyar, bilir. (5)
Allah'ın her şeyi gördüğünü bilen kimse, gizli ve açık her halini düzeltmeye çalışır. Her durumda Allah'a karşı gelmekten korkar ve O'ndan utanır. Allah'ın kendisini yasakladığı yerlerde bulmasındanveya emrettiği yerlerde bulmamasından kaçınır. Kendisinin daima Allah'ın gözetiminde olduğğunu aklından çıkarmaz.. O'nun kendisini görmesini Hafife alarak günah işlemez.
insanların görmesinden utanıp, Allah'ın görmesinden utanmayan kimse, Allah'ı Hafife almış olur.
Bâsir ismini bilmenin faydası, kişide murakebe hissini yartamasıdır. Murakebe: "Allah'ı görüyormuşçasın ibadet etmendir. Zira sen, Allah'ı görmüyorsan da Allah seni görmektedir.
Bâsir ismini bilen kimse, varlık âlemiyle ilgili ayetlere, yer ve göklerdeki olağanüstü düzene bakarak Allah'ın azamet ve yüceliğin düşünür, çevresine daima ibretle bakar. Allah'ın güç ve kudretrini, hikmetini, derin ilmini ve etkin iradesini gösteren yapılara bakarak O'na daha bir içtenlikle ve güvenle ibadet eder. (5)
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
"...Göklerde ve yerde ne var? Bir bakıverin." (8)
"...Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin..." (9)
"...Kemiklere de bir bak nasıl biraraya getiriyoruz, sonra da onlara et giydiriyoruz?" (10)
Kaynaklar 1) En'am, 103 - An-An'am, 103 (The Cattle)
2) Hac, 61 - Al-Hajj, 61
3) Nisa, 134 - An-Nisa (The Women), 134
4) Elmalı Tefsiri, Enam,103
5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
7) Islam City
8) Yunus, 101
9) En'am, 99
10) Bakara, 259
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar