bugün
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- eski sevgiliyle karşılaşmak6
- iremga6
- tayland a giden erkeğin asıl amacı4
- ölümden korkmamak6
- teoman ın en güzel 3 şarkısı4
- minnoş bir kalbim var diyen erkek7
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- sadece 4000 kişi kalmış olması10
- halter kaldırırken osurmak4
- yagmurcu ile yağmur altında dans etmek5
- e'e f e5
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- sezen aksu şarkılarında geçen acımasız sözler3
- revizyonist troçkist kırması yeni oportünist cephe3
- algı çetesi7
- özgür özel10
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak5
- masklavinin siyaseti bırakırsa düzeleceği kanısı8
- heyt bea birader4
- sözlükteki 4 harfliler4
- idam anında kendini zehirlemek3
- sigaraya kahve sürmek5
- 81r4d3r5
- s'i l v'e r m'i s t29
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- kargocularla kanka olmak4
- mazotun litresi 90 lira13
- aşırı milliyetçilerin herkesi kürtçü ilan etmesi7
- arkadaşlar kavga etmeyin8
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- armageddon savaşı3
- günün sözü26
- miçotakis ten türkiye'ye iyi geçinme çağrısı6
- kabe'ye secde etmek on emri ihlal ediyor mu4
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak9
- anın görüntüsü19
- mülayim'in hiç sevmediği herif3
- ne yapıyorsunuz arkadaşlar5
- pkk'nın silah bırakması2
- çok artılara rağmen karmanın çok yavaş yükselmesi4
- parti tüzüğü okumak8
- allah'ın çok merhametli kıskanç bi tanrı olması4
- allah'ın gazabından korkmamak2
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması9
- mülteciler akp yüzünden türkiye de zannetmek4
- üsküdar belediyesi9
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçtim2
insanın yaşamına kendi iradesiyle son vermesidir.
ancak sorun şu ki, ülkemizde kötü bir ekonomi iklimi, iletişimsel kopukluklar, toplumdan dışlanmışlıklar ile yıldan yıla artan bu eylem.
ülkemiz sosyolojisinde pek gündeme getirilmez, getirilse bile toplumsal hafızamızın balıktan bile hâllice olmasıyla unutuluverir zaten.
vaktinde, sosyoloji'nin bana göre gerçek babası olan emile durkheim tarafından yıllar önce işlenmiş ve kitabını yazmıştır.
oysa bu sosyoloji derslerinde konuşulmalı, üzerine tezler yazılmalı ve bence ülkecek çok kapsamlı bir sosyolojik çalışmamız yapılmalıdır. zira son 21 yılda, akıl aklmaz şeyler yaşadık ve toplumsal "psikolojik sağlık" bence sıfırın da altına düştü. sadece bunu çaktırmamayı güzel başarıyoruz.
kaç mutlu gözüken evlilik, ilişki, iş ilişkimiz, arkadaşlığımız içten içe toksikleşti ve mecburiyetten sürdürüyoruz. toplumca ne zamandır böyleyiz, neden bu hâldeyiz, nasıl düzeliriz gibi sorulara cevap aramamız lazım..
durkheim'a göre ;
istatistikler belirli bir toplumda beş on yıllık intiharların yıllık toplamının hemen hemen aynı kaldığını göstermektedir. bu nedenle intiharın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerekir.
durkheim, intiharın toplumsal nedenlerini ele almadan önce, toplumsal olmayan nedenleri üzerinde durur ve bunların intiharla olan ilişkilerini belirlemeye çalışır. psiko-organik ve fizik çevre gibi toplumsal olmayan nedenlerle intihar oranlarını istatistiksel olarak karşılaştırır.
ona göre, akıl hastalığı, sarhoşluk ve ırk gibi psiko-organik özelliklerle intihar arasında zorunlu bir ilişki yoktur. akıl hastalığı oranı kadınlarda daha yüksektir, oysa intihar oranı erkeklerde yüksektir. yine, yahudilerde delilik oranı yüksek olduğu halde, intihar oranı düşüktür. almanya’nın bazı bölgelerinde, diğerlerine oranla alkol tüketimi fazla olmasına rağmen, buralarda intihar oranının az olması ve germen ırkına bağlı toplumların her birinde intihar oranlarının farklı olması sarhoşluk ve ırk gibi değişkenlerle intihar arasında bir ilişki olmadığını gösterir.
durkheim, intihar şu şekil ve tanımlarla kategorize etmektedir ;
1- bencil intihar (egoistic suicide) ;
bireyin bağlı olduğu din, politik zümre, aile vb. tarafından korunulmamış olmasından kaynaklanır. yani, toplumsal bağlar gevşek olduğu, birey kendini yalnız hissettiği zaman belirir. bireyin bağlı olduğu grup bağları zayıfladıkça ve gruba bağımlılığı azaldıkça, birey, kendi özel ilgileriyle baş başa kalır; yalnızlık hisseder. kişi için hayat anlamını yitirir; oysa, o topluma bağlı olarak yaşamak ihtiyacındadır. avrupa toplumlarının intihar istatistiklerine bakıldığında katolik toplumlarda intihar oranı düşük, protestan toplumlarda ise yüksektir.
durkheim buna neden olarak protestanlığın katolikliğe göre daha özgür ve hoşgörülü olmasını gösterir. bireyi topluma bağlayan sadece din zümresi değildir. durkheim, ailenin, politik zümrenin de aynı işi gördüklerini söyleyerek, bütün toplumlarda bekarların intihar oranının sivillere göre daha yüksek; evlilerde de çocuksuz olanların çocuklu ailelere göre daha fazla olduğunu ileri sürerek, bu savanı istatistiklerle kanıtlamıştır.
politik zümre de insanı korur. politik kargaşalıkların ve büyük toplumsal bunalımların intihar oranını düşürdüğünü belirtir. bu dönemlerde toplumsal hayat yoğunlaşır, bireyin ruhunu sımsıkı sarar, birey kendini yalnız hissetmez. bu nedenle de bencil intiharlar azalır.
2- elcil intihar (altruistic suicide) ;
birey sadece toplumdan koptuğu, kendini yalnız hissettiği zaman değil, topluma çok bağlı olduğu zaman da intihar eder. durkheim buna örnek olarak, hindistan’da eşi ölen kadınların, eşlerinin cenazesinde kendilerini yakmalarını (suttee) gösterir.
bu intihar türünde kendini öldüren kişi, toplumsal bir ödevi yerine getirmek amacıyla bu eylemi gerçekleştirir. bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kimse onursuzlukla suçlanır, çoğu zaman da dinsel cezalara çarptırılır. kısaca, bu gibi kişilerin üzerine toplum bütün ağırlığı ile çökmekte, baskı yapmakta, onu intihara sürüklemeye çalışmaktadır.
elcil intiharlarda kişi için, hayatı anlamını yitirmemiş, hayatından daha üstün gördüğü bir amaç için hayatını feda etmiştir; bu eyleminin mükafatını göreceğini umar.
günümüz toplumlarında bireysel kişilik, kolektif kişilikten iyice sıyrıldığı için bu türden intiharların yaygın olmadığını, ama seyrek de olsa, kendisine verilen herhangi bir buyruğu yerine getirmediği için, onurunu korumak amacıyla, utançtan kurtulmak için kendini öldürenlere rastlanır.
3- anomik intihar (anomic suicide) ;
bu tür intiharlar, bir takım toplumsal bunalımlar sonucu, toplumun yapısında meydana gelen değişiklerle bireyin yaşam biçiminin, değerlerinin alt-üst olması sonucu gerçekleşen intiharlardır.
bazı görüşlerin tersine durkheim sefaletin tek başına intiharlara neden olmadığını belirtir. çünkü, yoksulluk düşük intihar oranları ile birlikte bulunmuştur.
ekonomik krizlerin intihara neden olduğunu belirten durkheim, bunun nedeninin zenginlik ya da fakirlik değil; toplumsal yapıdaki değişiklik olduğunu belirtir. meydana gelen bu değişiklik toplum için yararlı ya da zararlı olsun, bunun hiçbir önemi yoktur. önemli olan toplumda meydana gelen değişikliğin bireyin yaşam koşullarını alt-üst etmiş olmasıdır. işte, intiharın nedeni bu anomi (kargaşalık) halidir.
intiharı arttıran kargaşalık halleri, sadece ekonomik bunalım, düzensizlik değil; aynı zamanda aile yaşamında meydana gelen kargaşalıklar da bu oranı arttırmaktadır. çeşitli aile bunalımları arasında en önemlilerinden ikisi, kuşkusuz, dullukla, boşanma ya da mahkeme kararıyla ayrı yaşamadır. gerçekten karı-kocadan biri ölünce aile düzeni alt-üst olur, geriye kalan karı ya da koca bu yeni duruma kendini uyduramaz, bu yüzden de bu gibilerde kendi kendini öldürme eğilimi kolaylaşır. dul erkek ya da kadınlarda intihar oranı, evlilerdeki intihar oranından çok yüksektir. hemen hemen her toplumda boşanmışlarda intihar oranı, değil evlilerden, dullardan, bekârlardan bile daha fazladır.
boşanmaların yasak olmadığı, çok olduğu toplumlarda kadınların intihar oranı erkeklerden azdır. boşanmanın yasak ya da az olduğu toplumlarda aksine kadınların oranı daha fazladır.
durkheim’a göre bunun nedenini evlilik hayatında, boşanma yasağının erkeğin lehine, kadının da aleyhine işlemesinde aramak gerekir. çünkü boşanma yasağı erkeği pek etkilemez. oysa kadını toplumsal kurallar evlilik bağına sıkı sıkıya bağlar. evlilik dayanılmaz hale gelince evli kadınlar bu gibi toplumlarda intihara erkek evlilerden daha yatkındırlar.
durkheim, çağdaş toplumların en belirgin bir özelliği olarak nitelediği anomik intihar tipine özel bir ilgi göstermektedir. anomik hâl ve buna bağlı olarak artan intiharlar, bireyin toplum arasındaki bağların zayıflaması ve toplumsal çözülmenin giderek gelişmesi, yeni çağdaş toplumun evrensel bunalımıdır.
4- kaderci intihar (fatalist suicide) ;
bu intihar türünü durkheim, net olarak ortaya koymamıştır. anomik intiharın zıddıdır; bireyin üzerinde baskı yapan kuralların katılığından kaynaklanır. durkheim buna köleleri örnek verir. ancak bu intihar türünü durkheim, sadece bir dipnot olarak açıklamıştır.
bir intihar olayı, birden fazla intihar türüyle benzeşebilir. örneğin, durkheim, insanlar boşandıklarında, egoizmin ve anominin birlikte yer aldığını ifade etmektedir. özetle ifade etmek gerekirse durkheim, üç ana intihar türünü belirmiş ve bunların temelindeki sosyolojik faktörleri ortaya koymaya çalışmıştır. birey ve toplum ilişkisinde toplumun belirleyiciliğini savunanlar açısından durkheim’ın bu çalışması son derece önemlidir.
özetle, anomik intihar türünün bir nevi zıttı da diyebiliriz.
ancak sorun şu ki, ülkemizde kötü bir ekonomi iklimi, iletişimsel kopukluklar, toplumdan dışlanmışlıklar ile yıldan yıla artan bu eylem.
ülkemiz sosyolojisinde pek gündeme getirilmez, getirilse bile toplumsal hafızamızın balıktan bile hâllice olmasıyla unutuluverir zaten.
vaktinde, sosyoloji'nin bana göre gerçek babası olan emile durkheim tarafından yıllar önce işlenmiş ve kitabını yazmıştır.
oysa bu sosyoloji derslerinde konuşulmalı, üzerine tezler yazılmalı ve bence ülkecek çok kapsamlı bir sosyolojik çalışmamız yapılmalıdır. zira son 21 yılda, akıl aklmaz şeyler yaşadık ve toplumsal "psikolojik sağlık" bence sıfırın da altına düştü. sadece bunu çaktırmamayı güzel başarıyoruz.
kaç mutlu gözüken evlilik, ilişki, iş ilişkimiz, arkadaşlığımız içten içe toksikleşti ve mecburiyetten sürdürüyoruz. toplumca ne zamandır böyleyiz, neden bu hâldeyiz, nasıl düzeliriz gibi sorulara cevap aramamız lazım..
durkheim'a göre ;
istatistikler belirli bir toplumda beş on yıllık intiharların yıllık toplamının hemen hemen aynı kaldığını göstermektedir. bu nedenle intiharın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerekir.
durkheim, intiharın toplumsal nedenlerini ele almadan önce, toplumsal olmayan nedenleri üzerinde durur ve bunların intiharla olan ilişkilerini belirlemeye çalışır. psiko-organik ve fizik çevre gibi toplumsal olmayan nedenlerle intihar oranlarını istatistiksel olarak karşılaştırır.
ona göre, akıl hastalığı, sarhoşluk ve ırk gibi psiko-organik özelliklerle intihar arasında zorunlu bir ilişki yoktur. akıl hastalığı oranı kadınlarda daha yüksektir, oysa intihar oranı erkeklerde yüksektir. yine, yahudilerde delilik oranı yüksek olduğu halde, intihar oranı düşüktür. almanya’nın bazı bölgelerinde, diğerlerine oranla alkol tüketimi fazla olmasına rağmen, buralarda intihar oranının az olması ve germen ırkına bağlı toplumların her birinde intihar oranlarının farklı olması sarhoşluk ve ırk gibi değişkenlerle intihar arasında bir ilişki olmadığını gösterir.
durkheim, intihar şu şekil ve tanımlarla kategorize etmektedir ;
1- bencil intihar (egoistic suicide) ;
bireyin bağlı olduğu din, politik zümre, aile vb. tarafından korunulmamış olmasından kaynaklanır. yani, toplumsal bağlar gevşek olduğu, birey kendini yalnız hissettiği zaman belirir. bireyin bağlı olduğu grup bağları zayıfladıkça ve gruba bağımlılığı azaldıkça, birey, kendi özel ilgileriyle baş başa kalır; yalnızlık hisseder. kişi için hayat anlamını yitirir; oysa, o topluma bağlı olarak yaşamak ihtiyacındadır. avrupa toplumlarının intihar istatistiklerine bakıldığında katolik toplumlarda intihar oranı düşük, protestan toplumlarda ise yüksektir.
durkheim buna neden olarak protestanlığın katolikliğe göre daha özgür ve hoşgörülü olmasını gösterir. bireyi topluma bağlayan sadece din zümresi değildir. durkheim, ailenin, politik zümrenin de aynı işi gördüklerini söyleyerek, bütün toplumlarda bekarların intihar oranının sivillere göre daha yüksek; evlilerde de çocuksuz olanların çocuklu ailelere göre daha fazla olduğunu ileri sürerek, bu savanı istatistiklerle kanıtlamıştır.
politik zümre de insanı korur. politik kargaşalıkların ve büyük toplumsal bunalımların intihar oranını düşürdüğünü belirtir. bu dönemlerde toplumsal hayat yoğunlaşır, bireyin ruhunu sımsıkı sarar, birey kendini yalnız hissetmez. bu nedenle de bencil intiharlar azalır.
2- elcil intihar (altruistic suicide) ;
birey sadece toplumdan koptuğu, kendini yalnız hissettiği zaman değil, topluma çok bağlı olduğu zaman da intihar eder. durkheim buna örnek olarak, hindistan’da eşi ölen kadınların, eşlerinin cenazesinde kendilerini yakmalarını (suttee) gösterir.
bu intihar türünde kendini öldüren kişi, toplumsal bir ödevi yerine getirmek amacıyla bu eylemi gerçekleştirir. bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kimse onursuzlukla suçlanır, çoğu zaman da dinsel cezalara çarptırılır. kısaca, bu gibi kişilerin üzerine toplum bütün ağırlığı ile çökmekte, baskı yapmakta, onu intihara sürüklemeye çalışmaktadır.
elcil intiharlarda kişi için, hayatı anlamını yitirmemiş, hayatından daha üstün gördüğü bir amaç için hayatını feda etmiştir; bu eyleminin mükafatını göreceğini umar.
günümüz toplumlarında bireysel kişilik, kolektif kişilikten iyice sıyrıldığı için bu türden intiharların yaygın olmadığını, ama seyrek de olsa, kendisine verilen herhangi bir buyruğu yerine getirmediği için, onurunu korumak amacıyla, utançtan kurtulmak için kendini öldürenlere rastlanır.
3- anomik intihar (anomic suicide) ;
bu tür intiharlar, bir takım toplumsal bunalımlar sonucu, toplumun yapısında meydana gelen değişiklerle bireyin yaşam biçiminin, değerlerinin alt-üst olması sonucu gerçekleşen intiharlardır.
bazı görüşlerin tersine durkheim sefaletin tek başına intiharlara neden olmadığını belirtir. çünkü, yoksulluk düşük intihar oranları ile birlikte bulunmuştur.
ekonomik krizlerin intihara neden olduğunu belirten durkheim, bunun nedeninin zenginlik ya da fakirlik değil; toplumsal yapıdaki değişiklik olduğunu belirtir. meydana gelen bu değişiklik toplum için yararlı ya da zararlı olsun, bunun hiçbir önemi yoktur. önemli olan toplumda meydana gelen değişikliğin bireyin yaşam koşullarını alt-üst etmiş olmasıdır. işte, intiharın nedeni bu anomi (kargaşalık) halidir.
intiharı arttıran kargaşalık halleri, sadece ekonomik bunalım, düzensizlik değil; aynı zamanda aile yaşamında meydana gelen kargaşalıklar da bu oranı arttırmaktadır. çeşitli aile bunalımları arasında en önemlilerinden ikisi, kuşkusuz, dullukla, boşanma ya da mahkeme kararıyla ayrı yaşamadır. gerçekten karı-kocadan biri ölünce aile düzeni alt-üst olur, geriye kalan karı ya da koca bu yeni duruma kendini uyduramaz, bu yüzden de bu gibilerde kendi kendini öldürme eğilimi kolaylaşır. dul erkek ya da kadınlarda intihar oranı, evlilerdeki intihar oranından çok yüksektir. hemen hemen her toplumda boşanmışlarda intihar oranı, değil evlilerden, dullardan, bekârlardan bile daha fazladır.
boşanmaların yasak olmadığı, çok olduğu toplumlarda kadınların intihar oranı erkeklerden azdır. boşanmanın yasak ya da az olduğu toplumlarda aksine kadınların oranı daha fazladır.
durkheim’a göre bunun nedenini evlilik hayatında, boşanma yasağının erkeğin lehine, kadının da aleyhine işlemesinde aramak gerekir. çünkü boşanma yasağı erkeği pek etkilemez. oysa kadını toplumsal kurallar evlilik bağına sıkı sıkıya bağlar. evlilik dayanılmaz hale gelince evli kadınlar bu gibi toplumlarda intihara erkek evlilerden daha yatkındırlar.
durkheim, çağdaş toplumların en belirgin bir özelliği olarak nitelediği anomik intihar tipine özel bir ilgi göstermektedir. anomik hâl ve buna bağlı olarak artan intiharlar, bireyin toplum arasındaki bağların zayıflaması ve toplumsal çözülmenin giderek gelişmesi, yeni çağdaş toplumun evrensel bunalımıdır.
4- kaderci intihar (fatalist suicide) ;
bu intihar türünü durkheim, net olarak ortaya koymamıştır. anomik intiharın zıddıdır; bireyin üzerinde baskı yapan kuralların katılığından kaynaklanır. durkheim buna köleleri örnek verir. ancak bu intihar türünü durkheim, sadece bir dipnot olarak açıklamıştır.
bir intihar olayı, birden fazla intihar türüyle benzeşebilir. örneğin, durkheim, insanlar boşandıklarında, egoizmin ve anominin birlikte yer aldığını ifade etmektedir. özetle ifade etmek gerekirse durkheim, üç ana intihar türünü belirmiş ve bunların temelindeki sosyolojik faktörleri ortaya koymaya çalışmıştır. birey ve toplum ilişkisinde toplumun belirleyiciliğini savunanlar açısından durkheim’ın bu çalışması son derece önemlidir.
özetle, anomik intihar türünün bir nevi zıttı da diyebiliriz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar