bugün
- özelden gelen saçma mesajlar10
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- fon vurgunu34
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- kim bu erzincanlı8
- türkiye de liyakata önem verilseydi3
- clemence baptista17
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- saraca'ya uzaylı soruları4
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- mercimek makarnası3
- birbirini tanıdıkça sevmemek4
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- platon un mağara alegorisi9
- buz mavisi gözler2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- ktç3
- terkedilmiş yaşlı amcalar2
- uzun mesaja karşılık ok denmesi2
- palmiye2
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- karıncalar da rüya görür mü3
- bugünün işini öbürsü güne bırakmak3
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- platonun mağarası2
- uzaylıların dünyaya tatile gelirken döviz bozdrmsı3
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- beni geçmişimle yargılama diyen kızın geçmişi3
- s'i l v'e r m'i s t15
- günü geçmiş buz gibi süt2
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası7
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek8
- ben hariç herkes salak3
- fenerbahçe maçı2
- kahvaltım güzel mi8
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- kolye140
- yol geçecek diye dünyanın istimlak edilmesi olayı2
- çoğunluk oyuyla kim deli karar vermek2
- ayrıldıktan 1 ay sonra başkasına aşkım diyebilmek3
- spor salonu kokusu5
- ismet gurbuz 20249
- ioçk'nın motorla gezdirmesi4
- kale3112 ifşa9
- kylie jenner2
insanın yaşamına kendi iradesiyle son vermesidir.
ancak sorun şu ki, ülkemizde kötü bir ekonomi iklimi, iletişimsel kopukluklar, toplumdan dışlanmışlıklar ile yıldan yıla artan bu eylem.
ülkemiz sosyolojisinde pek gündeme getirilmez, getirilse bile toplumsal hafızamızın balıktan bile hâllice olmasıyla unutuluverir zaten.
vaktinde, sosyoloji'nin bana göre gerçek babası olan emile durkheim tarafından yıllar önce işlenmiş ve kitabını yazmıştır.
oysa bu sosyoloji derslerinde konuşulmalı, üzerine tezler yazılmalı ve bence ülkecek çok kapsamlı bir sosyolojik çalışmamız yapılmalıdır. zira son 21 yılda, akıl aklmaz şeyler yaşadık ve toplumsal "psikolojik sağlık" bence sıfırın da altına düştü. sadece bunu çaktırmamayı güzel başarıyoruz.
kaç mutlu gözüken evlilik, ilişki, iş ilişkimiz, arkadaşlığımız içten içe toksikleşti ve mecburiyetten sürdürüyoruz. toplumca ne zamandır böyleyiz, neden bu hâldeyiz, nasıl düzeliriz gibi sorulara cevap aramamız lazım..
durkheim'a göre ;
istatistikler belirli bir toplumda beş on yıllık intiharların yıllık toplamının hemen hemen aynı kaldığını göstermektedir. bu nedenle intiharın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerekir.
durkheim, intiharın toplumsal nedenlerini ele almadan önce, toplumsal olmayan nedenleri üzerinde durur ve bunların intiharla olan ilişkilerini belirlemeye çalışır. psiko-organik ve fizik çevre gibi toplumsal olmayan nedenlerle intihar oranlarını istatistiksel olarak karşılaştırır.
ona göre, akıl hastalığı, sarhoşluk ve ırk gibi psiko-organik özelliklerle intihar arasında zorunlu bir ilişki yoktur. akıl hastalığı oranı kadınlarda daha yüksektir, oysa intihar oranı erkeklerde yüksektir. yine, yahudilerde delilik oranı yüksek olduğu halde, intihar oranı düşüktür. almanya’nın bazı bölgelerinde, diğerlerine oranla alkol tüketimi fazla olmasına rağmen, buralarda intihar oranının az olması ve germen ırkına bağlı toplumların her birinde intihar oranlarının farklı olması sarhoşluk ve ırk gibi değişkenlerle intihar arasında bir ilişki olmadığını gösterir.
durkheim, intihar şu şekil ve tanımlarla kategorize etmektedir ;
1- bencil intihar (egoistic suicide) ;
bireyin bağlı olduğu din, politik zümre, aile vb. tarafından korunulmamış olmasından kaynaklanır. yani, toplumsal bağlar gevşek olduğu, birey kendini yalnız hissettiği zaman belirir. bireyin bağlı olduğu grup bağları zayıfladıkça ve gruba bağımlılığı azaldıkça, birey, kendi özel ilgileriyle baş başa kalır; yalnızlık hisseder. kişi için hayat anlamını yitirir; oysa, o topluma bağlı olarak yaşamak ihtiyacındadır. avrupa toplumlarının intihar istatistiklerine bakıldığında katolik toplumlarda intihar oranı düşük, protestan toplumlarda ise yüksektir.
durkheim buna neden olarak protestanlığın katolikliğe göre daha özgür ve hoşgörülü olmasını gösterir. bireyi topluma bağlayan sadece din zümresi değildir. durkheim, ailenin, politik zümrenin de aynı işi gördüklerini söyleyerek, bütün toplumlarda bekarların intihar oranının sivillere göre daha yüksek; evlilerde de çocuksuz olanların çocuklu ailelere göre daha fazla olduğunu ileri sürerek, bu savanı istatistiklerle kanıtlamıştır.
politik zümre de insanı korur. politik kargaşalıkların ve büyük toplumsal bunalımların intihar oranını düşürdüğünü belirtir. bu dönemlerde toplumsal hayat yoğunlaşır, bireyin ruhunu sımsıkı sarar, birey kendini yalnız hissetmez. bu nedenle de bencil intiharlar azalır.
2- elcil intihar (altruistic suicide) ;
birey sadece toplumdan koptuğu, kendini yalnız hissettiği zaman değil, topluma çok bağlı olduğu zaman da intihar eder. durkheim buna örnek olarak, hindistan’da eşi ölen kadınların, eşlerinin cenazesinde kendilerini yakmalarını (suttee) gösterir.
bu intihar türünde kendini öldüren kişi, toplumsal bir ödevi yerine getirmek amacıyla bu eylemi gerçekleştirir. bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kimse onursuzlukla suçlanır, çoğu zaman da dinsel cezalara çarptırılır. kısaca, bu gibi kişilerin üzerine toplum bütün ağırlığı ile çökmekte, baskı yapmakta, onu intihara sürüklemeye çalışmaktadır.
elcil intiharlarda kişi için, hayatı anlamını yitirmemiş, hayatından daha üstün gördüğü bir amaç için hayatını feda etmiştir; bu eyleminin mükafatını göreceğini umar.
günümüz toplumlarında bireysel kişilik, kolektif kişilikten iyice sıyrıldığı için bu türden intiharların yaygın olmadığını, ama seyrek de olsa, kendisine verilen herhangi bir buyruğu yerine getirmediği için, onurunu korumak amacıyla, utançtan kurtulmak için kendini öldürenlere rastlanır.
3- anomik intihar (anomic suicide) ;
bu tür intiharlar, bir takım toplumsal bunalımlar sonucu, toplumun yapısında meydana gelen değişiklerle bireyin yaşam biçiminin, değerlerinin alt-üst olması sonucu gerçekleşen intiharlardır.
bazı görüşlerin tersine durkheim sefaletin tek başına intiharlara neden olmadığını belirtir. çünkü, yoksulluk düşük intihar oranları ile birlikte bulunmuştur.
ekonomik krizlerin intihara neden olduğunu belirten durkheim, bunun nedeninin zenginlik ya da fakirlik değil; toplumsal yapıdaki değişiklik olduğunu belirtir. meydana gelen bu değişiklik toplum için yararlı ya da zararlı olsun, bunun hiçbir önemi yoktur. önemli olan toplumda meydana gelen değişikliğin bireyin yaşam koşullarını alt-üst etmiş olmasıdır. işte, intiharın nedeni bu anomi (kargaşalık) halidir.
intiharı arttıran kargaşalık halleri, sadece ekonomik bunalım, düzensizlik değil; aynı zamanda aile yaşamında meydana gelen kargaşalıklar da bu oranı arttırmaktadır. çeşitli aile bunalımları arasında en önemlilerinden ikisi, kuşkusuz, dullukla, boşanma ya da mahkeme kararıyla ayrı yaşamadır. gerçekten karı-kocadan biri ölünce aile düzeni alt-üst olur, geriye kalan karı ya da koca bu yeni duruma kendini uyduramaz, bu yüzden de bu gibilerde kendi kendini öldürme eğilimi kolaylaşır. dul erkek ya da kadınlarda intihar oranı, evlilerdeki intihar oranından çok yüksektir. hemen hemen her toplumda boşanmışlarda intihar oranı, değil evlilerden, dullardan, bekârlardan bile daha fazladır.
boşanmaların yasak olmadığı, çok olduğu toplumlarda kadınların intihar oranı erkeklerden azdır. boşanmanın yasak ya da az olduğu toplumlarda aksine kadınların oranı daha fazladır.
durkheim’a göre bunun nedenini evlilik hayatında, boşanma yasağının erkeğin lehine, kadının da aleyhine işlemesinde aramak gerekir. çünkü boşanma yasağı erkeği pek etkilemez. oysa kadını toplumsal kurallar evlilik bağına sıkı sıkıya bağlar. evlilik dayanılmaz hale gelince evli kadınlar bu gibi toplumlarda intihara erkek evlilerden daha yatkındırlar.
durkheim, çağdaş toplumların en belirgin bir özelliği olarak nitelediği anomik intihar tipine özel bir ilgi göstermektedir. anomik hâl ve buna bağlı olarak artan intiharlar, bireyin toplum arasındaki bağların zayıflaması ve toplumsal çözülmenin giderek gelişmesi, yeni çağdaş toplumun evrensel bunalımıdır.
4- kaderci intihar (fatalist suicide) ;
bu intihar türünü durkheim, net olarak ortaya koymamıştır. anomik intiharın zıddıdır; bireyin üzerinde baskı yapan kuralların katılığından kaynaklanır. durkheim buna köleleri örnek verir. ancak bu intihar türünü durkheim, sadece bir dipnot olarak açıklamıştır.
bir intihar olayı, birden fazla intihar türüyle benzeşebilir. örneğin, durkheim, insanlar boşandıklarında, egoizmin ve anominin birlikte yer aldığını ifade etmektedir. özetle ifade etmek gerekirse durkheim, üç ana intihar türünü belirmiş ve bunların temelindeki sosyolojik faktörleri ortaya koymaya çalışmıştır. birey ve toplum ilişkisinde toplumun belirleyiciliğini savunanlar açısından durkheim’ın bu çalışması son derece önemlidir.
özetle, anomik intihar türünün bir nevi zıttı da diyebiliriz.
ancak sorun şu ki, ülkemizde kötü bir ekonomi iklimi, iletişimsel kopukluklar, toplumdan dışlanmışlıklar ile yıldan yıla artan bu eylem.
ülkemiz sosyolojisinde pek gündeme getirilmez, getirilse bile toplumsal hafızamızın balıktan bile hâllice olmasıyla unutuluverir zaten.
vaktinde, sosyoloji'nin bana göre gerçek babası olan emile durkheim tarafından yıllar önce işlenmiş ve kitabını yazmıştır.
oysa bu sosyoloji derslerinde konuşulmalı, üzerine tezler yazılmalı ve bence ülkecek çok kapsamlı bir sosyolojik çalışmamız yapılmalıdır. zira son 21 yılda, akıl aklmaz şeyler yaşadık ve toplumsal "psikolojik sağlık" bence sıfırın da altına düştü. sadece bunu çaktırmamayı güzel başarıyoruz.
kaç mutlu gözüken evlilik, ilişki, iş ilişkimiz, arkadaşlığımız içten içe toksikleşti ve mecburiyetten sürdürüyoruz. toplumca ne zamandır böyleyiz, neden bu hâldeyiz, nasıl düzeliriz gibi sorulara cevap aramamız lazım..
durkheim'a göre ;
istatistikler belirli bir toplumda beş on yıllık intiharların yıllık toplamının hemen hemen aynı kaldığını göstermektedir. bu nedenle intiharın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerekir.
durkheim, intiharın toplumsal nedenlerini ele almadan önce, toplumsal olmayan nedenleri üzerinde durur ve bunların intiharla olan ilişkilerini belirlemeye çalışır. psiko-organik ve fizik çevre gibi toplumsal olmayan nedenlerle intihar oranlarını istatistiksel olarak karşılaştırır.
ona göre, akıl hastalığı, sarhoşluk ve ırk gibi psiko-organik özelliklerle intihar arasında zorunlu bir ilişki yoktur. akıl hastalığı oranı kadınlarda daha yüksektir, oysa intihar oranı erkeklerde yüksektir. yine, yahudilerde delilik oranı yüksek olduğu halde, intihar oranı düşüktür. almanya’nın bazı bölgelerinde, diğerlerine oranla alkol tüketimi fazla olmasına rağmen, buralarda intihar oranının az olması ve germen ırkına bağlı toplumların her birinde intihar oranlarının farklı olması sarhoşluk ve ırk gibi değişkenlerle intihar arasında bir ilişki olmadığını gösterir.
durkheim, intihar şu şekil ve tanımlarla kategorize etmektedir ;
1- bencil intihar (egoistic suicide) ;
bireyin bağlı olduğu din, politik zümre, aile vb. tarafından korunulmamış olmasından kaynaklanır. yani, toplumsal bağlar gevşek olduğu, birey kendini yalnız hissettiği zaman belirir. bireyin bağlı olduğu grup bağları zayıfladıkça ve gruba bağımlılığı azaldıkça, birey, kendi özel ilgileriyle baş başa kalır; yalnızlık hisseder. kişi için hayat anlamını yitirir; oysa, o topluma bağlı olarak yaşamak ihtiyacındadır. avrupa toplumlarının intihar istatistiklerine bakıldığında katolik toplumlarda intihar oranı düşük, protestan toplumlarda ise yüksektir.
durkheim buna neden olarak protestanlığın katolikliğe göre daha özgür ve hoşgörülü olmasını gösterir. bireyi topluma bağlayan sadece din zümresi değildir. durkheim, ailenin, politik zümrenin de aynı işi gördüklerini söyleyerek, bütün toplumlarda bekarların intihar oranının sivillere göre daha yüksek; evlilerde de çocuksuz olanların çocuklu ailelere göre daha fazla olduğunu ileri sürerek, bu savanı istatistiklerle kanıtlamıştır.
politik zümre de insanı korur. politik kargaşalıkların ve büyük toplumsal bunalımların intihar oranını düşürdüğünü belirtir. bu dönemlerde toplumsal hayat yoğunlaşır, bireyin ruhunu sımsıkı sarar, birey kendini yalnız hissetmez. bu nedenle de bencil intiharlar azalır.
2- elcil intihar (altruistic suicide) ;
birey sadece toplumdan koptuğu, kendini yalnız hissettiği zaman değil, topluma çok bağlı olduğu zaman da intihar eder. durkheim buna örnek olarak, hindistan’da eşi ölen kadınların, eşlerinin cenazesinde kendilerini yakmalarını (suttee) gösterir.
bu intihar türünde kendini öldüren kişi, toplumsal bir ödevi yerine getirmek amacıyla bu eylemi gerçekleştirir. bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kimse onursuzlukla suçlanır, çoğu zaman da dinsel cezalara çarptırılır. kısaca, bu gibi kişilerin üzerine toplum bütün ağırlığı ile çökmekte, baskı yapmakta, onu intihara sürüklemeye çalışmaktadır.
elcil intiharlarda kişi için, hayatı anlamını yitirmemiş, hayatından daha üstün gördüğü bir amaç için hayatını feda etmiştir; bu eyleminin mükafatını göreceğini umar.
günümüz toplumlarında bireysel kişilik, kolektif kişilikten iyice sıyrıldığı için bu türden intiharların yaygın olmadığını, ama seyrek de olsa, kendisine verilen herhangi bir buyruğu yerine getirmediği için, onurunu korumak amacıyla, utançtan kurtulmak için kendini öldürenlere rastlanır.
3- anomik intihar (anomic suicide) ;
bu tür intiharlar, bir takım toplumsal bunalımlar sonucu, toplumun yapısında meydana gelen değişiklerle bireyin yaşam biçiminin, değerlerinin alt-üst olması sonucu gerçekleşen intiharlardır.
bazı görüşlerin tersine durkheim sefaletin tek başına intiharlara neden olmadığını belirtir. çünkü, yoksulluk düşük intihar oranları ile birlikte bulunmuştur.
ekonomik krizlerin intihara neden olduğunu belirten durkheim, bunun nedeninin zenginlik ya da fakirlik değil; toplumsal yapıdaki değişiklik olduğunu belirtir. meydana gelen bu değişiklik toplum için yararlı ya da zararlı olsun, bunun hiçbir önemi yoktur. önemli olan toplumda meydana gelen değişikliğin bireyin yaşam koşullarını alt-üst etmiş olmasıdır. işte, intiharın nedeni bu anomi (kargaşalık) halidir.
intiharı arttıran kargaşalık halleri, sadece ekonomik bunalım, düzensizlik değil; aynı zamanda aile yaşamında meydana gelen kargaşalıklar da bu oranı arttırmaktadır. çeşitli aile bunalımları arasında en önemlilerinden ikisi, kuşkusuz, dullukla, boşanma ya da mahkeme kararıyla ayrı yaşamadır. gerçekten karı-kocadan biri ölünce aile düzeni alt-üst olur, geriye kalan karı ya da koca bu yeni duruma kendini uyduramaz, bu yüzden de bu gibilerde kendi kendini öldürme eğilimi kolaylaşır. dul erkek ya da kadınlarda intihar oranı, evlilerdeki intihar oranından çok yüksektir. hemen hemen her toplumda boşanmışlarda intihar oranı, değil evlilerden, dullardan, bekârlardan bile daha fazladır.
boşanmaların yasak olmadığı, çok olduğu toplumlarda kadınların intihar oranı erkeklerden azdır. boşanmanın yasak ya da az olduğu toplumlarda aksine kadınların oranı daha fazladır.
durkheim’a göre bunun nedenini evlilik hayatında, boşanma yasağının erkeğin lehine, kadının da aleyhine işlemesinde aramak gerekir. çünkü boşanma yasağı erkeği pek etkilemez. oysa kadını toplumsal kurallar evlilik bağına sıkı sıkıya bağlar. evlilik dayanılmaz hale gelince evli kadınlar bu gibi toplumlarda intihara erkek evlilerden daha yatkındırlar.
durkheim, çağdaş toplumların en belirgin bir özelliği olarak nitelediği anomik intihar tipine özel bir ilgi göstermektedir. anomik hâl ve buna bağlı olarak artan intiharlar, bireyin toplum arasındaki bağların zayıflaması ve toplumsal çözülmenin giderek gelişmesi, yeni çağdaş toplumun evrensel bunalımıdır.
4- kaderci intihar (fatalist suicide) ;
bu intihar türünü durkheim, net olarak ortaya koymamıştır. anomik intiharın zıddıdır; bireyin üzerinde baskı yapan kuralların katılığından kaynaklanır. durkheim buna köleleri örnek verir. ancak bu intihar türünü durkheim, sadece bir dipnot olarak açıklamıştır.
bir intihar olayı, birden fazla intihar türüyle benzeşebilir. örneğin, durkheim, insanlar boşandıklarında, egoizmin ve anominin birlikte yer aldığını ifade etmektedir. özetle ifade etmek gerekirse durkheim, üç ana intihar türünü belirmiş ve bunların temelindeki sosyolojik faktörleri ortaya koymaya çalışmıştır. birey ve toplum ilişkisinde toplumun belirleyiciliğini savunanlar açısından durkheim’ın bu çalışması son derece önemlidir.
özetle, anomik intihar türünün bir nevi zıttı da diyebiliriz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar