bugün
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- horoz hayası çorbası4
- the merich10
- kadim kültürler4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak8
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- arkadaşlar beni gammazlayın6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- cabrio mercedes süren kadının arabasına atlamak2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- sözlük kızlarının kombinleri20
- gocusuz sözlük4
- velvet vs nervio19
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip5
- bir üniversitenin kötü olduğunu anlama yolları2
- bira cips6
- sözlük kızlarının burunları3
- age of empire 23
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- kısık sesle hapşıran erkek2
- gammazların sanki biraz şey olması2
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- laptop5
- ömer hayyam3
- binlerce dansöz var3
- kafanızdaki ses4
- sözlük kızlarının aletleri2
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- sudekiray7
- aga be şarkılar5
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- cin çarpma hikayeleri2
- arkadaşlar nasılsınız2
- maden suyu4
- sözlük kızlarının göbek delikleri2
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- şeytan5
- ispanya20
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film3
- zam2
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- mezarlıkları sevmek5
insanın yaşamına kendi iradesiyle son vermesidir.
ancak sorun şu ki, ülkemizde kötü bir ekonomi iklimi, iletişimsel kopukluklar, toplumdan dışlanmışlıklar ile yıldan yıla artan bu eylem.
ülkemiz sosyolojisinde pek gündeme getirilmez, getirilse bile toplumsal hafızamızın balıktan bile hâllice olmasıyla unutuluverir zaten.
vaktinde, sosyoloji'nin bana göre gerçek babası olan emile durkheim tarafından yıllar önce işlenmiş ve kitabını yazmıştır.
oysa bu sosyoloji derslerinde konuşulmalı, üzerine tezler yazılmalı ve bence ülkecek çok kapsamlı bir sosyolojik çalışmamız yapılmalıdır. zira son 21 yılda, akıl aklmaz şeyler yaşadık ve toplumsal "psikolojik sağlık" bence sıfırın da altına düştü. sadece bunu çaktırmamayı güzel başarıyoruz.
kaç mutlu gözüken evlilik, ilişki, iş ilişkimiz, arkadaşlığımız içten içe toksikleşti ve mecburiyetten sürdürüyoruz. toplumca ne zamandır böyleyiz, neden bu hâldeyiz, nasıl düzeliriz gibi sorulara cevap aramamız lazım..
durkheim'a göre ;
istatistikler belirli bir toplumda beş on yıllık intiharların yıllık toplamının hemen hemen aynı kaldığını göstermektedir. bu nedenle intiharın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerekir.
durkheim, intiharın toplumsal nedenlerini ele almadan önce, toplumsal olmayan nedenleri üzerinde durur ve bunların intiharla olan ilişkilerini belirlemeye çalışır. psiko-organik ve fizik çevre gibi toplumsal olmayan nedenlerle intihar oranlarını istatistiksel olarak karşılaştırır.
ona göre, akıl hastalığı, sarhoşluk ve ırk gibi psiko-organik özelliklerle intihar arasında zorunlu bir ilişki yoktur. akıl hastalığı oranı kadınlarda daha yüksektir, oysa intihar oranı erkeklerde yüksektir. yine, yahudilerde delilik oranı yüksek olduğu halde, intihar oranı düşüktür. almanya’nın bazı bölgelerinde, diğerlerine oranla alkol tüketimi fazla olmasına rağmen, buralarda intihar oranının az olması ve germen ırkına bağlı toplumların her birinde intihar oranlarının farklı olması sarhoşluk ve ırk gibi değişkenlerle intihar arasında bir ilişki olmadığını gösterir.
durkheim, intihar şu şekil ve tanımlarla kategorize etmektedir ;
1- bencil intihar (egoistic suicide) ;
bireyin bağlı olduğu din, politik zümre, aile vb. tarafından korunulmamış olmasından kaynaklanır. yani, toplumsal bağlar gevşek olduğu, birey kendini yalnız hissettiği zaman belirir. bireyin bağlı olduğu grup bağları zayıfladıkça ve gruba bağımlılığı azaldıkça, birey, kendi özel ilgileriyle baş başa kalır; yalnızlık hisseder. kişi için hayat anlamını yitirir; oysa, o topluma bağlı olarak yaşamak ihtiyacındadır. avrupa toplumlarının intihar istatistiklerine bakıldığında katolik toplumlarda intihar oranı düşük, protestan toplumlarda ise yüksektir.
durkheim buna neden olarak protestanlığın katolikliğe göre daha özgür ve hoşgörülü olmasını gösterir. bireyi topluma bağlayan sadece din zümresi değildir. durkheim, ailenin, politik zümrenin de aynı işi gördüklerini söyleyerek, bütün toplumlarda bekarların intihar oranının sivillere göre daha yüksek; evlilerde de çocuksuz olanların çocuklu ailelere göre daha fazla olduğunu ileri sürerek, bu savanı istatistiklerle kanıtlamıştır.
politik zümre de insanı korur. politik kargaşalıkların ve büyük toplumsal bunalımların intihar oranını düşürdüğünü belirtir. bu dönemlerde toplumsal hayat yoğunlaşır, bireyin ruhunu sımsıkı sarar, birey kendini yalnız hissetmez. bu nedenle de bencil intiharlar azalır.
2- elcil intihar (altruistic suicide) ;
birey sadece toplumdan koptuğu, kendini yalnız hissettiği zaman değil, topluma çok bağlı olduğu zaman da intihar eder. durkheim buna örnek olarak, hindistan’da eşi ölen kadınların, eşlerinin cenazesinde kendilerini yakmalarını (suttee) gösterir.
bu intihar türünde kendini öldüren kişi, toplumsal bir ödevi yerine getirmek amacıyla bu eylemi gerçekleştirir. bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kimse onursuzlukla suçlanır, çoğu zaman da dinsel cezalara çarptırılır. kısaca, bu gibi kişilerin üzerine toplum bütün ağırlığı ile çökmekte, baskı yapmakta, onu intihara sürüklemeye çalışmaktadır.
elcil intiharlarda kişi için, hayatı anlamını yitirmemiş, hayatından daha üstün gördüğü bir amaç için hayatını feda etmiştir; bu eyleminin mükafatını göreceğini umar.
günümüz toplumlarında bireysel kişilik, kolektif kişilikten iyice sıyrıldığı için bu türden intiharların yaygın olmadığını, ama seyrek de olsa, kendisine verilen herhangi bir buyruğu yerine getirmediği için, onurunu korumak amacıyla, utançtan kurtulmak için kendini öldürenlere rastlanır.
3- anomik intihar (anomic suicide) ;
bu tür intiharlar, bir takım toplumsal bunalımlar sonucu, toplumun yapısında meydana gelen değişiklerle bireyin yaşam biçiminin, değerlerinin alt-üst olması sonucu gerçekleşen intiharlardır.
bazı görüşlerin tersine durkheim sefaletin tek başına intiharlara neden olmadığını belirtir. çünkü, yoksulluk düşük intihar oranları ile birlikte bulunmuştur.
ekonomik krizlerin intihara neden olduğunu belirten durkheim, bunun nedeninin zenginlik ya da fakirlik değil; toplumsal yapıdaki değişiklik olduğunu belirtir. meydana gelen bu değişiklik toplum için yararlı ya da zararlı olsun, bunun hiçbir önemi yoktur. önemli olan toplumda meydana gelen değişikliğin bireyin yaşam koşullarını alt-üst etmiş olmasıdır. işte, intiharın nedeni bu anomi (kargaşalık) halidir.
intiharı arttıran kargaşalık halleri, sadece ekonomik bunalım, düzensizlik değil; aynı zamanda aile yaşamında meydana gelen kargaşalıklar da bu oranı arttırmaktadır. çeşitli aile bunalımları arasında en önemlilerinden ikisi, kuşkusuz, dullukla, boşanma ya da mahkeme kararıyla ayrı yaşamadır. gerçekten karı-kocadan biri ölünce aile düzeni alt-üst olur, geriye kalan karı ya da koca bu yeni duruma kendini uyduramaz, bu yüzden de bu gibilerde kendi kendini öldürme eğilimi kolaylaşır. dul erkek ya da kadınlarda intihar oranı, evlilerdeki intihar oranından çok yüksektir. hemen hemen her toplumda boşanmışlarda intihar oranı, değil evlilerden, dullardan, bekârlardan bile daha fazladır.
boşanmaların yasak olmadığı, çok olduğu toplumlarda kadınların intihar oranı erkeklerden azdır. boşanmanın yasak ya da az olduğu toplumlarda aksine kadınların oranı daha fazladır.
durkheim’a göre bunun nedenini evlilik hayatında, boşanma yasağının erkeğin lehine, kadının da aleyhine işlemesinde aramak gerekir. çünkü boşanma yasağı erkeği pek etkilemez. oysa kadını toplumsal kurallar evlilik bağına sıkı sıkıya bağlar. evlilik dayanılmaz hale gelince evli kadınlar bu gibi toplumlarda intihara erkek evlilerden daha yatkındırlar.
durkheim, çağdaş toplumların en belirgin bir özelliği olarak nitelediği anomik intihar tipine özel bir ilgi göstermektedir. anomik hâl ve buna bağlı olarak artan intiharlar, bireyin toplum arasındaki bağların zayıflaması ve toplumsal çözülmenin giderek gelişmesi, yeni çağdaş toplumun evrensel bunalımıdır.
4- kaderci intihar (fatalist suicide) ;
bu intihar türünü durkheim, net olarak ortaya koymamıştır. anomik intiharın zıddıdır; bireyin üzerinde baskı yapan kuralların katılığından kaynaklanır. durkheim buna köleleri örnek verir. ancak bu intihar türünü durkheim, sadece bir dipnot olarak açıklamıştır.
bir intihar olayı, birden fazla intihar türüyle benzeşebilir. örneğin, durkheim, insanlar boşandıklarında, egoizmin ve anominin birlikte yer aldığını ifade etmektedir. özetle ifade etmek gerekirse durkheim, üç ana intihar türünü belirmiş ve bunların temelindeki sosyolojik faktörleri ortaya koymaya çalışmıştır. birey ve toplum ilişkisinde toplumun belirleyiciliğini savunanlar açısından durkheim’ın bu çalışması son derece önemlidir.
özetle, anomik intihar türünün bir nevi zıttı da diyebiliriz.
ancak sorun şu ki, ülkemizde kötü bir ekonomi iklimi, iletişimsel kopukluklar, toplumdan dışlanmışlıklar ile yıldan yıla artan bu eylem.
ülkemiz sosyolojisinde pek gündeme getirilmez, getirilse bile toplumsal hafızamızın balıktan bile hâllice olmasıyla unutuluverir zaten.
vaktinde, sosyoloji'nin bana göre gerçek babası olan emile durkheim tarafından yıllar önce işlenmiş ve kitabını yazmıştır.
oysa bu sosyoloji derslerinde konuşulmalı, üzerine tezler yazılmalı ve bence ülkecek çok kapsamlı bir sosyolojik çalışmamız yapılmalıdır. zira son 21 yılda, akıl aklmaz şeyler yaşadık ve toplumsal "psikolojik sağlık" bence sıfırın da altına düştü. sadece bunu çaktırmamayı güzel başarıyoruz.
kaç mutlu gözüken evlilik, ilişki, iş ilişkimiz, arkadaşlığımız içten içe toksikleşti ve mecburiyetten sürdürüyoruz. toplumca ne zamandır böyleyiz, neden bu hâldeyiz, nasıl düzeliriz gibi sorulara cevap aramamız lazım..
durkheim'a göre ;
istatistikler belirli bir toplumda beş on yıllık intiharların yıllık toplamının hemen hemen aynı kaldığını göstermektedir. bu nedenle intiharın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerekir.
durkheim, intiharın toplumsal nedenlerini ele almadan önce, toplumsal olmayan nedenleri üzerinde durur ve bunların intiharla olan ilişkilerini belirlemeye çalışır. psiko-organik ve fizik çevre gibi toplumsal olmayan nedenlerle intihar oranlarını istatistiksel olarak karşılaştırır.
ona göre, akıl hastalığı, sarhoşluk ve ırk gibi psiko-organik özelliklerle intihar arasında zorunlu bir ilişki yoktur. akıl hastalığı oranı kadınlarda daha yüksektir, oysa intihar oranı erkeklerde yüksektir. yine, yahudilerde delilik oranı yüksek olduğu halde, intihar oranı düşüktür. almanya’nın bazı bölgelerinde, diğerlerine oranla alkol tüketimi fazla olmasına rağmen, buralarda intihar oranının az olması ve germen ırkına bağlı toplumların her birinde intihar oranlarının farklı olması sarhoşluk ve ırk gibi değişkenlerle intihar arasında bir ilişki olmadığını gösterir.
durkheim, intihar şu şekil ve tanımlarla kategorize etmektedir ;
1- bencil intihar (egoistic suicide) ;
bireyin bağlı olduğu din, politik zümre, aile vb. tarafından korunulmamış olmasından kaynaklanır. yani, toplumsal bağlar gevşek olduğu, birey kendini yalnız hissettiği zaman belirir. bireyin bağlı olduğu grup bağları zayıfladıkça ve gruba bağımlılığı azaldıkça, birey, kendi özel ilgileriyle baş başa kalır; yalnızlık hisseder. kişi için hayat anlamını yitirir; oysa, o topluma bağlı olarak yaşamak ihtiyacındadır. avrupa toplumlarının intihar istatistiklerine bakıldığında katolik toplumlarda intihar oranı düşük, protestan toplumlarda ise yüksektir.
durkheim buna neden olarak protestanlığın katolikliğe göre daha özgür ve hoşgörülü olmasını gösterir. bireyi topluma bağlayan sadece din zümresi değildir. durkheim, ailenin, politik zümrenin de aynı işi gördüklerini söyleyerek, bütün toplumlarda bekarların intihar oranının sivillere göre daha yüksek; evlilerde de çocuksuz olanların çocuklu ailelere göre daha fazla olduğunu ileri sürerek, bu savanı istatistiklerle kanıtlamıştır.
politik zümre de insanı korur. politik kargaşalıkların ve büyük toplumsal bunalımların intihar oranını düşürdüğünü belirtir. bu dönemlerde toplumsal hayat yoğunlaşır, bireyin ruhunu sımsıkı sarar, birey kendini yalnız hissetmez. bu nedenle de bencil intiharlar azalır.
2- elcil intihar (altruistic suicide) ;
birey sadece toplumdan koptuğu, kendini yalnız hissettiği zaman değil, topluma çok bağlı olduğu zaman da intihar eder. durkheim buna örnek olarak, hindistan’da eşi ölen kadınların, eşlerinin cenazesinde kendilerini yakmalarını (suttee) gösterir.
bu intihar türünde kendini öldüren kişi, toplumsal bir ödevi yerine getirmek amacıyla bu eylemi gerçekleştirir. bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kimse onursuzlukla suçlanır, çoğu zaman da dinsel cezalara çarptırılır. kısaca, bu gibi kişilerin üzerine toplum bütün ağırlığı ile çökmekte, baskı yapmakta, onu intihara sürüklemeye çalışmaktadır.
elcil intiharlarda kişi için, hayatı anlamını yitirmemiş, hayatından daha üstün gördüğü bir amaç için hayatını feda etmiştir; bu eyleminin mükafatını göreceğini umar.
günümüz toplumlarında bireysel kişilik, kolektif kişilikten iyice sıyrıldığı için bu türden intiharların yaygın olmadığını, ama seyrek de olsa, kendisine verilen herhangi bir buyruğu yerine getirmediği için, onurunu korumak amacıyla, utançtan kurtulmak için kendini öldürenlere rastlanır.
3- anomik intihar (anomic suicide) ;
bu tür intiharlar, bir takım toplumsal bunalımlar sonucu, toplumun yapısında meydana gelen değişiklerle bireyin yaşam biçiminin, değerlerinin alt-üst olması sonucu gerçekleşen intiharlardır.
bazı görüşlerin tersine durkheim sefaletin tek başına intiharlara neden olmadığını belirtir. çünkü, yoksulluk düşük intihar oranları ile birlikte bulunmuştur.
ekonomik krizlerin intihara neden olduğunu belirten durkheim, bunun nedeninin zenginlik ya da fakirlik değil; toplumsal yapıdaki değişiklik olduğunu belirtir. meydana gelen bu değişiklik toplum için yararlı ya da zararlı olsun, bunun hiçbir önemi yoktur. önemli olan toplumda meydana gelen değişikliğin bireyin yaşam koşullarını alt-üst etmiş olmasıdır. işte, intiharın nedeni bu anomi (kargaşalık) halidir.
intiharı arttıran kargaşalık halleri, sadece ekonomik bunalım, düzensizlik değil; aynı zamanda aile yaşamında meydana gelen kargaşalıklar da bu oranı arttırmaktadır. çeşitli aile bunalımları arasında en önemlilerinden ikisi, kuşkusuz, dullukla, boşanma ya da mahkeme kararıyla ayrı yaşamadır. gerçekten karı-kocadan biri ölünce aile düzeni alt-üst olur, geriye kalan karı ya da koca bu yeni duruma kendini uyduramaz, bu yüzden de bu gibilerde kendi kendini öldürme eğilimi kolaylaşır. dul erkek ya da kadınlarda intihar oranı, evlilerdeki intihar oranından çok yüksektir. hemen hemen her toplumda boşanmışlarda intihar oranı, değil evlilerden, dullardan, bekârlardan bile daha fazladır.
boşanmaların yasak olmadığı, çok olduğu toplumlarda kadınların intihar oranı erkeklerden azdır. boşanmanın yasak ya da az olduğu toplumlarda aksine kadınların oranı daha fazladır.
durkheim’a göre bunun nedenini evlilik hayatında, boşanma yasağının erkeğin lehine, kadının da aleyhine işlemesinde aramak gerekir. çünkü boşanma yasağı erkeği pek etkilemez. oysa kadını toplumsal kurallar evlilik bağına sıkı sıkıya bağlar. evlilik dayanılmaz hale gelince evli kadınlar bu gibi toplumlarda intihara erkek evlilerden daha yatkındırlar.
durkheim, çağdaş toplumların en belirgin bir özelliği olarak nitelediği anomik intihar tipine özel bir ilgi göstermektedir. anomik hâl ve buna bağlı olarak artan intiharlar, bireyin toplum arasındaki bağların zayıflaması ve toplumsal çözülmenin giderek gelişmesi, yeni çağdaş toplumun evrensel bunalımıdır.
4- kaderci intihar (fatalist suicide) ;
bu intihar türünü durkheim, net olarak ortaya koymamıştır. anomik intiharın zıddıdır; bireyin üzerinde baskı yapan kuralların katılığından kaynaklanır. durkheim buna köleleri örnek verir. ancak bu intihar türünü durkheim, sadece bir dipnot olarak açıklamıştır.
bir intihar olayı, birden fazla intihar türüyle benzeşebilir. örneğin, durkheim, insanlar boşandıklarında, egoizmin ve anominin birlikte yer aldığını ifade etmektedir. özetle ifade etmek gerekirse durkheim, üç ana intihar türünü belirmiş ve bunların temelindeki sosyolojik faktörleri ortaya koymaya çalışmıştır. birey ve toplum ilişkisinde toplumun belirleyiciliğini savunanlar açısından durkheim’ın bu çalışması son derece önemlidir.
özetle, anomik intihar türünün bir nevi zıttı da diyebiliriz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar