bugün
- osururken götten alev çıkması11
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması13
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler20
- evlenilmeyecek kız tipi9
- yön duygusuna sahip olmamak10
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- sevişme sonrası erkeğin gömleğini giyen kadın6
- en çok hoşa giden doğa olayı7
- neden herkes aynı soruları soruyor3
- baştan çıkarmak4
- bir kadını tatmin etmiş olmanın verdiği mutluluk3
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu10
- telefonun aşırı ısınması6
- kadınların piç erkek tercihi12
- 2026 dünya kupası şampiyonu6
- true ile sevişmek9
- tai lung26
- yeni yazarlara öneriler10
- kurt knispel3
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları8
- sersem herif11
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi6
- zihni göktay13
- kimse türk yargısına parmak sallayamaz4
- anın görüntüsü9
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi8
- sergen yalçın'ın erling haaland'ı beğenmemesi5
- kızlarla nerede tanışılır4
- necip fazıl vs dostoyevski3
- yasal yoldan zengin olmak2
- çingene küfürleri2
- cemaat evinde maklube yememiş insan2
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam9
- türklerin niye terör örgütü yok sorunsalı2
- ayak fetişi erkek aslında penis yalamak istiyordur2
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- erkan taş3
- acdc tişörtü giyen elektrikçi2
- mizahın toplumları uyuşturması2
- obez kediler2
- selülit kadına yakışıyor4
- düşün ki bu gece öldün5
- donanımlı erkek2
- sözlük yazarlarının nahları3
- ragnar rockefeller38
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı8
- cumhuriyetçi parti2
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- saraca finch house12
Okuyunca Atatürkün nasıl bir devlet adamı olduğuna, vakti olsa daha ne tarihler yazacağına dair fikir veren bir anıdır. Kahramanlıkların yerel seçimler uğruna değil *cumhurbaşkanlığı makamının kaybedilmesi pahasına yapıldığında işte böyle bir efsane olunabileceği görülmektedir.
Altemur Kılıç'a ait Atatürk, Filistin ve Kutsal topraklar başlıklı köşe yazısının bir bölümünden alınmıştır.
Bakanlar kurulu toplantısından sonra Gazi'nin huzuruna girdiğini ifade eden Hasan Rıza Bey, Atatürk'ün kendisine Suriye ve Lübnan konusunda anlattıklarını şöyle nakletmiştir;
1937 Ocak ayında istanbula gelen Atatürk, beni Park Otele çağırttı. Gittiğimde kendisini sıkıntılı bir halde buldum. Bir şeyler söylemesini bekliyordum ki, dudaklarından şu cümleler döküldü:
paşa biliyor musun ki ben, Cumhurbaşkanlığını bırakıp, Hataya çete reisi olacağım. işi silahlı bir hareketle halletmek zorunda kalırsak, tutacağım yolu da çoktan kararlaştırmış bulunuyorum. Böyle bir durumda derhal devlet reisliğinden, hatta mebusluktan istifa edeceğim, serbest bir Türk vatandaşı olarak, bu işte çalışan arkadaşlarla beraber, Hatay topraklarına geçeceğim. Bildiğin gibi, bunun her zaman imkânı ve çok emin yolları vardır. Oradaki mücahitlerle ve anavatandan kaçıp bize katılacağından şüphe etmediğim kuvvetlerle, meseleyi yerinde ve içten halletmeye çalışacağım, isterse Türkiye hükümeti beni ve arkadaşlarımı asi ilân eder ve hakkımızda takibat da yapar.
Bir şey daha söyleyeyim; ben bugünkü (1937) Fransız idarecilerinin, Suriye ve Lübnana, öyle kolay kolay istiklâl vereceklerinden emin değilim. Zaten tatbikatı birtakım yersiz bahanelerle üç sene sonraya ertelemeleri de buna delil telâkki edilebilir. Binaenaleyh (buraya çok dikkat) biz hareketimizi onlara da teşmil ederek, kısa yoldan, gerek Suriye ve gerek Lübnanın özledikleri gerçek istiklâllerini temin edebiliriz...
(Bkz. Hasan Rıza Soyak, Atatürkten Hatıralar, 2. cilt, Yapı Kredi Yayınları, 1973). (bkz: On Yıl Savaş Fahrettin Altayın hatıraları)
Mustafa Kemal Paşa sadece Türk olduğunu ısrarla söylediği Hatayı kurtarmakla kalmayacak, yaygın bir kırsal gerilla savaşı örgütleyip; Lübnanlı ve Suriyeli Araplarla birlikte, onların bağımsızlıkları için, Fransız emperyalizmi ve sömürgeciliği ile savaşacakmış!
(bkz: ataturk un avrupa ya verdigi filistin ultimatomu)
Altemur Kılıç'a ait Atatürk, Filistin ve Kutsal topraklar başlıklı köşe yazısının bir bölümünden alınmıştır.
Bakanlar kurulu toplantısından sonra Gazi'nin huzuruna girdiğini ifade eden Hasan Rıza Bey, Atatürk'ün kendisine Suriye ve Lübnan konusunda anlattıklarını şöyle nakletmiştir;
1937 Ocak ayında istanbula gelen Atatürk, beni Park Otele çağırttı. Gittiğimde kendisini sıkıntılı bir halde buldum. Bir şeyler söylemesini bekliyordum ki, dudaklarından şu cümleler döküldü:
paşa biliyor musun ki ben, Cumhurbaşkanlığını bırakıp, Hataya çete reisi olacağım. işi silahlı bir hareketle halletmek zorunda kalırsak, tutacağım yolu da çoktan kararlaştırmış bulunuyorum. Böyle bir durumda derhal devlet reisliğinden, hatta mebusluktan istifa edeceğim, serbest bir Türk vatandaşı olarak, bu işte çalışan arkadaşlarla beraber, Hatay topraklarına geçeceğim. Bildiğin gibi, bunun her zaman imkânı ve çok emin yolları vardır. Oradaki mücahitlerle ve anavatandan kaçıp bize katılacağından şüphe etmediğim kuvvetlerle, meseleyi yerinde ve içten halletmeye çalışacağım, isterse Türkiye hükümeti beni ve arkadaşlarımı asi ilân eder ve hakkımızda takibat da yapar.
Bir şey daha söyleyeyim; ben bugünkü (1937) Fransız idarecilerinin, Suriye ve Lübnana, öyle kolay kolay istiklâl vereceklerinden emin değilim. Zaten tatbikatı birtakım yersiz bahanelerle üç sene sonraya ertelemeleri de buna delil telâkki edilebilir. Binaenaleyh (buraya çok dikkat) biz hareketimizi onlara da teşmil ederek, kısa yoldan, gerek Suriye ve gerek Lübnanın özledikleri gerçek istiklâllerini temin edebiliriz...
(Bkz. Hasan Rıza Soyak, Atatürkten Hatıralar, 2. cilt, Yapı Kredi Yayınları, 1973). (bkz: On Yıl Savaş Fahrettin Altayın hatıraları)
Mustafa Kemal Paşa sadece Türk olduğunu ısrarla söylediği Hatayı kurtarmakla kalmayacak, yaygın bir kırsal gerilla savaşı örgütleyip; Lübnanlı ve Suriyeli Araplarla birlikte, onların bağımsızlıkları için, Fransız emperyalizmi ve sömürgeciliği ile savaşacakmış!
(bkz: ataturk un avrupa ya verdigi filistin ultimatomu)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar