bugün
- from gold from dust27
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı8
- senin aklini alirim9
- senin aklini alirimin mürdüm rengi kazağı9
- evli bir adama aşık oldum sözlük17
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- şampuan yerine saç kremi almak6
- birine aşık olup kafayı yemek9
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı15
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- sydney sweeney'in memeleri7
- çok fena hardcore seks döndüğü düşünülen yerler8
- ups boobs ve diğer sözlük kızları5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı11
- fiziği güzel sözlük kızları56
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek5
- kadının en öpülesi yeri11
- fatma betül sayan kaya70
- memeleri kafam kadar kız24
- ismet'in gereksizliğe adanmış hayatı8
- belçika attı6
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- durduk yere bir kıza bütün servetini vermek5
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- gecenin şarkısı4
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- uğurcan çakır8
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- gece döner bıçaklı şirinler tarafından kovalanmak5
- kuran da namazın olmaması12
- görsel yükleme problemi5
- kevin de bruyne3
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- yağmuru kim döküyor4
- ismet gurbuz 2024'ün çaylak olması5
- sözlükteki kız yazarları deşifre ediyorum4
- areola estetiği2
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz3
- sabahın köründe işe giden ezik13
- uefa uluslar ligi10
- özel uçak alacaklara tavsiyeler8
- sırılsıklam2
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- traveler vs iock4
- odyssey2
- başkasının evinde sıçamamak4
Bakara suresi 22 ayet.
Tefsiri şu şekildedir.
Yüce Rabbimiz, sadece kendisine kulluk etmesi için yarattığı insanı yeryüzünde başıboş ve çaresiz bırakmamıştır. Kâinatı onun hizmetine vererek, insanın bedenî ve ruhî bütün ihtiyaçlarını karşılayacak muazzam bir nizam kurmuştur. Kur’ân-ı Kerîm bu muhteşem nizamın mâhiyetini beyân eden ilâhî kelamdır. işte âyet-i kerîmede bu nizamdan bir kesit takdim edilmektedir:
Ayette geçen ilk kelime اَلْاَرْضُ (arz)dır. Toprak için de kullanılan arz kelimesi, sözlükte “yiyip bitirme”, “sarsma” ve “çiğneme” anlamlarına gelmektedir. Hz. Ali’nin ifadesine göre, “içinde bulunan her şeyi yiyip yok ettiği için”; bir başka görüşe göre ise, “ayak ve tırnaklarla çiğnendiği için” toprağa arz ismi verilmiştir. Üzerinde yaşadığımız gezegene de yukarıdaki kök anlamlarından hareketle arz denmiştir. Aslında dünyamız, bir “su gezegeni” olmakla birlikte, kendilerini dört bir yandan karaların kuşatmış olduğunu gören kadim insanlar Yerküre’yi arz diye adlandırmış ve asırlarca Yerküre’nin sathının -birtakım su kaynakları dışında- tamamen kaya ve topraktan oluştuğuna inanmışlardır.
Allah Teâlâ, şu anki Yerküre’yi meydana getirirken, onu üzerinde rahatça hayat sürdürebileceğimiz bir döşek şeklinde düzenlemiştir. Aslında kararsız, sebatsız, oynak bir ateş koru olan Yerküre, zamanla suyun fevkinde ve yumuşaklıkla sertlik arası bir kıvama erişmiş; canlıların, üzerinde yerleşip yaşamasına, huzur ve karar bulmalarına elverişli hâle gelmiştir. Yeryüzündeki dağlar, sert kayalıklar ve denizler gibi “döşek” mefhumuna aykırı gözüken kısımlar ise, yeryüzünün döşek gibi kullanılmasını sağlayan bölgelerdir. Nitekim “Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı? Dağları da onu sağlam tutan birer kazık” (Nebe’ 78/6-7) ayetinde, dağların arz döşeğini istikrarlı bir şekilde tutan birer “kazık” olduğu belirtilmiştir.
Tefsiri şu şekildedir.
Yüce Rabbimiz, sadece kendisine kulluk etmesi için yarattığı insanı yeryüzünde başıboş ve çaresiz bırakmamıştır. Kâinatı onun hizmetine vererek, insanın bedenî ve ruhî bütün ihtiyaçlarını karşılayacak muazzam bir nizam kurmuştur. Kur’ân-ı Kerîm bu muhteşem nizamın mâhiyetini beyân eden ilâhî kelamdır. işte âyet-i kerîmede bu nizamdan bir kesit takdim edilmektedir:
Ayette geçen ilk kelime اَلْاَرْضُ (arz)dır. Toprak için de kullanılan arz kelimesi, sözlükte “yiyip bitirme”, “sarsma” ve “çiğneme” anlamlarına gelmektedir. Hz. Ali’nin ifadesine göre, “içinde bulunan her şeyi yiyip yok ettiği için”; bir başka görüşe göre ise, “ayak ve tırnaklarla çiğnendiği için” toprağa arz ismi verilmiştir. Üzerinde yaşadığımız gezegene de yukarıdaki kök anlamlarından hareketle arz denmiştir. Aslında dünyamız, bir “su gezegeni” olmakla birlikte, kendilerini dört bir yandan karaların kuşatmış olduğunu gören kadim insanlar Yerküre’yi arz diye adlandırmış ve asırlarca Yerküre’nin sathının -birtakım su kaynakları dışında- tamamen kaya ve topraktan oluştuğuna inanmışlardır.
Allah Teâlâ, şu anki Yerküre’yi meydana getirirken, onu üzerinde rahatça hayat sürdürebileceğimiz bir döşek şeklinde düzenlemiştir. Aslında kararsız, sebatsız, oynak bir ateş koru olan Yerküre, zamanla suyun fevkinde ve yumuşaklıkla sertlik arası bir kıvama erişmiş; canlıların, üzerinde yerleşip yaşamasına, huzur ve karar bulmalarına elverişli hâle gelmiştir. Yeryüzündeki dağlar, sert kayalıklar ve denizler gibi “döşek” mefhumuna aykırı gözüken kısımlar ise, yeryüzünün döşek gibi kullanılmasını sağlayan bölgelerdir. Nitekim “Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı? Dağları da onu sağlam tutan birer kazık” (Nebe’ 78/6-7) ayetinde, dağların arz döşeğini istikrarlı bir şekilde tutan birer “kazık” olduğu belirtilmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar