bugün
- istanbul un çok pahalı olması20
- en sevilmeyen ev işleri9
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri9
- gönül almaya çalışan erkek4
- kabataş olayı görüntüleri10
- yks 20263
- lansor2
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan3
- philadelphia krem peyniri2
- parayla dert dinlenir3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- herkes yatsın iyi geceler9
- fazlası zarar2
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- ölmeyi dilemek2
- neden okula gitmek zorundayız2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- oğlum çok güzel lan6
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- slavko vincic15
- oğuzhan uğur12
- velvet13
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- ispanya20
- nervio11
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- horoz hayası çorbası5
- 2026 dünya kupası25
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- aklını yitirmek4
- bira cips6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- tememda kenka nalaka10
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
Bir BÜ hocasının tespitleri:
Her hafta Boğaziçinde üniversite hayatında asla olmaması gereken iğrenç olaylarla karşılaşıyoruz. Bölüm ve fakülte akademik kararlarının hiçe sayılması, üniversitenin polisle doldurulması, öğrencilere yapılan zorba muamele, hocaları işten, lojmandan atma ve geneli sindirme taktikleri vs vs. say say bitmiyor. Hasar komisyonunun tuttuğu defterde sayfa kalmadı.
Bunları neden yapıyorlar?
Geçenlerde hukukçularla yapılan bir görüşmede sohbet sırasında ortaya çıkan hususları paylaşmak isterim:
1) Diğer üniversitelerde ceza verilmesine rağmen Barış imzacılarına (ki en büyük imzacı grubu bizdeydi) BÜde ceza verilmemesi. Üstelik çok daha büyük bir grubun "ifade özgürlüğü" olarak desteklemesi.
2) Mevcut iktidarın BÜ hoca kadrosunu Dışişlerinde olduğu gibi "monşer" olarak görmesi ve üniversiteye kendilerine göre yerli ve milli unsurları sokmak istemesi. Dışişlerinde nasıl Egemen Bağış elçi yapıldıysa, üniversiteye muadillerinin .yerleştirilmeye çalışılması.
3) Üniversitenin şimdiye kadar LBGTi+ 'a verdiği açık desteğin (yani biz cinsel eğilimin değil, düzgün akademik performansın peşindeyiz. Ancak tacizin tam karşısındayız) sebep olduğu kızgınlık.
(Ben buna Geziyi de biraz eklemek isterim. Gezide Boğaziçinin katılımı çok yüksekti, öğrencilerimiz ve genç hocalarımız Geziye adeta aktı.)
Bunların hepsini toplarsak Boğaziçi ifade özgürlüğünü, demokrasiyi, adaleti ve liyakati savunan bir kurum. Demek ki dışardan dikkatli gözler bakınca tam da bu yüzden saldırıya uğradığımızı düşünüyor.
Bu ilkeleri savunmaya devam edeceğiz. Korkmak yok, sinmek, yok.
Her hafta Boğaziçinde üniversite hayatında asla olmaması gereken iğrenç olaylarla karşılaşıyoruz. Bölüm ve fakülte akademik kararlarının hiçe sayılması, üniversitenin polisle doldurulması, öğrencilere yapılan zorba muamele, hocaları işten, lojmandan atma ve geneli sindirme taktikleri vs vs. say say bitmiyor. Hasar komisyonunun tuttuğu defterde sayfa kalmadı.
Bunları neden yapıyorlar?
Geçenlerde hukukçularla yapılan bir görüşmede sohbet sırasında ortaya çıkan hususları paylaşmak isterim:
1) Diğer üniversitelerde ceza verilmesine rağmen Barış imzacılarına (ki en büyük imzacı grubu bizdeydi) BÜde ceza verilmemesi. Üstelik çok daha büyük bir grubun "ifade özgürlüğü" olarak desteklemesi.
2) Mevcut iktidarın BÜ hoca kadrosunu Dışişlerinde olduğu gibi "monşer" olarak görmesi ve üniversiteye kendilerine göre yerli ve milli unsurları sokmak istemesi. Dışişlerinde nasıl Egemen Bağış elçi yapıldıysa, üniversiteye muadillerinin .yerleştirilmeye çalışılması.
3) Üniversitenin şimdiye kadar LBGTi+ 'a verdiği açık desteğin (yani biz cinsel eğilimin değil, düzgün akademik performansın peşindeyiz. Ancak tacizin tam karşısındayız) sebep olduğu kızgınlık.
(Ben buna Geziyi de biraz eklemek isterim. Gezide Boğaziçinin katılımı çok yüksekti, öğrencilerimiz ve genç hocalarımız Geziye adeta aktı.)
Bunların hepsini toplarsak Boğaziçi ifade özgürlüğünü, demokrasiyi, adaleti ve liyakati savunan bir kurum. Demek ki dışardan dikkatli gözler bakınca tam da bu yüzden saldırıya uğradığımızı düşünüyor.
Bu ilkeleri savunmaya devam edeceğiz. Korkmak yok, sinmek, yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar