bugün
- sözlük kızlarının kekleri23
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- dantelli sütyen takan erkek12
- uludağ sözlük ün bugları4
- sözlükte ki gay başlıkları5
- kürdistan6
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- ak partililerin apoya villa yaptırması34
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek5
- sen dost ararsan koş mevlana ya5
- kekini yerim senin diyen erkek3
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam3
- türk açılımı5
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- neme lazım diyen erkek6
- sütyen kelimesindeki süt3
- dindarların çoğunun fakir olması7
- yesene beni diyen kız9
- peynir helvası2
- sözlük yazarlarının ödediği kira bedeli2
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması3
- filenin sultanları'nın siklenmemesi4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- müstehcenlik soruşturmaları4
- klip çekmesinler diye boş fabrikaya köpek bağlamak3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- yıkadığın perdeleri takmak istiyorum2
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- topkapı sarayı2
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket3
- renault toros4
- ölümden korkuyor musunuz17
- 19 eylül 20263
- mehdi'nin türkiye'yi en ileri götüreceği gerçeği2
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- kıyıcı yazarlar2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- taşacak bu deniz dizisi3
- palamut7
- feto'nun kamu gizli yapılanmasına operasyon3
- intihar düşüncesi7
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- diyarbakır2
- ufuksal yönelimler2
- sayın mod arkadaşlar2
- amed erxeni2
- ölüm korkusundan ölmek3
- anın görüntüsü22
okumak
Her kitap, beynimizde bir fikir portresi çizen ressam. Ve her resim bilgi paletlerinin renkleriyle renklenir ve güzelleşir. Fakat bu portreler zaman yağmurunda ıslanınca silikleşir, akar ve kaybolmaya yüz tutar. Bilgiler hafıza zindanında çürüyüp iskeletleşiverir. Bunu önlemek; ya not almak, ya o konuyu pekiştirici kitaplar okumak ya da o kitabı yeniden okumakla mümkün.
Kitap okumak da bir sanattır. Yemek yer gibi, oyun oynar gibi kitap okunmaz. Machiavelli kitap okuyacağı odaya en güzel elbiselerini giyerek girermiş. Cemil Meriç ise kitaplara bir ruh izafe eder. Onları narin, utangaç ve saygı duyulması gereken canlı birer varlık olarak görür. Hatta onları çocukları addeder. Hepsini eline aalır, okşar ve konuşur onlarla. Dante'den Rousseau'ya, Balzac'tan Durkheim'e gelmiş geçmiş bütün düşünürler bilginin efendisi olmak için kitabın kölesi olmuşlardır.
Okuyoruz ama bir müddet sonra unutuyoruz. O zaman ne faydası var? Bilmem bilir misiniz, kültürün güzel bir tarifi vardır. Kültür, insanın okuduklarını unuttuktan sonra aklında kalan şeydir, derler. Evet unutuyoruz. Ancak unuttuğumuz bilgiler toprak altına giren tohumlar gibi önce çürüyor yani unutuluyor sonra bambaşka bir şekil, renk ve formda yeniden diriliyor. Tohumla ağaç arasında ne kadar fark varsa unuttuğumuz bilgi ile kendi fikir atlasımız arasında o kadar fark var gerçi ama o tohum olmasaydı o fikir ormanı hiçbir zaman oluşmayacaktı.
Her kitap, beynimizde bir fikir portresi çizen ressam. Ve her resim bilgi paletlerinin renkleriyle renklenir ve güzelleşir. Fakat bu portreler zaman yağmurunda ıslanınca silikleşir, akar ve kaybolmaya yüz tutar. Bilgiler hafıza zindanında çürüyüp iskeletleşiverir. Bunu önlemek; ya not almak, ya o konuyu pekiştirici kitaplar okumak ya da o kitabı yeniden okumakla mümkün.
Kitap okumak da bir sanattır. Yemek yer gibi, oyun oynar gibi kitap okunmaz. Machiavelli kitap okuyacağı odaya en güzel elbiselerini giyerek girermiş. Cemil Meriç ise kitaplara bir ruh izafe eder. Onları narin, utangaç ve saygı duyulması gereken canlı birer varlık olarak görür. Hatta onları çocukları addeder. Hepsini eline aalır, okşar ve konuşur onlarla. Dante'den Rousseau'ya, Balzac'tan Durkheim'e gelmiş geçmiş bütün düşünürler bilginin efendisi olmak için kitabın kölesi olmuşlardır.
Okuyoruz ama bir müddet sonra unutuyoruz. O zaman ne faydası var? Bilmem bilir misiniz, kültürün güzel bir tarifi vardır. Kültür, insanın okuduklarını unuttuktan sonra aklında kalan şeydir, derler. Evet unutuyoruz. Ancak unuttuğumuz bilgiler toprak altına giren tohumlar gibi önce çürüyor yani unutuluyor sonra bambaşka bir şekil, renk ve formda yeniden diriliyor. Tohumla ağaç arasında ne kadar fark varsa unuttuğumuz bilgi ile kendi fikir atlasımız arasında o kadar fark var gerçi ama o tohum olmasaydı o fikir ormanı hiçbir zaman oluşmayacaktı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar