bugün
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması7
- kabak tatlısını sevenler15
- fingirdek sözlük erkeği6
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- okan yalabık'ın son hali5
- kocam aldatıyor ama olsun ekmeğimi yemeğimi veriyo3
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- taksim delisi cenk7
- sözlük erkekleri aranıyor mu3
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi2
- seni sevmekten başka neydi benim günahım2
- anın görüntüsü25
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- lucas torreira2
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı2
- elmas bey birader'in online olmaması3
- allah vardır diyenlerin kanıtları3
- pazar akşamları3
- beşiktaş a çıkmayan kırmızı kart2
- bafra pidesi4
- sözlük sevgilisi2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- kasımda aşk başkadır6
- kaz fobisi2
- göksel'in memeleri4
- hambeles2
- kafanın çok büyük olması8
- narlı lokum2
- nat rothschild4
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- ismet gurbuz 20244
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı3
- erecto kral reyiz3
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- nervio34
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- 20043
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- nervio'nun gerçek yüzü4
- 1 doların 50 tl olması3
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- barış alper yılmaz4
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- yalnız çirkin asosyal erkek5
okumak
Her kitap, beynimizde bir fikir portresi çizen ressam. Ve her resim bilgi paletlerinin renkleriyle renklenir ve güzelleşir. Fakat bu portreler zaman yağmurunda ıslanınca silikleşir, akar ve kaybolmaya yüz tutar. Bilgiler hafıza zindanında çürüyüp iskeletleşiverir. Bunu önlemek; ya not almak, ya o konuyu pekiştirici kitaplar okumak ya da o kitabı yeniden okumakla mümkün.
Kitap okumak da bir sanattır. Yemek yer gibi, oyun oynar gibi kitap okunmaz. Machiavelli kitap okuyacağı odaya en güzel elbiselerini giyerek girermiş. Cemil Meriç ise kitaplara bir ruh izafe eder. Onları narin, utangaç ve saygı duyulması gereken canlı birer varlık olarak görür. Hatta onları çocukları addeder. Hepsini eline aalır, okşar ve konuşur onlarla. Dante'den Rousseau'ya, Balzac'tan Durkheim'e gelmiş geçmiş bütün düşünürler bilginin efendisi olmak için kitabın kölesi olmuşlardır.
Okuyoruz ama bir müddet sonra unutuyoruz. O zaman ne faydası var? Bilmem bilir misiniz, kültürün güzel bir tarifi vardır. Kültür, insanın okuduklarını unuttuktan sonra aklında kalan şeydir, derler. Evet unutuyoruz. Ancak unuttuğumuz bilgiler toprak altına giren tohumlar gibi önce çürüyor yani unutuluyor sonra bambaşka bir şekil, renk ve formda yeniden diriliyor. Tohumla ağaç arasında ne kadar fark varsa unuttuğumuz bilgi ile kendi fikir atlasımız arasında o kadar fark var gerçi ama o tohum olmasaydı o fikir ormanı hiçbir zaman oluşmayacaktı.
Her kitap, beynimizde bir fikir portresi çizen ressam. Ve her resim bilgi paletlerinin renkleriyle renklenir ve güzelleşir. Fakat bu portreler zaman yağmurunda ıslanınca silikleşir, akar ve kaybolmaya yüz tutar. Bilgiler hafıza zindanında çürüyüp iskeletleşiverir. Bunu önlemek; ya not almak, ya o konuyu pekiştirici kitaplar okumak ya da o kitabı yeniden okumakla mümkün.
Kitap okumak da bir sanattır. Yemek yer gibi, oyun oynar gibi kitap okunmaz. Machiavelli kitap okuyacağı odaya en güzel elbiselerini giyerek girermiş. Cemil Meriç ise kitaplara bir ruh izafe eder. Onları narin, utangaç ve saygı duyulması gereken canlı birer varlık olarak görür. Hatta onları çocukları addeder. Hepsini eline aalır, okşar ve konuşur onlarla. Dante'den Rousseau'ya, Balzac'tan Durkheim'e gelmiş geçmiş bütün düşünürler bilginin efendisi olmak için kitabın kölesi olmuşlardır.
Okuyoruz ama bir müddet sonra unutuyoruz. O zaman ne faydası var? Bilmem bilir misiniz, kültürün güzel bir tarifi vardır. Kültür, insanın okuduklarını unuttuktan sonra aklında kalan şeydir, derler. Evet unutuyoruz. Ancak unuttuğumuz bilgiler toprak altına giren tohumlar gibi önce çürüyor yani unutuluyor sonra bambaşka bir şekil, renk ve formda yeniden diriliyor. Tohumla ağaç arasında ne kadar fark varsa unuttuğumuz bilgi ile kendi fikir atlasımız arasında o kadar fark var gerçi ama o tohum olmasaydı o fikir ormanı hiçbir zaman oluşmayacaktı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com